Hocam hep insanlardan kaçma isteğiniz var, insansız yerlerin daha huzurlu yerler olabilecegi fikri var sizde...Peki tabiat, bugün var olan herşeyi ile mevcut olsa idi de sadece insan olmasa idi ne olurdu? Yani, "insansız bir tabiat ve kâinat" neye benzerdi?
Kimbilir, insansız bir dünya ne kadar vahşi bir görünüş kazanırdı? Düşünsene balta girmemiş ormanlar, yolsuz izsiz dağlar, tepeler ve ovalar, boşa akan çaylar, dereler, ırmaklar ve nehirler, başıboş hayvan sürüleri ve onların etrafında dolaşan vahşi etoburlar, homurtular, ürpertici çığlıklar; üzerinde, hiçbir gemi dolaşmayan denizler, sahilleri döven dev dalgalar, ormanlara düşen yıldırımlar ve karaları silip süpüren kasırgalar, gökyüzünde ne bir uçak, ne bir hellkopter, sadece martıların çığlıkları ve kartalların gürültülü kanad sesleri...
Ne şehirler ve medeniyetler... Sadece ay ve yıldızların aydınlattığı geceler. İnlerine çekilen sivri dişli ve pençeli canavarlar, birbirini kollayan böcekler, sürüngenler ve kuşlar...
İnsansız bir dünyada, ne "çirkinliğin", ne "güzelliğin" farkına varılırdı.
İnsansız bir dünyada, ne "kötülük" bilinirdi, ne de "iyilik"...
İnsansız bir dünyada, ne "zulüm" olurdu, ne de adalet"...
İnsansız bir dünyada, ne "yanlış" tanınırdı, ne de "doğru"..
İnsansız bir dünyada, ne mektep, ne medrese, ne laboratuvar, ne güzel sanat evleri, ne de mâbetler olurdu. Bu arada kötülük yuvaları da müesseseleşemezdi kötüler de olmazdı..
Görüşünüze saygı duyarım.
Aslında insanlardan kaçma isteği mi adı her neyse bilmiyorum.Zaten içinde bulunduğum yaşam da buna müsait değil.Kaçma isteğiyse eğer bu,bi kırgınlık aslında.Ümit kesmek bir nevi.Hayal kırıklığı,küskünlük.Evet hayatımda bana bunların ne olduğunu öğretecek insanlar olmuş,olmasalardı bu duyguların varlığını da bilemeyecektim.
Ama keşke “ne güzel insanmış ya”, “işte dostluk böyle bişey” , “insanın güvendiği insanların içinde olması ne güzelmiş öyle” ,ya da “hayatı yaşamaya değer kılan ne kıymetli anlar ve bu anlara ortaklık eden nasıl güzel insanlar var”dediğim cümlelerimi,tamamen tersine çeviren ve varlığı ya da konuşmaları ile bi börtü böceğin sesini aratacak seviyede rahatsızlık veren insanlarla tanışmış olmasaydım…
Tanıdığım ve tanışmaktan mutlu olduğum tüm insanlar için hamd ve şükretmekle birlikte,sayılarının ne kadar az olduğunu ve her yerde de olmadıklarını da özellikle söylemek isterim.Sizin vardır belki ama benim yok maalesef.
Çiçek vermek için elimi uzattıklarımın çiçeğimi harab etmeleriyle kalmayıp elime koluma ve dahi gönlüme açtıkları yaraları iyileştirmeye çalışırken toprağa, suya,havaya kısacası insan eli değmemiş her ne varsa oraya bakarak iyileşmeyi tercih ediyorum.
İyileşince fikrim değişir mi, bilmem,belki.