- Baba, sen gece karanlıktan korkuyor musun? - Hayır, korkmuyorum - Her gecenin ortasında açlıktan uyanıyor musun? - Hayır, uyanmıyorum - Uyurken battaniyeni atıp üşüyor musun? - Hayır, üşümüyorum - Peki, o zaman annemin yanında kim uyumalı ???
Stranger Things
Game of Thrones Daily

No title available

祝日 / Permanent Vacation
hello vonnie
PUT YOUR BEARD IN MY MOUTH
h

Love Begins
occasionally subtle

Discoholic 🪩
$LAYYYTER

❣ Chile in a Photography ❣
Keni
Cosimo Galluzzi
Claire Keane
No title available
Sweet Seals For You, Always
tumblr dot com
"I'm Dorothy Gale from Kansas"
we're not kids anymore.
seen from United States

seen from United Kingdom

seen from Türkiye
seen from United Kingdom
seen from Türkiye
seen from Italy
seen from United States

seen from Malaysia
seen from Japan

seen from United States
seen from Türkiye

seen from Italy
seen from Indonesia

seen from United States

seen from Netherlands

seen from United States

seen from Sweden
seen from Türkiye
seen from United States
seen from Germany
@erkami
- Baba, sen gece karanlıktan korkuyor musun? - Hayır, korkmuyorum - Her gecenin ortasında açlıktan uyanıyor musun? - Hayır, uyanmıyorum - Uyurken battaniyeni atıp üşüyor musun? - Hayır, üşümüyorum - Peki, o zaman annemin yanında kim uyumalı ???
tanrım ne ağırdır sözcükler asıl demek istediğim bu
hazzın ötesinde taşındı sevgim hiçbir zararın erişemeyeceği
yerde bugün
misss
Yürüyorum azarlanıyorum fışkıran başaklarla iki bomba gibi taşıyorum koltuğumdaki bir çift somunu hurdahaş bir sancıyla geçiyorum badem çiçekleri altından gözlerim nemli değil. … gözlerim namlu.
ve bu dünya öyle insanların ayak sesleriyle doludur ki seni öpüyorken kafalarında seni asacakları urganı örüyorlar.
Wendy MacNaughton diyor ki,
"Çalışmaya başladığımda,masamın üstünde hep bir kase sarmısaklı çerez oluyor.Aklıma gelen iyi fikirler ve çizimler için bir nevi ödül bunlar.Geçenlerde başka sanatçıların da aynısını yapıp yapmadıklarını merak ettim.Sonra da bu gördüğünüz edebi lezzet,daha doğrusu abur cubur rehberini hazırladım.Walt Whitman güne istiridye ve etle başlarken,Gustave Flaubert yumurtalı,sebzeli,peynirli ve meyveli hafif bir kahvaltıyla yetiniyor,üstüne bir fincan da soğuk çikolata içiyormuş.Bazı yazarlar azı tercih ediyorlarmış.Lord Byron mesela bugünkü diyet ve sağlıklı beslenme manyaklığının öncülerinden biriymiş.Şişmanlamamak için,içtiği suya muhakkak elma sirkesi katıyormuş.Kafka,süt bağımlısıymış,şair Emily Dickinson ise ekmek..Günümüze gelirsek..Bildiklerimi sayayım.Lemony Snicket mahlasıyla da tanınan Daniel Handler en çok çiğ havuç yiyor.Mark Kurlansky'nin tercihi ise tıpkı Marcel Proust gibi,"olabildiğince koyu espresso".Julia Scheeres ne kadar az ve hafif yerse o kadar iyi yazabiliyor, Vendela Veda'nın tutkusu ise yer fıstığı."
Güçlü bir topluma ulaşıp onun Müslümanlaşmasına mı, Müslüman bir topluma ulaşıp onun güçlendirilmesine mi çalışacağız? Üzerinde anlaşmaya varmamız gereken ana konu budur.
bileyim hangi suyun sakasıyım ya rabbel alemin..
kırklar...
İnsanlar arasında kalsaydı eğerHükmetmek ve itaat etmekten başka bir alandaYusuf'a rahat vermezdi onlarGülünç özlemleri insanlarınSinir bozucu tedirginlikleVe derinlik karşısında gösterdikleriŞiddetli ve tamamen mankafa tepkiBütün bunlar Hüsnü Yusuf içinBezgin bir hayat demekti.
ne desem az...
Görmeyi öğreniyorum. Bilmiyorum neden, her şey içimde daha derinlere işliyor, her zamankinden daha derinlere. Bir iç dünyam varmış da bilmezmişim. Her şey şimdi oraya gidiyor. Orada neler olup bittiğini bilmiyorum...
Seni dünya gözüyle bir daha görmek! Bunu da nereden çıkardın? İçimde boşuna arama bulamazsın böyle bir isteğin kırıntısını Bilmez idiysen öğren duymadıysa iyi açılsın kulağın Dünyadaki gözüme çarpmadın sen şimdiye dek Baktın. Nasıl bakmayı optik okumakla öğrenmedinse Yaşadın. Hiçbir zaman vesikaya bindirmedin yaşamayı Kurduğun vaki değil polislerle bir ahbap çavuş ilişkisi Dudaklarında bir gülümseme yaklaşmadın banka personeline Kaç litre süt sağdıysan Sattığının hepsi o kadardı En beğendikleri pilavda kullanıldı Senin ayıkladığın pirinç Alış verişe çıktığın günler Haddini bildi çarşılar Esnafı kendine getiren senin suallerindi Sen arşınlıyorken bambaşkaydı kaldırım Üstünkörü geçmedi seninle geçirdiğimiz hiçbir saat Lopsa loptu tartaklanan okşanan rafadansa rafadandı.
John Singer Sargent
“Benden önce her şey sonsuzdu; Sonsuza dek süreceğim ben de. İçeri girenler, dışarıda bırakın her umudu!”