sanki altı yaşındayım. terasın demirlerinden ayaklarımı sarkıtmışım. suratımda bir tokat izi. o kadar küsüm ki, kendimle bile konuşmuyorum.

@theartofmadeline
Noah Kahan
No title available

Product Placement
cherry valley forever
Keni
hello vonnie

Origami Around

#extradirty
𓃗
TVSTRANGERTHINGS
Mike Driver
$LAYYYTER
d e v o n

titsay
let's talk about Bridgerton tea, my ask is open
Today's Document
YOU ARE THE REASON

Kiana Khansmith

Discoholic 🪩
seen from Germany

seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from Japan
seen from United States
seen from Chile
seen from Colombia
seen from Malaysia
seen from United States
seen from Malaysia
seen from Belgium
seen from United Kingdom

seen from United States
seen from Netherlands

seen from United States
seen from Türkiye
seen from United Kingdom
@infllames
sanki altı yaşındayım. terasın demirlerinden ayaklarımı sarkıtmışım. suratımda bir tokat izi. o kadar küsüm ki, kendimle bile konuşmuyorum.
mâbedim, izliyor musun beni oradan? iyi misin artık? son buldu mu dünya sancıların? ruhum, can içim, hemdemim. özledin mi beni, en az benim seni özlediğim kadar? sen de yabancılık çekiyor musun vâr olduğun dünyaya? ben senin tabuta sığamadığın günden beri sığamıyorum bu dünyaya. hep eğreti durdum. yakıştıramadım kendime senin olmadığın bir hayatta yaşamayı. hem sen söyle, nasıl yaşarım böyle? nasıl çekilir sensizliğin ızdırabı? her yolu denedim, çabaladım inan. olmuyor. geçmiyor. söyle gökteki en parlak yıldızım, ben ne yapacağım? nasıl başa çıkacağım sensizlikle? aynı gökyüzüne bakamadığımız bir dünyanın neyi bana lazım? nasıl devam edeceğim söyle. beceremiyorum artık. pes etmek üzereyim. bana yine kollarını açar mısın?
biz seninle vedalaştık dediğimiz her yerde dönüp kucaklaşmadık mı
hiçbir zaman güçlü olmak benim için bir tercih olmadı, mecburiyetti.
"gerçekte hep yalnızdım, hiçbir yerde kendimi evimde hissetmedim."
yüzüm kime dönük olursa olsun yüreğim hep sana dönük olacak. ben senden başkasına kapı nasıl açılır bilmiyorum.
ayrı yaylalarda yeşeren otlar gibi mi bekleyecektik çürümeyi?
kimselere anlatamadığım tüm o sessiz savaşları kazanacağım.
savaş da sensin, barış da.
ölüyorum, kanımın son damlasına kadar. damla damla can veriyorum aranızda. hiç böcekler gezdi mi sizin yaranızda, ey duyguların müptelâsı dertsiz insanlar?
hiç kabuk bağlamasına kıyamadığınız, acısıyla kardeş, için için yandığınız, var mı bir kesik derdiniz, bir derin yaranız ey açılmamış yarasına merhem basanlar?
"ölenler ölümü bilmez, ölüm kalanlar içindir."
"birisinin hüngür hüngür ağlayarak kurduğu bir cümlenin, hiç kimsenin gönlüne değmemesi kadar canım yandı o gece. sonra, gırtlağımda yüklemi olmayan bir cümle ile eve döndüm. insan aptal olduğunu öğrenince eve döner hep."
iki büklüm oldum acıdan, yine de gülümsedim.
senden mahrum kalmanın bana neler kaybettirdiğini bir bilsen.
"yıkıldı yolunu bekleyen şehir."
seni senden başka kim bu kadar korkutabilir?
duy fısıltılarımı, ben bağıramayacak haldeyim.