" Yazar bir kitabında ' büyüdükçe hayal kırıklıklarım artıyor. Elbette mantığım var ancak benzinim sevgidir benim ve bu yüzdendir kırıklığım. 'demiş sizcede yazar çok doğru yazmamış mı ? Benim gibiler çok kitaplar içinde kaldığımız için bu kadar doğru geldi-geliyor yahut çok küçük yaşta bu kırıklıkların olabileceğini fark ettiğimiz için kitapların içinde kalıp deli olmayı TERCİH ETTİK ya da benimde bilmediğim bir üçün yol yüzünden bu haldeyiz ancak yazar doğru söylemiş bu bir gerçek. Peki bu kırıklıkları yaşamamak için hayal kurmasak mı ? Hayır ! Hayal kurmalıyız, hayal kurmaktan korkmamalıyız ! Hayallerimiz uğruna gerekirse çölde gördüğümüz serabın gerçek olması için çabalamalıyız. Mesela değiştirmemeliyiz ve önce kendimizi sorgulamalıyız, hatalarımız görmemiz için ise ne küçük ne de büyük aynalara bakmamız lazım , doğru aynaya bakmamız yeterli yahut ben böyleyim deyip kaçmamak lazım heleki değiştirmeye çalışıyorsak ! Ancak benim bahsetmek istediğim hayal kırıklığı bu değil. Bu kırıklık önemli değil. Önemli de ama değilde. Çünkü bin tanede olsa bu kırıklık pes etmeden o geminin gelmesini bekleyeceğim-bekleyeceğiz çünkü bizim benzinimiz umut,gerçek sonsuz sevgi. Asıl en büyük hayal kırıklığını nasıl düzelteceğiz ? Seni bu dünyaya getiren iki parçanın gidişini nasıl kaldıracağız ? Hele de seni dokuz ay taşıyan o kusursuz parçanın gidişine nasıl dayacağız ? Zaman demeyin zamanla onların yokluğuna alışacaksam ben öyle zamanı kabul etmiyorum etmiyeceğim bu yüzden ben küçükken en çok 18 yaşına gelmekten korktuğumu söylüyordum çünkü birşeylerin başıma gelmedende hissedebildiğim, algılayabildiğim, yaşayabildiğim için ve kaybetmekten çok korktuğum için hep küçük kalmak istedim, küçüklüğümdeki gibi kalsın istedim. Yaratan sınıyor, her saniye sınıyor ancak bununla sınamasa olmaz mı ? Ahiretten bahsetmiyorum benden önce o iki parçanın gidecek oluşundan bahsediyorum ve şunuda görüyorum onlardan sonra daha çok yalnızlığım baş başa kalmaktan da korkuyorum." OA (Kireçburnu Sahil)











