Türkiye Yanıyor, Devlet Yine Yok: Alıştık mı? Hayır, Alışmayacağız.
Bu ülke yanıyor kardeşim.
Gerçek anlamıyla yanıyor.
Ormanlar, köyler, hayvanlar, evler… hepsi alevlerin içinde.
Ve devlet nerde? Gene yok.
Olan yine halka oluyor. Her zamanki gibi.
2024’te “önlem aldık” dediler, alınan tek önlem Instagram filtresi.
2025'te hâlâ aynı cehennemin içindeyiz.
Ve sen bana “panik yapma” diyorsun.
Sana ne lan panikten? Benim ciğerim yanıyor!
Bir tane uçak yok doğru düzgün.
Halk eline kürek almış, dal kırıyor, su taşıyor.
Yanında ne devlet var, ne belediye, ne organize bir yardım.
Ama ihaleye çıkarsan beş dakikada müteahhit buluyorsun.
Demek ki isteseydin yapardın.
Hayvanlar diri diri yanıyor.
Köylerde insanlar tahliye beklerken alevlere teslim oluyor.
Ama yukarıdan gelen tek şey ne biliyor musun?
"YANGINLAR KONTROL ALTINDA."
Kontrolsüzlüğün adı oldu artık Türkiye.
Ama mesele bu değil sadece.
Mesele bu ülkenin her şeyin kolayca öldüğü bir yer haline gelmesi.
Kolay ölüyorsun çünkü ucuzsun.
Bir maden çöker, üstünü örterler.
Bir kadın öldürülür, "aşk cinayeti" derler.
Bir orman yanar, "mevsim sıcak" derler.
Çünkü kimse hesap vermiyor.
Ve sen hâlâ susmamı bekliyorsun öyle mi?
Bu kadar mı değersiziz lan?
Bu kadar mı yalnız bırakıldık?
Bu ülkede her yaz aynı bok yaşanıyor diye susacak değiliz.
Yangını sadece alevler çıkarmıyor.
Asıl yangın; umursamazlık, liyakatsizlik, utanmazlık.
Ve bir gün, bu yangının dumanı Ankara'nın boğazına da dolacak.
Bir gün, gerçekten hesap vereceksiniz.
Çünkü biz yandık, ama külleri de unutmuyoruz.