No title available

Kiana Khansmith
d e v o n

izzy's playlists!
PUT YOUR BEARD IN MY MOUTH

Andulka
Today's Document
wallacepolsom

⁂
almost home
I'd rather be in outer space 🛸

★
noise dept.
🩵 avery cochrane 🩵
🪼
tumblr dot com
hello vonnie
No title available
EXPECTATIONS

Discoholic 🪩
seen from Russia

seen from Jordan

seen from Germany
seen from Pakistan
seen from Malaysia

seen from United Arab Emirates

seen from Türkiye
seen from Philippines

seen from United Kingdom

seen from Russia

seen from Pakistan

seen from Brazil
seen from Brazil

seen from Spain

seen from Brazil
seen from Netherlands
seen from Kosovo
seen from Ecuador

seen from Sweden
seen from Ukraine
@ihlamurveadacayi
Ah ! Merhaba ben.
Üstümden çok zaman geçti.
Üstüm altıma geçmiş, alt üst olup baştan başlamış bile olabilirim.
Koştura koştura bitiriyorum 28i, hangi ara durup sindireceğim bilmiyorum.
Rüzgarlar, rüzgarlar , rüzgarlar..
Durup soluklandığım kısa anlarda bildiğim tek şey , uçuşuyorum bu dünyada.
Savrulup, anne oldum.Bambaşka bir kimlik oldum.
Bunca yıl ne yapmıştım? Nerelerde yalpalamıştım?
Nerelerde yere yapışmıştım?
Anne oldum.
Bir pencerem var. -gözümün nuru ile bakıyorum oradan hayata şimdilerde.
Nasıl olur bilemiyorum kalan tüm dünya.Nasıl olmuştu bunca zaman bilemiyorum.
“ Her şeye eyvallah “ oldum.
Gün dönümü , ay dönümü, mevsim oldum, yıl oldum.
Yüzyıllık çınara geniş bir gövde oldum.
Ah ! Merhaba ben.
Saçlarında 50 yaş akları, kaz ayaklarına eyvallah.
Avuç avuç döküldün, çok yol katettin.
İyi oldun , kötü oldun , kindar oldun kim bilir neler oldun.
Öfkelendin ve duruldun.
Ama hiç durmadın hep aktın.
Ah. Ben ne oldum ? Ne oldum?
Bir koşturdum bir yoruldum.
Anne oldum.
-Yağmur damlası olduğuna inandığım bir varlığa,
Var bir şeyler boğazımda..
Oldum oldum da.
Nagehan olamadım henüz. Çok yolum var daha.
“Onun saçlarını koklayarak bir nefes aldım, içimde başaklar eğildi. Demek yeniden yaşayacaktım.”
İlke.
1 senede çok şey değişti. Arkadaşlarımız gitti, sevdiklerimiz gitti, dostlarımız gitti. Zaman durmadı aktı, devam etti. Her şeye rağmen hayatınızda, yanınızda kalanlarla dolu dolu ve güzel yeni bir yıl geçirmeniz dileğiyle.
dört kişiydik, yine kasım’dı, sahile indik, merdivendeydik, elimi uzatsak sandala dokunurduk, öyle güzeldik. bira içip lakırdıyorduk. pringles almıştık, fakat kural koymuştuk. on dakikada birar tane yiyorduk. “hemen bitmesin” diye minik minik ısırıyorduk. olduğundan çok daha değerliydi. gülüşüyorduk. iki gün önce pringles aldım. hala odamdaki aynanın önünde duruyor. iki üç tane yedim, sıkıldım. şimdi bu cümlenin sonuna bir nokta ve birkaç damla gözyaşı ekliyorum.
Peki bizim yüreğimiz?
Ben sadece dışarı çıkıyor, insanlarla konuşurken bir dosta ihanet etmeme samimiyetinde bitiyorum sohbetleri.
Biz kalanlarla nasıl bir sancı? Bazen kahvaltılarda huzurla yerken, olmadık anda masadan kaçışıyoruz.
Şarkıları seçiyor Gökhan, her şarkıyı açmıyor. Ben yalnızken ağlamaya alıştım, kendimi kaybetmedikçe kimsenin yanında çıtım çıkmıyor.
Bizi hiç bir çıkarı olmadan seven biri var mıdır ? diye sordu geçen gece, uyumadan önce. “ Alican “ dedim. Doğru diyosun dedi. Kapattık konuyu.
Rahat uyunmuyor bir kaç gecedir özellikle. Uyumuş gibi yapıyoruz.
Sana kırıla kırıla paramparça olduk.
Senin kendi evinde hoş bir sohbetle gülüyor olmanı dilerdim.
Bir yılbaşı gecesi sokakta kartopu oynamayı dilerdim.
Bazı yılların avucumdan zorla çekilip alındığına inanıyorum.
Çekilirken acıyan kollarıma çare bulamıyorum.
Seni özlüyor,yüreğimizi her gün mutlaka defalarca yokluyoruz.
Sen ordasın ama , olurda sesin kulağımızda yankılanmayı bırakırsa diye çok korkuyoruz.
Gitmek bizlik değil çünkü, bunu sen iyi yapıyorsun.
