Tekrar söylüyorum, Türkmen işin kılıfı! Irakta Barzani için, yüz binlerce Türkmen Necef ve Kerbelaya zorunlu göçe tabi tutulurken, bu beyler levhalarda T.Cyi silmekle, milliyetçiliği ayaklar altına almakla meşguldüler.…

祝日 / Permanent Vacation
NASA
taylor price

blake kathryn

No title available
RMH

Product Placement
Not today Justin

Kaledo Art
Jules of Nature

Andulka
Show & Tell
Cosmic Funnies
No title available
No title available
ojovivo
Game of Thrones Daily
Misplaced Lens Cap

JVL
Stranger Things
seen from Australia
seen from Romania

seen from Malaysia

seen from Australia
seen from Brazil
seen from Brazil
seen from Bangladesh

seen from Hungary
seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from Italy

seen from United States
seen from United States
@gencturksan
Tekrar söylüyorum, Türkmen işin kılıfı! Irakta Barzani için, yüz binlerce Türkmen Necef ve Kerbelaya zorunlu göçe tabi tutulurken, bu beyler levhalarda T.Cyi silmekle, milliyetçiliği ayaklar altına almakla meşguldüler.…
Dünya sola değil Milli Ekonomi Modeli'ne yöneliyor
Globalizmin yıkıcı etkilerinden bıkan milletler ve devletler için Milli Ekonomi Modeli (MEM) hakikaten bir can simidi oldu. MEM, 2005 senesinde ekonomi literatürüne sunulduğu günden beri yeni bir çağı başlatan model olarak bağımsız beyinler tarafından öneriliyor, uygulanıyor. Bugün uluslararası ekonomi sitelerinde, kapitalizmin ve sosyalizmin yanında üçüncü büyük tez olarak adı geçiyor. Kerala, en.allex perts, avoo, wikivisual, wikipedia, halfvalue gibi yüzlerce sitede hemen yer bulan, 120yi aşkın ülkede kuralları hayata geçen bu model, Türk milleti için Atatürk döneminden beri gururla bahsedeceğimiz en önemli kazanımıdır. 9 uluslararası kongre ile ilim adamlarının görüşlerine sunulan tezin mimarı Prof. Dr. Haydar Baş, her seferinde dakikalarca ayakta alkışlanmış; insan merkezli yönü, bugüne kadar işsizliği önleyebilen tek sistem oluşu, sürekli büyümeyi temin edebilen ilk model olarak anlatımıyla Milli Ekonomi Modeli diğer sistemleri ezerek liderliğe taşınmıştır. 2005 yılında 1. Uluslararası Milli Ekonomi Modeli kongresine, ABD İlliyonis Üniversitesinden katılan Prof. Dr. Muhammed el Faruguı, tezin sahibi Sayın Baş hakkında;Milli Ekonomi Modeli kendi ayakları üzerinde durabilen ve daha iyi bir gelecek inşa etme gücüne sahip bir model. Sayın Baş, ortaya koyduğu modelle bence bir dâhidir diyerek hayranlığını ifade etmiştir. 2007de 3. Uluslararası MEM Kongresinde, söz alan Prof. Dr. Cornelia Versteegh; Milli Ekonomi Modelinin beni en çok çarpan yönü, ABnin 15 yıldan daha kısa bir sürede dağılacaktır öngörüsü olmuştur. Kitabın tamamını okuyuncaya kadar bu şaşkınlığım devam etti. Kitabın bize sunduğu perspektif sadece ekonomi değil, ekonomiden öteye bir açılım sunmakta. Bence AB olarak bu kitap çok iyi incelenmeli ve nerede yanlış yaptığımızı AB olarak bir an evvel bulmalıyız ifadesi ile ABnin kurtuluşu olarak modeli adres göstermiştir. Aynı kongrede, Avusturyadan Prof. Dr. Hans Peter Aubauer; Milli Ekonomi Modelinin kaynakları sınırsız gören görüşü kaynak paylaşımındaki kavgayı bitireceği için çok önemli görüyoruz sunumuyla kapitalizmi ezecek barış modelinin altını çizmiştir. Sayın Başın Duma sunumundan sonra kürsüye gelen, Putinin Danışmanı Prof. Dr. Andrei Kotrotkoi, Putin adına yaptığı konuşmada; Putin, bir devletin kalkınması için sosyal adaleti sağlayacak, adil paylaşımı verecek, sosyal hakları sunacak, harcama yapan kesime