CIDDI KIMSE YOKMU BURDA HEP SANALMISINIZ..CIDDI YERI OLANLAR ULASIN TANISALIM ..CIFTIZ
Bence de yok
Aqua Utopia|海の底で記憶を紡ぐ
tumblr dot com

JBB: An Artblog!

if i look back, i am lost
KIROKAZE

shark vs the universe
YOU ARE THE REASON
taylor price

No title available
I'd rather be in outer space 🛸
h
Cosmic Funnies
Jules of Nature

izzy's playlists!
ojovivo

titsay
Three Goblin Art
todays bird

@theartofmadeline

Discoholic 🪩

seen from Malaysia

seen from United States

seen from Australia
seen from United States
seen from Germany

seen from Türkiye
seen from United States

seen from Egypt

seen from United States

seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from Türkiye

seen from Italy

seen from United States
seen from United States

seen from Mexico
seen from United States

seen from United States

seen from Malaysia
@farzet1935
CIDDI KIMSE YOKMU BURDA HEP SANALMISINIZ..CIDDI YERI OLANLAR ULASIN TANISALIM ..CIFTIZ
Bence de yok
Güvene bileceğim bir çift yokmu burada
İsyerindeki Stajyer Karımı Sikip İnletti
Merhaba. Ben Mansur. Size gerçekten yaşanmış olan ve yaşanmasını hiç ama hiç istemediğim bi olayı anlatacağım. Şimdiden söylüyorum , kalbi olan okumasın. Eşimle ben 4 yıllık evliyiz. 1 yaşında bir oğlumuz var. Eşimin adı Duygu. 25 yaşında. Kendisi 5 yıldızlı bir otelin İnsan Kaynaklarında çalışıyor. Karım baş döndürecek derecede ateşli bir vücuda sahip. Fakat şu bi gerçekki , ruhunda en ufak or*sp*luk barındırmayan bir insandı eşim. “insandı” diyorum , çünkü artık gerçeği öğrendim. Hikayeyi anlatıyorum : 2013′ün Ocak ayı. Eşimle seks hayatımız çok rutine bağlamıştı , ve lanet olsunki bu tarz hikaye sitelerinde okuya okuya aklımda garip garip fanteziler belirmeye başlamıştı. Dürüst olmak gerekirse ben sekste çok iyi değilimdir. Yani 100 sekste sadece 1′inde otomatiğe bağlamış gibi sikişebilirim , onda da çok çok azdıysam falan. Onun haricinde aşırı yavaş hareketlerle sevişirim. Eşimde bana ayıp olmasın diye orgazm taklidi falan yapar , bi keresinde kavga esnasında itiraf etmişti bunuda. Bi gece yine monoton bi şekilde sevişirken eşime “Beni kızdıracak birşeyler söyle” diyiverdim. İlk başta anlamadı. Israr ettim. Yine anlamadı , “Nasıl kızdırıcam?” dedi mırıldanarak. “Kıskandır beni” dedim azmış bi şekilde. Eşim kucağımda hoplarken duraksadı ve yüzüme tokadı yapıştırıp kucağımdan indi. Döndü arkasını uyumaya başladı. Binbir özür diledim. Ama Duygu öfkeli bi şekilde “rahatsız etme beni !” dedi ve başkada bişey demedi. Aradan 1-2 gün geçti , yine bir sevişme esnasında hormonlarıma engel olamadım ve beni kızdıracak şeyler söylemesi için yalvarmaya başladım. Bi görseniz , neredeyse ağlayacak gibiydim. Duymamazlıktan geliyordu Duygu , kucağımda hoplayıp ,sevişmemize konsantre olur gibiydi. Tekrar tekrar söyledim bende. “Hadi, Lütfen , Bi kerecik , Kırma beni” gibi sözcüklerle onu ikna etmek için uğraştım. Sonunda fısıldayarak konuştu Duygu : “Örnek ver mesela , seni ne kızdırırdı Mansur?” dedi or*spu bi tavırla. Tabi bi yandanda yarrağımın üstünde inip kalkmaya devam ediyodu. “Şu anda benim yerimde kim olsun isterdin?” dedim heyecanlı bi şekilde. Ama nasıl heyecanlandım bunu sorarken size annnnlatamammmm ! Kalbim yerinden çıkacaktı sanki bu soruyu sorarken. Tabi cevabı beklerkende aynı şekilde. Sikimin bomba gibi patlayacağını bile hissettim o an. Meğer hakkatende nasıl zevkli bi fanteziymiş bu. Benki dünyanın eeeeeeennnnnnn kıskanç adamlarından biriyimdir , ama Duygu'yla böyle bi konuyu konuşmak beni anlamlandıramadığım bi şekilde zevkten kudurtmuştu. Duygu cevap vermedi bi süre. Seksten aldığı zevkle sessiz sessiz inleme sesleri çıkardı sadece , ama surat ifadesinden anladığım kadarıyla vereceği cevabı düşünüyodu. Üsteledim: “Hadi söyle ! Kimin yarrağının üstünde hoplamak isterdim ha? Kimin güçlü kollarında beni aldatmak isterdin !?” Bana inanın o kelime ağzımdan nasıl çıktı bilmiyorum. “aldatmak” kelimesinden bahsediyorum. Artık öyle kudurmuştumki , kendimi dahada beter kudurtmak istiyodum ve olayı iyice doruğa tırmandırıp beni aldatmak isteyip istemediğini öğrenmek istedim. Ve itiraf etmeliyim ki sorarken bile gözlerim zevkten yukarı kaymıştı artık. Ve büyün an geldi , Duygu cevap vermeye başladı : “Söyleyeceğim , ama kızmayacaksın , anlaştık mı?” Allahım sana geliyorum. Bi yandan seksimiz hala devam ediyodu zaten , bi yandan Duygu'nun fahişe bi edayla kurduğu bu cümle. Hayatımın ennnnnnn zevkli anlarıydı sanki o an. “Kızmicam söyleeeeee!” diye böğürdüm resmen. Duygu beni dahada beter kudurtmak için o or*spu tavrından bi an olsun taviz vermiyodu , sinir bozucu bi gülümseme takınmıştı yüzüne birde. Ve beni aldatmak istediği o kişiyi söyledi : “Gürkan.” Gürkan benim işyerimde , benim emrimde çalışan stajyer bi çocuk. 19 yaşında üniversite öğrencisi. O an bunu duyunca afallamak bi yana , Duygu'nun benden her anlamda (yaş,kariyer,para) daha alt bi insanla beni aldatması fikri artık beni had safhada kudurttu ve o ana kadar yavaş devam eden seksimizi , makinalı tüfek gibi saydırmaya başladım. Duygu'nun çığlıkları bütün apartmanı inletecek gürültüye kadar yükseldi. Bi yandan deliler gibi pompalıyo bi yandanda sormaya devam ediyordum : “Demek kendinden 6 yaş küçük bi çocuğa hemde kocanın emrinde çalışan bi stajyer olan çocuğa , kendini siktirmek istiyosun ha ??!! öyle miii ??!!” Duygu da zevkten çıldırmıştı ama zar zorda olsa , kesik kesik cevap verebiliyordu : “Ev-e-ee-ee–tt-t.. Onun o kass-lııı vüüü-üücuud-ddunuu akkk-lllımmdaan çııı-kaa-raa-mıı-yooo-rr-rruum.” “Ne yanii ?? Benden daha mı güzel vücudu var o küçük çocuğun haaa?” “Sen kendi vücuduna vücut mu diyosun?” dedi ve kahkaha attı. Evet. Ondan beni kızdırmasını istemiştim en başta , ama bu son lafı beni kızdırmaktan öte birazda üzmedi değil. Tuhaf olan şu ki bu beni çok ama çok daha zdırdı ve hayatım boyunca boşalmadığım kadar çok boşaldım. Oluk oluk. Neredeyse yarım kilo. O derece. Ardından ikimizde sırt üstü uzandık ve bi kaç dakika sessizce sigara içtik. Sonunda dayanamadım ve sordum : Mansur : Duygu ? Duygu : Efendim ? Mansur : Sen.. ciddi miydin ? Duygu : hangi konuda ? Mansur : Gerçekten Gürkan'ı arzuluyor musun ? Duygu üzerinden hala adrenalini atmamış olacaktiki , rahat rahat konuşmaya başladı. Normalde benim tanıdığım Duygu asla ama asla bu tarz bi muhabbete dahil olmazdı. Dedim ya , az önce yaşananların coşkusu hala üzerindeydi ve bu ona cesaret veriyodu. Duygu : Bebeğim açıkçası sen bana 1-2 gün önceki sevişmemizde yine böyle “kızdır beni” gibi bişeyler söyledikten sonra ben bazı şeyler düşündüm. Mansur : Ne gibi tatlım ? Duygu : Ama bak kızmayacağına söz ver. dedi yine or*spu bi edayla. Açıkçası artık boşalmıştım ve boşalmadan önceki kadar hoşgörülü olamayabilrdim bu konuşmalara. canımı yakabilirdi Duygu'nun söyleyecekleri. Ama ona bunu belli etmemeliydim , aksi takdirde içine atması ve benden habersiz içinde bişeyler yaşaması hiç ama hiç iyi olmazdı. Mansur : Kızmayacağım tabiki bitanem. Duygu : Sen bana o gün “kızdır , kıskandır beni” dediğinde ben bi öfkeyle yarıda bıraktım ya sevişmemizi , uyudum hani. Mansur : Evet ? Duygu : İşte onun sebebi , sen bana öyle diyince ben hayatımda ilk defa farklı bi heyecan hissettim içimde. Yani daha önce hissetmediğim türde bi heyecan. Ve bu yüzden korktum aslında , “nooluyo bana” diye. Ve yarıda bırakıp uyumaya çalıştım. Ama emin ol o gece sabaha kadar uyuyamadm bazı şeyler düşünmekten ve onların bünyemde yarattığı heyecandan Dediğim gibi , hiç hoşuma gitmemişti Duygu'nun bu itirafı. Aslında aşırı sinirlendim o an ama kendimi var gücümle kasıp belli etmemeye çalışıyodum. Çalışıyodumki anlatmasını yarıda kesmesin. Mansur : Ne düşündün ki tatlım ? Ben böyle sorunca Duygu bi anda yatar pozisyondan oturur pozisyona geçti , heyecanla bişey anlatacağı belliydi , bende dikeldim ve yatakta karşılıklı oturmaya başladık. Duygu'nun yüzünde anlatacağı şeyden olsa gerek güller açıyodu , ağzı kulaklarındaydı. Ve bu benim çok canımı yakıyodu , neydi onu bu denli , benim daha önce heyecanlandıramadığımgibi heyecanlandıran ? Duygu : Bak şimdi sana bişey anlatıcam , ama sakkk-kkın bi delilik etmeyeceksin. Mansur : ? Duygu : Söz ver bana. 2 eliyle ellerimi tuttu sıkıca ve gözümün içine bakıp ona söz vermemi bekledi. Mansur : Ta.. tam.. tamam.. .. söz. Ve anlatmaya başladı : Duygu : Geçen hafta senin işyerine geldim ben , hani sen toplantı için başka bi yerdeydin. Tabi benim bundan haberim yoktu. Seni aramıştım işyerine gelince , sen bi kaç saat geşemeyeceğini söylemiştin.Hatırlandın mı ? Mansur : Evet…. Hatırladım… Duygu : Hah. Ben senin olmadığını öğrenince hemen eve döncektim aslında ama çok yorulmuştum ve biraz soluklanmak için oturdum senin odanda. Sonra baktım yan odada ayak sesleri var. Kim varsa geçip bi selam vereyim dedim , ayıp olmasın. yan odaya girdiğimde Gürkan vardı , üzerinde tişört yoktu. O beni farketmedi ilk , sanırım yeni bi tişört almış , onu giyecekti torbasından çıkarıp. Ama sana dürsüt olmalıyım ki Mansur , o tişörtü giymesini hiç ama hiç istemedim o an. Mansur : Neden ?! Duygu : Şşşş kızmak yok dediiiiik Çünkü ben hayatımda öyle güzel bi vücut görmedim bitanem. Kızma bana ama yanında çalıştırdığın stajyeri dikizledim bi kaç saniye bide oro*pu or*spu gülmez mi bunları anlatırken , allahım deli olacam yaaa !! Duygu : Sonra öksürük sesi çıkardım ve Gürkan beni farkedince çok fena panik oldu. Ama enteresan olan neydi biliyo musun ? Mansur : Neydi ? Duygu : Paniği 1-2 saniye sürdü ve o 1-2 saniyelik süre içinde tişörtünü giymek için hamle yapmıştı ama benim olduğumu anlayınca tişörtünü giyinmedi. Mansur : ??? Duygu : Evet evet. Çok tuhaf di mi ? Geldi elimi sıktı “Hoşgeldiniz Duygu Hanım” diye ama üstü hala çıplaktı ve hiçte çekinmiyodu. Ben mala bağlamış bi şekilde ağzım açık dinliyodum Duygu'yu. Ama gitgide de panik oluyodum “Lan o işin sonu nereye doğru gidiyo lan?” diye. Fakat dediğim gibi , bunu Duygu'ya çaktırmak yok. Mansur : Alla allaaa bak sen yaa eee sonra ne oldu ? Bu sorumun ardından Duygu gözlerini benden kaçırdı , yere doğru baltı ve alt dudağının sağ kısmını ısırdı hafifçe dişiyle. Bi yandanda saçıyla oynamaya başladı. Bildiğiniz üzere bu hareketler tam bi “or*spuluk ettim veya edicem” hareketleridir. Mansur : Duyguuuu ? Bitanem sonra ne oldu ? Duygu : Ya.. .. Sonrası.. .. Öyle işte.. Neyse boşver.. Mansur : Duyguuuuuuu.. Bitanem sence ben burda kapattırır mıyım bu konuyu ? Anlat hadi bak , hiç kızdım mı sana şimdiye kadar ? Duygu : Ya.. Ama.. Bak söz verdin delirmeyeceğine. Evet. Anlaşıldı. Yüzde 100 delireceğim birşey olmuş belliki , yoksa bu kadar tekrar etmezdi bunu Duygu. Tam öfkeden kudurmak üzereydimki , enteresan birşey farkettim. Benim ufaklık yeniden taş kesilmeye başlamıştı , özellikle Duygu'nun bu son “Bak söz devrdin delirmeyeceğine” lafından sonra. Ama öyle böyle değil , demir çubuk gibi oldu 4-5 saniyelik süreç içerisinde. “Delirmeyeceğim bebeğim, anlat hadi” dedim ve Duygu'yu tekrar taş gibi olan yarrağımın üstüne oturttum. Duygu : Mansur dur , hayır bi dakka yaa , bişey anlatıyorum. Mansur : Bi yandan seks yapalım , sende bi yandan anlat , olmaz mı ? Duygu : hayır yaaa , üffffff , bi dur. Mansur : Anlatırken gözlerini kapatırsın , ve yarrağını içine aldığın kişiyi ben değilde Gürkanmış gibi hayal edersin hem. Hemde şu kaldığın yerden devam edersin. Daha güzel olmaz mı ? Yüzünde nasıl güller açtı var ya Duygu'nun , görmeniz lazım. Nasıl hoşuna gitti bu teklif. Ama tabi benim kalbime hançer gibi saplandı onun bu teklif karşısındaki mutluluğu. Çünkü 2 saniye önce beni , kocasını , ilk aşkını “üfff , bi dur yaa” diye tersleyen o kadın , ben “gözlerini kapatıp benim yerime Gürkan'ı hayal edersin” diyince mutluluktan gözleri parladı ve yarrağımın üstüne bi hamlede oturup gözlerini kapattı. Neyse. Yapacak bişey yok , ok yaydan fırladı. Mansur : Hadi bebeğim şimdi devam et anlatmaya. Duygu : Elimi sıkıp “Hoşgeldiniz Duygu Hanım” dedikten sonra birbirimize gülen gözlerle uzunca baktık , ve ellerimizi bırakmadık. O bırakacak gibi oldu , ben izin vermedim. Her yeni kurduğu cümlede sikimin üzerinde inip kalkma hızı biraz daha hızlanıyodu ve dediğim gibi gözleri kapalı , o 19 yaşındaki veletin kucağında olduğunu hayal ediyordu. Duygu : Elimi bırakmasına izin vermeyince önce bi şaşırdı ama şaşkınlığı geçince , benden aldığı bu cesaretle göğüs dekolteme bakmaya başladı göz ucuyla. Bende onun o yapılı vücuduna baktım uzunca.Ardından tekrar göz göze geldik.Ve bi kaç saniyelik daha bakışmamızın ardından ikimizde kudurmuş köpekler gibi birbirimize saldırdık. Mansur : Neeee ?? Nasıı ? Nasıl yanii ? Duygu : Kapa çenenide dinlee.. O kadar azmıştık ki ikimizde soyunmak için vakit kaybedemezdik , o benim gömleğimin düğmelerini bi hamlede kopararak açtı ve ardından kafasını göğüslerime daldırdı. Mansur sana yemin ediyorum kalbim yerinden çıkacak gibiydi. Kocamın işyerinde , stajyer bi çocukla , uluorta sevişiyodum. Her an biri gelebilirdi ve bu bizi dahada çıldırtıyodu. Bi an önce onun yarrağını içimde hissetmek istiyodum , yakalanma riskimiz çok fazlaydı ve kendimi kontrol edemiyordum. Bi çırpıda pantolonunu indirdim , dizimin üstüne çöktüm ve onun boxerıyla yüzyüzeydim , büyük bi heyecanla boxer'ını sıyırdım ve gördüğüm tablo karşısında küçük dilimi yutacaktım neredeyse Mansuuuurr. Hayatımda gördüğüm ennn güzel şeydi o an o şey sanki. Gözlerim faltaşı gibi açıldı ve uzunca süre bakakaldım Gürkan'ın penisine. Tam ağzıma sokacaktım ki asansörün sesi , bizim katta durdu ve ben apar to! par kimseye görünmeden tuvalete kaçtım. Üstümü başımı toparlayıp , kimselere görünmeden eve geldim. Ben Duygu'nun bu anlattıkları esnasında zevkten ölmek üzereydim , boşalmamak için kendimi inanılmaz bi şekilde kasıyodum. Çünkü bu anın daha tadını çıkarmak istiyordum. Ama Duygu'nun orgazm olurken “Evet evet daha hızlı Gürkaaaaaan” diye inlemesi esnasında musluğu daha fazla sıkamadım ve oluk oluk boşalttım spermlerimi Duygu'nun içine. Ve uyuduk. Bi kaç gün , bu konu hakkında da hiç konuşmadık. Ama takdir edersiniz ki benim bu konuşmadığımız günlerde de dahil olmak üzere , aklımda hep bunlar vardı. Çok düşünmüştüm ve kendimle çok çatışmıştım ama bi karara varmıştım. Eşim benden gizli gizli bu oğlanla az kalsın işi pişirecekmiş , biraz daha yalnız kalabilselermiş yani. Bu da demek oluyo ki , yine benden gizli bi şekilde bu sefer yakalanmadan bana boynuzu takma ihtimalleri yüksek. E bu olay beni hayatımda hiç zevklenmediğim kadar zevklendirdi , hiç kudurmadığım kadar delicesine kudurttuysa, hemde sadece dinlememe rağmen , bence birde bu olayı dinlemek yerine izlersem , sanırım zevkten bayılır ve hayattayken cenneti yaşayabilirdim. Evet. Dünyanın en kıskanç adamlarından biriydim , ama belkide bu sebepten ötürü bana bu kadar zevk veriyodu karımı başkasının gümletmesi fikri. ve bir gece karıma bu isteğimi açıkladım. Nasıl sevindi kahpe anlatamam , ve tabi onun bu denli sevinmesi beni bir kez daha yaralamıştı kalbimden. Plan şuydu : Ben işim varmış gibi bürodan ayrılacaktım ve Gürkan'a da uzun süre gelmeyeceğimi, kendisininde işlerini bitirdikten sonra dükkanı kitleyip çıkabileceğini söyleyecektim. Ben çıktıktan sonra Duygu dükkana gelecek sanki bana bakmak için gelmiş gibi , Gürkan'da benim gelmeyeceğimi , dükkanıda kapatabileceğini söylediğimi söyleyecek ve bunun üzerine Duygu “O zaman kitle dükkanıda müşteri gelmesin” diyecek ve gerisi malum. Ha tabi bu arada bende hala dükkanda olacağım o sırada , Gürkan'a çaktırmadan içereki odamda saklanıyo olacağım ve onlar yan odada kütür kütür sikişirken kapıdan gizlice izleyeceğim. Neyse. O gün geldi ve planı uygulamaya koyduk. Ben bürodan çıkmış gibi yapıp içerdeki odama saklandım , bi kaç dakika sonra eşim geldi ve planladığımız gibi bi diyalog gerçekleşti. Ardından Gürkan'ın dış kapıyı kitleme sesini duyuldu. İşte o an kalbim taramalı tüfek gibi atmaya başladı , çünkü yan odada 19′luk çocuk öpmelere kıyamadığım , hayatımın aşkı karımı hunharca sikmek için hazırlıklara başlamıştı. Resmen içimde gitgeller yaşıyodum. Bi yandan “Hayır ulan yeteeer” diye bağırıp bu oyunu bozmak istiyodum , ama bir diğer yandan da birazdan izleyeceklerimin heyecanıyla yanıp kavruluyodum. Ve tabi ki cinsel hormonlarım galip çıkmıştı , karımın bir başkası tarafından sikilmesini izlemeyi o an herşeyden çok istiyodum. Artık zaman gelmişti , bende yavaş ve sessizce kafamı kapıya doğru uzattım. Ve o gördüğüm tablo karşısında “ŞOK” oldum. Sanki vücudumdaki kan , kaynar suya dönüşmüştü. Kulaklarımda çınlama sesi oluştu , ve dışarda caddededn gelen araba gürültüsü , insan gürültüsü bi anda yok oldu bi çınlama sebebiyle. Gözlerimde karardı tamamen olmasada. tamam. Duygu bana bunları anlatmıştı , ama gözünüzle görmek , gözünüzle biricik aşkınızın göğüslerinin başka bi adam tarafından koparılırcasına ısırlıdığına şahit olmak , dinlerkenki gibi olmuyo. Hemen kafamı geri çektim ve olduğum yere oturup duvara yaslandım. Sessizce ama derince nefes alıp vermeye başladım sakinleşebilmek için , gözlerim bi yandan cinayet aleti arıyodu , öldürecektim çünkü o bebeyi. Ama bi saniye sonra vezgeçiyodum. Bi saniye sonra tekrar öldürmeye karar veriyo , 1 saniye sonra sikimin sertleşmesini fark ediyo ve vazgeçiyodum. 1-2 dakika böyle böyle kendimi sakinleştirdim ve tekrar kafamı uzattım. Duygu dizlerinin üstüne çökmüş ve Gürkan'ın yarrağını ağzına almıştı. İçimden koccc-caaaman bir “haaaasss-sssiiktir” çektim. Hakkaten çocuğun siki benimkinden falan çok daha büyüktü. Ben sanırdım ki öyleleri sadece erotik filmlerde olur. Ama çocuğun siki Hakikaten Duygu'nun tarif ettiği gibiydi. Duygu kafasını sabit tutuyodu ve çocuk seri hareketlerle sokup çıkarıyodu yarrağı Duygu'nun ağzına. Duygu'dan çıkan “gark gurk gark” sesleri artınca nefes almasına izin veriyo ama akabininde hemen tekrar sokuyodu ağzına. Duygu çırpınıyodu ama kaçmasınada izin vermiyodu Gürkan piçi. Böyle bi kaç dakika devam ettiler ve ardından Gürkan sırt üstü yere uzandı. Kafası benim onları izlediğim kapının tarafında olduğu için beni göremiyodu ve Duygu onun kucağına otururken yüzü bana dönüktü ve o hiç unutamayacağım aşşaağlar gibi gülümsemesini attı bana. Ve gözlerimin içine bi süre bakıp , yine gözlerini benden ayırmadan , Gürkan'ın yarrağının üzerine oturmuşken eğildi ve çocuğu deliler gibi öpmeye başladı. Öyle böyle değil ama , sanırsınki çocuğu yutacak. Bu kadar mı açtın be başka yarraklara Duygu’m? Bu kadar mı hevesliydin beni aldatmalara? Ve ardından şok olduğum bişey yaşandı. Gürkan kucağımda karımı hoplatırken bana seslendi : Gürkan : Patroooooon.. Gel bak biricik karını nasıl sikiyorum ,gel ! Dedim heralde bana çok hırslanmış onu hep azarladığımdan , o sebeple kendini iyice gaza getirmek için bağırıyo öyle boş boş. Ama sonra bi daha bağırdı. Gürkan : Böyle bi kadını nasıl olurda sikemezsin patrooooooonnn. Ama bak sen sikemezsen , karında gelir kendini sikecek birini bulur di miiiiiii ? “Alla alla” dedim içimden , bu çocuk kendi kendine boş boş mu konuşuyo , yoksa benim orda olduğumu falan mı anladı. Diye düşünürken Duygu bu muammayı sonlandırdı. Duygu : Mansur , tamam çık ordan. Gürkan biliyo burda olduğunu. O an nasıl utandım , nasıl utandım anlatamam. Sinirlendimde tabi. Hemen yokmuş gibi davrandım , kaçtım odama. Duygu seslendi tekrar “kaçma geeeel” diye. Sert bi tavra bürünmem lazımdı , sonuçta içerde stajyerim var. Gerçi o stajyer karımı gümbür gümbür sikiyo şu an , sert olsam ne olacak. Ama yinede bi öfkeyle ve tabi birazda utangaçlıkla geçtim yanlarına : Mansur : Sen nerden çıkarıyosun ulan benim karımı sikemediğimi ?! Duygu : Ben anlattım Mansur ! Kapa çenenide otur şuraya. Mansur : Ağzını toplasın o