Her şeyin geçeceğini ve döngü olduğunu unutma
No title available
🪼
will byers stan first human second
hello vonnie

Andulka
noise dept.
Today's Document
todays bird

Discoholic 🪩
Show & Tell

if i look back, i am lost
Claire Keane

JVL

⁂
trying on a metaphor
PUT YOUR BEARD IN MY MOUTH
h
Monterey Bay Aquarium
AnasAbdin

JBB: An Artblog!

seen from Singapore

seen from United States
seen from United States

seen from T1

seen from Singapore

seen from United States
seen from Nepal

seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from United States

seen from United States
seen from United States

seen from Russia

seen from Spain

seen from Malaysia
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States
@eylulbe
Her şeyin geçeceğini ve döngü olduğunu unutma
Eğer bir gün olursa, adı Eylül olsun dediğim kızım, oldu ve şimdi çok daha yüce bir gerçekle birleşti ve adı da o yüce gerçeği en güzel yansıtacak şekilde oldu.
Elhamdulillah..
Değişim güzel bir şey.
Kolay olmayabilir ama çok basit
İslamın ilk şehitleri acaba Kur’an’ı Kerim’den kaç tane ayet duyabilmişlerdir?
İslamı seçmek için Kur’an’ı gerçekten bilmek ve okumuş olmak mı peygamberine iman etmek mi, bunu unutma nefsim.. O sadece bir kulak değildi..
Saat 13.00'te Ankara'da olursan sana 1 milyon dolar verileceği söylenmiş. Sen de bunu duyar duymaz sabah erkenden İstanbul'dan arabayla yola çıkmışsın.
Trafikte biri seni sıkıştırmış, yandaki arabadan biri sana el kol yapmış, biri müziği son ses açmış, eşin senin söylediğin bir şeyi yapmamış, evin bugün temizlenmemiş, arkadaşın seni bugün aramamış.. Bunlar hiç umrunda olur mu nefsim?..
Amacın Ankara'ya gitmek değil,
Hatta hiçbir yere gitmek olmasın, arabayla öylesine gezdiğini düşün İstanbul'da. O açık olan yüksek sesli müziğe kızarsın, yandaki arabadan biri el kol yaptığında belki arabadan iner onunla kavga edersin, evinin temizlenmediğini düşündükçe stres olursun, seni aramayan arkadaşına darılırsın, hele ki eşin neden seni dinleyip umursamamış? Bütün bu olaylarda aslında biz bir hedef yerine ortaya kendimize koymuş oluyoruz. Bütün bunlar BİZe yani BANA nasıl yapılır?
vakt-i dua
Üzüldüğün zaman, başına gelen elemden dolayı
Hasta olduğun zaman, başına gelen zorluklardan dolayı
Dara düştüğün zaman, darlığın verdiği sıkıntıdan dolayı..
Bir alarm çalmaktadır aslında, "Dua vakti geldi!" diye. Vakit fiili ve kavli dua vaktidir.
Fiili duada, Allah'ın kainatta koymuş olduğu sebeplere müracaat edersin. Bu konuda yapman gereken fiili olarak ne varsa onu yaparsın.
Kavli duada ise kalbinden geçen sözlerle Allah'tan istersin. Aslında hiçbir şeye gücünün yetemeyeceğini yani acizliğini, ne kadar ihtiyaç sahibi olduğunu fark edersin ve bunu dile getirirsin.
Peki ben o kadar dua ettim ettim neden olmadı?
Burda önemli olan nokta bu vaktin sadece dua etme vakti olduğu gerçeği. Senin yapabileceğin ve elinden gelenler sadece bunlar. Duanın sonucunun ne olacağı senlik bir mesele değil, o Allah'ın görevi ve sen (Allah'ın yarattığı bir kul olarak sen) buna karışamazsın. Allah "Bana dua edin ki size karşılık vereyim" demiş. Allah belki bunu sana sınav olarak yazmıştır, belki edeceğin dualarla gönlünü ferahlatacak şeyler öğrenmeni sağlayacaktır. Belki bütün bunlar çok daha güzel şeylere sebep olacaktır. Oysa biz daha bizim için neyin iyi olduğunu bilmeden, yaratıcımızı yargılamakta 1 numarayız ve O'na kızıyoruz. Neden bizi duymuyorsun?
Ey nefsim.. Sen sadece bir Allah kulusun.. Bütün evreni yaratan Allah'ın bir kulu...