tüketim imkânı tanıyacak, halka huzur getirecek sistem arayışında. Sayın Putin, Milli Ekonomi Modeli bunların hepsini sağladığı için, biz de Milli Ekonomi Modelini uygulayacağız diyor şeklinde tezin Rusya için önemini anlatmıştır. Prof. Dr. Lebedev ise; Ben dünyanın bir numaralı iktisat matematikçisiyim. Bu konuyu bizden iyi bilen yoktur. Milli Ekonomi Modelini kongrelerde çok okudum. Bu tezde, esrarengiz kodlar var. Her okuyuşta yeni bir kod ile karşılaşıyorum. Modelde, meseleleri çözen, problemleri halleden pek çok kod saklı Üstelik sadece bugüne değil, geleceğe de ışık tutan kodlar var. Rusyanın buna ihtiyacı var. Ben, Modelin bu yönüne hayranım demiştir. Kısaca tezin deklare edilmesinden sonra kimilerinin Baş çağı, kimlerinin MEM çağı dediği bir dönem başlamıştır. Üstelik kongrelerde ilminden övgü ile bahsedilen tezin sahibi, Müslüman bir Türktür. Model, İslam adaletini, Hz. Peygamber ve Hz. Ali efendimiz dönemlerinde uygulanan adil paylaşımı, 21. yy.da yeniden getirmektedir. Siz bakmayın, ABDnin ve Yahudi lobilerinin tarihin sonu tezinde, kapitalizmi insanlığın ulaşabileceği son nokta olarak vermelerine MEM ile gerçek ekonominin insanın insan gibi yaşaması olduğu ve bunu her devirde başarabileceği ispatlanmıştır. Şubat 2013te Rusya Dumasında yapılan MEM oturumunda Sayın Baş, kapitalizmi, sessiz bir devrimle tarihe gömdüğünü ifade etmiş, bu haykırış solun kalesi Rusya Meclisinde hiçbir itiraz bulmadan dakikalarca alkışlanmıştır. Devir, globalizmin ayakları üzerinde titrediği, ekonomik yönü olan kapitalizmin bittiği, yelpazenin sağındaki ve solundaki görüşlerin Milli Ekonomi Modelinde birleşmeye başladığı MEM devridir. Dünya bu modele koşarken Rusya, Modeli meclisinde kanunlaştırarak uygulamaya başlamış ve dünyanın süper devleti vasfını ABDden Milli Ekonomi Modeli ile geri almıştır. BIRCS ülkeleri adıyla bir birlik kurulmuş; dünya bankasını reddeden bu birlik kendi merkez bankasını açmak için anlaşmış ve kapitalist düzenin dolarını reddederek milli paralarla ticaret kuralını; MEMin bir kuralını hayata geçirmişlerdir. Solun simgelerinden Rusya, Milli Ekonomi Modeli ile yeninden kalkınmış; Yunanistanda sol Siriza iktidara, MEMin sosyal devlet projeleri ile gelmiş, onun ardından İspanyada sol Podemos, aynı sosyal devlet projeleri üzerine kurulu bir seçim kampanyası ile iktidara aday olmuştur. Kısaca papaz Maltusun görüşleri ile şekillenen kapitalizm Hıristiyan batı tarafından bile yok sayılmaktadır. Türkiye ise maalesef sömürülen ve açık pazar olan bir devlet olmaya devam ettiği için halen dünyayı kasıp kavuran MEMi kabul edememektedir. Tam tersine, gizli eller MEMi milletin gözünden saklamakta; yazılı ve görsel basının etkisindeki millet ise kör, sağır, dilsizi oynamaktadır. Dünyada sol MEMe dönerken Türkiyede ajanlar, ekonomide sola kayış var yalanına milleti ikna edebilmektedir. Üstelik Türkiyedeki iktidar, dünyadaki gelişmelerden etkilenerek MEMi kendilerine mal etmeye dahi çalışmış ancak bizim, Milli Ekonomi Modeli tescil edilmiş bir markadır ikazımızdan sonra geri adım atmıştır.Türkiyenin hali, dünya MEM derken, cehalet ve esaret ile MEM dememek için, bitmiş bir kapitalizmi var etmeye çalışmak olarak anlatılabilir. Bizler, gerçek aydınlar; hakiki manada vatan, millet yanlıları olarak Türk milletinin gözünün önündeki global çöpü kaldırmasını diliyoruz. Aksi halde cehenneme dönüşecek kaderini kendi eliyle yazan bu milleti gelecek nesiller affedebilir mi sizce?