zaman o da. Ben hala onun patronuyum. Duygu : Ama şu anda patron o , farkında değil misin Mansur ? Tam carcar söylenmeye devam edecektimki Gürkan Duygu'yu bi hamlede kucağından indirdi ve ayağa fırlayıp yanıma geldi. Boyu posu kilosu benden daha iri olan bu çocuk karşısında ilk defa pıstım o an istemsizce. Uzunca sert sert baktı bana ve : “Karın beni tercih etti patron ! Ve söylediği kadarıyla bu buluşmayı sen ayarlamışsın.Eğer canımı sıkacak bişey yaparsan bu fantezini ve karını gözlerinin önünde becerdiğimi bütün iş arkadaşlarına anlatırım” dedi. Sadece yutkundum ve hemen yanlarındaki koltuğa oturup devam etmelerini söyledim. Ama artık bünyemde yeni bi hormonda salgılanmaya başlamıştı : “PİŞMANLIK” Öfke vardı. Zevkten kudurma vardı. Birde pişmanlık eklenmişti bunların yanına. İnanınki 3′ü birarada karışınca çok farklı denizlere yelken açıyosunuz. Duygu tam dizlerimin önünde domaldı ve ay parçası gibi yusyuvarlak o götünü Gürkan'a doğru uzattı. Gürkan yavaş yavaş domalmış karımın amına yarrağını sokarken ,karımın gözlerinin yukarı kayması beni mahfetmişti. Tam tempolu bi şekilde pompalamaya başlayacaktıki Gürkan “DURUN” diyip ayağa fırladım. İçimde yaşadığım sinir harbi yüzünden gözlerimden boncuk boncuk yaşlar akmaya başladı ve “Lütfen devam etmeyin , burda bitsin” dedim yalvaran bi ses tonuyla. İkiside bi kaç saniye şaşkın şaşkın baktı bana ve ardından Duygu kahkahayı patlattı , ardından da o kılıç gibi sözlerini kalbime kalbime sapladı : Duygu : Sen aynı şu an yalvardığın gibi bi kaç gün önce yatakta bana yalvarıyodun Mansur “Kıskandır beni aşkım , kızdır beni bebeğim” diye , hatırladın mı ? Hatırla çünkü ben hiç unutmadım. Mansur : Duygu’m lütfen yapma. Noolur.. Sen benim bitanemsin , hadi bitirelim bu saçmalığı. Duygu : kapa çeneni Mansur. dedi ve eliyle Gürkan'ın poposunu kendine doğru çektirip devam etmesini emretti. Gürkan hiç durmadan devam etti pompalamaya. Duygu bi yandanda beni paçalarımdan çekip tekrar yerime oturttu. Duygu : Bak Mansur : görüyo musun ? Sen beni öpmelere kıyamazdın , dokunmaktan korkardın. Ama elin oğlu nasılda sikiyo bebeğini bak. Hemde senden kaç yaş küçük çocuk. Emirler yağdırdığın o çocuk şu an gözlerinin önünde çocuğunun annesini nasılda inletiyo baaaaaaakk ! Mansur : Duyguuu.. Duygu : Bi gün olsun adam akıllı sikemedin beni. Bi gün olsun zevkin doruklarında gezdiremedin beni. Senle sevişirken hep , ama hep başkalarını hayal ederek zevk almaya çalıştım ben Mansur. Özelliklede senin yakınındaki kişileri. İş arkadaşlarını , akrabalarını , çalışanlarını. Bugünden itibaren sadece düşünmekle kalmayacağım Mansur. Hepsiyle tek tek düzüşcem. Mansur : Ne diyosun Duyguuuuuuuuuuu !!?? Duygu : En öncede Kadir'e siktiricem kendimi. Hani şu senin en büyük rakibin var ya. Senin başarılı olmanın önündeki tek engel Kadir. Herkesin övdüğü , bu sebeplede senin farkına varamadıkları Kadir. Mansur'un karısınıda sikmenin tadınıda alsın. Ne de olsa hakkı. Senden çok daha başarılı. Senden çok daha karizmatik. Zaten iş hayatında ezip geçmiş seni , birde böyle ezsin. Karını kütürdete kütürdete siksin , hatta spermlerini oluk oluk boşaltsın içime. Çocuğunu doğurayım onun. Ama zavallım sen , kendi çocuğun san. hahahahaha Duygu'nun bu laflarından , beni böyle aşşağlamalarından cesaret alan Gürkan'da açtı ağzını : Gürkan : Benim içine boşalmama da izin var mı aşkım ? Mansur : Ne aşkım'ı ulan !!! Ne içine boşalmasııı !!!! Duygu : Kapa çeneni Mansur ! Bundan sonra karışamayacaksın bana. Bundan sonra sınırsız zevklerle dolu bi seks hayatı yaşayacağım ve sen bunu asla ama asla engelleyemeyeceksin. Bunu sen istedin çünkü. Eğer ki aklıma sokmasaydın bunu , ben asla bu zevklerden haberdar olamayacaktım. İyi ki soktun aklıma zavallı adam. Bu sözler karşısında üzülüyodum ve öfkeleniyodum elbet ama takdir edersinizki , bi yandan domalmış bi vaziyette sikilen karım , bi yandanda böyle sözler , sikimi kazık gibi yapmıştı. Ama utanıyodum onların önünde sikime el atmaya. Pantolonumdan beri belli oluyodu aslında nasıl zonk zoonk zonkladığı. Derken olan oldu ve Gürkan vitesi 6′ya takıp pompalama hızını maksimuma çıkarınca Duygu konuşmasını yarıda bıraktı ve bütün dükkanı inleten çığlıklar atmaya başladı. Gürkan o kadar süratlı bi şekilde sikmeye başlamıştıki sanırım Duygu aşırı zevkten bayılma noktasına gelmişti. Emekliyerek kurtulmaya çalışıyodu Gürkan'ın sikinden ancak Gürkan'da sikini Duygu'nun amından çıkarmadan onu adımlayarak takip ediyodu. Resmen odanın içinde timsah yürüyüşü yapar gibi sikiyodu karımı Gürkan. Hayatımda çok sayıda erotik film izlemiştim ama hiç Duygu'nun ki gibi bi orgazm çığlığı veya böyle yüz ifadesi görmemiştim. Belliki haddinden fazla zevk alıyodu , bir an olsun duraklamak için Gürkan'ın sikinden kurtulmaya çalışıyodu ama ne mümkün. Gözlerim faltaşı gibi açıldı ve odanın içersinde onların emekleyerek sikişmelerini , resmen tabiri cazise “gümbür gümbür” sikişmelerini izlemeye odaklandım. Aradan bi süre geçti , Baktımki Gürkan duracak gibi değil , karım artık yardıma muhtaçmış gibi çığlıklar atmakta ve hala odanın içinde emekleyerek kaçmaya çalışmakta , tereddütlede olsa kalktım ayapa ve yavaşça yanlarına gidip Gürkan'dan durmasını rica ettim , ama Gürkan'ın gözü dönmüştü. Durmaya hiç ama hiç niyeti yoktu. Baktımki durum ciddi karım hakkaten bayılcak , yada bişey olacak , çünkü bu çığlıklar normal değil. E bu kadında ne olursa olsun benim oğlumun annesi , gözlerimin önünde yardıma muhtaç gibi ve Gürkan'ı omzundan hafifçe tutup çekmeye çalıştım ki o anda Gürkan'ın çaktığı yumrukla kafamı duvara çarpmam bir oldu. Bi yandan küfürde etti heralde tam duyamadım kafamı duvara çarptığımdan , ama Duygu'nun “Karışma Mansuuuuuur!” dediğini duydum. Oha amk , tüm bunlar zevk çığlıkları mıydı ?? İşte o an daha fazla dayanamadım ve bunların tepesinde bunları izlerken pantolonumdan benim ufaklığı çıkarıp sıvazlamaya başladım. İkiside bunu farkedince önce bi duraksadılar ve ardından büyük bi gürültüyle kahkahalara boğuldular. Ben onlar böyle gülünce utandım ve hemen yerine geri koydum ufaklığı. Yüzüm kıpkırmızı oldu. Duygu : Yaaa inanmıyorum sana yaaa, inanmıyorum yaaa.. Burda , senin ofisinde , hayatının aşkı biricik karım dediğin kadını inlete inlete sikiyolar , emeklete emeklete pompalıyolar, , ve sen bundan zevk alıp ufaklığınla mı oynuyosun Mansur ? Gürkan : Hahahaha yaaa patron sen ne ezik bi adam mışsın yaaaa ahahahahah Duygu : Neyse Gürkancım , aşkım , tabi öyle bi sikiyosunki beni , zavallı patroncağızının nutku tutuldu , napacağını şaşırdı. Hadi bak o bizi böyle güldürdü , neşelendirdi , bizde onu neşelendirelim. Gürkan : Napalım aşkım ? Duygu : Aramıza katılmak isteyecek bi arkadaşın var mıdır ? Gürkan : Oooooooo 3′lü diyosuuuuuuuuun Duygu : Aynen aşşş-kııııım Kızdım mı ? Hayır. Aksine , bayıldım bu fikre. Gürkan samimi bi arkadaşını çağırdı. 15-20 dakikaya geldi çocuk. Adı Mert. O da 19 yaşında. Ve o da benden daha yapılı ve yarrağı Gürkan'ınkiyle aynı. Ben bunlar 3′lü diyince sanmıştımki , biri sikerken öteki karımın ağzına verecek falan. Evet öylede yaptılar ama , karımın esas planı bambaşkaymış. Mert denen piç yere sırt üstü uzandı , karım onun kucağına oturdu ve yarrağını amından içeri soktu. Ve Gürkan ‘da aynı anda karımın bolca kremlediği göt deliğine yavaaaaaaaşça girmeye başladı. Ben bunu farkettiğim anda fırladım olmaz diye , her ne kadar karımın iki tane küçük çocuğun arasında tost olması beni zevkten kudurtacak olsada , karım kaç yıllık ilişkimizde daha bana siktirmedi götünü , daha bu yeni tanıdığı ufacık çocuklara mı siktirecekti. Evet. Öyle yaptı. Benim itirazlerim neye yararki , 2 tane izbandut gibi çocuk , isteseler benim ağzımı burnumuda kırarlar , isteseler izlememi istemeyip beni dışarıda atarlar , ama ben izlemek istiyodum ve o sebeple susuyodum. Gürkan yavaş haraketlerle karımın götüne soktuğ yarrağını iyice yuvaya oturup , rahat git gel yapmaya başladığında karımın zevk çığlıkları artık komşularımızı bile rahatsız etmişti. Kaloriferlere kaç kere vurdular inanın saymadım. O an umrumda değildi komuşlar ne düşündüğü , benim ufaklığı çıkardım ve başladım bunları izleyerek masturbasyon yapmaya. Onların her geçen sanişye artan temposu karşısında hipnotize olmuş gibiydim ve önlerinde ayakta dikilmiş deli gibi otuzbir çekiyodum. Bi ara Mert denen çocukla göz göze geldim ve o da bana aşşağlar gibi bakış attı , ama hiç umrumda olmadı. Çok zevk alıyodum. Karım hala beni aşşağlamaya devam ediyodu. Bundan sonra kimlerle yatcağını anlatmaya , Gürkan ve Mert'in benden ne kadar üstün olduğunu anlatmaya devam ediyodu. Artık üçününde boşalması an meselesiydi , hızlarından bu anlaşılıyodu. Ve derken karım ikisinede “BEBEKLERİM İÇİME BOŞALIIIIIIIN!” diye inlediğinde ben bütün duyguları (öfke,kıskançlık,zevk,pişmanlık,şaşırma,vs) aynı anda yaşadım ve ofisin heeerrrr yerine oluk oluk boşalmaya başladım. boşalmam o kadar uzun sürdüki , boşalma esnasında karımın daha 15 dakika önce tanıştığı Mert denen bebenin amından içeri boşalmasına izin vermesini düşünüp , normalde boşalcağımdan 2-3 kat daha fazla sebebiyet veriyodum. Eh. Boşalma anı bittiğinde. İçimde sadece pişmanlık ve üzüntü duygusu kaldı pek tabi. Onlarda boşalmıştı ve yarrakları hala karımın içinde öyle tost vaziyetlerini bozmadan dinlenmek için uyukluyolardı. Bi kaç dakika öyle boş boş onlara bakakaldım. Ve derken karımın gözleri yavaşça açıldı bana doğru bakıp fısıldadı : Duygu : Mansur sen artık eve gitsen , biz dinlenip dinlenip bi kaç kez daha yaparız bugün. Mansur : Nee ? Ama.. Duygu : Mansur ! Defol canım. Defol güzelim ! Hadi boşaldın sende , bizi rahat bırak. Mansur : Peki. O günden sonra karım başka erkeklerle sikişmeye devam etti. Hatta öyle ki bazen gece yarısı tekevizyon izlerken kapı çalıyo , açıyorum , tanımadığım bi adam , Duygu hemen bizim çocuğu uyutuyo , ve o tanımadığım ve aslında Duygu'nunda tanımadığı o adamla bizim yatağımızda sabaha kadar iniltiler içinde seks yapıyolar. Mutlu muyum ? Bilmiyorum. Sadece karım yabancı biri tarafından sikilirken ,onun o kendinden geçmesini izlemek beni zevk denizinde boğuyor
