biliyor musun, ilk mektuplarımda "bana böyle şeyler yazma, sonra sana deli gibi aşık olurum," demiştim, oldum işte... sana bugün çılgın gibi aşığım. senden ayrı geçen bu günleri cehennemde imiş gibi geçiriyorum.
-Sabahattin Ali

Andulka
AnasAbdin

Kiana Khansmith

PR's Tumblrdome
almost home

titsay
🪼
dirt enthusiast

Love Begins

祝日 / Permanent Vacation
wallacepolsom

oozey mess
we're not kids anymore.
No title available
TVSTRANGERTHINGS
styofa doing anything
PUT YOUR BEARD IN MY MOUTH
h
cherry valley forever
YOU ARE THE REASON
seen from Venezuela
seen from Venezuela

seen from South Africa

seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from United Kingdom
seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from United States

seen from Malaysia
@gunahkarinci
biliyor musun, ilk mektuplarımda "bana böyle şeyler yazma, sonra sana deli gibi aşık olurum," demiştim, oldum işte... sana bugün çılgın gibi aşığım. senden ayrı geçen bu günleri cehennemde imiş gibi geçiriyorum.
-Sabahattin Ali
“belki yanılıyorumdur, ama bence bir insanı gülüşünden tanıyabilirsiniz ve eğer ilk karşılaşmada hiç tanımadığınız birinin gülüşünden hoşlanırsanız, o zaman onun iyi bir insan olduğunu cesurca söyleyebilirsiniz.”
Oysa ben her an sana bakmak, bir sözünü kaçırmamak; bir kıpırdanışını, yüzünün her an değişen gölgelerini izlemek, her an yeni sözler bulup söylemek istiyorum.
kendimi, görebilir miyim seninle?
biraz cesaretim olsaydı ya da en ufak bi' umudum, her şeyi bırakır ona koşardım. bunu yazıyorum çünkü sizin benim yaptığım hatayı yapmanızı istemiyorum. aşka dair en ufak bir umudunuz varsa hiçbir şeye aldırmayın ve sevdiğinizin peşini bırakmayın. unutmayın! gerçek aşk insanın karşısına bir kere çıkar. ya karşıma çıktığında anlamazsam diye korkmayın sakın, anlayacaksınız.
gitme kal dememi bekleme benden. anladım gözlerin yol bitti dedi. ne kadar saklasan boşuna artık…
gözlerin dilinden önce söyledi, biz yolun sonuna vardık. yolun sonunda, saatler durduğunda…
Sen hiç ben olup seni sevmedin ki... bilmiyorsun benim dünyamdaki yerini.
Herkes silikken senin nasıl parladığını, ellerimin ellerini nasıl aradığını, seni gördüğümde kalbimin nasıl gülümsediğini,
Herkesten kaçarken ayaklarımın sana nasıl koştuğunu,
Herkese dönerken sırtımı, sana nasıl kollarımı açtığımı... sen hiç ben olup seni sevmedin ki...
Seni sevmenin bana tüm dertlerimi unutturduğu gerçeğiyle tanışmadın ki…
Sen hiç ben olup özlemedin ki kendini... gözlerin seni gördüğünde büyümedi ki hiç...
Seni daha çok tanımak, daha çok dinlemek, daha çok öpmek istemek nedir bilmiyorsun ki...
Sence birinin gözünde değerli olmadığını bilerek sevmek nedir?
Sen hiç benim kalbinden seni sevmedin ki... keşke ben olsaydın ve seni sevseydin.
O zaman seni sevmenin ne kadar zor, vazgeçmeninse tek çarem olduğunu anlardın...
“temmuz çoktan bitti. ağustos da bitecek… eylül’de ellerin üşüyecek, ısınmak için geleceksin. biliyorum.. eylül tam bu işe göredir, gel bağışlayalım birbirimizi.”
- turgut uyar.
- ben sana mecburum.
ben sana mecburum bilemezsin
adını mıh gibi aklımda tutuyorum
büyüdükçe büyüyor gözlerin
ben sana muhtacım bilemezsin
içimi seninle ısıtıyorum
uçsuz bucaksız bir şehirsin sevgilim.
uçsuz bucaksız bir şehirsin sevgilim. ve bu şehrin tenha, karanlık sokakları var. arnavut kaldırımları süsler bedenini, ve yağmur yağınca gözlerinden yağar. güldüğünde kaybolur kara bulutlar, uzakta ıslak bir güneş açar. hırçın sessizliği yırtar şair. işte ben, sen güldüğün zaman eşsiz, onlarca bahane bulurum yazmaya. seninleyken, sensizken, senden habersiz.
bir deniz havasında sevmek seni, ya da kaybolmak gece karanlığında. bir meltem rüzgarından almak kokunu, ve bir kuru gürültüde duymak seni. sen ki zaafların en güzeli, en kırmızısı. sen ki sevdalanmak dünyaya, sensizken, senden sonraya.
"et pium desiderium."
-gerçekleşmesi olası olmayan gelecek veya geçmiş bir şeye duyulan derin hasret.
hayatım boyunca kalbim adını koyamadığım bir şeyin özlemini çekti.
sonu hiçbir yere varmayan o yolda beni kendinden kurtardığın için teşekkürler.
yirmi sekiz temmuz.
son kez olur bazı şeyler, kimse anlayamaz. son defa geçilir bir yoldan, son defa görülür bir yüz. son defa duyulur bir ses, son defa sevilir biri.
“içimde ikinci bir insan gibidir,
seni sevmek
saadeti.”