Ankara- Moskova hattında gerilim tırmanırken ABD ve Nato'dan itidal çağrıları geldi. Cumhurbaşkanı Erdoğan bu çağrılar üzerine
BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, Federatif yapılar ortaya gelmeden bir memlekette başkanlık olmaz. En mükemmel yapılanma üniter yapılanmadır. Merhum Mustafa Kemal Atatürk bu birlikteliği temin etti. dedi.
Türkiye'yi Suriye batağına biraz daha çeken Rusya ile uçak krizi ekonomiye de ağır bir darbe oldu. Türkiye'nin dış ticaretteki en büyük partneri olan Rusya uçağının düşürülmesinin ardından ardı ardına yaptırım kararları almaya başladı.
Türk F-16 uçaklarının ABDnin oldu-bittiye getirmesiyle Rus SU-24 savaş uçağını düşürmesinin sonuçları, Türkiye için askeri, diplomatik, ekonomik ve siyasi sahalarda büyük olacak. Rusyadan dün gelen açıklamalar da bunu teyit ediyor
Akın Aydın 20 Kasım 2015 tarihli köşe yazısı
Yeni Mesaj Amerika'da
Sizi ve Yeni Mesaj yazarlarını uzaklardan, ta ABDden yakın takip eden ve takdir eden biriyim.
Ben, Uğurcan A. Emekli hava pilot eşim ve oğlum ABD, Kaliforniyada yaşıyoruz. Hayat buralarda da kolay değil
1980 öncesi İstanbul Hukuk Fakültesinde sıkı ülkücü olan ben, vatanımı çok seviyorken şimdi bir zamanlar şeytan ilan ettiğim ABDye geldim. Buradan bakınca Türkiye farklı gözüküyor. Burada başkanlık sistemi var ama bizim sandığımız gibi değil.
1. Başkan, çok iyi işleyen ABD devlet bürokrasisi için sadece bir sembol.
2. Başkanın her yaptığı sıkı denetime tabi. Oysa Türkiyede adı konulmamış bir padişahlık sistemi var
Bu vesileyle 10 Kasım dolayısıyla ulu önder Atatürkümüzü rahmetle analım. Ona dil uzatanın ne dinsiz, ne imansız, gerçek kâfirler olduğunu insan buralardan daha iyi anlayabiliyor.
Söylediğim gibi buradan Türkiye çok farklı gözüküyor ve son zamanlarda Türkiye ile ABDnin, Suriyede ortak kara harekâtına başlayacağı haberleri arttı.
Burada insanlar genel olarak apolitik duruyor. Biz, Musevi cemaatinin olduğu bir mahallede oturuyoruz Burada İsrail lobisi, diye bir lobinin gerçekten olduğunu ve bütün dünyada Musevilerinin korunup kollandığını çok iyi müşahede edebiliyorsunuz.
Oysa bugün Türkiyeyi savunan ne bir hükümet, ne bir ordu, ne de başka bir devlet mekanizması bulunmuyor. Bu şartlarda eğer ABD, AB veya İsrail vatandaşı değilseniz ezilmeye, sömürülmeye, sürgün edilmeye müstahaksınız. Onun için Afrika, Ortadoğu ve Güney Asya halkları buralara kaçmaya kalkıyor.