TANIŞMAK istermisiniz
Günaydın arkadaşlar
Gunaydin
Buradaki buluşmalar hers3y saçma ben inanmıyorum
Muhabbetin 3n dolusu yaşamak istermisin
Muhabbete ne d3rsiniz
Yeni arkadaşliklara
Tatilde Aile Dostumuzla Grup Yaptık
Öncelikle belirteyim ki kocamla sevişerek evlendik. Metin yakışıklı, sportmen, beni çok seven bir adam… Adeta tapar bana… Ben de onun her isteğini yapmaya, ayak uydurmaya çalışırım. Evlendiğimizin beşinci seneleri falandı. Artık her şey, seks dahil tekdüze olmuş, seksi görev olarak yapmaya başlamıştık. Toplam beş dakikayı aşmazdı. Buna bir çözüm bulmamız gerektiğini söylediğinde, “Nasıl yani?” dedim. Tecrübeli olan oydu. Evlenmeden önce ilişkileri olmuştu, biliyordum, anlatmıştı bana… Bense ne gördüysem kocamdan görmüş, öğrenmiştim. Gözü açılmadık bakireydim evlendiğimizde… Seks konusunda da tutucu sayılabilecek kadar sabit fikirliydim. ”Porno filmler getireyim, birlikte izleyelim” dedi. Önceleri utanarak, başka erkeklerin orasını görmenin günah olacağını söyleyerek reddettim. Sonra baktım olmayacak, işler günden güne kötüye gidiyor, çaresiz kabul ettim. İşte o günden sonra hareketlendi seks yaşamımız… Eve filmler getiriyor, yatağımızın karşısına koyduğu televizyonda sevişme sahnelerini, son derece seksi porno yıldızlarının yaptıklarını izledikçe ben de açıldım. Filmi izlerken ikimiz de azıyor, birbirimize saldırıyorduk. Hele hele grup seks konulu filmlerde, nereye, hangisine bakacağımı şaşırıyordum. İki üç erkeğin arasında kalan, hepsini de memnun eden kadınları, bir erkeği paylaşan bir kaç kadının sevişme sahnelerini gördükçe öyle iştahlanıyordum ki… Benim böyle filmlerden daha çok etkilendiğimi fark eden Metin’in getirdiği filmlerde de hep böyle sahneler oluyordu. Bir gece yine konulu bir film getirmişti. Alt yazılı filmde iki karı koca birbirlerine giriyorlar, kimin eli kimin cebinde belli olmadan harika sahnelerle grup seks yapıyorlardı. Her zaman olduğu gibi yine çok azmış, sularım sellerim akmıştı. Yine de kocama, “Hadi ya, ne saçma şeyler yazıyorlar. İnsan karısını başka erkekle paylaşır mı? Ya da tam tersi, kocasını başka kadınla?” diye fikrimi belirttim. Metin bacaklarımın arasında klitorisimi yalıyordu bunu söylediğimde… Islanmış ağzıyla başını kaldırıp bana baktı, “Neden olmasın Gül… Seks yaşamları monotonlaşmışsa, evliliklerini kurtarabilmek için pekala yapabilir, değişik arayışlara girebilir insanlar…” “Sen de saçmaladın. Ne yani? Benim yabancı bir erkekle sevişmem evliliğimizi nasıl kurtaracakmış? “ “Neden olmasın? Birbirimizi sevdikten sonra… Hep evde yemek yemekten bıkıp dışarıda restoranda yediğimiz zaman nasıl mutlu oluyorsun, hatırlasana… Bu da öyle bir şey işte…” “Saçmalama Metin.. Hiç böyle bir şey olur mu?” diyerek kızdım. Münakaşa ettik. Sevişmeyi yarım bıraktık o sinirle… Metin salona gidip koltukta yattı beni yatakta yalnız bırakıp… Ertesi gün o işe gitti, ben evin işlerini bitirip öğleden sonra can sıkıntısından akşamki filmi açtım. Tekrar izlemeye başladım. Filmin kahramanı karı koca yolda arabalarına aldıkları seks düşkünü çiftle samimi olup grup seks olayına giriyorlar, film boyunca her fırsatta sevişip duruyorlardı. İlk yarım saatin sonunda öyle azmıştım ki, film bitene kadar kendimi okşaya okşaya, gözüm ekrandaki iki kadın iki erkeğin birbirlerine girdiği sevişme sahnelerinde, iki kez orgazm yaşadım. Akşam üzeri kocam her zamanki işten dönüş saatinde kapıyı açtığında karşısında beni gördü. Elimde boynuna kırmızı kurdele bağladığım bir şarap şişesi, çırılçıplak karşısında dikiliyordum. Beni o vaziyette görünce gözleri fal taşı gibi açıldı. Onun da elinde bir demet çiçek vardı, özür dilemek için… Hiç konuşmadan sımsıkı sarıldı bana, elimdeki şişeyle beraber kucaklayıp yatağa attı. Soyunup sarıldığında ben de kumandanın düğmesine basıp akşamki filmi açtım. Aç karnımıza, dudaklarımızı meze yapıp şarap şişesini bitirdik. Dayanamayıp birbirimize girdiğimizde, filmdeki iki karı koca çiftin yanı sıra bizim de inlemelerimiz yatak odamızda yankılanıyordu. O geceden sonra artık kocama karşı çıkmadım bu konularda… Tam bir uyum sağlamıştık. Ve gördüm ki haklıydı. Seks hayatımız şenlenmiş, ilk günlerin canlılığına kavuşmuştuk. Film izlerken sevişiyorduk hep… Filmdeki zenci erkeklerin koca siklerini gördükçe Metin, “Oh, karıcım, şuna baksana… Nasıl kocaman… Çağırayım mı bu herifi? O koca yarrağını soksun sana…” diye beni kışkırtıyor, ben de koca memeli, iki üç zencinin arasında, heriflerin kol gibi koca yaraklarına bana mısın demeyen kadınları gösterip, “Ben de sana bu orospuları ayarlayayım. İkisinin arasında iflahın kesilir. Senin iliklerini kurutur bunlar…” diyordum. Konulu filmlerde sevişen çiftlerin hepsi de seçmece, kocaman aletleri olan vücutçu erkekler, sürekli sevişip duran afet gibi kadınlar oluyor, birbirimize ekrandaki çiftle beraber sevişmenin nasıl olacağını anlatırken zıvanadan çıkıyorduk. Sabahlara kadar sevişiyorduk. Tabi, bu fantazilerimiz izlediğimiz filmlerle sınırlı kalıyordu hep. Ta ki o muhteşem yaz tatilimize kadar… Evlilik yıldönümümüz yaklaşmıştı. Hem kutlamak, hem de bir haftalık bir tatil için bir otelde balayı yapalım diye araştırma yaparken, çok iyi görüştüğümüz, birlikte turlara, gezmelere gittiğimiz arkadaşlarımız olan Nevin ve Erdallar bize geçen yaz gittikleri oteli tavsiye ettiler. Otelin sahibi indirim yapabilirmiş falan… Derken öyle oldu ki, bahsettikleri otelde dördümüz için bir haftalığına yer ayırttık ve birlikte gittik. Oteldeki ilk gecemizde yıl dönümümüzü kutladık. Her şey dahil olunca içkiler su gibi aktı, çılgınca eğlendik, gülüp dans ettik. Otel yönetimi de bize ikram olarak şampanya yolladı. Pastalar kesildi, şampanyalar içildi. Her şey çok güzeldi. Canlı müzik vardı, kalkıp dans etmeye başladık. Bir ara Metin’le biz yorulup oturduk. Nevin ve Erdal dans etmeye devam ediyorlardı. Bir ara yanımıza geldiler. “Hadi ne oturuyorsunuz, kalkın miskinler…” diyen Erdal elimden tutup beni kaldırırken, Nevin de kahkahalar atarak kocamı piste sürüklüyordu. Şen şakrak, neşe içinde dans etmeye başladık. Erdal çok iyiydi bu konuda… Bana sarılıyor, elimden tutup etrafımda döndürüyor, dans pistinin her tarafında döne döne adeta beni kollarında uçuruyordu. Başım zaten içkiden dönüyordu, bir de dansın hareketliliği iyice çarptı. Bir ara sendeledim, Erdal kolunu belime sardı, düşmemem için kendine çekti. Sımsıkı sarılmıştı. Göğüslerim onun göğüslerinde eziliyordu. Dans etmeye devam ediyorduk ama bedenlerimiz birbirine yapışmıştı adeta… Başımın dönmesi geçmeyince omuzuna koydum başımı… Vücudunun her hareketini vücudumda hissediyordum. Bacağını iki bacağımın arasına sokmuş, dönüp duruyorduk pistte… Bacağının kasıklarıma, kadınlığıma yaptığı baskıyı hissettim. İçimden bir şeyler akmaya başladı. Ayakta sevişiyor gibiydik. Kendimi geri çekemiyor, aksine zevk girdabı beni daha çok kendine çekiyordu. Kısık gözlerle başımı kaldırıp Erdal’ın yüzüne baktım. O da bana bakıyordu. Müthiş bir istek vardı gözlerinde… Hani etrafta kimse olmasa… Yalnız olsak… Elimi önüne daldırıp önümde hissettiğim kabarıklığın nasıl bir şey olduğunu görsem… Öpsem, yalasam… Beni oracıkta yatırıp… Offf… Başımı çevirdim, kocamı aradım gözlerimle… Biraz ileride, kalabalığın arasında Nevin’e sarılmış dans ediyorlardı. Onlar da bizim kadar olmasalar da yine de bayağı samimi bir şekilde, kahkahalarla dans ediyorlardı. Sonunda müzik durdu, dans bitti. Benim hala başım dönüyor, Erdal belimden tutup destek oluyordu. Metin ve Nevin yanımıza geldiler. Kocam beni Erdal’ın kollarından devraldı. İçkiyi fazla kaçırdığım konusunda bir şeyler gevelemeye çalıştım. Üçü de benim halime gülüyorlardı. Kocam iki fincan şekersiz kahve içirdi ayılmam için… Hep beraber odalarımıza çekildik. Duşa girip çıktığımda iyice kendime gelmiştim. Banyodan çıktığım gibi çırılçıplak kendimi yatağa attım. Kocam da yanıma uzandı. Parmaklarının ucunu memelerimde, karnımda, kasıklarımda gezdirirken sordu, “Neydi o öyle? Erdal’la bayağı yakındınız dans ederken?” dedi. “Sen asıl kendine bak. Nevin’in içine düşecektin.” diye tersledim ben de… “Ne yapayım karıcım, alkollüsün diye herif sana öyle sarılıyordu ki… Nevin maraza çıkarmasın diyerek ben de sizi görmeyeceği arka köşelerde sarılıp dans etmek zorunda kaldım.” “Pek zorunda kalmamış gibiydin ama, tam aksini gördüm ben…” “Sanki sen öyle değildin aşkım… İki ahtapot gibi sarılmıştınız birbirinize… Nasıl, hoşuna gitti mi Erdal’ın kollarında olmak?” “Saçmalama allasen…” dedim ama aklıma o anlar gelince yine ateşlendim. Zaten Metin’in üçgenimde dolaşıp duran parmakları da delirtmişti beni… Kocama sarılıp geceyi müthiş bir sevişmeyle noktaladık. Gözlerimi kapatıp Erdal’ın bacak aramda dolaşan bacağını, bedenimi saran kollarını, bana arzuyla sikecek gibi gözlerini hayal ettim kocam beni sikerken… Biliyordum ki kocamın aklında da Nevin vardı üstümde gidip geldiği anlarda… Ertesi gün havuz başında güneşlenirken Metin’in canı denize girmek istedi, yarım saatliğine sahile indi. Nevin de gecenin yorgunluğuyla yattığı yerde uyuklayıp duruyordu. Güneş kremini ön taraflarıma, bacaklarıma sürdüm. Arkama süremiyordum. Erdal elimden aldı, uzanmamı istedi. Nevin’e baktım, geniş hasır şapkayı yüzüne örtmüş, derin derin uykuya dalmıştı. Benim karısına baktığımı görünce kısık bir sesle, “Uyuyor…” dedi. “Gece çok yoruldu” “Ya, evet… Öyle çok dans ettik ki, yorulması normaldir.” Kremli eli omuzlarımda, sırtımda, belimde dolaştıkça ürperiyordum. “Eh, hem danstan yoruldu, hem de gece odada yoruldu” Sesindeki imayı fark etmiştim tabi, elimde olmadan kıkırdayıverdim. Onlar