köşelerimi öp ve bileklerini uzat
almost home
YOU ARE THE REASON

@theartofmadeline

gracie abrams
No title available
Keni

Product Placement

No title available
ojovivo
Show & Tell
Today's Document
noise dept.
Fai_Ryy
let's talk about Bridgerton tea, my ask is open

roma★
RMH
Monterey Bay Aquarium
One Nice Bug Per Day
EXPECTATIONS
"I'm Dorothy Gale from Kansas"
seen from United States

seen from Canada
seen from United States

seen from United States

seen from United States
seen from United States

seen from Singapore
seen from Venezuela

seen from Singapore
seen from France
seen from United States
seen from Argentina
seen from United States
seen from United States

seen from Sweden

seen from United States
seen from United States

seen from Malaysia
seen from United States
seen from Vietnam
@fouvalega
köşelerimi öp ve bileklerini uzat
fısıldıyorum, senden başka kimse duyamaz
sınırları çizmekten ellerimi kanattığım gecelerden o kanı temizlediğin sabahlara
öpmeye başladığımda yazılmış tüm şiirlerin tadı ağzımdan vücuduna bulaşıyor
aynı vaziyette bir daha tutuşmamayı diliyorum fakat bir o kadar tutkunuyum tüm bu yangının. ne kadar çok itiyorsa bir o kadar da çeken bir şeyler var bastırdığım. seni izlerken yakalanmaktan hiç korkmadım ama severken göreceksin diye aklımı kaybettim. kötü biri olmadığımı fısıldayan halini özlüyorum bir de kötü biri olmayan halimi. yine de yitirmeden avuçlarımda sana sakladığım şeyler var. kimsenin dokunmasına izin vermediğim, düşünürken bile bir başkasına değmeyen sözcükler. şehrin ve ağzımın tadı yok. nefesim tenine çarpmıyor. dudaklarını ıslatmıyorum. vücudunun hiçbir yerinde izim kalmadı. hepsine tamam, en azından gözlerimi kapat. sabah siktir olup gideceğim, bu gece uyut beni
bir dengem yoktu ama seni kurban etmedim
deneyimlemem gereken onca şey varken kendi sınırlarımı zorlamayı tercih ettiğimde bile senden uzaklaşmak seçeneklerden biri değildi. bir zahmetin ürünü diyemem fakat koşarken çok yoruldum. gözlerimi gördüklerime kapatamadım, yok sayamadım, sorgusuz kabul edemedim, güvenemedim. durmama sebep olan ne varsa gün sonunda içime işledi. sen dikişlerimi sararken gözlerine bakamadım. yatağında pek kalamadım. hayallerine katılamadım. kalbimi açamadım. aklımdan fikrimden uzakta bir anlam aramaya çalıştın. bir sıcak demir kadar yorgundum boş kalan ellerini bağışlayamadım. seni saramazdım sebebi de sendin bu yüzden en çok sana kızdım. meydan okumaların, susmaların, inatlaşmaların, öpüşlerin. artık hiçbirine katlanamıyorum. zihnine dahi başkası değerse oyun biterdi, oyun bitti
bu havaları ellerin cebimde geçirmeyi seviyorum, adımlarım hızlanırken ıslak bir öpücük beklemeni ve kahkahalarını, kahveden yanan parmaklarını. seni ve sonsuz kere seni
arkama baktığımda hissettiğim tek şey bulantı
birçok şeyi geride bırakmak ve geride bıraktığım birçok şeyi özlemek bugün parmaklarımın arasına on iki dikiş attı
yıkılırken kumdan kalelerim birer birer karşında zırhı paslanmış bir kahraman gibiyim
o günleri tetikledi
yaşayamadıklarını almadan gittiğin için üzgünüm, şimdi birlikte dinlediğimiz birkaç şarkı hatıran olarak kaldı. birbirimizi pek tanıyamadık fakat sana çok benzediğimi duyuyorum, geç olsa da bunu duymak yüzümü asmama sebep olmuyor. umarım üşümüyorsundur, umarım artık geceler nefesini kesmiyordur ve umarım ışıkların hiç sönmez. teşekkür ederim, özür dilerim.
inandıklarım beni yasak etti, tutsak etti
susmamayı dene, çok sarhoşsun, gerisini halledeceğim
huzur içinde uyu, 22.
görülmediğini düşündüğün her an ensende nefesimi hissedeceksin