“Ben gittiğim zaman, bilin ki kalmak için her şeyi yaptım”

izzy's playlists!
NASA
PUT YOUR BEARD IN MY MOUTH
Jules of Nature

@theartofmadeline

No title available
Sade Olutola
KIROKAZE
TVSTRANGERTHINGS
Xuebing Du

#extradirty
tumblr dot com

Discoholic 🪩
🪼
Claire Keane
I'd rather be in outer space 🛸

Product Placement

PR's Tumblrdome
wallacepolsom
dirt enthusiast
seen from France

seen from Maldives

seen from Germany

seen from United States

seen from Chile

seen from Türkiye
seen from Kenya

seen from Mexico

seen from Malaysia
seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States
@havatir
“Ben gittiğim zaman, bilin ki kalmak için her şeyi yaptım”
Masum vatandaş olmaz. Öyle olsaydı Sistem için masumluğumuz tehdit oluşturduğundan ortalarda dolaşmamıza izin verilmez, vatandaşlıktan ve masumluktan azl edilir hapishanelerde cani, terörist ilan edilip işkence edilirdik. Hükümdarların ve ahalisinin şiddetli zulmüne uğrardık. Masumiyetin ilk şartı küfre boyun eğmemek, boyun eğenleri de adam yerine koymamak, bunun sonucu da en azından haps edilmek veya toplumdan sürülmek. . Biz iktidarların azmetiricisiyiz. Ne yapıyorlarsa rahatına düşkün şirretli sözde masumluğumuza hizmet etmek için yapıyorlar. Onlar dahi bizim kurbanımız. Ama bizden olduklarını da unutmamak lazım.
muhimmat:
Odessa size göre bir şehirdi… Hepiniz hrantsınız, charliesiniz, amerikalısınız, hepiniz hiç kimsesiniz.
muhimmat:
"bushy: elemin her cevherinin yirmi gölgesi vardır elemin kendisi değildir hiçbiri, ama öyle sanılır. kör eden gözyaşlarıyla buğulanınca hüznün gözü bir sürü nesneye böler bütün olanı düzgün bakınca karmaşadan başka bir şey görünmeyen; ama yamuk bakınca biçimi ayrıştırılabilen perspektifler gibi: o yüzden haşmetmeap lordunuzun kaybına yamuk bakmak ağlanacak öyle elem şekilleri bulur ki kendisinden fazladır ama olduğu gibi bakarsanız, olmayan bir şeyin gölgelerinden ibarettir. öyleyse üç kez kutsanmış kraliçem lordunuzun kaybından fazlasına ağlamayın; görülmez daha fazlası görülse bile hüznün sahte gözüyledir, ki hakiki olan yerine, hayallerin ardından ağıt yakar. kraliçe: öyledir belki, ama ruhumun derinleri aksine inandırıyor beni; nasıl olursa olsun üzülmemek elimde değil, üzüntü çöker üstüme tıpkı düşündüğüm hiçbir şeyi düşünmesem bile hiçbir şeyin üstüme çöküp küçük, zayıf düşürdüğü gibi. bushy: kendinizi aldatmak bu leydim, başka bir şey değil. kraliçe: tabii öyle, aldanış da elemin atalarından gelir; benimki öyle değil, çünkü benim elemim hiçbir şeyden çıkmadı ne de yasını tuttuğum hiçbir şeyden, bir şey elimde olan tek şey geride kalandır, ama nedir, daha bilinmez; adlandıramadığım bu isimsiz yeistir bildiğim şey.” Shakespeare, II.Richard, Perde II
Zizekin tüm çarpıtmasına rağmen berraklığa sahip shakespeare. Nedense tarkowskinin solarisiyle, bergmanın persona filmleri de aklıma geldi, özellikle personayla dehşetli bir ilgi sezdim, Solariste bu bakış üzerineydi sanki, Biz dünyaya düşerek yoksunluğa dahil olduk. Vatanımızdan, asli varlık alanımızdan uzaklaştırıldık. İnsan bir yoksunluk aynasına ona ancak belli bir açıdan, arzu’nun yamulttuğu bir bakışla “yoktan”tan bir şey çıkartıyordu. eylemler ve sonuçlarda zuhur ediyordu. Aynı zamanda sorgulanma odasıydı, bakışından sudur edenlerle yüzleşme alanı. Hissedişin; kalbin gözüyle tasvir edilmesi gereken ve hakiki işaretleri içeren rüyaları kurguluyordu.