da bizim gibi ateşli bir gece geçirmişlerdi anlaşılan… “Nevin’in boynundaki morluktan anladım zaten, epey mücadele etmişsiniz dün gece…” dedim şakayla… Erdal da güldü, “Belli oluyor mu Gül? Ya, sevişirken kendimizi kaybediyoruz bazen…” Durdu, sonra ekledi, “Akşam epey tahrik olmuştum. Yatağa girdiğimizde de…” Cevap vermedim. Neden tahrik olduğunu biliyorduk ikimiz de… Cüretkar ve utanmaz parmakları vücudumun her yerinde dolaştıkça içim geçti. Etrafta insanlar olmasa, karısı yanımızda uyumasa oracıkta yatıp bacaklarımı açmak için dayanılmaz bir istek duydum… Kremlemeyi geçmiş, masaja dönüşmüştü olay… Bacak aralarımda dolaşıyordu parmakları… Hoşnutlukla inledim. Parmakları daha rahat hareket etsin diye istemsizce araladım bacaklarımı… “Çok güzelsin Gül…” dedi boğuklaşmış, kısık sesiyle. “Bikininin ağ kısmı epey ıslandı, biliyor musun? Zevk suların akıyor…” “Senin yüzünden…” dedim ben de aynı kısık sesle… ”İstersen krem sürmeyi bırak, yoksa boşalmaya başlıcam, etrafa rezil olacağız.” “Ön tarafını da kremlemeden bırakmam, yanarsın yoksa… Yüzünü döner misin?” dedi. İster istemez sırt üstü yattım. Bu kez de kremi göğüslerime, karnıma, bacaklarıma sürmeye başladı. Mayosunun önündeki kabarıklık gözüme takıldı. Bayağı kalın görünüyordu, çadır gibi olmuştu mayosunun önü… Tam o sırada Metin geldi. Elindeki havluyu yanımdaki şezlonga serip uzandı. “Siz ne yaptınız çocuklar?” diye sordu gayet rahat bir tavırla… Şaşırıp kalan Erdal’ın kremli elleri bacaklarımdaydı o sırada… “Erdal güneş kremi sürüyordu hayatım, sen olmayınca iş ona kaldı” dedim. “Ee, arkadaş arkadaşa yardımcı olacak tabi… Öyle değil mi Erdal?” “Tabi canım… Elbette… Ne demek…” diye bir şeyler geveledi Erdal. “Zaten bitirmiştik. Hadi, ben de havuza gireyim bari, piştim sıcaktan…” diyerek kendini havuza attı. Mayosunun önündeki kabarıklığı Metin’e göstermemeye çalışıyordu suya girerken… Metin onun yüzmesini izlerken bana, “Epey sportmen çocukmuş Erdal da… Nasıl, beğendin mi aşkım? Şu kaslarına baksana, spor yapıyor herhalde…” Yüzüne baktım, “Ben niye beğeneyim canım? Nevin beğenmiş zaten…” “Aşkım, yarım saattir senin vücudunu okşarcasına kremleyip duruyor. Sen de beğenmiş gibiydin. Kendinizden geçmiştiniz. Etrafı gözünüz görmüyordu. Nevin yanınızda uyurken… Nerdeyse sikişecek gibiydiniz…” “Terbiyesiz herif… Ne yaptın peki? Bizi mi izledin sen de o her tarafımı ellerken? Hoşuna mı gitti beni okşaması?” “Evet karıcım… Çok hoşuma gitti. Tahrik oldum. Baksana şuna…” Önünü gösterdi. Kocamın da mayosunun önü kabarmıştı. Zaten ıslanmış durumdaydım. Bir de kocamı öyle görünce… “Mmm… İştah açıcı görünüyor” dedim dudaklarımla yalanarak… “Hadi gel, odamıza gidelim…” “Dur biraz karıcım, hazır uyurken, kocası da ortalıkta yokken şu Nevin’in vücudunu seyredeyim biraz…” Baktım, Nevin biraz ilerimizdeki şezlongta hala uyuyordu. Hasır şapka yüzünü örtmüş, düzenli nefeslerle bikinisinin üstü inip kalkıyordu. Meme uçlarının kabarıklığı kumaştan belli oluyordu. Düzgün, beyaz vücudu kaymak gibiydi. Yüksek koruyucu faktörlü güneş sütüyle parıl parıl parlıyordu teni… Bir dizini kaldırmış vaziyette, avuç kadar minicik bikinisinin altı yumruk gibi kabarmış kadınlığını zor örtüyordu. Yerimden kalkıp belime pareoyu bağlamadan önce bikini altımın ağındaki ıslaklığı kocama gösterdim, “Nasıl ıslanmış görüyor musun? Sevgili arkadaşın okşaya okşaya ne hale getirdi beni… Hadi sapık herif, çabuk kalk, odaya gel. Elin uyuyan çıplak karısını seyredeceğine gel, bu hazır azmış vaziyetteki kendi karını becer. Güzel güzel bu ıslak amın hakkını ver. Sik beni… Yoksa…” “Yoksa?” Elinden tutup kaldırdım, “Yoksa, ben de gider Erdal’la beraber yüzmeye başlarım. Bu azgınlıkla, ıslanmış amcıkla sonu nerde biter bilmem… Sen de oturur burada Nevin’e baka baka mastürbasyon yaparsın” Neredeyse koştururcasına kaldığımız odanın yolunu tuttuk. Daha odaya girer girmez kocamın üstüne atladım. Birbirimizi vahşice öperken titreyen ellerimizle üstümüzdeki mayoları soyduk bir yandan da… Çırılçıplak kalınca kocamın üstüne çıktım. Havaya dikilmiş sikinin üstüne oturuverdim bir anda… Havuz kenarında Erdal’ın okşamasıyla ıslanmaya başlayan kadınlığım, kocamın sikini kolaylıkla içine aldı, yağ gibi kaydı. İkimiz de öyle tahrik olmuştuk ki, çok kısa sürdü sevişmemiz… On dakika sonra sarsılmaya başladım. Kocam içime sıcak döllerini püskürtürken ben kasıla kasıla orgazm oldum. Kendimi yatağa, kocamın yanına attım. Sırtüstü yatıp kaldık. “Off…” dedim. “Fırtına gibiydi… Ne olduğunu anlamadım bile…” Metin yan dönüp okşamaya başladı beni… “Evet, fırtına gibiydi ve ben senin neden tahrik olduğunu çok iyi biliyorum” dedi. “Nedenmiş?” “Erdal’ın okşamalarından, neden olacak? Dün geceki dans ederken sarılmaları, bugün güneş kremi sürerken mıncıklayıp durması… Kabul et artık. Hoşuna gidiyor başka bir erkekle sevişme fikri… Tahrik oluyorsun. Gel yapalım şu grup seks işini… En azından bir kez deneyelim. Hazır ortam bu kadar müsaitken…” “Senin amacın da Nevin’i becermek değil mi? Arkadaşının karısını sikebilmek için mi ısrar ediyorsun bu kadar?” “Nevin şart değil aşkım… Tamam, senin kadar olmasa da, Nevin de taş gibi, güzel, seksi kadın… Ama benim amacım değişiklik olsun, denemiş olalım, dörtlü grup seks yapalım. Baksana, az önce kasırga gibiydin, hayali bile yetti. Düşünsene gerçekten grup seks yaptığını… Erdal’la seviştiğini… Benim yanımda… Hepimiz beraber…” “Peki sen hazmedebilecek misin sonradan? Düzenimiz bozulmasın yok yere? Beni boşamaya falan kalkmayasın?” ”Yapma karıcım bu nasıl laf ? Ben monotonlaşan seks yaşantımızı renklendirmeye çalışıyorum. Biliyorsun sevişme süremiz neredeyse üç dakikaya inmişti. Sen benim biricik ve sevgili karımsın…” Giyinip dışarı çıktık. Eğlendik, yüzdük, yemek yedik, akşam dans, eğlence derken gece odamıza çıktık. O gece ilk kez fantezi kurarak sevişmeye başladık. Ve gerçekten de çok uzun süredir ilk defa bu kadar ateşli ve uzun oldu sevişmemiz… Kocam bana, “Kapat gözlerini… Şimdi seni Erdal sikiyor… İçinde Erdal’ın siki gidip geliyor… Yanınızda da ben Nevin’e geçirdim, onun karısını sikiyorum. Ohhh… Hem Nevin’in amına koyuyorum, hem Erdal’ın seni nasıl siktiğini izliyorum…” dedikçe ben kendimden geçiyor ve artık unutmaya başladığım iniltiler ve çığlıklar dökülüyordu dudaklarımdan… Yaklaşık iki saat boyunca durup dinlenmeksizin seviştik. Sevişmemiz bitince, “Gördün mü bak? Ne kadar farklı oldu? Bir de gerçeğini yapsak kim bilir nasıl olur?” dedi yine… “Nasıl olacak peki? Bakalım onlar da isterler mi? diye sordum merakla ve istekle… “Pek zorluk çıkaracaklarını sanmıyorum. Erdal seni okşarken ne hale geldiğini gördüm gözlerimle… Karısı da dans ederken sarılmama hiç ses çıkarmamıştı. Yine de sen bir Nevin’in ağzını ara, ben de Erdal’ın..” dedi. Ertesi gün sabah kahvaltısından sonra çarşıya çıktık. Biz iki kadın her zamanki gibi dükkanların önünde fazlaca takılmaya başlayınca erkekler sıkıldı ve bir kafede birer bira içmek için ayrılıp bizi yalnız bıraktılar. Biz mağazaları dolaşıyorduk. İç çamaşırı satan bir dükkandan bir iki string külot, transparan fantezi gecelik, jartiyer, çorap falan aldım. Nevin aldıklarıma bakıp güldü, “Desene bu bir hafta boyunca Metin’i mahvetmeye kararlısın” dedi. “Ee, tatile geldik hayatım. Tadını çıkarmak lazım. Kocam bu tatilde pek dinlenmeye fırsat bulamayacak” dedim muzip muzip… Yüzüme baktı, gülümseyerek, “Geçen geceki dans gibi mi?” dedi. Baktım, biliyordu ve pek kızmış görünmüyordu. Yine de, “Şey, alkolü fazla kaçırdım biliyorsun. Biraz dağıttım galiba…” dedim. Tekrar güldü, “Canını sıkma Gül. Kocamla yaptığın o samimi dans bana yaradı o gece… Sabaha kadar canımı çıkardı Erdal… Şuna baksana…” diyerek omuzlarına saldığı saçlarını kenara çekip boynundaki ısırık izini gösterdi. “Sert seksten hoşlanıyorsunuz galiba… Sen de o gece Metin’le kucak kucağaydın. Nerdeyse ortalık yerde işi pişirecek gibiydiniz” dedim ben de… Uzanıp elimi okşadı, “Senin de dediğin gibi Gül, tatile geldik. Eğlenmeye… Tadını çıkaralım hepimiz… Sonra… Dün havuzun başında içim geçmiş biraz… Ama kocam seni kremlerken uyanıktım. Keyfinizi kaçırmamak için uyuyormuş gibi yaptım gidene kadar… Benim kocamı da, kendininkini de azdırdın iyice… Daha doğrusu hepimizi… Siz gittikten sonra biz de odaya çıktık. Erdal yine haşat etti beni…” “Yani… Konuştuklarımızı duydun mu peki?” Şuh, isterik bir kahkaha attı Nevin, “Evet canım… Hepsini… Erdal’ın söylediklerini… Kocanın benim hakkımda konuşmasını…” Durdu, gözkapakları yarıya inmiş kısık gözlerle, yarı aralık etli dudaklarıyla yüzüme baktı. Yüzündeki şehvet ifadesi görülmeye değerdi. Elimi tuttu, “Hadi gel, erkekleri de alalım, şöyle tenha bir yer bulalım kendimize… Tatil yapmaya geldik, tatilimizin tadını çıkaralım…” Kocalarımızın oturduğu kafeye gittik elimizde paketlerle… Bira içiyorlardı. Birer tane de biz içtik. Kocama baktım sorar gibi, başıyla tamam işareti yaptı. Evet, erkekler de konuşmuştu. İçim bir hoş oldu, heyecanlandım. Birer bira daha içtik. Biralar biter bitmez arabaya binip yola çıktık. Yolda arabayı kullanan Metin’e “Aşkım, hava çok sıcak, hadi bizi değişik bir yere, güzel bir deniz kenarına götür, serinleyelim.” dedim. Bir an önce olaylar başlasın istiyordum. Kocam, “İyi ama, denize girmeyi planlamamıştık karıcım, mayolarımız yok.” Şımarık bir tavırla yanağından öptüm, “Olsun aşkım, sizin üstünüzde şortlarınız var, bizim çamaşırlarımız… Tenha bir koy bulalım yeter…” Koyları dolaşmaya başladık. Hafta içi olduğundan pek kalabalık değildi. Yarım saatın içinde tam istediğimiz gibi bir yer bulduk. Tepede yolun kenarında arabayı bırakıp elimizde çantalarla aşağıya inmeye başladık. Nevin ile Erdal önden gidiyorlardı, biz Metin’le arkada kalmıştık. Elimi tutup taşlık patikada aşağıya inmeme yardımcı oluyordu. “Ne yaptınız, Erdal’la konuştunuz mu?” dedim kısık sesle… “Evet aşkım… Anladığım