Bir göz at
Sade Olutola
𓃗
trying on a metaphor
Game of Thrones Daily
ojovivo

Origami Around

roma★
Today's Document
🪼

blake kathryn
Noah Kahan
cherry valley forever
Not today Justin
Misplaced Lens Cap

ellievsbear
No title available

⁂
DEAR READER
No title available

❣ Chile in a Photography ❣

seen from Italy
seen from Pakistan
seen from United States
seen from Brazil
seen from Malaysia
seen from United States

seen from Netherlands

seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United Kingdom
seen from United States

seen from United Kingdom
seen from Russia
seen from Philippines
seen from United States

seen from United States
@herseyyolunda
Bir göz at
#23Nisan
Halit Ergenç - Dünyayı Verelim Çocuklara [Nazım Hikmet]
“ Dünyayı verelim çocuklara hiç değilse bir günlüğüne allı pullu bir balon gibi verelim oynasınlar oynasınlar türküler söyliyerek yıldızların arasında dünyayı çocuklara verelim kocaman bir elma gibi verelim sıcacık bir ekmek somunu gibi hiç değilse bir günlüğüne doysunlar bir günlük de olsa öğrensin dünya arkadaşlığı çocuklar dünyayı alacak elimizden ölümsüz ağaçlar dikecekler “
ben burada tecavüz kötüdür kavgası vermekten utanıyorum. böyle bir şeyin kavgasını verdiren toplumdan, kahrolası düzenden çok utanıyorum. ben zaten tecavüzün ne kadar kabul edilemez bir şey olduğu kavgasını vermekten utanıyorken, çocuğun tecavüzcüsüyle evlendirilemeyeceğini bas bas bağırmaktan çok utanıyorum. ben birilerini buna ikna etmeye çalıştığım konumumdan, ben karşımda bunun ne kadar kötü bir şey olduğunu anlatmaya çalıştığım insanların olmasından ölesiye utanıyorum. ben bu satırları yazmaktan da kat ve kat utanıyorum. ben böyle bir ülkeye sadece kocaman bir utanç bırakabiliyorum.
O kanunun kabul edilip/edilmemesini bir kenara bırak; böyle bir şeyi düşünenin, tasarlayanın, yazanın, onaylayanın, oylayanın, oylatanın dahi suçlu sayıldığı ve cezalandırıldığı bir ülkede yaşamak isterken yine cehennemin dibi gibi bir güne gözlerimi açıyorum.
Daha ne kadar iğrençleşebilirler ki diye düşünürken her seferinde beni şaşırtmayı başarıyorlar, yutkunamıyorum.
Bazen diyorum ki kopmalı kıyamet. Okuyun, ya da okumayın artık. Dinleyin, ya da dinlemeyin, neresinden tutarsan tut utanç içinde boğuluyoruz.
”Dört yanım puşt zulası, Dost yüzlü, Dost gülücüklü Cıgaramdan yanar. Alnım öperler, Suskun, hayın, çıyansı. Dört yanım puşt zulası, Dönerim dönerim çıkmaz. En leylim gecede ölesim tutmuş, Etme gel, Ay karanlık...”
_Ahmet Arif
“ Duvarlarımı şiir ve türkü söyleyerek sıvardım. En üst kattan düşerdim her gün. Esmer bir işçi gibi dilini bilmediğim bir dünyaya.”
- Didem Madak
Gel deyince gelmez gitmez gitsin istediğinde Söversin iç sesine o yollar üzerinde
Onu çok seviyordun, onunla uyuyordun Onca verilmiş eller, sen daha çok yorulursun
“Ve bu yorgun bu hüzünlü yüreği, Benim degilmiş gibi hiç kimse görmeden, şöyle bir yol kenarına bıraksam..” __ E..Cansever.
“Zihnim bu şehirden, bu devirden çok uzakta, Tanbûri Cemil Bey çalıyor eski plâkta,”
/ Yahya Kemal Beyatlı
“Dünyayı sırtından indirince daha hızlı koşarsın.
Bak kuşlara…”
’…
