Zaman geçtikçe fark ettiğim şu ki kendimi kandırmakta fazlasıyla ustalaşmışım fakat bunu kendime anlatmaya bir o kadar yorgunum. Sonuçlar beklenmedik değildi, bugünün sonuçları 1 ay öncesinde açıkca belliydi. Hayat.. Yaşamamız gerekiyor, öncekiler ve olacaklar gibi. Kendimi hatalı olduğuma dair kandırdım, evet yanlışlar bendeydi en ciddi ve en büyükleriyle birlikte- aslında hepsinden öte biraz heyecan gerekiyordu, heyecanla birlikte üzüntüde dahil olsa kaliteli şeyler yaşamalıydım. Hayatımda uzun bir sayfa kapanıyor- veya yok oluyor her ne dersem. Kapanışı güzel olmayan bir oyundan farksız, film olabilmesi için fazla saçma bir yapımdı. Bu ufak çaplı heyecandan önceki günlere dönüş aslında ne denli bir boşluk ve anlamsızlıklar silsilesinin içinde olduğumu fark ettirdi. Olmamam gereken yerde, tanımamamam gereken insanlarla hayatımdaki en değerli şey olan zamanı çöpe atmak, hemde beni bekleyen bir gelecek varken, ne için? Zamanın ötesindeyim maalesef, keşke böyle olmasaydı dilekleriyle gözlerim kapanıyor her gece ancak gerçek olan bu. Şuan ait olamadığım bu saçma hayattan ziyade güzel şeylerin eşsiz bir sabırla beni beklediğini hissediyorum- ne de olsa karşılıklı değil mi bu tarz şeyler.. Yaptığım her şeyi kontrolüm altında tutmak beni bir "control freak" yapmıyor aslında, evet insanlar bu yüzden yerimde dahi olmak istiyorlar ne garip. Aslında her şey bu kadar kolayken.. ne garip. Nerede olursam olayım veya ne yaparsam yapayım beraberimdeki insanlar bundan dolayı gerilmiyorsa veya kendilerini iyi hissediyorsa kontrolü böyle tutmam gerekli belki de yönetmek, bu kadarı aklımın sınırlarını aşıyor. Çok basit bir şekilde kendimin ve etrafımdaki insanların iyiliğini istemek, ilerde bizleri ortak bir noktada kesiştirecek olan zamana karşı birlikte hareket edebilecek kapasitede olmak beni "tehlikeli insan" statüsüne koyuyor ve bende bu hayatı bu nedenlerden dolayı seviyorum. Ne muhteşem bir şey tehlikeli biri olmak lol. İnsanların hayatında olan bitenleri, aklından geçenleri, neyi yapıp / yapamayacaklarını bilmeyi isteyen ben olmadım hiç bir zaman ve bunu anlatmaya çalıştığımda ise güvenilmez insan statüsüne geçmek komik olmayan bir şakadan ibaret, gerçi hayatın kendisi öyle değil mi? Şuan olsa kimin nereye ve nasıl ulaşabileceğini görmek ne kadar zor. İnsanların göz göre göre içlerindeki potansiyeli boşa harcaması ise Paris halk müzesindeki en pahalı eserden daha estetik ve değerli. Hayatım saçmalıklarla dolu, bunun hep farkında oldum. Dünde böyleydi, bugünde ve yarında bunu uzun bir süre değiştiremeyeceğimi zannediyorum elimde olmadan. Bir insanın gözlerine baktığım zaman 2-3 yıl sonraki halini görmek o kadar da iyi bir şey değil, ne ben ne de onlar anlayabiliyorlar. İkili ilişkiler konusunda normaldeki kadar mütevazi olamadığımın farkındayım.. Bencilim biliyorum, 30 temmuzda doğmayı ben seçmediğim gibi bunu da ben seçmedim. Bir şeyleri değiştirmeye çalışmamaya rağmen bunun böyle gözükmesi yukarıda yazdıklarımı haklı kılıyor, genele dökersek de bu adam insanlarla neden anlasamıyora geliyor. İnsanlar beni anlıyor mu? -Hayır. O zaman kimin umrunda. Ve.. tabiki statüler. Yaptığım şeylerde en iyisi olmanın verdiği avantaj ve aslında olmam gereken toplulukların içinde olamamam bir diğer problem. Küçük ve basit düşünemiyorum- her ne kadar bunu yapmam için zorlansam da bunu yapamıyorum. Yapabilseydim.. bugün bu noktada, bu güce sahip olabilir miydim sorusu