çokluk vs azlık
Dünyada milyonlarca sağlıklı doğmuş insan varken, belki de milyonda bir olarak iki başlı doğmuş bir çocuğu haber yapıp hayrete düşen insanlarız. Kur'an'ın anlatımı çokluklar üzerinedir oysa. Yani Allah diyor ki, bir çocuğun sağlıklı olarak doğabilmesi (yumurta, sperm, bölünme, çoğalma, beslenme..) büyük mucizeyken, pek çook çocuğun sağlıklı doğmasından daha büyük bir mucize var mı? Senin öncelikle her bir sağlıklı doğumu haber yapman gerekmiyor mu?
Kur'an'da pek çok yerde düşünmez misin, akıl etmez misin, görmez misin denmiş. Biz günün sonunda görmeyip, düşünmeyip, akıl da etmiyoruz. Aslında çookça şükredeceğimiz pek çok şey, en basitinden (!) şu an bütün bu acizliğimizle yaşayabiliyor ve nefes alabiliyor olmamız, her gün şükür sebebimiz olmalı değil mi?
Gününü şükürle geçirmeyen nefsim.. Ne kadar gaflettesin..
macera, kavga ğavga, faka basmak,
olayların bütününden sadeve nadir olanı ya da küçük olanı görmek, peygamberin hayatında her konuda böyle yapıyorlar.
Zannetmek yerine hiç zannetmemek
Duanın zamanı gelmiştir
Nefis kendisinin tanrısı
Şüphesiz sen sevdiğin kimseyi doğru yola iletemezsin. Fakat Allah, dilediği kimseyi doğru yola eriştirir. O, doğru yola gelecekleri daha iyi bilir.
Kasas 56
Voov -2 Allah birleştiricidir.
Dillerini bilmediğin, insanlarla anlaşamadığın yabancı bir ülkede denize karşı oturup çay içiyorsundur ve hava kararmaya başlamıştır. Derken arabayla birileri daha gelmiştir ve o sırada akşam ezanı okunmaya başlamıştır. Arabadakiler namaz kılmak için bagajdan kilimi çıkarıp yere serdiklerinde, sen de onların yanına gidip sadece selamun aleyküm diyerek onlarla omuz omuza namaz kılmışsındır.
Dünyanın neresinde tanımadığın insanlarla sorgusuz sualsiz omuz omuza vermek mümkündür başka bir sebeple?
Allah, yarattığı şeylerden yararlanmamız karşılığında benden ne istiyor?
1- Zikir: başta Bismillah demek
2- Şükür: bittiğinde Elhamdulillah
3-Fikir - Bu sanatı ve hediyeyi, bu nimetleri düşünmek
Yani mesela su içmeden önce besmele çekmek, su bitince elhamdulillah demek ve bu suyun insana verdiği lezzetli tadı, bu suyun nasıl da böyle yaratılmış olabileceği, bu kadar canlının hayat kaynağı nasıl olabildiği gibi konuları tefekkür etmek.
Bir kaçış olarak Allah'ın yarattığı hiçbir şeyi kullanmayacağım desek, deme lüksümüz yok çünkü başta biz insanı yarattı Allah. Kendi canımızdan geçemeyiz. Yeniden karbon hidrojen üretecek, yeni atomlar, atom altı bir evren kuracak, kendimizi baştan yaratacak bir yaratıcı değiliz.
O zaman kaçmayalım. Bir bardak su içerken bardağa mı, suya mı, sürahiye mi, su kaynaklarına mı bunu yapalım diye düşünmeden önce o bardağı tutan el, Allah'ın yarattığı bir insanın eli. O insanın aldığı her nefesin, kusursuzca çalışan onlarca organının, yaşayan milyarlarca hücresinin zikrini ve şükrünü nasıl etmeliyiz..
Ve Allah bize merhamet etti.
Allah sadece 5 vakit kılınan namazla, edip edemeyeceğimiz bütüüün şükürleri, bütüüün zikirleri, bütüüüüün fikirleri..
Kabul etti.
Miraç, namaz.. Bize verilebilecek en büyük hediyeydi. En büyük rahmet..
Ah nefsim.. Namazlarda ne de az bunu hissediyorsun..
Oysa ki sevaplar altın kazandırsa, görsek hani gözümüzle, günahlar da altınlarımızı eksiltse.. Altınlar bitince de cehenneme gidilecek olsa,
Hiç fakir olur ya da cehenneme gider miydik?
Altınların alınıp verilmesi devam ederken bütün bunlar sadece gizlenince,
Ah nefsim.. Ne kadar da az düşünüyorsun..