Ah hayat! Buruk ve tatlı trajedi, mahvıma neden olan göz kamaştırıcı orospu!
Claire Keane

Love Begins
h
wallacepolsom
No title available
Aqua Utopia|海の底で記憶を紡ぐ

roma★
ojovivo
trying on a metaphor
Monterey Bay Aquarium
Mike Driver
Acquired Stardust
d e v o n

No title available
I'd rather be in outer space 🛸
Keni
YOU ARE THE REASON
Game of Thrones Daily
art blog(derogatory)

祝日 / Permanent Vacation
seen from United States
seen from Malaysia

seen from United States

seen from Malaysia

seen from Netherlands
seen from Germany
seen from United Kingdom
seen from Canada

seen from Malaysia

seen from Philippines

seen from Spain
seen from United States

seen from United States

seen from United States

seen from United States

seen from Finland

seen from Malaysia
seen from United States

seen from United States

seen from United States
@evheniser
Ah hayat! Buruk ve tatlı trajedi, mahvıma neden olan göz kamaştırıcı orospu!
senin için ölmüşlüğe adım attım
yokluğunda ne ateşleri hasretimle yaktım da bir seni yakamadım, beni yaktığın gibi.
bir sarılış ne büyük nimetmiş
döneceğini adım gibi biliyorum ama sen de bil ki, gün geçtikçe adımlarım geriye meyilleniyor. geç kalma. sen geldiğin zaman kim bilir hangi evin çatısında oturmuş, saymayı çoktan bıraktığım küllüğü aşağıya döküyor olacağım. insandır, beşer ve şaşar. ama sen gidiş çizgisinin ayarını tutturamadığın gibi nasıl geri dönüleceğini de bilmiyorsun. o yol bu kadar kısa sürede nasıl unutulur, ben de bunun nasıl olduğunu anlamıyorum. bu arada artık yazarken yüz hatlarım geriliyor ve çok yoruluyorum. dalgınlıktan sevmediğim şarkıyı da beş kez dinlemişim. düşünebiliyor musun. bir şarkının sonunu getiremeyen ben, bir şarkıyı defalarca kez başa sararak dinlemişim. beni şaşırtmadı çünkü senden sonra hiçbir şey beni sen kadar şaşırtamıyor. seni de şaşırtmasın. sadece. sadece, biraz gözlerim doluyor o kadar. sırf kafam dağılsın diye uzun zamandır inmediğim sokağa inip, çocuklarla top çevirdiğim bile oldu. bilirsin bazen bilerek yenilmen gerekir. yenildim. çocukların sevinmesine sevindim. bunlar az da olsa kafamı dağıttı ama hiçbir şey aklıma gelmeni engelleyecek kadar güçlü değil. ve es geçemeyeceğim. ne olursa olsun seni çok özledim. zaman mekân fark etmeksizin çok özlüyorum. bu gidişle özleyeceğim gibi de gözüküyor. sanki seninle tammışım da yeni bilediğin bıçak ortadan ikiye ayırmış bizi. topumuzu patlatıp kaçmış. bazen yenilmesen bile yenilmiş gibi gözükmen gerekir. bunun suçu senin ama yeni bilenmiş bıçağa da yükleriz. olmadı bana da yükleriz. hiç sıkıntı değil. ama. sen de, geç kalma.
ben olmasam bile hayat gülsün sana
ama ben böyle olsun istemedim ibrahim putları hep yanlış zamanda kırdılar başucumda kırdılar. kılıçlarını elime verdiler "sen yaptın" dediler.
olmadı, tutmadı en cılız cesaretimle uyuyorum
feryatlar benim sevdalar senin olsun
güzel çocuk*
“İnsanoğlunun kendine yabancılaşması öyle bir noktaya ulaşmıştır ki son derece estetik bir zevkle bizzat kendi yok oluşunu yaşamaktadır.”
Walter Benjamin
neden arkada gözü yaşlı kalan hep ben oluyorum? senaryo değişiyor, mekan değişiyor ne bileyim hava şartları, kıyafetler, insanlar değişiyor ama benim bu hayatta rolüm hiç değişmiyor.
'beni başucunda bir bardak su gibi avutuyorsun.'
Pek yaşadın denemez, oysa her şey çoktan söylendi, çoktan bitti. Topu topu yirmi beş yaşındasın, ama yolun çizilmiş bile. Roller hazır, etiketlerde, bebekliğindeki oturaktan yaşlılığındaki tekerlekli sandalyeye varana kadar oturulacak tüm yerler orada durmuş sıralarını bekliyorlar.
Serüvenlerin öyle iyi betimlenmiş ki, en şiddetli isyan bile kimsenin kılını kıpırdatmayacaktır. Sen istediğin kadar sokağa çıkıp insanların şapkalarını başlarından uçur, başına iğrenç şeyler tak, çıplak ayakla yürü, bildiriler yayınla, önüne çıkan bir kapkaçcıyı geçerken kurşunla, boşuna, bir işe yaramayacak,düşkünler yurdunun yatakhanesinde yatağın çoktan yapılmış, lanetli şairler sofrasında yerin ayrılmış.
Sarhoş gemi, sefil mucize, harrar bir panayır eğlencesi, turistik bir gezidir. Her şey öngörüldü, her şey en ufak ayrıntısına kadar hazırlandı, büyük aşklar, soğuk alaycılık, ıstırap, bolluk, egzotizm, büyük serüven, umutsuzluk.
Sen ruhunu şeytana satmayacak, ayaklarında sandaletlerle gidip kendini Etna'ya atmayacak, dünyanın yedinci harikasını yıkmayacaksın. Ölümün için her şey çoktan hazır. Seni öldürecek top güllesi çok uzun zamana önceden eritilip döküldü, tabutunun peşinden ağlayacak olan kadınlar çoktan tutuldu.
Georges Perec - Uyuyan Adam
gecelere gün bağladım
bir sevdiysem, bin kez gittin’
Orada ufuk çizgim, burda yanım, yöremsin
Beni ruh gibi saran sonsuzluk dairemsin
Çaresizim çaremsin
Şaşırdım kaldım işte bilmem ki n’emsin?