Ben aşk denen o ünlü kelimenin sözlük anlamını seni kollarında buldum..
Misplaced Lens Cap
todays bird
🪼

⁂
Show & Tell

if i look back, i am lost
Noah Kahan

Origami Around

No title available

No title available
YOU ARE THE REASON

ellievsbear
"I'm Dorothy Gale from Kansas"

oozey mess
ojovivo
KIROKAZE

Kiana Khansmith
will byers stan first human second
2025 on Tumblr: Trends That Defined the Year

@theartofmadeline
seen from Chile
seen from Indonesia
seen from United States

seen from Türkiye
seen from United States
seen from Malaysia

seen from Germany
seen from Italy

seen from United States

seen from United Kingdom

seen from Singapore
seen from United States

seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from United States
@helebidinlesen
Ben aşk denen o ünlü kelimenin sözlük anlamını seni kollarında buldum..
Ne bileyim sen lunaparksın da ben büyümüşüm gibi...
Bir bakışın var, insan şarkıları hatırlar.
Anason kokarken sofralar..
Yaşlandırıyor seni aynalar..
Her geçen yıl birer birer..
Masadan eksiliyor dostlar...
"Kula kulluk etme! Unutma ki sende kulsun. Ve kimseye gerektiğinden fazla önem verme! Yoksa unutulursun..."
Seninle varolmuşum, beni bende arama artık ben sen olmuşum...
Herkes fazlasıyla sevmiş, ben eksikleriyle sevmiştim oysa...
Gökyüzünde her şey var renk,güneş,ay,yıldız sana da bir şey ekleme hakkı verselerdi ne eklensin isterdin
Gökyüzü sonsuz hayal gücüne bırakılmış boş bir tuval gibi, maviliğe dalıp kurulacak hayallere bırakılmış... Ben bir şey eklemek istesem o şey bana özel olurdu benim yaşadıklarımı çağrıştıran bir şey olurdu, böyle olmasını istemem gökyüzü herkesin kendine göre boyadığı tuvali, bırakalım bu güzellikte kalsın :') sen ne eklensin isterdin?
Seni içimde yaşatmak için neler öldürdüm bir bilsen...
Beynin nörolojik bir oyunudur derler bazıları, oysa bu ne güzel oyundur ki yaşama bağlayan.. Duman, aşk için ölmeli aşk o zaman aşk demiş, bence öyle değil aşk onun için ölmeyi değil yaşamayı göze alabilmek önündeki zorluklara onunla karşı çıkabilmeyi göze alabilmektir... Onu hayata karşı her şeyden korumak istemektir. Ufak bir zarar gelmesin diye gözünden sakındığındır ama bakmaya kıyamadığındır, onu kaybetme korkusunu her daim yaşamaktır, sürekli merak etmektir, aklında hep onun olması sürekli onu düşünmektir... İşte aşk, bambaşka bir şeydir...
Dün gece seni anlattım bu şehre, bak bugün sırılsıklam...
Benim sadece iki elim var, hayata dört elle sarılabilmem için sana ihtiyacım var...
Türkçe yazılmış bir şiiri sana çevirircesinden...
Tamam yaşamak pek iç açıcı değil ama sen vardın...
Sen güzel bir düştün. İmkansızdın. Ve ben yine de, o düşün peşine düştüm...
Vazgeçtiğin an bitiyor savaşın ve kaybetmiş olmak umurunda bile olmuyor...
Hep mi imkansızı ister insan hiç ders almaz geçmişten, deneyimlerinden. Yaşadıkları hala yarayken ona, yenilerini neden ister ki? Üzülmek için mi yoksa eski yarayı unutabilmek için mi... Ağladığı geceler yetmiyor muydu kalbe daha ne istiyordu? İmkansız imkansız imkansız... Yine onun peşindeyim yine... Hayal kurması güzel olduğu için mi imkansız yoksa acıların yetmedi yerine yenilerini mi istiyorsun? Peki neden imkansız her seferinde birçok ulaşılabilir seçenek varken? Bir çocuğun son kalan şekeri gibi miydi tüm bunlar, gözünden koruduğu ama içinde tüketme isteğiyle yanıp tutuşması gibi masum mu tüm bu istekler? Hem canından çok istemek hem imkansızlığını kabul edip uzakta yanmayı kabullenmek ikisi nasıl olurdu aynı anda? Ulaşamayacağını bile bile sevmek mi tatlı geliyordu?.. Yoksa geçmişteki sana güçlendiğini göstermek için mi içten içe istiyordun acıyı?.. Etrafındakiler ne derse desin o acıyı çekmeyi kabullenmiş miydin yoksa hala umudun var mı kendinde. Benim yok...