bir yerlere gideceksin ama valizin otogardan büyük. hani bazen yağmur yağarken böyle bir tarafa yağar bir tarafa yağmaz ya. yavaş yavaş ilerler. işte tam o şekilde yağmurla birlikte yürümek istiyorum.
taylor price
No title available
Aqua Utopia|海の底で記憶を紡ぐ
Lint Roller? I Barely Know Her

izzy's playlists!
Peter Solarz
$LAYYYTER
Jules of Nature
PUT YOUR BEARD IN MY MOUTH

tannertan36

PR's Tumblrdome
tumblr dot com
Sade Olutola
Game of Thrones Daily
RMH

ellievsbear
AnasAbdin
NASA

No title available
wallacepolsom
seen from United States
seen from Malaysia
seen from United States

seen from Spain
seen from United States

seen from Malaysia

seen from Germany
seen from United States
seen from United States

seen from T1

seen from Türkiye

seen from United States
seen from Spain
seen from United States

seen from Singapore
seen from United Kingdom

seen from United States
seen from Malaysia

seen from Netherlands
seen from United States
@gitmeliydim
bir yerlere gideceksin ama valizin otogardan büyük. hani bazen yağmur yağarken böyle bir tarafa yağar bir tarafa yağmaz ya. yavaş yavaş ilerler. işte tam o şekilde yağmurla birlikte yürümek istiyorum.
Manitayı şu şekil darlayacaksın
Birthday girl 🎂🌸🥳
yeni sutyen aldim kucuk cikti ya
4 şubat 2016. ✿ Hayatımın değiştiği gün. Dünyamdaki o siyah tarafın rengarenk bir gökkuşağına dönüştüğü, bütün solmuş çiçeklerin yeniden açmaya başladığı, denizdeki dalgaların kıyıya artık büyük bir hırçın ve şiddetle değil de, tutku ve rahatlatıcı bir şekilde çarptığı, kısacası dünyamın artık değişmeye, dönmeye başladığı, sonsuz ve mutlu bir masalın ilk sayfasındaki gündür bu tarih. Kış ayı benim için pek bir anlam ifade etmezdi, elbette sevdiğim bir mevsimdi lakin aklıma karın yağışı, soğuk havalar ve etrafın bembeyaza bürünmesi dışında pek bir şey gelmezdi. Şimdi bu tarihin, yani şubat ayının birkaç hafta öncesine dönmek istiyorum. Her şeyden ve ne yaşayacaklarımdan habersiz bir şekilde, sana mesaj attığım o günü hatırlıyorum. Tüm her şey bununla başlamadı mı zaten? Neden bilmiyorum fakat o gün içimdeki hisler, sana yakınlaşmam ve konuşmam gerektiğini söylemişlerdi bana. Bu süre içerisinde, her şey bir masal gibi ilerledi. Yakınlaşmaya, beraber vakit geçirmeye başlamıştık. Bunun öncesine kadar pek hatta hiç konuşmuyor, konuştuğumuz zamanlarda ise birkaç cümle muhabbetten sonra konu kapanıp gidiyordu. Yakınlaşmaya başladığımız o zamanlarda ise, en çok dikkatimi insanların bize bakış açısı çekiyordu. Biz, birbirimizi sadece birer arkadaş gibi görürken, etrafımızdakiler bunun aksine sanki sevgiliymişiz gibi bizi yakıştırıyor ya da sevgili olduğumuzu düşünüyorlardı. Bunu o zamanlar ihtimal vermek bile, bana imkansız gibi geliyordu. İmkansızdı, çünkü biz sadece arkadaştık. Birbirimize bu şekilde yaklaşmıyor muyduk hep? Demek istediğim, o gün gelene kadar. Bir ocak ayı gecesi, keyifle ve ciddiyet içermeyen bir şekilde konuşuyorduk, konuştuğumuz çoğu şeyin altında şaka yatıyordu ve pekte ciddi davranmıyorduk. Sanki bu halimizi kışın soğuğu kıskanmıştı da, aramıza soğuk bir ciddiyet sokmuş gibi bir durum yaşamıştık. Konuşmalarımız, ciddileşmişti. Ya da ben öyle sanıyordum, bilmiyorum. O gece sana sarılmamı söylediğin zaman, kendimi tutamamış ve sanki uzun zamandır bunun bekliyormuş gibi aniden sarılmıştım. Fakat diyorum ya, sanki gerçekten ve ciddi bir şekilde sana sarılmamı ister gibiydin. Sana sarıldıktan sonra, baş başa kaldığım o duygular, çok farklıydı. Etrafı büyük bir sessizlik sararken, sen de sarılmıştın bana. Sen de neye uğradığını şaşırmıştın belki de, bunu hissedebiliyordum. Çünkü ben de şaşkınlıklar içerisindeydim, kendime hakim olamamıştım. Nasıl olurdu da, diğer insanlara karşı geri adım atabilirken, sana karşı içimdeki o adım atma isteğine yenik düşmüştüm? Nasıl olur da, buna engel olamamıştım? O an bana bunlar sorulsa, ne söyleyeceğimi bilemezdim herhalde. Çünkü kokundan başka bir şey düşünememiştim, sıcacık kollarından, nefesinden, bana dokunuyor olmandan başka bir şey düşünememiştim. Biz sadece arkadaşken, kokunun zihnimi ele geçirmesi ve o an hep öyle kalmak istemem normal miydi? Ya da böyle şeyler hissetmem? İşte o günden itibaren, kendimi