PUT YOUR BEARD IN MY MOUTH
cherry valley forever
trying on a metaphor
NASA

No title available
YOU ARE THE REASON
Peter Solarz

Love Begins

JBB: An Artblog!
h
Show & Tell
AnasAbdin
One Nice Bug Per Day

pixel skylines
Jules of Nature

PR's Tumblrdome
Game of Thrones Daily

★
Sweet Seals For You, Always

Discoholic 🪩

seen from United States
seen from Malaysia
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from Canada
seen from Russia

seen from Türkiye

seen from Estonia

seen from Malaysia
seen from Finland

seen from Germany

seen from France

seen from Malaysia

seen from Canada

seen from United Kingdom

seen from United States
seen from United States

seen from United States
@gzlpsf
Selam, güzellik,nerdensin
Eskişehir
Castle Heeswijk, Netherlands (by Monique)
Ariel selfie animated ❤️
Source: deviantart.com
Tumblr'da 8. yılımı dolduruyorum 🥳
Good morning cuties x
sofia jamora
For those who don’t saw the main bedroom from tyrol_house by @stephents3d
Get Inspired, visit www.myhouseidea.com
Nice
İtiraf zamanı
Gerçek olarak ilk ve son yaşadığım anı'mı sizlere sunuyorum..
Sıcak bir yaz günüydü. Tatile çıkmıştım soluğu Alanya'da aldım. Birkaç gün boyunca yalnız başıma kaldığım otelde bazen havuza bazen denize girip vakit geçiriyordum. Etrafımda herkes arkadaş grupları olsun sevgililer olsun oldukça keyifli güzel eğleniyordu ve ben yalnızlığımdan dolayı onlara gıpta ile bakıp imreniyordum. Kızlara uzaktan bakmakla yetiniyordum, onlara yaklaşamıyordum bir türlü. Etrafta o kadar erkek varken bana niye baksınlar ki zaten, sonuçta zayıf ince yapılı vücudunda tüy bile bulunmayan biriydim neredeyse onlardan farkım yoktu. Zaten otelde çalışan bazı erkeklerin bile bana imalı bakışlarını görmedim değil, ama ben ciddiyetimi bozmadığım için bir şey demiyorlardı. Alanya'da canım sıkılmıştı otelden ayrılıp önce Side'ye sonrada Antalya'ya gitmeye karar verdim, tatilim bitmek üzereydi ve benim gezmem lazımdı. Eşyalarımı topladım otogara doğru yola çıktım. Minibüste giderken arka koltukta oturan gençler otostop yaparak geldiklerini güzel vakit geçirdiklerini ve yine o şekilde döneceklerini konuşup duruyorlardı. Onları dinlerken kendi kendime sende yapsana hem yeni arkadaş edersin hem yol parasından kurtulursun hemde eğlenceli olabilir diye söylenip duruyordum..
Hemen minibüsü durdurup indim, birkaç dakika sonra bir taksiye el edip beni anayola götürmesini istedim. Anayolda taksiden indim , Alanya çıkış kavşağına yakın bir yerdi ve orada geçen arabaların durabileceği cep dedikleri yerdeydim. Ama bir türlü elimi kaldırıp geçenleri durduramıyordum, Nasıl yapsam diye düşünürken bir kamyon selektör yapıyordu bende etrafıma bakındım heralde araçlardan birine yapıyordur diye aklımdan geçirdim. Biraz daha yaklaşırken daha hızlı sellektör yaparak yavaşlamaya başladı. Bende biriki adım geri çekildim, tam önümde durdu ve korna çaldı. Ben hala ne yaptığını anlayamamıştım zaten yüksek olduğu için şöförü göremiyordum daha doğrusu bakmıyordum. O sırada benim tarafa bakan kapı açıldı şöför bu tarafa geçerek kapıyı açmış, bana “ delikanlı Manavgat'a doğru gidicem ama yolu bilmiyorum tarif edermisin ” diye seslendi. Şaşırmıştım “bende Side'ye doğru gideceğim ama yabancıyım yolları tarif edecek kadar bilmiyorum tabelalarda yazıyordur ” diye cevap verdim. Tabii ben öyle deyince “ gel o zaman beraber gidelim sohbet ederiz hem burada otobüs durmaz ” dedi . Bende bilmem size sıkıntı