Abdurrahman Dilipak denilen efendi! Ekim 2015te Kanada Torontoda Tayyip Erdoğanın halife olacağından bahsediyordu. Bu gibi eylemlerin ne kadar aptalca olduğu buralardan daha iyi okunuyorken, saf Türk halkı, Recep Tayyip Erdoğanın dünya lideri olduğu ve halife olacağı masalına inanıyor.
Neden acaba, diye düşününce Türk Milletinin ahlaki değerlerini ötelemiş olması ve kültürel olarak yerlerde süründüğü gerçeği göz önüne seriliyor
Kısaca son seçimlerin kaybedeni Türk Milleti, Müslüman ülkeler iken, kazananı AB, ABD ve İsrail. Geçmiş olsun Son zamanlarda kendisine layık görülen ifade ile Türkiye toplumuna artık başına gelen musibetler de helal olsun, diyebiliyorum Türk Milletinin çoğunluğunun İslam ile hatta herhangi bir manevi değer ile alakası yokken, seçtiği AKPnin nasıl olsun?
Güzel günlerde görüşebilmek dileklerimle Uğurcan A.
Hakkı S. adlı okuyucum, 10 Kasımda Akit Tv ve diğer Atatürk aleyhinde düşmanlık içeren söylem ve yayınlara isyan ederken, K. Y adlı okuyucum, Akit çok haklı diyerek şunları eklemiş;
Akit isimli yayın organı 10 Kasım 1938 zulmün bittiği gün demiş. Kendi patronları açısından çok haklı Büyük Atatürkün ölümüyle Türk Milletine, mazlum Müslüman milletlere düşman ne kadar sömürgeci güç varsa yeniden kudurma, insanlığın başına bela olma azgınlığına bu topraklarda daha iyi imkân bulmuşlardır. Akit tvde uşaklık ettiği üst-aklın (!) patronlarının hissiyatına tercüman olmuş. Emperyal ajanlık görevini yapmış. Ulu önderimiz Mustafa Kemal Atatürkün ruhu şad olsun. Diyor.
Cihan K. Adlı okuyucum ise Afyonlu ve Frig kökenli bir vatandaş olduğunu, oyunu AKPye verdiğini ifade ediyor. Nedenini ise şöyle anlatıyor;
İyi ki Ak Parti geldi de, benim gibi azınlıkların ve inkar edilmiş etnik kimliklerin önü açıldı. (!) Şimdiye kadar benim gibi bir Frig ne hisseder, ne yaşar diye hiç bir kimse düşünmüyor ve benim gibi etnik kimlikleri yok sayıyordu
Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, ... Yeni anayasa hukuka, insan haklarına saygılı olacak ve kuvvetler ayrılığı ilkesi sağlanacak diye konuşmuş.
İyi ki Ak Parti var! İyi ki Sayın İbrahim Kalın var! Çok güzel konuşmuş. Ben zaten Ak Partiye Anayasa değişsin de, benim gibi bir Frig de haklarına kavuşsun aynı Kürt, Ermeni, Rum, Çerkez, Laz, ...gibi diyerek ülkemizin götürüldüğü parçalanma sürecine dikkat çekmeye çalışıyor.
İmkânlardan ötürü görüşlerini yayınladığımız veya yayınlayamadığımız tüm okurlarıma teşekkür ediyorum. Sloganla değil kalben bir olalım ki, karşımızda münafık, kâfir kimse duramasın. Selamlar, saygılar
ABD'den Türkiye'ye şantaj gibi açıklama!
ABD biryandan Türkiye'nin Suriye'ye kara harekatı düzenlemesini isterken biryandan da Türkiye'yi IŞİD'e destek olmakla itham ediyor. ABD'den şantaj gibi açıklamalar gelirken Erdoğan Suriye'ye hareket planının hazır olduğunu söyledi.
Turkiye'nin Suriye'ye kara harekatı düzenlemesini isteyen ABD baskılarını artıyor.
ABD KARA HAREKATI YAPACAK KURBAN ARIYOR
ABD biryandan Türkiye'nin Suriye'ye kara harekatı düzenlemesini isterken biryandan da Türkiye'yi IŞİD'e destek olmakla itham ediyor.