Hakkında pek konuşmuyoruz. Çok nadir.
Geçen akşam bir doğum gününe katıldık. Eğlenceliydi sanırım.
Gökhan kendini tutamayıp ağlayarak tuvalete çıktı. Ben hırsımdan ne kadar içtim bilmiyorum. Ama sonunda senin olmadığın bir masada oturduğumuzu anladık. Çok fazla içmiştim bir süre olabileceğini düşündüm.
Sonra gerçekliğini yitiren her şey geri geldi. Geri gelmemeyi bir sen iyi yapıyorsun.
Sokakta birilerini hep sana benzetiyorum. Çok inanıyorum bu bir yılın yalan olduğuna. Çok fazla inanıyorum.
Bazen, Ali. Nereye döküleceğimi bilmiyorum. Gökhan yalnızken kimin yanına gideceğini bilmiyor.
Bencilce bir halde senin sakinliğini arıyoruz. Ben yüreğimi izah edemiyorum besbelli.
Özlemekten fazlası var kursağımda. Aliminnoşum, meşaledeyiz gelin 101 yapalım desek, değişse artık bir şeyler.
Blogumun şifresini hatırlamıyorum, buraya geldim o yüzden. Ben bu salı gününden nefret bile edemiyorum.
sana vurgun, sana dost.
Ahmed Arif (via bayanbilmemkimo)
vallâhi sen bağrımdaki yuva, yuvama şiirsin,
“Az evvel ‘Bu kadar vaka bu kadar zamana nasıl sığdı?’ diye hayret ediyordum. Şimdi de ‘Bu kadar zaman içinde ben nasıl bu kadar değiştim?’ diye düşünüyorum. Evet ben şimdi büsbütün başka bir insanım. Bir köşede kendimi unutturmaktan, başımı dinlemekten başka bir şey istemiyorum.”
Acımak, Reşat Nuri Güntekin
More rain please
Neruda “Matilde” için şöyle şeyler söylüyor;
*Cansevdiğim, erik kokusu var gölgende.
*Günü doğuran gülsün, narin ve kıvrak.
*öpüşlerin vardır taze karpuzlardan.
*Ekmeksin sen, ateşte sevdalı ekmek.
*Tuz kırığı, denizlerin pırıltılı gelgiti.
*örgülü saçlar, sulara gömülen gözler.
*Ağzın günüm.
*Tenin öpüşlerimle kurulmuş bir ülke.
*Sen ve ben yazgılıydık sevdalanmaya.
*Matilde, tek sevdiğim, başımın tâcı
*Çok sevgili kadınım…
- yüzaşksonesi
hayran hayran okudum şu sözleri..şu naifliği..
“Biri bana güzel duygular hissettirdiğinde dünyayı onun etrafında döndürmek istiyorum, sizdeki kıymet bilmezlik beni baya şaşırtıyor.”
“camdanmış kalbi. çıt diye kırılıverdi.”
not4.
İyi zamanlar bize ansızın gülümseyebilmemiz için kalan hatıralardır.
Onları kaybettik diye üzülmeyelim. İyiki yaşadık diyelim.
Kalbimizin törpülenmemiş bir köşesine acı deydi. O zamana kadar kısalmamış, köşeleri düzeltilmemişti. Kalbimizin bir köşesinde bir kaç kelime birikmiş bu güne değin kimseler o köşeye gitmemişti. Tek tek dökülen kelimelere baktım, tek tek neler olduğuna baktım. Durum Hiç'ti. Hiç uğruna o kelimelere bugün bakmıştım. Kirlenen sarı pantolonum için küstüğümü fakat esasında kirlenmesinden ne kadar mutlu olduğumu hatırladım. Gelen karpuzun bana verdiği sevinci, bir kamyonetin arkasına oturup yolculuk yapmayı, telefonda sohbet etmeyi.. Herşeyin kenarına acı dokundu.. Bugün kaybettiğimiz , hep bizimle kalıcak sandık. Hep diye birşeyin olmadığını bilmeden.. İsmim için teşekkür ederim.Çiçek olduğum için teşekkür ederim. Zor olucağını düşünmemiştim. Çünkü herşey bizim içindi..
Bu anının korkunçluğu boğazımı yakıyor.
-de bağlacının ayrı yazıldığı şiirler ve insanlar
bir yerlerde de shostakovich çalıyor.
kesin.
pimi çeken dimitri de bilmiyor elindeki el bombası mı,
itfaiye tüpü mü?
şimdi biz yangın çıkarmaya mı geldik buraya?
yoksa söndürelim diye mi gönderdiler?
muallak.
fayansın biri de kırılmış,
ya da kırıldı kırılacak.
içimde de bir his;
içinde sekiz kişinin olduğu bir minibüsün tekerleği fırlıyor,
tekerlek sincaba çarpıyor,
minibüs üç tekerlekle yola devam ediyor.
dimitri farkında da değil bence,
yalanın hacminin ve kütlesinin olduğunun..
kırmızı saçlı kadınlara değinirsek de;
onlar kanun.
onlar mutlak.
bilinsin..
bir yerlerde de iki kuş uçuyor,
biri ölecek kesin.
“ .. bir yerlerde de iki kuş uçuyor,
biri ölecek kesin.”