Kapılar. Bazen şatafatlı bir geleceği selamlayan, bazen efkârlı aşklara açılan dönüm noktalarımız. Bazen ardında baş başa kalamayacağımız korkularımızı saklayan dikey sandıklar, bazense hayta öpüşmelerimize tanıklık eden dilsiz yoldaşlarımız… Bazen kıvrımlı ve dar sokakları geniş bulvarlara bağlayan, bazen hazin bir sona ya da yeni bir başlangıca hizmet eden…
Ömrümüz de oval pencereli, iki yöne açılır bir çift kapının ardında bekleyen babamızın eline tutuşturulmamızla başlamıyor mu? Sonra, yavaş yavaş emekleyerek ve penguen hesabı paytak paytak yürüyerek geçtiğimiz kapılar… Büyüdükçe de her türden kapıya usûlünce aşina oluyor ellerimiz, gözlerimiz, tenimiz, aklımız ve fikrimiz… Kapıların önünden fütürsuzca geçmeye başlıyoruz… Kimisinin zilini çalıp hızla kaçıyoruz; sırf eğlence niyetine. Kimisini açık bıraktığımız için, kapısız köyden gelmekle suçlanıyoruz ya da hızla çarptığımız için azar işitiyoruz. Kapının önündeki merdivenlerde oturup saatlerce sohbet ettiğimiz de oluyor, sessizliği paylaştığımız da. Yalnız, vakit geçtikçe değişiyor işin rengi. Öyle kapılar keşfediyoruz ki; her yaklaştığımızda içimizi şair heyecanı kaplıyor, ardında sakladıklarından mıdır, saklananlardan mı, bilinmez… Bazı kapıları iki tıklattıktan, "Kim o?" sesini duyduktan sonra kıpır kıpır oluyor içimiz, terliyoruz inceden. Kimi zamansa kapının ardındaki mahkeme suratı geliyor aklımıza, düşüveriyor yüzümüz. İçimizdeki çocuksu samimiyeti öldürüyor bazıları… Biz bütün bunları yaşarken, her gün yeni bir kapıyla tokalaşırken, çat kapı gidenlere ne demeli peki? Kapı duvar olanlara, kapı dışarı edenlere, kapıdan çevirenlere, kapı kapı dolaştıranlara, birilerinin kapısına kilit vuranlara, kapıyı gösterenlere, kapıdan kovsanız bacadan girenlere… Ne denir ki? Daha vicdanlı olanlarsa kapı aralama taraftarıdır ki, iyi ki vardır onlar, candırlar… Bir düşünsenize, nice de kapı vardır ha! Döner kapı, dış kapı, taç kapısı, bahçe kapısı, kısmet kapısı, el kapısı, ekmek kapısı, komşu kapısı, devlet kapısı, demir kapı, çelik, ahşap… Söyleyeceğim odur ki, dilerim hiçbir sebeple yüzüne kapı çarpılmayan ve kimseye kapı kulu olmayan şanslı, gururlu ve insaflılardan olursunuz. Hele bir de kapı gibi bir sevdanız varsa, offf! Değmesinler keyfinize!