fırtınaya ihtiyaç duymadan koptu ağaç kökü toprağa ait olmayınca
todays bird
Monterey Bay Aquarium

blake kathryn
he wasn't even looking at me and he found me

No title available

No title available
Misplaced Lens Cap
No title available
NASA

Discoholic 🪩
No title available
cherry valley forever

titsay
YOU ARE THE REASON
The Bowery Presents

tannertan36

★

Love Begins

Jar Jar Binks Fan Club
Claire Keane
seen from United States
seen from United States
seen from Saudi Arabia

seen from Saudi Arabia
seen from Venezuela
seen from Bangladesh

seen from Saudi Arabia
seen from Vietnam

seen from United States

seen from Russia
seen from North Macedonia

seen from Saudi Arabia

seen from Canada
seen from Saudi Arabia

seen from Saudi Arabia

seen from Saudi Arabia

seen from Saudi Arabia
seen from United States

seen from Netherlands
seen from United States
@gidiyorumdur
fırtınaya ihtiyaç duymadan koptu ağaç kökü toprağa ait olmayınca
:)
"life is sacred. and every baby born naked. some man a gwaan like dem risk big. and don't care what they're making. they can't take it."
yangından kaçış yoksa ateş olmayı öğrenir mi insan*
dudaklarım ne hoş diye fısıldıyor içimdeki acı, hiçe dönüşürken gitgide. ne güzel bir fotoğraftır şimdi o topluluğun dağıldığı an.
ah muhsin
ah!
benim tutunmaya ihtiyacım var
affedemiyorum.
affedemiyor.
kayboluyorum
kayboluyorum. otururken koltukta, yatarken yatakta ve bazen de tuvalette.. sürekli kayboluyorum. uçan kafam yok, miyavlayan kediler yok ve ben yokum genelde.. sürekli kayboluyorum içimde. kıyım yok, denizim yok ve hatta bir dümenim bile yok savrulurken dümdüz. sadece kayboluyorum işte. telefonum sessizde, ben işsizim ve dünyam güneşe kapılmış ekseninde dönüyorken eşsiz..
ben hep kayboluyorum.
elimden gelse bir uçurtmayla yer değiştirmek isterdim.. ama yapabildiğim tek şey acı çekmek bir elektrik direğine takılmadan. bu çok üzücü.. bir uçurtma olsam, gökte kalmak olurdu tek gayem... bu elektrik direği olsa bile.
ayakkabılarımı bağlamıyorum. eskiden cırtcırtlı giymeyi severdim, şimdi arkadan çekiyorum fermuarı.. eğilemiyorum ben eğikken kamburumla*, ayakkabılarımı bağlayamıyorum.. hem yerdeyken nasıl eğilir ki insan?
günler birbirini kovalıyor, ben seni. hiç düş kurmamış gibi hissediyorum bazen kendimi. koca bir boşlukmuşum gibi.. ama bir boşluk ne kadar üzülebilir ki içinde hiç olmayan bir şeyin yokluğuna?
çok.
herkes bir yerde kaybediyor kendi izini
çiçekleri sulamazsan ölür, seni öpmezsem
müntekim gıcırbey'in şebnem şibumi'ye yazdığı notlar gibi içimde sevgin. ah, hala etrafa toz şeker saçıyorsun güzelim
bir çiçek nasıl alev alır*
içinde çiçekler açsın çiçeğim
kilit
dönüp dolaşır yine aklım ama yeryuvada kalır mı bilmem hiç
uçuşum düşüyor, izliyorum
çünkü ince mevzu geliyorsa sokağa, arka odamızdan gıcırtı*
üstümde*
belki bu hengamede sönüp duruyor ikide bir yangın ve
manzaramıza kadar zehirlenmiş duman, geçmez artık bu pasaklı yutaklarımdan
şimdi anladım.
tanrım,
ben de parçalayamam atomu hiç yumruklarımla
sen kocamansın,
lütfen bir kapı aç
seninle öpüşmemiz gereken bir konu var
kafam uçak tefek
bütün renklerim döküldü, bana çiçek aç