Bir insanın akıllı davranması için üç yol vardır: Birincisi, iyi düşünmektir. Bu en soylusudur. İkincisi, taklit etmektir. Bu en kolaydır. Üçüncüsü, denemiş olmaktır. Bu en acısıdır.
Sweet Seals For You, Always

⁂
Misplaced Lens Cap
d e v o n
Jules of Nature
wallacepolsom
DEAR READER
occasionally subtle
hello vonnie
Game of Thrones Daily
Show & Tell
No title available

Origami Around
PUT YOUR BEARD IN MY MOUTH
2025 on Tumblr: Trends That Defined the Year

izzy's playlists!
Lint Roller? I Barely Know Her

Discoholic 🪩
will byers stan first human second

blake kathryn
seen from United States
seen from Morocco
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from Algeria
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from Switzerland
seen from United States
seen from Jamaica

seen from United States
seen from Türkiye

seen from Austria
seen from Austria

seen from United Kingdom
seen from Malaysia
@hicses-blog
Bir insanın akıllı davranması için üç yol vardır: Birincisi, iyi düşünmektir. Bu en soylusudur. İkincisi, taklit etmektir. Bu en kolaydır. Üçüncüsü, denemiş olmaktır. Bu en acısıdır.
Düşüyoruz ayrı, savaşıyoruz ayrı Üşüyoruz ayrı, sarılıyoruz ayrı...
Hiç ışık yok, farkındayım Beni bugün ayık Beni bugün ayılt, Hey sen! Dalgın kadın, Beni bugün ayık Bana biraz sarıl…
Bu kız beni sever Bu kız beni öldürür Bu kız bana güzel hayaller gördürür Bu kız beni tutar Ve kendine çeker Bu kızla bana bir oda, bir yatak, bir kütüphane yeter.
Bulut geçti Gözyaşları kaldı çimende Gül rengi şarap İçilmez mi böyle günde. Seher yeli Eser yırtar eteğini gülün Güle baktıkça Çırpınır yüreği bülbülün Bu yıldızlı gökler Ne zaman başladı dönmeye Kimse bilmez Kimse bilmez
Birden bire boşalan yolların ortasındayım...
Gözyaşları bebeğim hepsinin sonu aynı,
Birinin eksiği birinin fazlası.
- Hiç içindeki boşluğu dolduran birisiyle tanışıp, sonra o gittiğinde acı dolu yalnızlığını hissettiğin oldu mu ?
Ne kadar evirip çevirsem de, tersini düzüne getirsem de, hatta neresinden bakarsam bakayım, hiçbir şey değişmiyor. Rutin olan şeyler, aynı çark içerisinde bir sayısı olmadan dönüp duruyor. Belirli bir fikrim olmayan şu saçma sapan günler içerisinde, bırak ön görmeyi ufacık bir karar dahi veremeden oradan oraya alışılmadık şekilde seyrediyorum bende. Rotam yok, yolum yok, belki de eski ben yokum kim bilir?
Ben, yol boyunca uzanan gri sıkıcı bariyer,
Sen, vadinin ardında ilk defa görülen deniz.
Uyandın gözlerin kapalı, Kendine döndün yerinde yoktu.
Seyret bak uçurum dağından, dümdüzdür vadim ; yani diyor ki gönlüm düzdür ben hadsiz, hudutsuz uçurumlarda gezsem de sana kolayım vardır.
Ne istersen,sen. Sen; ne istersen.
Kendimden o kadar çok korkuyorum ki. Bu ben miyim? Böyle miydim? Kendimi mi kandırıyorum? Yoksa sahiden her şey yolunda mı karar veremiyorum.
Kaybediyorum kimliğimi, düşüreceğim bir yerde ve beni arayacaklar. Diyecekler ki; gel al kendini.
Sen bilmezsin benim gözlerim nasıl büyütür,
Olmayan işaretleri nasıl net görür.
Bir duvar üzerinden kaçak izlerken,
Utanır, sıkılır, kapanır, gömülür.
Gözün değse kanatlanır, kaçar bakışlar,
Dağılır zihin, toz bulutu, üflesen uçar,
Güldürür müyüm seni, bıktırır mıyım bilmem,
Baktırır mıyım yüzüme eğer güldürürsem ?
Kırmızı paltolu kız henüz gitmemiş,
Eski bir yağmurda ıslanmış.
Rimellerinden akan tozlu dünyada,
Kendine bir ev bulmuş ve sığınmış.
Bu yol nereye gider bilmem ama yürüyorum işte,
Yüzüme vuruyor arada fırtınası korkuyorum ne var?
Düşe kalka büyüyorum işte,
Biraz yaram var ama geçecek bu gidişle..
Bir gün daha geçip gitsin diye uyumaya çalıştığımız o geceleri yaşıyoruz. Peki geçip gidecek mi ? Ya öncekinden bir farkı olmadığını anladığımızda nasıl olacak.
Yıllarca yalnız yaşama fırsatım oldu. Yararları olduğu gibi zararları da çok oldu. Olgunlaşmamı kolaylaştırdı tabi ki. Öbür yandan ise gecenin soğuğuyla tek başıma nasıl savaşmam gerektiğini ögrendim. Soğuk mu? Sence savaştığın soğuk muydu ? Yoksa sürekli seni kemiren bir çoğunda gerek görmediğin üstesinden gelemediğin hiç sesinin sana zorladığı düşünceler mi? Yüzlerce yol, yüzlerce kapı , yüzlerce soru. Kaçını uyguladın? Kaç tanesi düşündüğün gibi çıktı? Hepsini düşündün fakat uygulamadın. Gerçektende öyle değil mi? Açık olan kapıyı görünce herkes geçer ve arkada kalanları kapı arkasında bırakır. O kapıların hiç birinden geçmeyip kapı aralığında kalmak, bütün seçenekleri izlemek ama olumlu ya da olumsuz ulaşamamak. İşte gerçekten yoran bu. Ne için çabalıyoruz ? Peki gerçekten boşa mı gidecek ? Sonuca varınca mutlu mu olacaksın ? Boşa giderse kendini toparlamak için ne yapıcaksın? Toparladıktan sonra ne yapacaksın ? Ya toparlayamazsan...