vermiş olmayayım dedim ve bunu niye dedim onu bile hala bilemiyorum.. “ hadi atla problem yok ” diyince kendimi koltukta buldum, nasıl çıkıp oturduğumu anlatamam.. Merhaba adım Mehmet hoşgeldin evime diye gülerek elini uzattı bende tolga dedim tokalaştık, yalnız elimi okşar gibi sıkmıştı. Benden daha iri yarı hafif göbekli esmer biriydi dediğine göre 48 yaşındaymış, sohbet etmeye başladık. Önce kendini sonra yaptığı işleri gezdiği yerleri anlattı evet sıra sende dedi gülerek. Bende tatil için geldiğimi 3-4 gündür Alanya'da olduğumu üniversite çevremi yaşımı vesaire anlattım. Bana hem üniversite okuyorsun hem 22 yaşındasın hemde kız arkadaşın olmadan tatile yalnız çıkmışsın kızın ailesi izin vermedi heralde dedi yine gülerek.. Benim kız arkadaşım yokki biraz çekingenim onlara açılamıyorım haliyle kızlarda bana gelip hadi çıkalım demiyorlar. kızlarla sadece normal arkadaşlık yapıyoruz diye cevaplayarak geçiştirdim. Boşver üzülme dedi şu arkada kola var açta içelim seninle diye arada asılı duran perdeyi araladı. Başımı çevirip baktığımda uzun geniş gibi görünen bir yatak vardı ama komple kırmızıydı, çarşafı yastığı vs, hatta çektiği perde bile kırmızıydı o ana kadar yalnız arabanın dışı kırmızı zannetmiştim. Bardaklara koyup uzattım sağol diye bardağı alırken yine ellerimi okşarcasına hareket etti.
Tamam bazen kendimce küçük hayaller kuruyorum ama gerçekleştirmek için içimdeki sesi hiç dinlemedim. Bu hayaller aklıma gelmeye başlamıştı, içerisi zaten sıcaktı ve bu sıcaklık hayallerimle daha da artmaya başlamıştı. Her konuda sohbet ediyor kola sigara içiyor arada müziğin sesini açıyor öyle gidiyorduk. Bir an vaktin varmı diye sordu, ne icin dedim. Şurada denize girmek istiyorum sıcaktan çatlıcam dedi bende olur girebilirsin benim için sakıncası yok diye cevap verdim.
Kızılot diye bir yerden denize doğru döndü kıyıya yakın bir yerde kamyonu parketti ve burada denize girmeyi seviyorum dediğinde artık bazı şeyleri algılamaya başladım. Hani Manavgat yolunu sormuştun bana demek beni kandırdın dedim. Napayım öyle demesem sende otostop icin durdurmazdın beni ne yani fenamı oldu güzel değilmi yolculuğumuz dedi. Güzel diye tebessüm ettim. Hadi denize dedi aşağı inip pantolonunu ve atletini çıkardı, altındaki beyaz kiloduyla denize doğru yürümeye başladı. Şeyi yarı kalkık gibi görünüyordu. Bende aşağı indim yere oturdum sadece ona doğru bakıyor ve şeyini düşünüp duruyordum hayallerim yine tavan yapmıştı. Denize bir iki dalıp çıktıktan sonra gelsene ne duruyorsun orda diye seslendi, canım pek istemiyor diye cevap verdim. Çünki içimdeki ses gittikçe yükseliyordu,ben mayom ile kalsam zaten kızdan farksız olan vücuduma daha farklı bakacağını biliyordum. Hem bu konuda okuduğumuz hikayelerin çoğu ya hamamdakilerle veya kamyoncularla geçiyordu. Ben bunları düşünürken yanıma gelmişti,kilodu yapışmış içinde duran şeyi olduğu gibi belli oluyordu ve istemedende olsa gözlerimi ayıramıyordum. Omuzuma elini attı orasına baktığımı anlamış olmalıydı çünki o ayakta bense yerde oturuyordum. Hadi kalk tatile deniz icin gelmedinmi diye konuşurken hem kurulanıyor hemde beni süzüyordu. Sonunda tamam dedim ayağa kalkıp soyunmaya başladım. Tişörtümü ve uzun şortumu çıkardım,içimde boxer tarzı mayom vardı.
