elbette bir yolu vardır demenin etrafında yaşadığımı artık hissetmiyor muyum acaba.
yoksa zaten bunun etrafında yaşamayı bıraktığımı kendimden bile mi.
kahretsin.
almost home
let's talk about Bridgerton tea, my ask is open
One Nice Bug Per Day
Game of Thrones Daily

No title available
Three Goblin Art

roma★
we're not kids anymore.

if i look back, i am lost
Jules of Nature
YOU ARE THE REASON
Monterey Bay Aquarium

Kaledo Art

oozey mess
𓃗
Not today Justin

No title available

Kiana Khansmith
wallacepolsom

izzy's playlists!
seen from Türkiye
seen from Malaysia
seen from Germany
seen from China
seen from Pakistan

seen from Malaysia
seen from South Africa
seen from United States
seen from United States

seen from Türkiye

seen from Malaysia

seen from Hong Kong SAR China
seen from Kyrgyzstan

seen from Russia
seen from South Africa
seen from Türkiye

seen from United States

seen from Australia

seen from United Kingdom

seen from United States
@heyniran
elbette bir yolu vardır demenin etrafında yaşadığımı artık hissetmiyor muyum acaba.
yoksa zaten bunun etrafında yaşamayı bıraktığımı kendimden bile mi.
kahretsin.
ne zannettiysem eğildim her yerin hepsinden böyle olmayacağına dair zibilyon tane umut ekip bir yenilgide sürüklüyordu peşinden kendi peşime dadanması için canımı nasıl okuduğunu görmek için aptaldım herkesin duru duracağı yer var sanardım.
niye böylesin dersen bak bundandı bak bundan ama diyorum niye böyleyim.
bahsi geçen bütün yıkımları unut beni dinle bana aitliğine şüphe etmediğim ne varsa onların yamacından dahi geçemediğimi öğrenmenin tokadıyla yüzleştim ve elbette halim hal olmayacağı için yanağımı hıphızlı okşayabilmen gerek. koca kadınsın demeye kalkışmadan saçlarımı iki kulak bağladığım zamandaki yaşımla tanışmak bana dair her şeyi anlatacak yani en azından. öyle umuyorum içimde bir şeyler körelmesin diye diri tutmaya çalışmakta hiçbir zaman arkamda durup kollamıyor beni niye kollayası gelmiyor ki beni. hayır kelimeleri bir araya getirebilmek için haddinden fazlasını yüklenme konuşmasakta olur bu zamana kadar hep oldu sadece dinle manasızsa bile örtüşmüyorsa bile dayanır mısın dayanabildiğini bilmem gücünden çalar mı harbi bunun rezilliği aklında yer tutar mı tutuyor mu manasızsa bile dedim bak dinle dünden kalan iki dilim kekin yanında bir bardakta limonata gömdüm açmışım baya yemeden önce sorsaydın tıka basayım derdim inanılmaz şimdi hıphızlı gözlerimde dolanman gerekecek yer tutmuyorsa eğer yer tutmuyorsa saçlarımı iki kulak bağladığım zamandaki yaşımla seni.
herkes sığmış aceleyle o yana ya da bu tarafa belki insana. ben sığmaya didinip dururken olmayan fazlalığıma küfür biçip bir de günaha girmeyim mi girdim alıp da bakıp da diyemedim de aha buymuş fazlalığım bundan sığamamışım meğer diye. aradım da üstelik hemde didik didik öyle ki varlığına yemin de ederdim. neden sığmaya çalıştığım yerin doğru olduğuna bu kadar emindim anlayamasam da kendime yüklendiğim kadar kimseye etmediğim merhabalar var.
dünü anımsatan bugün yarını da anımsatıp beni yalanlayamayacak. ölecekmiş hissine kapıldığım anılar muhtemelen şimdiye üşüşüp yeniden doğacak. kaçılırmış. kaçmalıymı-