“Ve şimdi yüreğinizden sorarsınız: ‘Hazzın iyi olanını iyi olmayanından nasıl ayırt edeceğiz? Tarlalarınıza ve bahçelerinize gidin ve öğreneceksiniz ki arının hazzı çiçekten bal devşirmektir.” ( H. Cibran)
Kuşlar uyansın, yüreğinizin derinlklerinde.
…// Ve benim için ağla; çünkü hıçkırık dua gibidir...
— Halil Cibran, Gönlün Sırları
"İnsan düşmek için yaratıldı kuşlara da inanma."
Bir Yüzün Diyorum / Irmak Eriş
“Ve böylelikle, umut etme kabiliyetimizi aldılar elimizden, Ne diyeyim, dilerim ihtiyacı olan birine gidiyordur bizden çaldıkları "Umut"… “
Nazım Hikmet (Dünya Zorba Şiiri )
Kahve Şiir Sigara Ne güzel yakışıyordu pazara..
чıιмαz кαяαgōι
Şiir, kahve, sigara... Biraz da Sonbahar.
“ Dağ adamı derler cahil olana.İsyan et Karakoç sen bu yalana. Ölen öldü, sıra geldi kalana. Hak için hakkını ara dağların “
( Severim Bir Dağı Bir de Yiğidi ) Vur Emri - Abdurrahim Karakoç
İnsanlara sevgiyi öğretmek de bir gülünç düş aslında.
Belki, öfkenin değil sevginin egemen olacağı bir düzenin koşullarını hazırlamaktır sorun; insanlara, savaşmanın değil, barış içinde, birinin ağzındaki lokmayı kapmak yerine, daha çok lokma üretmenin doğru olduğunu öğretecek bir düzen içinde yaşamanın güzelliğini anlatabilmekti asıl mesele.
Ayla Kutlu - ‘’ Kaçış ‘’
Insan olmanin utanci ile uyandigimiz sabahlardan yorulduk.
Kayamehmetturgutgillerden
“Birbirlerine benzeyen günler, yaşarken nasıl geçtiği anlaşılmayan günler, tarih düşürülmesi imkansız günler.Günler birbirini kovaladı. Pazartesi oldu, sonra pazar, sonra gene pazartesi, sonra gene pazar oldu. Yakalamaya, yetişmeye imkan yoktu. Sonra gene pazar oldu. geç kalkıldı. Kahvaltı, büyük kahvaltı, geç yapıldı. Pazar gazeteleri okundu, bilmeceler çözüldü:geçen hafta çözülen aynı bilmeceler. evde yemek verildi, başka evlere yemeğe gidildi. İlk bakışta sizin evinize benzemeyen, aslında birbirine benzeyen evlerde yemekler yendi. Son yemeği bizde mi vermiştik, yoksa Kayalara mı gitmiştik? Yoksa Mehmetler miydi? Ne önemi var? Hep aynı evde yiyoruz, Hep aynı telaşla aynı hazırlık, aynı kravatı taktım, bütün beyaz gömleklerim birbirine benziyor. Pantalonum aynı yerden buruşuyor. Yemeği ben mi Kaya’nın üstüne dökmüştüm, Kaya mı benim üstüme dökmüştü, Yoksa Kaya, kendi üstüne mi dökmüştü? Hayır, ben üstüme dökmüştüm. Ne önemi var? Biri yemek döktü ve birinin üstüne döküldü. Ben Kaya’yım, Kaya da Mehmet’tir. Turgut, Kaya, Mehmet, bir arada olduktan sonra... Bir görüntünün üç aynada yansıması gibi bir olay. Mehmet’in karısı, bana Turgut diyeceğine Kaya dedi. Ağzından öyle çıktı. İsimler, birbirinden farklı yaratıkları ayırt etmek içindir; Bizleri değil. Biz aynı türün örnekleriyiz. Kayamehmetturgutgillerdeniz. Yaa! Ön ayaklarımızla yemek yeriz, Duyargalarımız başımızın iki tarafındadır, arka ayaklarımızla yürürüz. İkideliklileringecelerinihepbirliktegeçirengillerfamilyasındanız. Dişilerimiz yuvayı yapar, erkeklerimiz yiyecek taşır, Leylekler de yavrularımızı getirir. Yazın da göçmen kuşlar gibi sayfiyeye taşınırız. Yalnız başımızda ve oramızda kıl vardır.”
__Oğuz Atay
“Senin adını kol saatimin kayışına tırnağımla kazıdım…”
“Bu şehri bu yağmuru bu düşleri, Bu aşkı,bu kavgayı; Size bırakarak...”
Behçet Aysan