Arkadaşlarla bol kahkahalı kahvaltı sofralarını özledim...
🪼
DEAR READER

❣ Chile in a Photography ❣
Cosmic Funnies
ojovivo
Alisa U Zemlji Chuda
art blog(derogatory)

roma★
Aqua Utopia|海の底で記憶を紡ぐ
dirt enthusiast
No title available
we're not kids anymore.

@theartofmadeline

No title available

★
RMH
AnasAbdin
Mike Driver
Xuebing Du
Today's Document

seen from Türkiye

seen from Malaysia
seen from South Africa
seen from United States

seen from Indonesia
seen from United States
seen from Taiwan
seen from Malaysia

seen from United States

seen from Malaysia

seen from United States
seen from United States

seen from Italy
seen from Romania

seen from Malaysia

seen from Malaysia
seen from France

seen from Malaysia
seen from Bangladesh
seen from Germany
@gknraltay
Arkadaşlarla bol kahkahalı kahvaltı sofralarını özledim...
Kızım Ülkühan benim için 2020’nin tek güzel hediyesisin.
🎄🌲
90’lar kartpostalı buldum.
İyi niyet dileklerim için eskilere dönmek iyi bir seçim. Bu yıl kim birilerine kart atacak?
Hayatta en değerlimiz kendimiz🦩kendimizi şımartmaktan korkmayalım.
Galata Mevlevîhanesi’nde sema.
Seyrederken gelip geçen kalabalıkları
Taş kahvede yudumla çayı,kahveyi
Güneş ve deniz diyor ki
Gel nefes al biraz
Saçların dağılsın Şeytan Sofrasında
Ayvalık rüzgarında…
Mozaik Masa
#kılıçkalkan
#folk #bursa
Ablası bir şairin peşinden giden Can’ın kırıntıları...
Şairlere düşman birinin şair hikayelerinden oluşan kırıntıları.
Can ablası Meral’in esrarengiz kayboluşundan sonra çocukluğunda yaşadığı boşlukları şiirle doldurmaya başlar. Ablasının bu gidişi annesi ve babası tarafından derin üzüntü ile karşılanırken ailede herkes kendine sığınacak bir liman bulur: “Şiir”
Roman karmaşık yapısı ile dikkat çekiyor. Kronolojik bir düzen yok. Bence yazar bunu yaparak ailesindeki ve Can’da olan karışıklığını da vermiş oluyor. Meral’ in gidişiyle hepsinin hayatında büyük bir boşluk yer alıyor. Bu boşluklar birbirinden bağımsız tarih örüntüleriyle veriliyor.
Can gazetecidir ve şairlerle röportaj yapar. Aslında her şairde ablasından bir iz bulmak ister. Ama bir süre sonra ablasının bu gidişini kabullenir. İsmini vermediği şairlerle yaptığı röportajlar sonucunda her şairin bir hikayesi ve şairin şiir anlayışını anlatan bir poetika yer alır. Sonunda ise ‘Şairler Geçidi’ adını verdiği kitabı yayımlanır.
Sözlerimi kitapta yer alan bir poetika ile tamamlamak istiyorum.
Not edin lütfen: uçmak için kanatlara yere inmek için kendimizle ince alaya ihtiyacımız var.
Barış Bıçakçı’dan şiir kadar yalın, hayat kadar karmaşık; şiir kadar karmaşık,hayat kadar yalın bir roman. (Arka kapak yazısı)
BERGAMA HEYKELTRAŞLARI
Pek tâze penbe tenlere benzer bu taşları
Yontarken eski Bergama heykeltraşları
İlham eden vucûdun edâsıyle mest imiş;
Heykeltraş demek o zaman putperest imiş.
İnsan vücûdu bazan açık, bazan örtülü,
Her çizgisiyle san'atı canlandıran büyü.
Artık dehâya eski güzellikte sinmiyor.
Gördük ki yer yüzünde ilâhlar gezinmiyor.
Geçmişi çiğneyip geleceği düşünenlerin, bir geleceği mi olacak sanıyorsunuz?
Tepedeki Ev / From Up on Poppy Hill
“Sevdalının bağrı sevgili için bir endam aynasıdır. Kadın orada yalnız kendini seyreder ve yalnız kendine meftun olur.” ~Okun Ucundan~