muhimmat:
"Bir uyanıklık, bir teyakkuz olan rüyâyı övüyorum ve bir müphemlik, bir narkoz olan hayale lânet ediyorum." İsmet Özel / Üç Mesele
muhimmat:
Bir kadın Rasûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem’e sövmüştü. Durumu öğrenen Halid b. Velid hemen kadını öldürdü.
[ Beyhakî, “es-Sünenü’l-Kübrâ, 16641 ] Peygamberimiz aleyhissalâtu vesselam kendisine söven kadının öldürülmesi hakkında şöyle dedi: "Dikkat edin ve şahit olun ki, o kadının kanı hederdir (kısas gerekmez)” “Âlimler Nebî sallallâhu aleyhi ve sellem’e söven, O’nu gözden ve itibardan düşüren (buna çabalayan) kimsenin kâfir olduğunda ve Allâh’ın azâbına müstehak olduğunda icmâ etmişlerdir. Böyle bir kimsenin dünyâda bütün imâmlar katında hükmü ölümdür.” [ Kâdî İyâd, eş-Şifâ 2/215-216 ] (Bunlar ahmak kınayıcıların kınamasına karşı kınından çıktı.)
muhimmat:
"sevgilin varsa silah kuşanacaksın
basacaksın kurşunu bir göz koyan olursa edinmediysen sevgili var gibi yapma “ Hey Joe / ismet özel "Cânını cânâna vermektir kemâli âşıkın, Vermeyen cânı îtiraf etmek gerek noksânına.” Fuzûlî
Bu şehri nasıl yapmışlar böyle üst üste, ne gökyüzü koymuşlar ne günaydın. Turgut Uyar
muhimmat:
İsmet Özel -“Çirkinlik şirkte Şirk çirkinliktedir” konuşmasından.
"İslâm’ın değirmeni durmadan dönecektir. Siz hep bu değirmenin döndüğü, mücadelenin devam ettiği yerde bulunun. Agâh olun. Kur’an’la Sultan ayrılacaktır. Siz kendinizi Kitap’tan ne ayrı tutun, ne de kitabın ayrı ayrı değerlendirilmesine meydan verin, tefrika etmeyin. Üzerinize, kendi lehlerine hüküm verdikleri gibi size hüküm vermeyen ümera gelecektir. Eğer onlara karşı isyan ederseniz sizi öldürürler. Eğer onlara itaat ederseniz sizi saptırırlar. Dediler ki öyleyse ne yapalım ey Allah’ın Resulü? Dedi ki: Meryemoğlu İsa’nın ashabının yaptığını yapın. Onlar testerelerle biçilip çarmıha bağlandılar, yine de vazgeçmediler. Allah’a itaatte ölmek, Allah’a masiyetteki hayattan hayırlıdır." Hadis-i Şerif
muhimmat:
Erbakan Hocamız şöyle sesleniyordu: Ey AKP’liler;
Günde beş vakit namazda 40 sefer okuduğunuz Fatiha’nın sonunda: “Ğayril Mağdubi aleyhim veleddallin” (yani Allah’ım Senin ğadabına uğramış Siyonist Yahudilerin ve dalalete sapıtmış Haçlı-Hıristiyan emperyalistlerin, yani ABD, AB ve İsrail’in Batıl ve bozuk yollarına gitmekten sana sığınırız, bizi Kur’an’ın hidayet ve istikamet yoluna ilet” diye dua edip söz veriyorsunuz. Sonra da kalkıp bu Barbar Batılıların peşinde koşuyor, BOP eş başkanlığı yapıyor, yani şeytana suç ortağı oluyorsunuz!? Ve kendinizi aklamak ve vicdanınızı bastırmak için de: “Dünyanın realitesi budur. Hayali heveslere kapılmamak lazım” diyorsunuz!
Bre zavallılar, “Realite”nin yani gerçeğin ve kullarına gerekenin, ne olduğunu, hâşâ, Allah bilmiyor da siz mi biliyorsunuz? Bu tür boş iddia ve avuntular, sadece hidayet kayması ve akıl tutulmasıdır!
muhimmat:
”Avrupalı İslamiyetten hiç bir zaman tiksinmemiştir , sadece korkmuştur.
Avrupalı beceremediğini nihayet bizde iç maymunlar kurarak başardı.