kadarıyla adam senin için deli oluyor. Seni sikebilmek için her şeye razı… Peki ya siz? Nevin’le konuştun mu?” “Konuştuk. Her şeyin farkında, biliyor. Buraya gelmemizi de o istedi zaten… İstediğin şey biraz sonra gerçekleşecek. Memnun musun?” “Olmaz olur muyum? Göreceksin, çok güzel olacak.” Kıvrıla kıvrıla inen daracık, taşlı patika yol, bizi nefis, tertemiz bir deniz kenarına götürdü. Çalıların bittiği yerde kayalar başlıyordu, sonra da deniz… Denize girilebilecek ufak bir alan vardı sadece… Böyle bomboş olmasının nedeni de buydu herhalde… Havluları karşılıklı ikişer ikişer yere serdik. Adam kesseler kimse duymazdı. Kuş ve dalga seslerinden başka bir şey duyulmuyordu. Kocalarımız tişörtlerini çıkarınca şortlarıyla kaldılar. Biz kadınlar da önce tereddütle birbirimize baktık, sonra tişört ve eteklerimizi çıkardık. Benim içimde çamaşır olarak şeffaf siyah bir tanga takım vardı. Memelerimin kabarmış uçları, amımın üstünde çizgi şeklinde bıraktığım ince tüy şeridi transparan çamaşırın altında görünüyordu, meydandaydı. Nevin’deyse iri göğüslerini zor kapatan bir beyaz sütyen, altında minicik bir string külot… Önü dudakların arasında kaybolmuştu, arkada ise bir ip sadece… Kocamın hayran olduğu taş gibi güzel kalçaları meydandaydı. Stringin ipi arkasındaki minik deliğini bile zor kapatıyordu. Cesaretini takdir ettim doğrusu… Erkekler havluların üzerine sırt üstü uzanmışlar, bizim soyunmamızı izliyorlardı. İkisi de heyecanlıydı, şortlarının önündeki kabarıklığı saklamak için pek gayret sarf etmiyorlardı, gözleri üstümüzdeydi. Benim gözüm Erdal’ın geniş göğsüne, kaslı kollarına takılıyordu sürekli… Bacakları kaslı ve gergindi. Yutkundum. O bedeni okşamak, altında ezilmek için müthiş bir istek duydum içimde… Erdal yattığı yerden, “Ya, kızlar, isterseniz üstünüzü de çıkarın, nasıl olsa burada biz bizeyiz. Öyle değil mi Metin? Ne dersin?” “Tabi canım… Üstsüz güneşlenin… Yabancı yok ya… İstediğiniz gibi davranın, rahat edin.” Nevin’le birbirimize bakıp gülümsedik. Yabancı yoktu ama, bizi sikmek için kıvranan birbirimizin kocaları vardı. Ve her yerimizi, her noktamızı görmek için deli oluyorlardı. Üstlerimizi çıkardık. Benim ufak bir kavunu andıran diri yuvarlaklarım, Nevin’in benden daha büyükçe iri memeleri meydandaydı şimdi… Ben de öyle heyecanlıydım ki… İlk defa kocamdan başka bir erkek, çıplak memelerimi detaylarıyla görüyordu. Kocam Nevin’e, “Nevin’cim, gel seni kremleyeyim, güneş yakmasın, çok beyaz tenin var senin…” dedi. Kocasına döndü, “Dün sen Gül’ü kremlemiştin Erdal, bugün ben de Nevin’e süreyim, ne dersin?” “Tabi dostum, neden olmasın…” diyerek izin verdi kocası… Nevin gülerek Metin’in yanına uzandı. Çıplak göğüslerinin uçları mermi gibi olmuş, arzuyla titreşiyorlardı. Ben de eğilip ikinci güneş kremini aldım poşetin içinden, gidip Erdal’ın önünde dikildim. Elimdeki güneş kremini gösterip, “O zaman benim krem sürücüm de sen oluyorsun Erdal…” dedim neşeyle… Erdal yanındaki boş havluyu eliyle gösterip, “Evet, hanımefendi. Buyurmaz mısınız? İtinayla yağlama, kremleme yapılır” diyerek şakalaştı benimle… Ben de onun yanına uzandım. Ellerine bolca krem döktü, yanımda diz çöktü. Ben heyecandan titreyerek onun ellerinin, parmaklarının temasını bekliyordum. Fazla bekletmedi, göğüslerimden başlayıp kremi yedire yedire, okşaya okşaya sürmeye başladı. Kremlemek lafın gelişi, adeta pençelerini atmış, resmen göğüslerimi okşuyordu. Dirseklerime dayanmış yatıyordum önünde… Başımı arkaya attım. Göğüslerimi okşayan kaygan parmakları uçlarında dolaşmaya, hafif sıkmaya başlayınca zevkten belli belirsiz inceden bir inilti koptu ağzımdan… “Ohhh… Erdal… Çok güzel sürüyorsun..” Şehvet yangını başlamıştı, kasıklarımın yandığını, ıslandığımı hissediyordum. Göğsümü bitirdi, karnımı okşadı, bacaklarıma geldi. Bacaklarımı hafif araladım. Tanga külodumun önündeki ağ kısmı zevk sularımdan ıslanmış, güneşin altında parlıyordu ve Erdal da görüyordu bunu… Kafamı bizimkilere çevirdim o arada… Kocam Nevin’in arkasındaydı. Bacaklarını aralayıp arasına, havluya oturtmuştu Nevin’i… Bir yandan koltuk altından geçirdiği kremli elleriyle kadının göğüslerini avuçlamış okşarken, bir yandan da omuzlarını öpüyor, Nevin de eliyle string külodun ipinin yanından kadınlığını avuçlamış, gözleri kapalı, kendini okşuyordu. Beni kremlemeye dalmış, gözü benden başkasını görmeyen Erdal’a bizimkileri işaret ettim. Çok güzel manzaraydı karşımızdaki… İştah açıcıydı… Güzeller güzeli Nevin, yakışıklı kocamın kolları arasında kendinden geçmiş vaziyetteydi. Erdal da manzarayı görünce hem cesaretlendi, hem de hırslandı. Beni arkaya sırtüstü yatırıp memelerime kapaklandı. Somururcasına emiyor, yalıyordu. Ellerimi saçlarına götürdüm, avuçlayıp kendime çektim. Daha da hırslandı, birini avuçlarken, diğerini somuruyordu. Dayanamadım, kendimi onun dudaklarına bırakıp “Ohhh… Erdal… Harika…” diye inledim. Memelerime doyunca onlarla uğraşmayı bırakıp yukarıya çıktı. Dudaklarıma yumuldu. Vahşice öpüşüyorduk. Kendimizden geçmiştik. Kocamla Nevin de bizden görüp sevişmeye başlamışlardı. Hemen yanı başımda sevgili kocam bir başka kadının, arkadaşının karısının üstündeki tek giysi olan string külodu koparıp attı. Eliyle amını avuçlarken o da Nevin’e yumuldu. Şehvetle, ateşli ateşli öpüşüyorlardı. Nevin’in eli kocamın şortunun içine daldı. Taş kesilmiş sikini avuçlayıp dışarıya çıkardı. Kocam onun amını avuçlarken, o da kocamın sikini sıvazlayıp duruyordu. Erdal altımdaki külodu bacaklarımdan sıyırmaya başlamıştı. Benim külodumu, kendi şortunu telaş içinde çıkarıp attığında ikimiz de çırılçıplak vaziyetteydik. Bacaklarımı aralayıp başını amıma gömdü. Şehvetle yanan amımı yalamaya başladı. Saçlarından tutup kendime çektim. Artık zevkten bağırmaya başlamıştım. İlk kez kocamdan başka bir erkeğin, Erdal’ın amımı, klitorisimi yalayan dilinin verdiği zevk bir yandan, hemen yanımda kocamın bir başka kadınla sevişmesini izlemenin verdiği zevk bir yandan… Sevişirken, kocamla birbirimizi yalarken, beni sikerken televizyon izlemeye benzemiyordu bu… Canlı canlı sevişiyorlardı karşımda… Ve bambaşka, çıldırtıcı bir deneyimdi bu… Kocamla Nevin öpüşmeyi bıraktılar. Benim zevk feryatlarımın etkisiyle onlar da iyice azmışlar, hareketleri sertleşmişti. Hırsla yere yatırdı Nevin’i… Bacaklarını aralayıp taş kesilmiş sikini kadının ıslak amına gömdü bir hamlede… Nevin acı bir feryat kopardı. Sesi denizde, arkamızdaki yola çıkan tepelerde yankılandı. “Ahhh… Metinn… Canımı yaktın… Oohhh… Sikin canımı yaktı” Erdal da amımı yalamayı bırakıp başını bizimkilere çevirdi, ne oluyor gibisinden karısına baktı. Hızla, acıtarak karısının amına giren ve girip çıkmaya başlayan alet şimdi zevk vermeye başlamış olmalı ki, kaltak bacaklarını kocamın beline dolamış, boynunu, omuzlarını ısıra ısıra inliyordu. Erdal’ın kolunu tutup yere yatmasını istedim. Ben geri kalmıştım. Nevin’in aldığı zevki ben de almalıydım. Yere yatan Erdal’ın şortunu çıkarıp attım. Sikinin üstüne yükselip elimle başını tuttum, amıma nişanladım. Dudaklarımı ısırarak yavaş yavaş sikinin üstüne oturdum. Ellerimi göğsüne dayayıp destek alırken oturup kalkmaya başladım. Erdal aşağıdan memelerimi avuçlayıp sıkarken, alttan kalçalarını indirip kaldırıyordu. Siki Metin’in sikiyle aynı boydaydı hemen hemen… Fakat daha kalındı. Adeta amımı ikiye yarıyor, geriyordu girip çıkarken… Kocam Nevin’in ayaklarını tutup pergel gibi bacaklarını ikiye ayırmış, bıçak saplarcasına yarağını kadının amına sokup çıkarıyordu. Nevin zevkten haykırıyor, kocam sikini gömdükçe memeleri ileri geri sallanıp duruyordu. Kocam sikini çıkardı, tutup Nevin’i bize doğru domalttı. Belinden tutup arkasından sokup çıkarmaya başladı. Ben de Erdal’ın sikinin üstünden kalktım, havluyu alıp onların yanına götürdüm. Aynı Nevin gibi domaldım onlara doğru… Erdal da ne istediğimi anladı hemen, gelip kalın sikini arkamdan amıma geçirdi. Belimden pençeleriyle tutup arkamda gidip gelmeye başladı. Torbaları alttan klitorisime çarpıyordu yapış yapış, beni delirtiyordu zevkten… Nevin’le yüzyüze sikiliyorduk. Kocam onun arkasında Nevin’i sikerken, Nevin’in kocası da beni sikiyordu karşılıklı… Nevin’in zevkten kasılan yüzü, aralık duran etli, dolgun dudakları öyle güzeldi ki… Dayanamayıp dudaklarından öptüm. Şaşırdı önce… Sonra o da bana katıldı. Erkeklerimiz bizi domaltmış sikerken, biz de kız kıza öpüşmeye başladık. İnlemeler, feryatlar koyun içinde yankılanıyordu. Kocam daha fazla dayanamadı, haykırarak boşalmaya başladı. Öyle uzun sürdü ki boşalması… Onun ilk defa bu kadar boşaldığına şahit oluyordum. Onu Nevin takip etti. Hemen arkasından onların feryatları Erdal’ı gaza getirdi herhalde, belimi acıtan parmakları kasıldı, kendine çekti, kalın yarağını amıma kökledi dibine kadar… Hayvani bir böğürtüyle boşalırken sıcak dölleri içime, derinliklerime akmaya başladı. image O sıcaklığı hisseder hissetmez ben de zıvanadan çıktım. Kasılmaya, orgazm olmaya başladım. Kendimizi kasmıyorduk hiç… Birileri duyacak, rezil olacağız korkumuz yoktu… İstediğimiz gibi yüksek sesle inliyor, bağırıyorduk. Zevk feryatları kulaklarımızda çınlıyordu. Sonunda bitti. Ortalığı sessizlik kapladı. Kimimiz havluya, kimimiz yerdeki çimenlerin üzerine serilip kaldık. Dört tane çıplak beden, yorgun argın kalakaldık. Aradan ne kadar geçti bilmiyorum. Aramızda ilk çırılçıplak kalkıp koşarak kendini denize atan Nevin oldu. Onu erkekler takip etti. Önlerinde mızraklarını sallaya sallaya koşturdular. En son ben kalkıp denize atladım. Soğuk deniz suyu seks yapmaktan ve güneşin sıcağından erimiş bedenlerimizi kendine getirdi. Canlandık. Hepimiz anadan doğma, iki çift Adem ve Havva gibi uzun bir süre denize girdik, serinledik, yüzdük. Okuldan kırmış yaramaz çocuklar gibi neşe içindeydik. Suyun içinde herkes tuttuğuna sarılıyor, öpüşüyorduk. Kah kocamın kollarındaydım, kah