sen de kaybetmeye başladım. Sürekli bir şüphe, sürekli kendime sorduğum o sorular… Senden hoşlanmaya başladığımı bir türlü kabul edemiyordum. Bunu kabul edemezken, sürekli seni düşünüp duruyor ve etrafında başka birisini gördüğüm zaman kıskançlık krizlerime engel olamıyordum. Bu kadar duyguyu bir anda yaşarken, hala senden hoşlandığımı kabul etmiyor ve sürekli böyle bir şey olmayacağını söylüyordum kendime. Sanki duygularımı artık kabul etmem gerekirmiş gibi, bunun birkaç gün sonrasında, inanılmaz bir şey yaşamıştık. Aramızda geçen normal diyaloglardan birisiydi ve ikimizde zaten yakın konuşmayı seven insanlardık. Hatırlar mısın? ‘’Bir gün gerçekten öpeceğim, kalacaksın öyle.’’ Demiştim aramızda konuşurken. Elbette sen de bunu pek ciddiye almadın, ciddiye alman gereken gün gelene kadar. Aslında, ben de böyle bir şey yapacağımı düşünmezdim fakat… Nasıl oldu? Neden kendime engel olamadım? Bilmiyorum… Genel olarak kendimi kontrol edebilen bir insanım fakat seninleyken bu yetimi kaybediyor olmam belki de açıklıyor her şeyi. Tam olarak günü hatırlamıyorum fakat anılarımızla dolu olan ocak ayından birisiydi işte. Akşam vakitlerinde öylece takılıyorduk konuşarak işte. Kendimi nasıl kaybettim bilmiyorum fakat, seni öpmemi söylediğini hatırlıyorum. Ciddi değildin, biliyorum. Seni öpeceğimi de beklemiyordun, biliyorum. Bunu ben de kendimden beklemiyordum lakin ne olduysa o an oldu. Oluşan sessizliğin ardından, gözlerinin içine baktığımda, farklı şeyler gördüm. Her sana bakışımda kalbimin hızla atmasına anlam veremedim, neden bu hisler içerisinde olduğuma anlam veremedim… Yine büyünde kendimi kaybettiğim o sırada, dudaklarım dudaklarının üzerini örtmüşlerdi. O an hatırlıyorum da, kalbimin atış sesini duymaman için, içimden binlerce kez dua etmiştim. Hayatımda hissettiğim en güzel his, dudaklarıma sıcacık dudaklarının karşılık vermesiyle içimde belirmişti. Dudaklarından hiç ayrılmak istemedim. Dudaklarının sıcaklığı sanki kırık kalbimi bir anda iyileştirmişti… Bu etkiyi ben de kimse yaratamamışken, sadece bir öpüşünle kendimi dünyanın en mutlu insanı gibi hissetmiştim. Belki hislerim yanlıştı… Aslında yanlış olduğunu düşündüğüm çok şey vardı. Sergilediğim o tuhaf tavırlar, yaptıklarım, hissettiklerim… Fakat hiçbirinden pişman değilim şu anda. Bunun sebebi ise o an büyük bir yanlış ve hata olduğunu düşündüğüm davranışlarım, engel olamadığım hislerim, şu anda dünyadaki en mutlu insan olma sebebim. Bu öpücüğün ardından birçok şey yaşadık, yaşadıklarımızdan dolayı senden vazgeçmeye çalıştım. Yapamadım. Çünkü bu imkanızdı. Günler geçti ve işte doğru yolu bulduğumuz, kaderimizin bize çizdiği yol gösterdi sonunda kendini. Artık geçmişteki o kırık kalbimden eser kalmamıştı, sen beni iyileştirmiştin. İlk defa kısa bir sürede birisine bu kadar güvendim. Bana daha önce hiç hissetmediğim hisleri hissettirdin. Ben de sana söz verdim, seni dünyanın en mutlu insanı yapacağıma, geçmişi unutturacağıma dair. İkimizin de birbirimizde aynı etkiyi bıraktığını biliyorum. İşte bizim asla bitmeyecek olan mutlu masalımız bu şekilde başladı. Artık kış mevsiminin gelmesi bana sadece karın yağışını, soğuk havaları hatırlatmayacaktı. Kış ayı artık benim için, hayatımdaki mücevheri bulduğum ay demekti. Tanrının bana en güzel hediyemi verdiği mevsim demekti. Artık soğuk havalar değil de, havaların buz gibi soğuğunda senin kollarında ısınmak gelecekti aklıma. Mevsimler, senin sayende anlam buldu. Hayatım, senin sayende bir anlam buldu artık. Beraber geçirdiğimiz günlerde biriktirdiğimiz anıları da bırakmak istiyorum buraya. Bu ay benim için farklıydı çünkü ilk aşkımı bu ayda buldum. Gözlerini daha fazla yormamak üzere, bu ayın sayfasını kapatıyor ve diğer ayın sayfasına geçiyorum. Son söyleyeceğim şey ise, seni seviyorum. Öpmeye doyamadığım dudaklarına bir tebessüm kondurmayı ihmal etme.
there was a store i went to today that was retro themed and i found some cool shit🤍 i wish i got the 68’ special one but idk if it was for sale
also went into the black dog and they started playing suspicious minds and i danced with my mom and embarrassed her like a true queen
white lines
pretty baby
tattoos
Rio eu te amo (2014)