İzleri derin aşkın gölgede resmi güzel olur.
Arkana alsan da güneşi tek başına,
Gölgen bulur eşini gitmez o hep yanında durur.
Seyret geçmişin izlerini bir başına,
Yalnızlığın önemi yok yaşanmışlığın yanında.
Ne güzel sevdalar yaşanıyor bu dünyada kim bilir, öyle şanslılar var ki ruh eşleriyle bir hayat sürme lütfuna erişiyorlar. Öyle şansızlar varki ruh eşlerinin görüyor, hissediyor, inanıyor ve sonra yıpratmaya başlıyor. Hayatına binbir güzellikle giren insanı kendi eliyle hayalin dışına itmeye başlıyor. İlgi değil söylediğim, yaşadığı duyguların karşılığını vermek. Onu anlamak, korkularını, kaygılarını ve tüm duygularını olduğu gibi kabul etmek ve değiştirmeden mevcudiyetiyle onu yaşamak çok da zor değil.
Bazen oturup bunca şey yaşadığım hayaller ötesi aşkın kalıntılarını ararken buluyorum kalbimde. Kırılmaktan yorgun düşüyorum, akışına bırakıyorum ama nehir de artık eskisi gibi akmıyor. Gür suların akması gibi sevginin kalbe akışı, eğer bu akış yavaşlarsa aynı nehrin içini görmeye başlarız, dibindeki taşları, çamuru, toprağı, yosunu ve ne varsa akıntının bıraktığı tüm izler gözümüzde berraklaşır.
Sevgi bir yaşam kaynağıdır, onun güçlü akışını kestiğinizde nehir gibi içinde yaşayan tüm canlıları yavaş yavaş yok etmiş ve bir süre sonra kurutup balçık bir toprağa dönüştürüp kurutursunuz.
Siz sevginizi hangi nehirden alıyorsunuz kalbinize,
Şelalelerden akan hırçın sular gibi mi? Yoksa sadece toprağın üstünde ıslaklık oluşturan kurumuş bir nehir gibi mi?
Delibal
01.04.2024 23:45