İslamiyet korkusundan bir zamanlar ödü patlayan batının(Rönesanstan) ve bilhassa 19. asırdan sonra içimizde ürettiği inkar nesilleri kendi neslimizden ve kendi aslımızdan nefret ajanlarıdır.
Onlar korktu bizimkiler iğrendi.
O korku bizi kendi kendimizden iğrendirme yolunu buldu, neticede bizden korkan o , kendi kendimizden tiksinen de biz olduk. ”
Necip Fazıl K.
muhimmat:
"Tekrar ediyorum, kriz; adam kıtlığı, iman ve ahlâk krizidir.
Kendimi, hükûmet ve partilerin değişmesiyle durumun değişeceğine inanmaktan tenzih ederim.”
Merhum Ebu`l Hasan En Nedvi
muhimmat:
Ka’b b Mâlik el Ensarî (ra)’den rivâyete göre, Rasûlullah (sav) şöyle buyurdu: “Bir koyun sürüsü üzerine salıverilen iki aç kurdun o sürüye zararı, kişinin mal ve makam hırsının dinine verdiği zarardan daha fazla değildir” (Dârimî, Rıkak: 21) “Kütüb-i Sitte”
.
Teşbihteki inceliği anlamak için kurtların şu tabiatını bilmek gerek: Müdâfaasız bir sürüye musallat olan kurt, karnını doyurmak üzere bir koyunu kapıp kaçırmaz. Sürüdeki hayvanları rastgele yaralar, odaksız önüne geleni ısırır. Böyle bir aç kurdun bir sürüye vereceği zarar yaklaşık 100 koyun olarak tespit edilmiş. İki kurt 200 koyunluk büyük bir sürüden geriye pek de bir şey bırakmaz.
muhimmat:
"Metubat-i Rabbani 163.Mektup’tan alinti…." Allahü subhanehu, en yüksek ahlakla sıfatlandırdığı Resulüne, kafirlerle ve münafıklarla cihad edip, onlara karşı sert olmasını emredince, kafirlere ve münafıklara sert davranmanın yüksek ahlakın içinde bulunduğu anlaşılmış oldu. İslam’ın izzeti, şerefi, yükseltilmesi, küfrün ve onun ehli olan İslam’ı tanımamazlıkdan gelenlerin alçaltılması, hor ve hakir tutulmasındadır. Kim, Dîn-i Mübîn-i İslam’ı tanımamazlıkdan gelen küfür ehlini izzetli yapmaya çalışıp, yüksek tutarsa, İslam ehlini, Müslümanları alçaltmıştır. Bahsi geçen izzet, şeref sahibi yapmakdan, küfrü yüceltip kafirleri meclisin en önünde oturtmak kasd edildiği anlaşılmasın. Bilakis onları meclise almak, onlarla arkadaşlık yapmak, onlarla kendi lisanları ile konuşmak; bunların hepsi, onları izzetlendirip şereflendirmeye dahildir. Çünki; onların, (kendilerini yoktan var eden Sevgili Allahımızın dinini tanımamazlıkdan gelmeleri sebebi ile) hak ettikleri muamele; köpekler gibi meclisden kovulmalarıdır. Eğer dünya işlerinden her hangi bir maksad onlarla alakalanıp, onlarsız çözülemeyecek olsa, zaruret mikdarı onların yanına girmeli ve bu esnada, kendilerine iltifat etmeme ve değer vermeme üslubuna da riayet etmelidir. Kişideki İslam’ın kamil (olgun) olmasının alameti, bu tür bir maksadı elde etmekden tamamen vazgeçmekdir. Ve kafirlere iltifat etmeyip aralarına karışmamaktır. Noksanlık sıfatlarından beri, olgunluk vasıfları ile sıfatlanmış olan Allah-ü Teâlâ, Kur’an-ı Mecidi’nde küfür ehlini, Kendisinin ve Resulünün düşmanı olarak isimlendirmiştir. (Mümtehine-1) Böyle olunca, Allah (cc)’ın düşmanları ve Resulü’nün(Sallallahu aleyhi ve sellem) düşmanları arasına karışmak en büyük cinayetlerdendir. Bu Allah düşmanlarının arasına karışmanın ve dostluk kurmanın en düşük zararı, Şeriatin hükümlerini icra etme ve çirkin olan küfür adet, gelenek/merasimlerini yürürlükden kaldırmak gücünde