Biraz geri çekilerek hadi önden sen buyur dedi gülerek, denize doğru yürürken arkamdan vücudumu ve kalçalarımı inceleyerek geldiğini anlamıştım. Ayaklarımı denize soktuğumda çok soğukmuş dedim arkamı dönerek, tam o sırada eliyle şeyini sıvazladığını gördüm dahada büyük görünüyordu. Elini hemen çekti merak etme ısınır alışırsın diyerek yanıma yaklaştı. Elinin birini belime atarak yardım edeyim yoksa düşersin dedi. Sadece başımı ona çevirip gülümsedim. Bir iki adım daha attık dizlerimize kadar denizdeydik yavaş yavaş ilerliyorduk, biran dengem bozuldu sendeledim tabi kaçırırmı iki eliyle belimden sıkıca tuttu ve bunu yaparken de yanımdan arkama doğru geçmişti. Düşecektin yakaladım seni dedi sırıtarak, bu arada arkama iyice yanaşmıştı. Kendime hakim olmaya çalışıyordum birden bırak dedim ve olanca hızımla kendimi denize atarak yüzmeye başladım. Dur uzağa gitme ayakların yere bassın yoksa dalgaya kapılırsın diye sesleniyordu, zar zor duyuyordum onu soluklanmak için durdum parmak uçlarım değmiyordu korktum ve biraz geriye doğru yüzerek ayaklarımı tam basacak şekilde durdum. Hem nefes alıyor hem ona bakıyordum, hemen yanıma geldi ve sohbet yerini aldı yine. Biraz yüzüyor biraz soluklanmak için duruyorduk. Birara şakalaşma faslına geçtik, güreş bile yapar olduk:)) Nasıl ne şekilde niye oldu bilemiyorum ama arkama geçmiş bir eliyle ellerimi kavramış ben kazandım diye gülüyordu. Bunu yaparken bana iyice yaslanmıştı, denizin içinde bile olsak oldukça sertleşmiş ve büyümüş olduğunu hissedebiliyordum, ses etmediğim için iyice kuvvetl bastırıyordu. Deniz soğuk olsada daha fazla heyecanlanıp ateş içindeydim. Hadi çıkalım yorulduk dinlenelim dedi, tamam dedim. Yine önden ben yüzüyor o arkamdan geliyordu. Kıyıya çıktığımızda kilodunun önü öyle kabarıktıki bakmamak imkansızdı. Havluyu aldı bana uzatacağını düşünüp elimi havluya attım, sen dur ben kurularım seni diyerek elimi tuttu ve beni sırtım ona gelecek şekilde çevirerek kurulamaya başladı. Gerçi kurulamaktan ziyade okşamak gibi bişeydi yaptığı, eliyle vücudumun arasında yalnız havlu vardı. Tamam dedi, geri çekilerek.
Artık bakışları ciddileşmiş gibiydi ve önündeki kabarıklıkta hala aynıydı ve ıslak kilodundan şeffaf şekilde duruyordu. Sıra sende yalnız beni kurulamana gerek yok bana masaj yapman daha iyi olur dedi. Zaten içimdeki ses susmak bilmiyordu alevler içerisindeydi vücudum. Bir şey diyemedim veya demek istemedim, olur der gibi başımı salladım. Burda olmaz kamyonda yatağa uzanayım öyle yapıver sana zahmet dedi ve zıplayıp yukarı çıktı, hadi gel diyerek elini uzattı. Rüzgara kendini teslim eden yaprak gibiydim, elini tutarak yukarı çıktım. O hemen yatağa yüzüstü uzandı omuzlarımdan başlayabilirsin dedi. Ben iki koltuğun arasında dizlerimin üzerinde eğilmiş onun geniş omuzlarına uzanmaya çalışarak masaj yapmaya başladım, bunu yaparken bile heyecandan titriyordum. Omuzlarını ovmaya çalışırken dur döneyim birazda göğsüme yap dedi ve ben cevap veremeden sırtüstü döndü. İşte o an ağzım açık kaldı, şeyi kilodunun bacak arası kısmından soluna doğru yarısı dışarı çıkmış vaziyetteydi. Öylece bakakaldım 5-10 saniye sessizce duraklamışken hadi devam edermisin demesiyle kendime geldim. Ona baktım,gözleri tamamen kapalı elleri kenarda sakince sanki ben görmemişim gibi rahatça yatıyordu. Eğildim ve tekrar omuzlarından başlayarak göğüslerine doğru masaj yapmaya devam ettim. Tabi bunu yaparken sürekli gözüm şeyindeydi ve vücudumu ateş sarmıştı, şeyine dokunmamak için zor tutuyordum kendimi.
