Not today Justin
𓃗

#extradirty
taylor price
Phantogram Three
occasionally subtle
hello vonnie

izzy's playlists!
Noah Kahan

Love Begins

roma★
d e v o n

titsay
Cosimo Galluzzi

pixel skylines

bliss lane
Cookie Run:Kingdom Official!
cherry valley forever
Fai_Ryy
No title available

seen from United States
seen from Malaysia
seen from Philippines

seen from United States

seen from Netherlands

seen from Malaysia
seen from Israel
seen from Libya

seen from Vietnam
seen from Malaysia

seen from Uzbekistan
seen from Bangladesh

seen from India

seen from India
seen from United States
seen from Philippines
seen from United States

seen from Malaysia
seen from United States

seen from Russia
@hayatbeklemektir
Bugun çok ağladım olmuşlara
İnsan, bir şeyler gücüne gittiğinde yatağın kenarına kıvrılarak uyuyor. Yatağın her yerini kaplamak bir başıbozuklukmuş gibi, başkaldırıymış gibi, küstahlıkmış gibi, “benim kırığım hareket edince acıyor” der gibi bir ürkeklikle sırtını geniş yüzeye dönüp yatağın kıyısında toparlıyor kendini, içi dağılırken. En küçük haline kıvrılıp uykuya öyle teslim oluyor. “Küsüp arkanı dönüyorsun” denilemeyecek kadar incelikli bir ayrım bu.
Ego savunma mekanizmalarından regresyonun çok güzel bir örneği yukarıdaki yazı. Psikanalitik kurama göre kaygı durumunda ego bireyi korumak adına ego savunma mekanizmalarını kullanılır. Bu savunma mekanizmalarından regresyonsa, yaşamımızda kendimizi en son güvende hissettiğimiz döneme geri dönüşler yapmamızı sağlar, tabi biz farkına varmayız bu savunma mekanizmalarının, hepsi otomatiktir ve bilinçdışında gerçekleşir.
Cenin pozisyonunda yatmak, ya da kıvrıla kıvrıla küçüklüğümüzdeki güvende ve huzurlu hissettiğimiz anlara geri dönmeye çalışmamız, anne karnında olmanın verdiği sonsuz güvenliği ve rahatlığı tekrar hissetmeye ihtiyaç duymamız, birini bir konuda ikna edemeyince hemen bebeksi konuşmalara başlamamız, dikkatsiz araç kullanmamız, çocuksu öfkelerimiz, küskünlüklerimiz vs. aslında egomuzun bizi hayatımızdaki tehlikelere ve kaygılara karşı koruma yöntemlerinden sadece biridir.
Bana Freud’la dönüş yaptığın için teşekkür ederim, bilmeyenler de okusunlar. Hem ne güzel fikirleşmişsiniz gönderimin altında öyle. 🌸 @estellamila @reiralea
insanların beğenileri, gözümde onları sıklıkla normalleştiriyor. ben ki değer verdiği her insanı gözünde devleştirenim, “aa” diyorum, “tam da tartışmaya layık rezil bir zevk, demek ki o da bir insanmış gerçekten”. bir insanın olağana giden yolu bu kadar meşakkatli, bu kadar dolambaçlı olmamalıydı.
Ona baktığımda hiçbir şey hissetmiyorum. O hayatımdayken de böyleydi. Fakat ondan uzak olduğumda, o hiç olmadığında hayalinin öyle bir esiri oluyordum ki sanki onu o an görsem müthiş bir ölümle kucaklaşacağım. Bazen görüyordum da… Yine aynı tesirsizlik. Bu demekti ki ben kafamın içindeki şekliyle sevebildim yalnızca onu. Bu yüzden unutamadım. Kafamı söküp atamadığım için.
Dikkat edildiğinde, hiçbir insan yaptığı en büyük kötülüğü anlatmaz. Ufak kötülüklere belki değinir ancak bunu da gerekçelendirir. Kişi kendini tamamen suçladığında bile kendine acıdığı için haz duyar. Vicdan azabı dışında kaç gerçek duygu sayabiliriz ki? Vicdan azabı olmasa vicdan dahi olmazdı bana göre.