Bu konuda şantaj olarak değerlendirilen açıklamalar gelmeye başladı. ABD Dışişleri Bakanı John Kerry "IŞİD Türkiye üzerinden petrol satarak yüzmilyonlarca dolar kazanıyor" dedi.
Kerry bu sözlerinin hemen ardından Türkiye ile ortak sınır operasyonu yapacakları şeklindeki sözlerini tekrarladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan ise katıldığı bir tv programında Suriye'ye harekat planının hazır olduğunu söyledi.
ABD'DEN ŞANTAJ GİBİ AÇIKLAMA!
Bu arada sözde stratejik ortak ABD bir yandan Türkiyenin Suriyeye kara harekâtı düzenlemesini isterken bir yandan da Türkiyeyi IŞİDe destek olmakla itham ediyor.
Daha önce IŞİDin Türkiyeye petrol sattığı yönünde açıklamalar yapan ABD Dışişleri Bakanı John Kerry yine dikkat çekici açıklamalar yaptı.
Denizaşırı Güvenlik Danışma Konseyinin konferansında konuşan Kerry, IŞİDle mücadele Irak ve Türkiye üzerinden yüzlerce milyon dolar kazandıkları petrol kaçakçılığını engelleyene kadar devam edecek dedi. Türkiye ile ortak sınır operasyonu yapacakları şeklindeki sözlerini de tekrarlayan Kerry, Suriyenin kuzey sınırının yüzde 75inin kapalı olduğunu belirtti ve Kalan 98 kilometrenin de kapatılması için Türklerle operasyon yapacağız dedi.
ERDOĞAN'DAN KARA HAREKATINA HAZIRIZ MESAJI
Ankara ise operasyon konusunda ABDden gelecek talimatı beklediği yönünde mesajlar veriyor. Ankara ise operasyon konusunda ABD'den gelecek talimatı beklediği yönünde mesajlar veriyor.
Cumhurbaşkanı Erdoğan A Haber'de katıldığı programda şunları söyledi: Bizim de koalisyon güçleriyle bir adım atmamız söz konusu. Bu yapılacak. Neden? Çünkü bir tehdit unsuru. Ne zaman yapılır o ayrı konu. 3 başlık çok önem arz ediyor. Uçuşa yasak bölge, terörden arındırılmış bölge ve eğit donat. İlgili birimlerimiz çalışmalarını yapıyor. Ne zaman olacak konusu ayrı konu. Süreç kontrol altında. Görüştüğüm dostlara şunu söylüyorum; Suriyeden çıkışı engelleyeceksek, bizdekilerin dönüşüne imkân hazırlayacaksak, terörden arındırılmış bölgede onların yerel mimarisine uygun konutlar inşa edip oraya bu insanları yerleştirmeliyiz. Uçuşa yasak bölge olacağı için orada güven tesis edilmiş olacak. Kara harekâtına karşı da, zaten şu anda o harekâtı yapacak güçler var. Bu noktada sıkıntı yok. Eğit donat zaten sürüyor, yapılıyor. Dolayısıyla bu iş çözülür.
RUSYADAN ÇOK KRİTİK ESAD AÇIKLAMASI
Türkiye ABD talepleri doğrultusunda Suriyeye kara operasyonuna hazırlanırken krizin en önemli aktörlerinden biri olan Rusyadan da dikkat çekici adımlar geliyor.
Rusya, IŞİD terör örgütü ile mücadele konusunda Eylül ayında hazırladığı BMGK karar tasarısını bazı değişikliklerle tekrar Konsey üyelerine dağıttı. Rusyanın Eylül ayında hazırladığı karar tasarısında IŞİDle mücadele eden ülkelerin eylemlerini koordineli hale getirmesi talep ediliyordu.
Suriye krizine dair açıklama yapan Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov da, Viyanadaki görüşmelerden sonra dünya güçleri arasında Suriye Devlet Başkanı Beşar Esadın ülkedeki krizin çözümünde ne rol alacağı konusunda anlaşmaya varamadığını belirtti.
Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov, Beşar Esadın siyasi süreçte rol almaması gerektiği konusunda bir görüş birliği yok. Türk meslektaşlarımın da aralarında bulunduğu bazı ülkeler bu öneriyi gündeme getirdiler. Ama bu konuda ortak bir tutum sağlanamadıdedi. Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, IŞİDe karşı ortak mücadelede yer almak için ön koşullar getirmenin kabul edilemez olduğunu da vurguladı.
MELTEM HABER
Mustafa Hilmi Yıldırım 21 Kasım 2015 tarihli köşe yazısı
Batı dünyasında, özellikle 2008 krizinden sonra kapitalizme karşı eleştiriler arttı ve ağırlaştı. Dikkat çeken husus, bu eleştirileri kapitalistlerin, sağ siyasetçi ve sağ düşünürlerin yapmasıdır. Solcuların kapitalizmi eleştirmesini normal karşılayan Batılılar, söz konusu sağcılar olunca, şaşırıyor ve o sağcıları sola kaymakla suçluyorlar.Gerçekte ise sağcılar, yine yerindeler. Onlar, kapitalizmi genelde gelir eşitsizliği üzerinden eleştiriyorlar. Bunun nedeni gelir eşitsizliğinin korkutucu boyutlara varmasıdır. Bir başka deyişle, kapitalistler kapitalizmi korkularından eleştiriyor ve böylece yoksulların gönlünü kazanacaklarını zannediyorlar.Kapitalizmi eleştiren bu kişiler, onun temel ilkelerini eleştirmiyor. Eleştirilen, kapitalizmin uygulanması sonucu doğan aksaklıklardır. Teklifler o aksaklıkları biraz olsun gidermeye yöneliktir. Görülen o ki, kapitalizme karşı eleştiriler çok, ama ona alternatif olabilecek bir modelden söz eden yok.Alternatif ortaya koymadan yapılan eleştiriler, kapitalizmin zalim pençeleri arasında kıvranan aç insanların karnını doyurur mu? Eyleme dönüşmeyen söylemler, yoksullara bir fayda sağlar mı? Esas olan olumlu bir eylem ve bir alternatif sunmaktır.
Dr. Ahmet Hamdi Kepekçi 15 Kasım 2015 tarihli köşe yazısı
Seçimin kazananı ve kaybedeni kim?1 Kasım Seçimleri öncesinde yaşanan güvenlik ve ekonomideki sorunlar hükümet tarafından kendi hanesine kazanç olarak yazıldı. Tezata bakar mısınız, 13 yıldan beri ülkeyi yöneten hükümet, güya seçimde gereken oyu alamadığı için sorunlar ortaya çıkmış. Maalesef halk bunu yuttu ve AKPye yine tek başına iktidar olma yetkisi verdi. İstikrar adına istikrarsızlığın devamını tercih etmiş oldu. Ekonomik sorunlar bitsin, terör sorunu ortadan kalksın dendi ama mevcut hükümetin bu ve bunun gibi sorunları çözecek projelerinin olmadığını hesaba katmadı. AKP, Haydar Baş hocanın Sosyal Devlet Milli Devlet projelerini neredeyse cümlesi cümlesine aldı, halk da buna rağbet etti. Fakat AKP hükümetinin bu projeleri gerçekleştirmesi mümkün değildir, çünkü kaynakları yoktur. Haydar hoca her fırsatta bunlar yapamaz dedi durdu. Bakın görüyorsunuz, asgari ücret konusunda bile piyasalar karışmış durumda. Neden diyeceksiniz, hükümet özel sektörünün cebinden asgari ücret arttırmayı hesaplıyor. Gerçi 1300 TL ihtiyaçları görmez ama bu kadarcık bir artışla bile piyasaların dengesini bozacak. İşverenler acı acı bağırıyor, fabrikaları yurt dışına taşırız diyor, işçi çıkartırız diyor, iflas ederiz diyor. Peki, BTP 5000 TL asgari ücreti nasıl verecekti. 1000 TLsini işveren verecekti, 4 bin TL sini devlet verecekti. Madenleri, enerji kaynaklarını, senyorajı devreye koyacak, hem millet rahatlayacak hem devlet rahatlayacaktı. Seçimin sonucu tek cümleyle millet kaybetmiştir. Kazanan milletimizin gücünü, devletimizin gücünü, maden kaynaklarımızı kendi namına kullanan egemen güçler olmuştur.