Bu arada sağ elini dizlerimin üstüne koydu sağol güzel yapıyorsun dedi. Bunu söylerken gözleri hala kapalıydı ama nefes alışverişi hızlanmış ve göbeği hızlıca inip yükseliyordu tabi şeyide .. Birden tamam diyerek doğruldu, eli hala dizimdeydi. Harikaydın şimdi sıra bende dedi ve ayakucuna doğru çekildi hadi dedi. Kıpırdamadan anlamamış gibi ona bakıyordum. Hadi uzan bende sana masaj yapayım ödeşelim dedi yine her zamanki gibi gülümseyerek. Şöför koltuğunun arkasındaydı, hadi diye tekrarladı, başımı sola çevirip ona sırtımı dönüp dizlerimin üzerinde emekleyerek uzanmaya çalıştığımda onun kısık sesle ohhh çok güzel diye söylenmesini duydum. Öyleya uzanmaya çalışma şeklim emekleme vaziyetinde mayomla oldukça erotik ve tahrik ediciydi. Hemen uzandım ama ayaklarım onun göbeğine çarpmıştı. Dur bakayım şimdi uzat dediğinde ayaklarımı uzattım tamam oldu diyerek bacaklarımın üzerine oturdu. Ve her şey artık ortaya çıktı, şeyi olduğu gibi bacaklarımın arasındaydı demek ben uzanırken kilodunu çıkarmıştı. İster istemez daha fazla titremeye başladım, vücudum istemsizce titriyordu. Benim hiç ses çıkarmadığımı görünce iyice kendini bastırarak sırtımı ovalamaya başladı resmen okşamaydı yaptığı. Çok geçmeden sırtımdan aşağıya doğru elleri uzanmış arada bir belimi ovarken mayomun üzerindende popomu okşuyordu. Artık dayanamaz durumdaydım ve kısık kısık inlemeye başladım. O arada dur bakayım biraz dedi ve üzerimden hafifçe kalktı, mayomu aşağıya indirmesi ve çıkarması iki saniye bile sürmedi.
Sonra tekrar ağırlığını hissettiğimde kalçalarımın üzerine oturmuş ve şeyini olduğu gibi popomun arasına bastırmıştı. Artık herşey farklıydı,kendimi durduramıyordum. Zorlukla başımı hafifçe kaldırarak ona doğru dönmeye çalıştım ve “şimdiye kadar hiç yapmadım ve lütfen yapmayalım” dedim. Merak etme istemezsen yapmam ama çok güzel popon var duramıyorum yerimde dedi. Bana sakin olmamı yalnız ucunu değdirip sürttürerek rahatlayacağım söz girmeye çalışmayacağım diyerek üzerime iyice uzandı. Ağırlığı altında ezilmek bile müthiş zevk vermişti bana. Heyecandan kalbim yerinden çıkacakmış gibiydi çok aşırı haz alıyordum. Şeyinin Ucunu deliğime yaslamıştı , öyle bir ileri geri yapışı vardıki bunu yaparkende bana sıkı sıkı sarılmış boynumu omuzlarımı öpüp emiyordu. Artık bende tamamen kendimi kaybetmiştim dur lütfen diyerek doğrulmaya çalıştım ona doğru başımı çevirdim. Biraz daha devam edeyim izin ver lütfen diyerek dudaklarıma yapıştı bu hiç beklemediğim bir şeydi öyle güzel emiyorduki dudaklarımı, kendimi tamamen kız gibi hissetmiştim artık. Yinede onu geriye doğru iterek kendimide geriye çektim. Bir anda vazgeçtiğimi sandı tam bir şey diyecektiki ben sus dedim ve bacaklarının arasına uzandım, artık bambaşka biri olmuştum. Kocaman şeyine elimi uzattım ve dudaklarımın arasına aldım, ilk defa böyle bir şey yapıyordum. Benim bu hareketimden çok zevk aldığı belliydi, çünki öyle bir ohhh deyişi vardıki anlatamam. Acemice olsada dudaklarımın arasında ileri geri hareket ettiriyor ve onun bana dediği iltifatları dinliyordum. Ve bunları duydukçada daha arzulu emiyordum. Onun elleri ise saçlarımda dolaşıyor arada bir kendine doğru bastırıyordu. Birkaç dakika geçmiştiki bir an titrediğini hissettim ama dudaklarımı alamadım veya almak istemedim. Oda elleriyle başımı öyle sıkı bastırmıştıki inleyerek ve titreyerek içinde rahatladı. Sonra tamamen bittiğinde başımı yukarı kaldırıp şeyini ağzımdan çekti ve alnımdan öpüp çok tatlı şeker gibisin bu yaptığın çok güzeldi diyerek bana sıkıca sarıldı..
10.08.2014