Sevgimizi, iyiliklerimizi, yüceliğimizi, farklılığımızı, yardımseverliğimizi yeterince duyururuz. Aksi pek söz konusu değil. İnsan ne ile yaşar? İnsan kendini örtbas ederek yaşar.
sanırım.
Ayyuka çıkmak çıplaklaşmaktır. Herkes giyinikken soyunmamıza gerek var mı? Nasıl olsa onlar giyinik (iyi, masum, ahlaklı) olacaklar. Öyleyse niçin bu Don Kişot’luk? Saklanmalı.
İnsan olmanın suç gibi olduğunun farkında olan bilinç ya da dışı, kendimizi tanrılaştırmamıza yol açıyor. Bu bir savunma mekanizması. Kendimizi acımasızca eleştirdiğimizde dahi yaptığımız gerekçelendirmeler bu yüzden.
Ama ben biliyorum, bugün bir karınca kervanını biçtim ortalarından valizle geçerek. Ya da biliyorum bitkileri, hayvanları, insanları ayırdığımı. Bazı çocukları kötü kalpli bulduğumu. Çok güçsüz olduğum için baskın-fevri davranışlar sergilediğimi, çarpıtma yaptığımı.
Örneğin son paragrafta yine iyi gidiyordum ki yeniden gerekçelendirme yaptım. İnsan öyle kusurlarla dolu, emniyet kemeri çıkarıldığında öyle ilkel olana müsait ki canlıyı ve var olan her şeyi muntazam bulan akla şaşıyorum. Daldan dala olacak ama, iki paragraf geçişindeki hatalanmada bile evrenin düzensizliği malumdur.
İnsan kötüdür. İyilikse, sadece kendini kontrol altında tutmayı başarabilen, egoyu dengede tutabilen, insanın arkasındaki bir hayâlîdir.
(Hayâlî: Karagöz oynatan kimse.)
Tevazunu, kibrini, öfkeni, küçümsemeni, büyütmeni, abartmanı, alınmanı, darılmanı, umursamanı, ahlakını, değerlerini (…) belli etmemek ya da karşıt bir görüş/tavır karşısında objektif kalabilmek çok zor. İçine atmak çok zor, yutkunmak çok zor. Zoruna gittiği halde saygı duymak zorunda olmak çok zor. Taraf olmamak çok zor. İnsan olmak çok zor.
zamanında gitmesin diye yalvardıklarına bugün yolundan çekildikleri için minnettar olmak mucize bir uyanıştır.
insanı içeren her şey içinde kötü hatırlanmak kadar içerleten bir şey daha yoktur.
bazen insan, birini hayatından çıkararak hayatını pürüzsüzleştirir. peki ya o biri? o, hayat boyu kendiyle nasıl başa çıkacak?
sevgi biraz da birbirinin çocukluğunu beslemektir.
sevgiliden aldığım bilmem kaçıncı oyuncak hediyesini anneme gösterdim:
o seni çocuklaştırıp baştan büyütecek kızım, dedi.
baştan. köklerimden.
sanmışım ki bir ağaç hep dallarından beslenir. hem de kırık dallarından. hep en son kırıldığı yeri hatırlıyor insan, ama biri gelip ilk kuruduğun yerden başlıyor seni canlandırmaya. mükâfat bu.
başıma gelen bir şeylere üzüldüğümde alıp başımı gidebilirim, yeni bir sayfa açabilirim, hatta dünyayı yeniden yaratabilirim; çünkü başıma gelene üzüldüğümde cesaretlenirim, güçlenirim.
fakat sevdiğim biri bir şeylere üzüldüğünde var olmuşların en acizi gibi hissediyorum.
iki insan birbirini sadakatle sevmekteyken daha başka mucizeler beklemek bulunduğumuz zamana uyanmamaktır.
ilişkiler arası adalette, haklı olmaktan bazen vazgeçmek gerekir. sadece haklı olmaya sarılmak, ne tevazu bırakır ne üslup. haklı olmakta direnç, saldırganlaştırarak önemsizleştirmekte usta bir aldatıcıdır.
İçindeki tanecikler ne kadar çoğalır ve hava boşlukları sıklaşırsa, varlık o kadar ağırlaşır.
Başka bir deyişle, boş fıçı çok langırdar.