Metin’in… Kocam bir beni kucaklayıp sertleşen sikini sokuyordu, biraz sonra Nevin’i sikiyordu denizin içinde… Kocam beni bırakınca kendi karısıyla öpüşüp sevişen Erdal’ın kollarına yüzüyordum. Nevin’i çekip kocama yollarken, Erdal’ın kucağına ben yerleşiyor, doyamadığım kalın sikinin tadına bakıyordum. Sonunda yorulduk. Çıkıp biraz dinlendik, kurulandık. Erkekler şortlarını, biz kadınlar da ıslak çamaşırlarımızı bırakıp çıplak bedenimize etek ve tişörtlerimizi giydik, dönüş yoluna çıktık. Dönüşte arabayı kocam kullanıyordu. Nevin onun yanına oturdu, biz de Erdal’la arkaya geçtik. Kocam araç kullandığı için onlar önde bir şey yapamıyorlardı ama, biz arkada Erdal’la daha samimiydik. Kucağına oturmuş vaziyette, öpüşüp durduk yol boyunca… Eli eteğimin içinde, külotsuz amımı okşuyordu beni öperken… Yine sertleşen aleti kalçama batıyordu. Kocam da tam boştaki elini uzatmış, Nevin’in bacaklarını okşarken Nevin bir feryat kopardı. Kocasıyla geri çekilme yoluyla korunuyorlarmış. Bugün öyle heyecan yaşamıştık ki, önlem falan aklından gitmiş, benim kocam da gürül gürül içine boşalmıştı. Adeta ağlayacak gibi dudaklarını büzmüştü, ya hamile kalırsam endişesi sarmıştı. Erdal karısını teselli etti ben kollarındayken, “Üzme kendini aşkım. Seviştikten sonra hemen arkasından çırılçıplak denize, tuzlu suya girdin, bir şey olmaz belki… Şimdi giderken eczaneye de uğrarız, bunun sevişme sonrası hapı falan var, merak etme sen…” Ben de ona katıldım, “Kocan doğru söylüyor hayatım. Bunu kendine dert edip tatilimizi zehir etme… Yaşayacaklarımızı bir düşünsene… Hem bundan sonra Metin de prezervatif falan alır, korunur, işi garantiye alırız. Her şeyin çaresi var. Hadi somurtmayı bırak da sevgiline yanaş… Baksana bize… Ne kadar mutluyuz…” Metin de Nevin’in elini tutup cesaret verdi, “Gül doğru söylüyor canım… Prezervatif alırım, korunuruz. Bundan sonraki sevişmelerimizde kafamızda soru işareti olmasın. Daha önümüzde kaç gün var. Üstelik eve dönünce de sürdürürüz bu işi, burada kalacak hali yok ya bunun…” dedi. Otele uğradık, yemek servisi bitmişti. Dışarıya çıkıp hem yemek yiyelim, hem gezelim dedik. Bu arada eczaneye uğradık. Eczacıya derdimizi anlattık. O da hem ilişki sonrası için bir hap, hem Metin için prezervatif, bir iki koruyucu sprey falan verdi. Yolda yürürken Metin elini Nevin’in omzuna attı, Nevin de kocamın beline sarıldı. Hem yürüyorlar, hem arada bir durup öpüşüyorlardı. Erdal da benim yanımdaydı, onları gösterip, “Şunlara bak, sanki liseli aşıklar gibi…” dedi. O da bana sarıldı, dudaklarımdan öptü. Mutlulukla beline sarıldım. Bir restorana girdik. Geç saat olduğundan kimseler yoktu. Bir iki garson falan vardı. Yemeklerimizin yanında birer kadeh rakı şarap falan içtik. Rahatsız eden olmadığından, sevişmemiz konusunun etrafında uzun uzadıya konuşup sohbet ettik. Hepimizin de ilkiydi bu… İlk eş değiştirme olayını yaşamıştık ve hepimiz de çok mutluyduk. Açık havada sevişmeye bayılmıştık ama otelde yumuşak geniş yataklarda daha rahat ve güzel olacaktı. “Keşke daha önce yaşasaydık bu mutluluğu…” dedi Erdal… Ben de ona katıldım, “Evet ya… Sahi neden yapmadık bunu?” “Haklısınız ama hiç ortam olmadı ki…” dedi Nevin. Erdal itiraz etti, “Aslında, valla ne yalan söyleyeyim, benim Gül’de gözüm vardı hep… Nasıl becerebilirim diye hep hayal kurdum ama cesaret edemedim. Ne zaman evde bir araya gelsek, Gül çay falan verirken gözüm hep memelerine kayardı. - Hele mini etek giydiği zaman, ne yapar eder, mutlaka karşısına otururdum. Hiç fark etmediniz mi?” dedi. “Tamam aşkım, ara sıra bacaklarıma baktığını gördüm” dedim. “Ama tesadüftür falan diye umursamadım. Böyle istediğini bilmiyordum hiç… Keşke bilseydim…” diye kıkırdadım. “Vay kaltak vay… Niye bana söylemedin Erdal’ın dikizlediğini?” diye kızar gibi yaptı kocam. Yanımda oturuyordu, dönüp dudaklarından öptüm, “Sana güven mi olur kocacım? Adamla kavga falan edersin bakıyor diye… Hem sadece bakıyordu, yemedi ya… Aslında hoşuma da gitmiyor değildi yani…” Kocam güldü, “O zaman yemedi ama, sonunda bugün sikti, becerdi işte…” Nevin atıldı bu defa, “Metin, sen de az dikizlemedin beni… Nerdeyse bakışlarınla yiyordun beni, fark etmedim zannetme… Hele geçen yaz plajda nasıl bakıyordun, gözlerinle çırılçıplak soydun zannettim.” Kocam masanın üstünden elini uzatıp Nevin’in elini tuttu, dudaklarına götürüp öptü, “Soydum tabi sevgilim. O bikinilerle öyle seksi oluyordun ki… Altındakileri görmek için, onlara sahip olmak için neler vermezdim. Ama en sonunda ben de muradıma erdim. Ve inan çok nefisti. Hayallerimdekinden daha güzeldi. Sana dokunmak, o güzel memelerini mıncıklamak, içine girmek, orgazm olurken o müthiş titremen…. Benim için ömre bedeldi hepsi…” Nevin kalkıp kocama uzandı, dudaklarından kısa ama şehvetlice öptü. Erdal söze girdi, gözleri benim üstümdeydi, “Çocuklar, siz öpüşüp koklaştıkça, eskilerden konuşup durdukça, benim canım yine istemeye başladı. Hadi bir an önce gidelim artık otele de odamıza kapanıp tekrar sikişelim…” Elimi uzatıp alttan şortunun önünü yokladım. Doğru söylüyordu. Önündeki canavar uyanmış,baş kaldırmıştı. Parmaklarımla şöyle bir tutup sıktım, “Mmmm… Gerçekten istiyor bu… Hadi gidelim artık…” - Kalktık, hesabı ödeyip otelin yolunu tuttuk. Yolda bir büfeden bir iki viski, çerez falan da aldık, otele girdik. Erdal’ların odası nispeten daha arkada, rahat edebileceğimiz bir yerdeydi, onların odasına girdik hep birlikte… Odaya girer girmez Erdal’la birbirimize sarıldık. Ayakta öpüşüyorduk. Azmıştım iyice… Sevgilimin etli dudaklarını daha bir iştahla, ihtirasla öpmeye başladım. O da tüm hünerini gösteriyor, dudaklarımı içiyordu. Ellerimi boynuna doladım. Ayak uçlarımda yükselip göğsümü onun göğsüne yaslarken dilimi ağzının içine soktum. O da dilimi emmeye başladı. Bir iki dakika sonra onun dili benim ağzımdaydı ve o emiyordu dilimi… Siki kazık gibi olmuş, şortunun önünden kasıklarıma batıyordu. Sertliği hissedince ellerimi boynundan çekip şortuna indirdim. O da benim memelerimi avuçladı giysimin üzerinden ve biraz kuvvetlice sıktı. Ağzının içinde acıyla inleyip biraz kendimi çektim ama öpüşmeyi bırakmadım. Hem canım yanmıştı, hem tahrik olmuştum. Elimi şortunun içine soktum ve sertliğini kavradım. O da badimi yukarıya sıyırıp memelerimi avuçladı. Can acıtacak kadar değil ama yine de sıkıp sıkıp bırakıyordu. Resmen ayakta kendimizden geçmiştik. Öbür tarafta neler olduğunu görmüyordum, hatta onların varlığını bile unutmuştum. Müthiş sevişiyordu Erdal… Beni zevkten delirtiyor, inletiyordu… Tam anlamıyla sikici bir erkekti. Aynı anda her yerime dalıyordu ve her yerimden zevk alıyordum. Dudaklarımdan kulak memelerime geçti, oradan boynuma… Boynumu emmeye başladı. Aklıma Nevin’in boynundaki morluk geldi. Beni de morartacaktı bu azgın… Umursamadım. Boynumla omzumun birleştiği hassas noktayı, atardamarımın üstünü emmeye başladığında ürperdim, kollarının arasında zevkten titredim. “Ohhh… Sevgilim…Çok güzel… Sakın bırakma beni… Harikasın… Sakın bırakma…” Elini eteğimin altına götürdü, çıplak bacaklarımı okşayıp yukarıya çıktı. Amımı avuçladı. Öyle ıslanmıştı ki… Elini çekip parmağındaki ıslak sularımı diliyle yaladı. Sonra parmak tekrar yerine, eteğimin altına döndü. Kalçalarımı sıktı, tekrar amımı avuçladı. Suları akan amımın içine orta parmağını gömdüğünde irkildim, şehvetle sarsıldım. Başparmağıyla klitorisime baskı yaparken orta parmağı vajinamın içlerini karıştırıyor, zevkten delirtiyordu beni… Kulağına, “Ohhh… Sevgilim… Geliyorum… Sakın bozma… Devam et erkeğim… Ohhhh…” diye fısıldadım şuh bir sesle… Kollarının arasında kasıla kasıla boşalmaya başladım. İnanılmaz bir şeydi bu… Daha siki içime girmeden, sadece parmağıyla, kapının arkasında ayakta orgazma ulaştırmıştı beni… Bir parmağı kasılan amımın içinde, diğer eli memelerimi sıkarken ben sımsıkı sarılmış vaziyette, düşmemek için çaba harcayarak dakikalarca boşaldım. Durmadan inliyordum, “Ohhh… Harikasın aşkım… İnanamıyorum… Böyle bir şey yaşamadım hiç… Ahhh…” Sonunda duruldum. Kollarının arasından bırakmadı beni… Birlikte kenardaki koltuğa gittik. Erdal koltuğa otururken beni de kucağına çekti. Boynuna sarıldım. İkimiz de giyiniktik ama benim etek ve badi yukarıya sıvanmıştı. Memelerim ve ıslak amım meydandaydı. Erdalın şortu da inik vaziyetteydi. Üstümüzü topladık. - O zaman etrafımıza bakmak, bizimkileri izlemek aklımıza geldi. Biz ayakta yiyişip kendimizden geçmişken, onların ikisi de çırılçıplak soyumuşlardı. Kocam Nevin’i yatağın hemen ucuna yatırmış, kendisi de önünde diz çökmüş, bacaklarını ayırıp başını kasıklarına gömmüştü. Nevin göründüğü kadarıyla halinden çok memnundu. Metin yaladıkça yalıyor, dilini içerilere sokup karıştırıyor, çıkarıp klitorisini somuruyordu. Nevin şehvetle kıvranıp başını sağa sola sallıyor ve inliyordu. Eli kocamın saçlarında okşayıp kendine çekiyor, amına bastırıyordu. Erdal altımda kıpırdanmaya başladı ama ben bastırıp izin vermedim, oturmasını işaret ettim. Huşu içinde önümüzdeki güzel manzarayı, karşımızda sevişip duran eşlerimizi izliyorduk. Ben az önce mükemmel bir orgazm yaşamıştım ama sevgilim henüz boşalmamıştı ve altımda hissettiğim sertlikten onun zor durumda olduğunu anlayabiliyordum. Kucağından kalktım, şortunu çıkarıp attım ve önünde diz çöküp Erdal’ın damar damar kabarmış, sertleşmiş sikini elime alıp yalamaya, emmeye başladım. - Ben Erdal’ın sikine oral seks uygularken hemen bir metre önümüzde kocam da onun karısını yalayıp duruyordu. Erdal zevkten gözleri yarı kapalı oralın keyfini çıkarıyordu. Aynı anda bana saksafon çektirirken, kulaklarında karısının zevk inlemeleri, bacaklarını ikiye ayırmış karısının amının yabancı bir erkek tarafından nasıl yalandığını izliyordu. Koltuk yatağın hemen yanındaydı ve ikimiz de sevişirken, rahat rahat yanımızda sevişen eşlerimizi tüm detaylarıyla görebiliyorduk. Kocamın