son verelim mi nolur son verelim böyle yaparsan dünü andıran bugünü dahi farkedemeyebilirim.
acıyan yerimiz öpülür çok mu acıyor çok öpülür ikin üçün hesabını etmek yakışmaz o yüzden nolur yorulan başımı lütfen ağrıyan omuzlarımı öp çok öp dilimden çıkmayan kelimelerim ağzıma yük ellerim ise daha bir işin altından kalkmış değil sonra muhakkak ağzımı ardından ellerimi öp ki dinsin çocuk değiliz tabi ama acıyan yerlerimize sanki çocukmuş gibi.
makasın bana ısrarla değmesinden hatta makasın beni hoyratça kesmesinden bahsedersem hafifleyeceğimin yalan olduğunu ama aynı zamanda zihnimde dayalı döşeli bir ev kurduğunu. savunmaya gerek kalmadan savsam¿
toparlama gayretine meyleden gönlümün hakkını çiğneyip durmak aşağılıkçaydı ama sormadan edilmiyormuş bunu sahiden nasıl hangi yürekle neyin derdindeyken çünkü dağılmış bir zihinde her şey açığa çıkmayı bekler bekledim geçen zamanın hatrına beni aydınlatabilecek tek bir şeye dahi tutunamadım bulamadım bulmaya biraz olsun yaklaşamadım sürdü beni en uzağa.
sonrada uzağı kendi aydınım sandım ama neyse ne kimsenin çevirdiği yüzüyle barışmayacağım.
ben annemin rahminde çoktan talihsizliğimi sırtladım o yüzden isyanlarım ağzımda koca koca büyüyüp beni ele vermiyor. gizleniyoruz benliğimle beraber hiç yok demedim değil mi evet demedim yine de yalana karışırsak eğer ayna tutulur nasılsa.
benlerimi saymadım sayarsam durmazmış saymadım yine de durmadı kanmaya meyilli yanımı söküp atmanın uğrunda daha kaç kez kandığımı söylesem dilini yutarsın.
sırtım çok ağrıyor sırtım çook.
biriktiremedim biliyor musun yüzlerce anım yok mesela biriktiremedim dönüp bakıyorum da tek bir şey de mi değişmez değişmemiş yana yakıla attığım adımlarımdan bana kalan hiçbir şeyin olmamasını nasıl kabul ettim sanıyorsun ki edemedim.
halbuki neleri feda ettim heyecanımı bir nebze olsun yitirmeyip canımı dişime taktım yine de bana mısın demedi sonra bazı sabahlar yataktan kalkabildiğime şükrettim inanabiliyor musun sırf bu sebepten çok şükür dedim şu yataktan ayaklarımı indirebildim.
ama göğsümde yuvarlanan o kararlı telaşı ne yaparsam yapayım def edemedim güçlendi o kadar çok güçlendi ki bu raddeye gelene kadar hiçbir şey yapamamış olmayı sineye çekecek gibi değildim çekmedim yıllar geçti hala burnumda tütüyorum ve bu ne demek bilmiyorsun.
olduğum yerden çıkmanın yolunu gözleyip gideceğim yeri rezil edebileceğimi de biliyorum yine de dua edeceğim. biraz olsun yatışabileyim diye.
kırılacağıma eminim kırılmak için yaratıldığıma yemin ederim parça parça olacağıma dağılıp tama yaklaşamayacağıma adım kadar çünkü böyle şekillenecekmişim çünkü aslında yavrum yaşayacağız ki öleceğiz yaşayayım ki öleyim.
şuram dinmesin diye yaratıldıysa hissim kaburgamı dövmenin hevesine muhakkak sıraya girilmiştir sırayı izler misin benimle sıranın bittiğini görmeliyim.
bana sarılmadan giderse kolları isyan edecekti toprağa yani bir zamanlar öyleydi neyseki artık kolları beni sarmanın hevesi ile dolu değil ve neyseki kolları özgür kollarımız bir değil.
güya gerekirse kafa tutacaktım karşıma alacaktım gerekti de ama sandığım gibi gitmedi öyle böyle gitmedi.
kendimi anlatabilmek için yanıp tutuştum zaman kolladım mesela ne severim neye parlar gözlerim olacak şey miydi peki evet hiç.