belki beni uyutmayacak, ancak sormaya değer. Sahip olduğum parlak geleceğin kapılarının açılmasına bir kaç ufak engel kalmışken, kırmızı elbiseli kadınla mehtapta martini içip bunları konuşmak ne kadar uzak olabilir Vasıfsız insanlar topluluğu gözlerime baktığımda şuan yaptığım şeyi ilerde yapmayacağımı anlayamıyorlar, kahkahaların, üzüntülerin, insanları dinlemenin benim için vakit geçirmekten ibaret olduğunu görmelerini beklemek benim şahsi hatam olur. Tıpkı diğerleri gibi. Anlattıklarımın anlaşılamaması gibi. Dediğim gibi hepsi birer kötü şakadan ibaret, değerlerin ve bireysel paylaşımların hiç olmayacak bir yerin çöpünde hayat bulması gibi. Eğlenceli, maalesef vakit böyle geçiyor. İnsanların 2017'nin gelişini amip gibi kutlamalarından anlayacağım üzere 2018'in planları çoktan hazırdı, artık istemesem bile bu planın dısına sürükleneyemeceğim için yine her alanda olduğu gibi bunda da fazlasıyla rahatım. İnsanlar mükemmel olduğumu düşünebilir, hatta buna inanabilir tek yaptığım şey onlara ileride yaşamayacakları şeyleri sunmak ve bunları anlatmak. Yapamayacaklarını düşündükleri için sonu olmayan bir labirentin içinde yolunu kaybetmiş bir kedi misali dönüp durmaları hayatın anlamı, belki. Belki de dünyanın aslında nasıl döndüğünden bahsetmenin şokunu anlamayan insanlar, kim bilir. Ben mükemmel değilim, insanlar saçmalıkların içinde çözülemeyen bir kulaklık gibi boğuşurken bazı şeyleri yaşamayı reddederek bunları planlayan, üstünde kurgulayan sıradan biriyim. Gerçekleşmemesi için sanırım ölüm gerekiyor, buna da minnettar olurum. Sahte arkadaşlık ilişkileri, sahte aşklar, yalanlar, ikiyüzlülük, güvensizlik. Evet insanlar benden daha iyi hayatlar yaşıyorlar, böyle olamadığım için imrenmiyor değilim. Tıpkı bir kadının sahteliklerle süslenmiş aşk dolu bakışları gibi. Belki de şahsıma sunulan rolü çok iyi oynuyorum. Belki de tek istediğim onlarında gerçeği anlaması, henüz bir şeyler geç değilken ve başlamamışken onlara biraz farkındalıp yaratıp aslında hayatın olumsuz düşünmek için ne kadar boş olduğunu göstermek. Anlayabilen şanslı talihliye artık. O kadar "karamsarlıktan" sonra yazdığım en egoistçe şeyler bunlar olabilir fakat gerçeklerden kim kaçabilir ki. Bunca şey bir hayalden ibaret değil, kurgu değil. Yıllar içinde kötünün kötüsüyle, salağın en salağıyla veya şeytanın en şeytanıyla ettiğim dansların eseri. Bu yüzden n'olursa olsun önde olan benim, karşı taraf aklının ucundan bir şeyi geçirirken onu yapan benim. Böyle olmamalıydı, bu kadar saçma olmamalıydı. Bazı şeylerin önüne geç olmadan geçebilirim, farkındayım ancak yapamadığım tek şey düşünce ve fikirleri değiştirememek. Solgunluğumun başladığı yer ve sanırım son solgunluğumdu. Güzel ve kötü şeyler, en önemlisi ise yaşamış olmak. Haley'in "I Remember" ı kulaklarımı büyülerken aklıma gelecek bir kaç iyi ve kötü anıdan ibaret, belki biraz kalp sızıntısı, hatırlıyorum dediğim anda.. Bu yıl benim için erken bitiyor, maalesef diyemeyecek kadar heyecanlıyım. 2017'nin götüne koyayım diyebilecek kadar da kaba biri olabilirim. Her şeyin başlangıcında yine burada olacak mıyım, rebootlara karşı sempatim olmasına rağmen belki başka bir zamanda, başka bir yerde. 2017'den beklentim birazcık da olsa sevgiyle süslenmekti, az buçukta olsa sağlayanlara minnettarım.. 00:17 15/08 Kulaklarıma bu fısıldarken; https://open.spotify.com/track/2oRxdrQDDOnC6iVc5ytyyc HAYIR, 8-BIT'I KIMSE ÖLDÜREMEZ!!!!1!1!1!