dili bir yukarıya, bir aşağıya inmeye başlamıştı. Hem amını, hem alttaki minik deliği yalıyordu. Sonra da bütün enerjisini göt deliğine vermeye başladı. Erdal homurdandı, “Boşuna uğraşma arkadaşım, karım analdan hoşlanmaz asla…” Ben Nevin’in tepki vermesini beklerken o kocasını haksız çıkardı. Ayaklarını yere koyup kalçalarını havaya kaldırdı. Şimdi arka deliği iyice açılmış, kocamın gözlerine ve diline hazır konuma girmişti. Kocam tüm hünerini gösteriyor, göt deliğinin etrafında dolaşan diliyle Nevin’i kıvrandırıp duruyordu. Erdal karıcığının bu kadar istekli bir şekilde göt deliğini yalatması karşısında şaşırmıştı. Hele Metin parmağını am sularında ıslatıp deliğe dayadığında büsbütün afalladı… “Vay orospu vay…” derken sesinde bir kıskançlık hissettim. “Bana parmaklamak, yalatmak bir yana, dokundurmazdı bile…” Sikini ağzımdan çıkarıp, “Boş ver onları… Eskiyi boş ver… Artık yeni bir hayatımız var, yeni zevklerimiz… Sen kendi zevkine bak aşkım…” dedim. Tekrar emmeye devam ettim. Dilimle boydan boya yalıyor, taşaklarını, yumurtalarını bile okşayıp emiyordum. Erdal altımda kıvranırken kocama seslendi, “Oğlum soyunsana sen de… Böyle giyinikken nasıl sikeceksin karımı?” Elimdeki aletini sıkıp bıraktım boş ver dercesine… Biz kendi zevkimize bakalım. Gerçi ben de giyiniktim ama… O kadar yalamama rağmen boşalmıyordu yeni erkeğim… Kocam bize bakıp başını salladı hak verircesine… Kalkıp bir çırpıda soyundu. Nevin’i kucaklayıp tuvalet aynasının üstüne oturttu. Bacaklarını aralayıp arasına girdi. Erdal’a da “Bana akıl verene kadar sen de karımı soy… Baksana hala giyinik duruyor o da…” dedi bir yandan… Nevin titreyerek kocamı bekliyordu. Bacaklarını ikiye ayıran Metin bir hamlede Nevin’in ağzını açmış bekleyen ıslak kadınlığına daldı. Yarağının tamamını bir defada köküne kadar gömdü. - “Aaahhh…” diye bir çığlık kopardı Nevin… Dudaklarını ısırıyordu. Kocam aldırmadan, acımadan pompalamaya başladı Nevin’i… Tuvalet aynası sarsılıyordu gidip gelişlerinin sertliğinden… İkisi de zevkle inliyorlardı. Bu güzel manzarayı izlerken Erdal’ın avuçlarımın arasındaki sanki sikinin daha da büyüdüğünü hissettim. Metin bir süre bu şekilde siktikten sonra Nevin’i indirip aynaya doğru domalır pozisyona getirdi. Nevin ellerini dayayıp arkasını kocama döndü. Kocam tekrar pompalamaya başladı. Her ileri vurduğunda kasıkları Nevin’in kalçalarına yapışıyor, başı aynaya çarpıyordu. Nevin durmadan inleyip duruyordu. Sonunda Erdal da dayanamadı, gözlerini karısından ve onu acımasızca siken kocamdan ayırmadan beni soymaya çalıştı. Beceremiyordu gözleri onlardayken… Ben kalkıp üzerimde ne varsa bir çırpıda fora ettim. Çırılçıplak kaldım. Sonra da arkam Erdal’a dönük bir şekilde o güzel, kalın sikinin üstüne yerleştim. Şimdi ikimiz de gözümüzü eşlerimizden ayırmadan sevişebiliyorduk. Ben Erdal’ın sikinin üstünde hoplayıp dururken o da alttan kalçalarını indirip kaldırıyor, sikini amımın içinde oynatıyordu. Elleri belimde, göğüslerimde dolaşıyor, memelerimi, ulaşabildiği her yerimi okşuyor, sıkıp sıkıp bırakıyordu. Ayaklarım yere basıyordu ve inip kalkarken bacaklarım, vajinal kaslarım son derece kasıldığından kalın siki amımın içinde adeta eziliyordu. Bu arada kocam da sikini Nevin’in amından çıkarmıştı. Bacaklarından süzülen zevk sularını alıp parmağıyla arka deliğine sürmeye başladı. Nevin’in arka deliği ıslanmış, parlamaya başlamıştı. Metin önce bir parmağını, sonra ikinciyi kayganlaşan arka deliğine soktu. İki parmak da biraz sonra çok rahat hareket etmeye başlamıştı arkasında… Kocamın amacını hepimiz anlamış bulunuyorduk artık… Nevin’in kocasına el sürdürmediği arka deliğine girecekti. Nevin ağzı zevkten açılmış, heyecanla, ürpererek minik deliğine girecek aleti bekliyordu. Kocam öyle güzel alıştırmıştı ki Nevin’in arkasını… Sikini dayadığında pek fazla ürkmedi Nevin, kaçınmadı. Kocam sikinin başını hafifçe ve dikkatlice minik deliğe yerleştirdi, hafif hafif bastırarak zorlamaya başladı. İlk hareketi gerçekten özenli ve can yakmamaya çalışır biçimdeydi. O anda zevk almaktan çok, Nevin’in ürkmemesi, canının yanmaması için özen gösteriyordu. Kocamı takdir ettim. Beğeniyle onun arkadaşının karısına ilk anal seksini yaşatmasını izliyordum. Erdal da benimle beraber… Hareket etmeyi bırakmıştık. Kalın siki sertliğini kaybetmeden içimde duruyordu, tüm dikkatimizi bizimkilere vermiştik. Kocamın siki Nevin’in arkasını zorlamış, başı yavaşça girmişti. Aynadan Nevin’in kasılan yüzünü de görebiliyordum. Dudaklarını ısırıyordu. Belli ki canı biraz yanıyor ama dayanmaya çalışıyordu. Bir an aynadan göz göze geldik. Ona cesaret vermek için rahat olmasını, her şeyin yolunda olduğunu, bundan sonrasının sorun olmayacağını anlatır bir işaret yaptım. Kocamın sikinin başı kaybolmuştu gözden… Nevin’in belinden kavrayıp bir hamle daha yaptı, bir kısmı daha girdi. Son hamlede sikinin tamamı Nevin’in götüne gömüldü. Bir inleme kopardı Nevin… Başımı çevirip merakla Erdal’ın yüzüne baktım. Gözü hipnotize edilmiş gibi karısındaydı. Bugüne kadar anal sekse yanaşmayan, belki de her teklif ettiğinde kavga ettikleri biricik karıcığı, şu anda kocam tarafından götünden sikiliyordu. Hem de gözünün önünde, burnunun dibinde… Onun vücudunun her noktasını, acıyla, zevkle kasılan kaslarını, bacaklarından akan zevk sularını, karısının arka deliğine bütün haşmetiyle giren kocamın sikini… Her ayrıntıyı görebiliyordu. - Kocam biraz bekledikten sonra hareket etmeye, pompalamaya başladı. Nevin biraz daha eğilip poposunu havaya kaldırdı, belini çukurlaştırdı. Şimdi kocamın sikine alışmıştı, daha rahat girip çıkabiliyordu kocam… Az sonra zevk sesleri yükseldi, yükseldi ve odaya hakim oldu. Kocam sürekli pompalıyor, parmaklarıyla kavradığı belini sıkısıkı tutuyordu. Kocamın da sesi yükselmeye, inlemeye başladı. İlk defa sikilen göt daracık göt deliğinde müthiş bir zevk duyuyor olmalıydı, tahmin edebiliyordum. Anlaşılan boşalmak üzerelerdi. Kocam arkasında gidip gelirken Nevin’in üstüne kapandı. Elini ön tarafına atıp amcığını avuçladı, arkasında gidip gelirken amını kurcalamaya başladı. Bu hareket Nevin’i iyice delirtti.Nihayet ikisi de çılgınca sesler çıkararak boşaldılar. Onların boşalırken çıkarttıkları tahrik edici sesler bizi de harekete geçirdi. Erdal beni tutup üstünden kaldırdı, yatağa eşlerimizin yanına götürdü. Belimden tutup başımı yatağa bastırdı. Arkama girdi. Kalın sikini sokup çıkarırken başım yatağın benden tarafında uzanan kocamın bacaklarına çarpıyordu. Amımda Erdal’ın sikinin verdiği zevkle inleyip dururken gözüme kocamın bacaklarının arasında yarı kalkık duran siki ilişti. Elimi uzatıp tuttum, dudaklarımın arasına aldım. - İşte şimdi olmuştu. Tam da izlediğimiz porno filmlerdeki sahnelerde gibiydik. Arkadaşı arkamdan amıma sokup çıkarırken ben kocamın sikini yalıyordum. Nevin de kocamın yanında uzanmış, elini amına atmış parmaklarken, bir yandan da gözünü kırpmadan bizi izliyordu. Birden kalktı yerinden, kocamın üstünden aşıp yatağın kenarına, benim yanıma geldi. Sırtüstü yatıp altıma girdi, belimden tutup aşağı çekti biraz, “Biraz alçalsana Gül…” dedi. Ayaklarımı yere basıp kalçalarımı aşağı indirdim. Erdal arkamdan çıkar gibi oldu ama bırakmadı. Şimdi Erdal arkadan amıma girip çıkarken Nevin de altımda klitorisimi, amımı yalıyordu. İçime girip çıkan kocasının sikini de yaladığına emindim. Bacaklarım zevkten titremeye başlamıştı, inledim, “Ahh… Ne yapıyorsunuz bana karı koca? Delirteceksiniz beni… Ohhhh… Biri sikiyor, biri yalıyor… Ah kocacım… Harika bir şey bu… Dayanamıyorum… Oohhhh….” Bir yandan inliyor, bir yandan kocamın sikini koparırcasına tutmuş, yalıyordum. Kocam da alttan sallanıp duran memelerimi avuçluyordu. Her yerimden, her noktamdan zevk alıyordum. Dayanılır şey değildi bu… Ve dayanamadım da… Haykıra haykıra boşalmaya başladım. image Nevin altımdan zor kaçtı. Ben kendimi yatağa bırakır gibi oldum, Erdal bırakmadı. Belimden sımsıkı tutmuş kendine çekiyor, arkamdan kasılıp duran amıma sokup çıkarmaya devam ediyordu. Ben boşalırken o da haykırmaya başladı. Sikini köküne kadar amıma gömdü, spermlerini son damlasına kadar amıma fışkırttı… Başım yatakta onun kasılmalarının bitmesini bekledim. Halsiz, harap, yorgun, koca sikine asılmış bir kukla gibiydim. Boşalması bittiğinde bıraktı beni ancak… Kendimi yatağa, kocamın kollarının arasına yüzükoyun bırakıverdim, yığılıp kaldım daha doğrusu… Kocam saçlarımı okşayıp sakinleştirmeye çalışırken hala zevk kasılmaları devam ediyordu. Bilinçsizce bacaklarımı kasıp o zevkin devamını sağladım. Nevin yatağın ayak ucunda yatan kocasının amımdan çıkardığı dölle kaplı sikini yalayıp döllerinin tadına bakarken başını kaldırıp bize baktı, “Bak işte… Yine kendimizi kaybettik Metin, yine unuttuk. İçime boşaldın korunmadan…” Yorgun argın güldüm halsizce, “İçine boşalmadı kızım… Arkana boşaldı kocam…” dedim. - Tatil bitene kadar hep böyle seviştik. Defalarca… Eşlerimizi değişe değişe… Bazen yalnız… Genelde hep birlikte… Aklımıza geldiği gibi, her pozisyonda, her kompozisyonda… İkili… Üçlü… Dörtlü… Otel odasından bıktığımızda grup olayımızın başladığı o güzel koya gittik bir defasında… Tekrar doğanın koynunda hep birlikte seviştik. Tatilde başlayan bu güzel ve seks dolu birliktelik, eve dönünce de devam etti. Ama sadece dördümüz olduk. Başkalarını karıştırmadık aramıza… Bir nevi karı koca sadakati gibi birbirimize bağlı kaldık. Çünkü birbirimize yetiyoruz. Kocalarımızdan biri iş için falan şehir dışına çıktığında biz kadınlar asla yalnız ve erkeksiz kalmıyoruz artık… Geride kalan erkek ikimizi de yalnız bırakmıyor, mutlu ediyor, giden kocayı aratmıyor… Biz kızlardan birimizin regl olduğu, kocasıyla sevişemediği günlerde kocası seksten mahrum kalmıyor. Diğer kadın iki erkeği de cinsel yönden aç bırakmıyor, sonuna kadar doyuruyor. Öyle mutluyuz ki…
Tanişak istermisin