Ali Koç: Kapitalizmin ortadan kalkması gerek
Koç Holding Yönetim Kurulu Üyesi Ali Koç, "Eşitsizliğin ortadan kalkması için kapitalizmin ortadan kalkması gerekir. Ben en azından eşitsizliğin minimum seviyeye indirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Gerçek sorun kapitalizmdir" dedi.
B20 İstihdam Görev Gücü Koordinatör Başkanı ve Koç Holding Yönetim Kurulu Üyesi Ali Koç'un 'kapitalizm' açıklaması, sosyal medyanın bir numaralı gündem maddesi haline geldi.
Paris'teki terör saldırılarının damgasını vurduğu G20 öncesi toplantıda konuşan Ali Koç,'Eşitsizliği gidermek için kapitalizmin ortadan kalkması gerek' dedi.
KAPİTALİZMİN ORTADAN KALKMASI GEREK
Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeleri bir araya getiren G20 zirvesi öncesinde dün Antalya'da iş dünyasının zirvesi B20 ve çalışma hayatına yönelik L20 toplantıları vardı.
'Paris'ten gelen terör haberleri gündemin ilk sırasına yerleşirken, İş dünyası ve Sivil Toplumla Diyalog toplantısında konuşan B20 İstihdam Görev Gücü Koordinatör Başkanı ve Koç Holding Yönetim Kurulu Üyesi Ali Koç, sorunların kaynağına vurgu yaparak, "Eşitsizliğin ortadan kalkması için kapitalizmin ortadan kalkması gerekir. Ben en azından eşitsizliğin minimum seviyeye indirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Gerçek sorun kapitalizmdir" dedi.
Koç, "Bill Gates diyor ki, 100 bin dolarla siz sıtma ile mücadele edebilirsiniz. Bir insanın saçlarının dökülmesine karşı kellik ilacı için büyük paralar dökülürken insanları öldüren sıtmaya karşı mücadele saç dökülmesine karşı mücadeleden daha zayıf kalıyor. Eğer bu problemlere eğilmezsek sonuçta günlük hayatta karşılaştığımız bu olumsuz şeyler kaçınılmaz olacak" diye konuştu.
KÜRESELLEŞMENİN İNSAN TARAFI YOK
'EŞİTSİZLİĞİ ANLAMAK İÇİN EINSTEIN OLMAYA GEREK YOK
"Küreselleşmenin insan tarafı yok" diyen Koç sözlerini şöyle sürdürdü: "İkinci Dünya Savaşı'ndan beri en büyük göç dalgasıyla karşı karşıyayız. 60 milyon insan evini terk etti ve kötü insan hakları altında düşük ücretlerle çalışmaya hazırlar. Burada özgür olarak serbest olarak dolaşamayan tek unsur insan."
İkinci Dünya Savaşı'na göre gelirin 50 kat arttığını, ancak gelir dağılımına bakıldığında büyük bir ayrım olduğunu söyleyen Koç, "Buradaki eşitsizliği anlamak için Einstein olmaya gerek yok" diyerek şöyle devam etti: "Eşitsizliği asgari düzeye indirmek için yapılacak çok fazla senaryo var. Paradigmalar değişmeli" dedi.
ASGARİ ÜCRET YOKSULLUK SINIRINA GÖRE ARTTIRILMALI
DİSK Genel Başkanı Kani Beko asgari ücret tartışmalarıyla ilgili "Bize göre asgari ücret yoksulluk sınırı baz alınarak artırılmalı. Başbakan Ahmet Davutoğlu bizimle yedi saat süren toplantısında, asgari ücretin 1300 TL'ye kesin olarak çıkarılacağını söyledi. Ama bunun nasıl yapılacağıyla ilgili ayrıntı vermedi. Asgari ücret artışı daha sonra bize vergi artışı ya da başka yollarla geri dönmesini istemiyoruz" diye konuştu.
