Globalizmin yıkıcı etkilerinden bıkan milletler ve devletler için Milli Ekonomi Modeli (MEM) hakikaten bir can simidi oldu. MEM, 2005 senesinde ekonomi literatürüne sunulduğu günden beri yeni bir çağı başlatan model olarak bağımsız beyinler tarafından öneriliyor, uygulanıyor. Bugün uluslararası ekonomi sitelerinde, kapitalizmin ve sosyalizmin yanında üçüncü büyük tez olarak adı geçiyor. Kerala, en.allex perts, avoo, wikivisual, wikipedia, halfvalue gibi yüzlerce sitede hemen yer bulan, 120yi aşkın ülkede kuralları hayata geçen bu model, Türk milleti için Atatürk döneminden beri gururla bahsedeceğimiz en önemli kazanımıdır. 9 uluslararası kongre ile ilim adamlarının görüşlerine sunulan tezin mimarı Prof. Dr. Haydar Baş, her seferinde dakikalarca ayakta alkışlanmış; insan merkezli yönü, bugüne kadar işsizliği önleyebilen tek sistem oluşu, sürekli büyümeyi temin edebilen ilk model olarak anlatımıyla Milli Ekonomi Modeli diğer sistemleri ezerek liderliğe taşınmıştır. 2005 yılında 1. Uluslararası Milli Ekonomi Modeli kongresine, ABD İlliyonis Üniversitesinden katılan Prof. Dr. Muhammed el Faruguı, tezin sahibi Sayın Baş hakkında;Milli Ekonomi Modeli kendi ayakları üzerinde durabilen ve daha iyi bir gelecek inşa etme gücüne sahip bir model. Sayın Baş, ortaya koyduğu modelle bence bir dâhidir diyerek hayranlığını ifade etmiştir. 2007de 3. Uluslararası MEM Kongresinde, söz alan Prof. Dr. Cornelia Versteegh; Milli Ekonomi Modelinin beni en çok çarpan yönü, ABnin 15 yıldan daha kısa bir sürede dağılacaktır öngörüsü olmuştur. Kitabın tamamını okuyuncaya kadar bu şaşkınlığım devam etti. Kitabın bize sunduğu perspektif sadece ekonomi değil, ekonomiden öteye bir açılım sunmakta. Bence AB olarak bu kitap çok iyi incelenmeli ve nerede yanlış yaptığımızı AB olarak bir an evvel bulmalıyız ifadesi ile ABnin kurtuluşu olarak modeli adres göstermiştir. Aynı kongrede, Avusturyadan Prof. Dr. Hans Peter Aubauer; Milli Ekonomi Modelinin kaynakları sınırsız gören görüşü kaynak paylaşımındaki kavgayı bitireceği için çok önemli görüyoruz sunumuyla kapitalizmi ezecek barış modelinin altını çizmiştir. Sayın Başın Duma sunumundan sonra kürsüye gelen, Putinin Danışmanı Prof. Dr. Andrei Kotrotkoi, Putin adına yaptığı konuşmada; Putin, bir devletin kalkınması için sosyal adaleti sağlayacak, adil paylaşımı verecek, sosyal hakları sunacak, harcama yapan kesime tüketim imkânı tanıyacak, halka huzur getirecek sistem arayışında. Sayın Putin, Milli Ekonomi Modeli bunların hepsini sağladığı için, biz de Milli Ekonomi Modelini uygulayacağız diyor şeklinde tezin Rusya için önemini anlatmıştır. Prof. Dr. Lebedev ise; Ben dünyanın bir numaralı iktisat matematikçisiyim. Bu konuyu bizden iyi bilen yoktur. Milli Ekonomi Modelini kongrelerde çok okudum. Bu tezde, esrarengiz kodlar var. Her okuyuşta yeni bir kod ile karşılaşıyorum. Modelde, meseleleri çözen, problemleri halleden pek çok kod saklı
Üstelik sadece bugüne değil, geleceğe de ışık tutan kodlar var. Rusyanın buna ihtiyacı var. Ben, Modelin bu yönüne hayranım demiştir. Kısaca tezin deklare edilmesinden sonra kimilerinin Baş çağı, kimlerinin MEM çağı dediği bir dönem başlamıştır. Üstelik kongrelerde ilminden övgü ile bahsedilen tezin sahibi, Müslüman bir Türktür. Model, İslam adaletini, Hz. Peygamber ve Hz. Ali efendimiz dönemlerinde uygulanan adil paylaşımı, 21. yy.da yeniden getirmektedir. Siz bakmayın, ABDnin ve Yahudi lobilerinin tarihin sonu tezinde, kapitalizmi insanlığın ulaşabileceği son nokta olarak vermelerine
MEM ile gerçek ekonominin insanın insan gibi yaşaması olduğu ve bunu her devirde başarabileceği ispatlanmıştır. Şubat 2013te Rusya Dumasında yapılan MEM oturumunda Sayın Baş, kapitalizmi, sessiz bir devrimle tarihe gömdüğünü ifade etmiş, bu haykırış solun kalesi Rusya Meclisinde hiçbir itiraz bulmadan dakikalarca alkışlanmıştır. Devir, globalizmin ayakları üzerinde titrediği, ekonomik yönü olan kapitalizmin bittiği, yelpazenin sağındaki ve solundaki görüşlerin Milli Ekonomi Modelinde birleşmeye başladığı MEM devridir. Dünya bu modele koşarken Rusya, Modeli meclisinde kanunlaştırarak uygulamaya başlamış ve dünyanın süper devleti vasfını ABDden Milli Ekonomi Modeli ile geri almıştır. BIRCS ülkeleri adıyla bir birlik kurulmuş; dünya bankasını reddeden bu birlik kendi merkez bankasını açmak için anlaşmış ve kapitalist düzenin dolarını reddederek milli paralarla ticaret kuralını; MEMin bir kuralını hayata geçirmişlerdir. Solun simgelerinden Rusya, Milli Ekonomi Modeli ile yeninden kalkınmış; Yunanistanda sol Siriza iktidara, MEMin sosyal devlet projeleri ile gelmiş, onun ardından İspanyada sol Podemos, aynı sosyal devlet projeleri üzerine kurulu bir seçim kampanyası ile iktidara aday olmuştur. Kısaca papaz Maltusun görüşleri ile şekillenen kapitalizm Hıristiyan batı tarafından bile yok sayılmaktadır. Türkiye ise maalesef sömürülen ve açık pazar olan bir devlet olmaya devam ettiği için halen dünyayı kasıp kavuran MEMi kabul edememektedir. Tam tersine, gizli eller MEMi milletin gözünden saklamakta; yazılı ve görsel basının etkisindeki millet ise kör, sağır, dilsizi oynamaktadır. Dünyada sol MEMe dönerken Türkiyede ajanlar, ekonomide sola kayış var yalanına milleti ikna edebilmektedir. Üstelik Türkiyedeki iktidar, dünyadaki gelişmelerden etkilenerek MEMi kendilerine mal etmeye dahi çalışmış ancak bizim, Milli Ekonomi Modeli tescil edilmiş bir markadır ikazımızdan sonra geri adım atmıştır.Türkiyenin hali, dünya MEM derken, cehalet ve esaret ile MEM dememek için, bitmiş bir kapitalizmi var etmeye çalışmak olarak anlatılabilir. Bizler, gerçek aydınlar; hakiki manada vatan, millet yanlıları olarak Türk milletinin gözünün önündeki global çöpü kaldırmasını diliyoruz. Aksi halde cehenneme dönüşecek kaderini kendi eliyle yazan bu milleti gelecek nesiller affedebilir mi sizce?