gevşeklik ve zayıflığın meydana gelmesidir. Böyle bir mani/engel, onlarla ünsiyet kurma, arkadaşlık yapmaktan kaynaklanır. Bu, gerçekten çok büyük bir zarardır. Çünki Allah (cc) düşmanları ile ülfet kurup, onlara karşı sevgi beslemek, Aziz ve Celil olan Allah-ü Teâlâ’nın ve Resulünün düşmanlığına götürür. Bu gibi çirkin ameller kişinin imanını tamamen götürür de farkında olmaz. Nefislerimizin kötülüklerinden ve amellerimizin suç teşkil etmesinden Allaha(cc) sığınırız. Düşmanımı seviyorsun, sonra da seni sevdiğimi zannediyorsun. Akıl nimetinden ne kadar da mahrumsun. Bu, Allah (cc)’ın rahmetinden kovulmuş din düşmanlarının işi İslam’la alay edip, İslam ehlini maskaralığa almaktır. Bununla beraber bizi dinden çıkartmanın veya hepimizi öldürmenin fırsatını kollarlar. Din-i Mübîn-i İslam’ın mensublarına lazım olan, Allah (cc)’dan utanmak ve dinini her şeyden daha fazla kıskanmaktır. Muhakkak ki, utanma duygusu imandandır. İslami kıskançlık illa da bulunması gerekir. İşlerin idaresi kendilerine ısmarlanmış kişilere layık olan, bu, Mevla (cc)’nın rızasını kazanmaktan uzak duran kimseleri daima hor ve hakir tutmaktır.
muhimmat:
Baş bakan olmanın gereği olup bitene baka kalmaktır… Ama sorun değil, abd’nin bahar devrimi yavşaklığıyla yeni düzeni için kurdurduğu öso da pkk ya silah ve militan gönderiyor, yine aynı sonuca ulaşacaktı. Baş bakanımız dert etmesin, yazık. bakarsın sonunda çekilen bu dertlere karşılık parayla saadet oluverir. ondan sonra vur çatlasın çal oynasın eğleniriz beraber, unuttururuz dertlerini.. Aval aval bakan olmamak için “bakmak” için nereye yerleştiğin önemli. Meşrutiyetini şerri delillerle ifade eden, canın ve malının diğerleri için haram olduğu, ev gibi samimi bir şekilde benimseyip ait olduğun, diğer samimiyetle benimseyenlerle kardeş olduğun emin bir yerse yerleştiğin; arz üzerinde bir şeyleri arz etmeye de talip oluyorsun. Arz üzerinde yerleştiğin yer bakacağın bölgeyi de işaret ediyor. İşarete hürmet gösteren, bakmanın teşkil ettiği hassasiyetin çilesiyle gözüne sürmesini çektiğinde, kaymayan bir bakış odağına sahip oluyor. Bakmaktan sonra görme zuhur ediyor. Görmeyle oluşan şahitliğin mesuliyetine gerektiği gibi mukabele etmek, çürümüş bölgenin görünen mahiyetine karşı şuurla birlikte acı veren; yer ettiğin yurdunu(yerleştiğin meşru yerden odaklanan bakış açının görme amelini) terketmemeyi göze alarak ihfa ediliyor. Göz gördüğü zaman gönül katlanıyor. Katlanmazsa ifsad oluyor. Gören gözün, işiten kulağın ona muhteviyat olarak verilen bedene ihaneti ahmakça bir cürüm. Ondan sonra nasıl ve nereden baktığın, ve bakma eylemini nereye vArdırdığın mesele oluyor
muhimmat:
MIZRAKLI İLMİHAL’DEN
Din, millet ve şeriat kelimeleri: Ve dahi iman ve İslam ikisi birdir. Resulullah sallallahu aleyhi vesellem hazretlerinin, Allah Azimüşşan’dan getirdiği şeyleri dil ile ikrar ve kalb ile tasdik etmekdir, buna İman ve İslam derler. Ve dahi din ve millet ikisi birdir. Resulullah sallallahu aleyhi vesellem hazretleri Allah Azimüşşan’dan itikada müteallik getirdiği şeylere din ve millet derler. Şeriat: Peygamberimiz aleyhissalatü vesselam Hakk Teala’dan amele müteallik getirdiği şeylere şeriat derler.