sanki altı yaşındayım. terasın demirlerinden ayaklarımı sarkıtmışım. suratımda bir tokat izi. o kadar küsüm ki, kendimle bile konuşmuyorum.
noise dept.

★
Keni

Discoholic 🪩

PR's Tumblrdome
Show & Tell

Andulka

#extradirty

祝日 / Permanent Vacation
Misplaced Lens Cap
Game of Thrones Daily
Three Goblin Art
No title available
ojovivo
Stranger Things

izzy's playlists!
Not today Justin
Mike Driver
Peter Solarz
Aqua Utopia|海の底で記憶を紡ぐ

seen from Türkiye

seen from United States

seen from Finland
seen from Romania

seen from France
seen from United States

seen from United Kingdom
seen from United States
seen from Nepal

seen from Malaysia
seen from Hong Kong SAR China
seen from United States
seen from Netherlands

seen from United States

seen from Türkiye
seen from France
seen from United Kingdom

seen from Poland

seen from United Kingdom
seen from Belgium
@infllames
sanki altı yaşındayım. terasın demirlerinden ayaklarımı sarkıtmışım. suratımda bir tokat izi. o kadar küsüm ki, kendimle bile konuşmuyorum.
mâbedim, izliyor musun beni oradan? iyi misin artık? son buldu mu dünya sancıların? ruhum, can içim, hemdemim. özledin mi beni, en az benim seni özlediğim kadar? sen de yabancılık çekiyor musun vâr olduğun dünyaya? ben senin tabuta sığamadığın günden beri sığamıyorum bu dünyaya. hep eğreti durdum. yakıştıramadım kendime senin olmadığın bir hayatta yaşamayı. hem sen söyle, nasıl yaşarım böyle? nasıl çekilir sensizliğin ızdırabı? her yolu denedim, çabaladım inan. olmuyor. geçmiyor. söyle gökteki en parlak yıldızım, ben ne yapacağım? nasıl başa çıkacağım sensizlikle? aynı gökyüzüne bakamadığımız bir dünyanın neyi bana lazım? nasıl devam edeceğim söyle. beceremiyorum artık. pes etmek üzereyim. bana yine kollarını açar mısın?
biz seninle vedalaştık dediğimiz her yerde dönüp kucaklaşmadık mı
hiçbir zaman güçlü olmak benim için bir tercih olmadı, mecburiyetti.
"gerçekte hep yalnızdım, hiçbir yerde kendimi evimde hissetmedim."
yüzüm kime dönük olursa olsun yüreğim hep sana dönük olacak. ben senden başkasına kapı nasıl açılır bilmiyorum.
ayrı yaylalarda yeşeren otlar gibi mi bekleyecektik çürümeyi?
kimselere anlatamadığım tüm o sessiz savaşları kazanacağım.
savaş da sensin, barış da.
ölüyorum, kanımın son damlasına kadar. damla damla can veriyorum aranızda. hiç böcekler gezdi mi sizin yaranızda, ey duyguların müptelâsı dertsiz insanlar?
hiç kabuk bağlamasına kıyamadığınız, acısıyla kardeş, için için yandığınız, var mı bir kesik derdiniz, bir derin yaranız ey açılmamış yarasına merhem basanlar?
"ölenler ölümü bilmez, ölüm kalanlar içindir."
"birisinin hüngür hüngür ağlayarak kurduğu bir cümlenin, hiç kimsenin gönlüne değmemesi kadar canım yandı o gece. sonra, gırtlağımda yüklemi olmayan bir cümle ile eve döndüm. insan aptal olduğunu öğrenince eve döner hep."
iki büklüm oldum acıdan, yine de gülümsedim.
senden mahrum kalmanın bana neler kaybettirdiğini bir bilsen.
"yıkıldı yolunu bekleyen şehir."
seni senden başka kim bu kadar korkutabilir?
duy fısıltılarımı, ben bağıramayacak haldeyim.