Mehmet Emin Koç 'Cübbeli Cellattan pir olmaz, evladım!'
Mehmet Emin Koç ‘Cübbeli Cellattan pir olmaz, evladım!’
Mehmet Emin Koç Yeni Mesaj’da Cübbeli Ahmet’i ikaz etti ve 4 soru sordu. Koç, Haydar Hoca ve kadrosu hakkında gevezelik yapma ‘İmam Ali’ye minberlerden lanet ve küfür ettiren Muaviye ve Emevî’lerin uydurmalarını ilim diye pazarlıyorsun’ dedi. 80’lerin yaz döneminde kendisine Emsile-Bina takrir ettirdiğim Cübbeli Ahmet, birkaç dernek ve mescitte, Ehl-i Beyt meselesini konu ediniyor.
İmam Ali’ye…
View On WordPress
Haydar Baş 'Batı'ya ram olan siyaset ve bağımsızlık yanlıları'
Haydar Baş ‘Batı’ya ram olan siyaset ve bağımsızlık yanlıları’
Hükümetin AB için verdiği tavizler ve yargıdan gelen bağımsızlık açıklamaları. BTP Lideri Prof. Dr. Haydar Baş Yeni Mesaj’da Merkel Davutoğlu buluşması ve Yargıtay Başkanının sözlerine karşı hükümetin tavrını değerlendirdi.
Başbakan Davutoğlu, Paris yürüyüşünden sonra Almanya Başbakanı Merkel ile yaptığı görüşmede, AB, Türkiyenin üyeliğine engel olmasaydı, Avrupada kültürel anlaşmazlıkların…
View On WordPress
Haydar Baş 'Rusya ile yakınlaşan Fransa'ya gözdağı verildi'
Haydar Baş ‘Rusya ile yakınlaşan Fransa’ya gözdağı verildi’
Meltem TV’de yayınlanan diyalog programında Fransa’daki saldırının perde arkası konuşuldu BTP Lideri Prof. Dr. Haydar Baş saldırının ardındaki ABD izine dikkat çekti. Rusya ile yakınlaşan Fransa’ya saldırı ile göz dağı verildiğini ifade etti.
Muharrem Bayraktar’ın hazırlayıp sunduğu Diyalog Programında Türkiye ve Dünya gündeminde öne çıkan başlıklar konuşuldu.
FRANSA’DAKİ SALDIRININ İSLAMLA…
View On WordPress
MİLLİ VE DİNİ BÜTÜNLÜĞÜMÜZ TEHDİT ALTINDA Türkiye her açıdan kritik bir dönemeçte… Ortadoğu’da dengeler çok büyük bir hızla Türkiye’nin aleyhine değişiyor. Ülkemiz çözüm süreci adı altında önce özerkliğe ardından da bölünmeye gidiyor.
Türkiye'de kaç tane paralel yapı var?
Türkiye’de kaç tane paralel yapı var?
Yazının başlığındaki soru önemli.
Türkiyede kaç tane paralel yapı var? Yapılan açıklamalara, basında çıkan haber ve yorumlara bakacak olursak Türkiyede en az 3 adet paralel yapı var. 1- Cemaatin paralel yapılanması 2- Terör örgütü PKKnın Güneydoğudaki paralel yapılanması 3- Cumhurbaşkanı Erdoğanın Ak Saraydaki paralel hükümeti Şimdi gelin bu 3 paralel yapı ile ilgili kısa birer değerlendirme…
View On WordPress
RUSYA'DA NELER OLUYOR?..
RUSYA’DA NELER OLUYOR?..
Rusların yüzde 85’i Putin’den memnun
Foto: RIA Novosti
Rusya’da halkın yüzde 85’i Devlet Başkanı Vladimir Putin’in faaliyetlerini destekliyor. Levada Center kamuoyu araştırma merkezi tarafından yapılan ankete göre, Putin’in çalışmalarından memnun olmayanların oranı yüzde 14, kararsız kalanların ise yüzde 1
Finansal çalkantılar Rusyayı da etkiledi. Dolar 80 rubleyi gördü. Rusya Merkez…
View On WordPress