“Yaralar canavarlar yaratabilir.”
Shutter Island
noise dept.
he wasn't even looking at me and he found me

izzy's playlists!
official daine visual archive
"I'm Dorothy Gale from Kansas"

#extradirty
sheepfilms

PR's Tumblrdome
occasionally subtle
2025 on Tumblr: Trends That Defined the Year

pixel skylines
PUT YOUR BEARD IN MY MOUTH

Kaledo Art
No title available
taylor price
Keni
𓃗

@theartofmadeline
NASA
$LAYYYTER
seen from India

seen from Malaysia
seen from Germany

seen from India
seen from Nepal
seen from T1

seen from Malaysia

seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from Germany
seen from Chile

seen from Iraq
seen from United Arab Emirates
seen from United States

seen from Italy
@irembubelli
“Yaralar canavarlar yaratabilir.”
Shutter Island
"Geçmez dediğin her şey geçti. Bu da geçecek."
omuzdan öpmek diye bir şey var. yüküne ortağım der gibi. hep yanındayım der gibi. çiçek gibi. öyle güzel, öyle mükemmel.
umarım zaman sana hayatın boyunca yanında olmasına ihtiyaç duyacağın kişiyi geçmişinde nasıl yok ettiğini gösterir.
Zamanın varken sev beni, bakarsın ölürüm belli mi olur.
İşte benim evim. Şarkılar söylediğim, yemekler yiyip hoş sohbetler ettiğim. Ağladığım, güldüğüm, kavgalarım, bağrışlarım,
Başka yere varamayışlarım.
Yalnız doğan insandı, yalnız ölmek istemeyen de insandı. Ben de o fanilerdendim. Aşkın ne kadar acı verici olduğunu bildiğim halde, düzenimi bozan kişinin portresini çizmeye devam ediyordum. Her fırça darbesiyle onun kusursuzluğunu yakalamaya çalışıyordum. Hangi ressam yansıtabilirdi ki onun mükemmelliğini tuvaline? Ben yansıtacaktım! Ressam olmasam da, kalbimdeki izleri tuvale dökecek kadar seviyordum onu. Ancak zamanla anladım ki, asıl eser o değil, kalbimde oluşturduğu derin yaralardı. O kesik atmayı bırakmıyordu, ben de fırçayı tuvale dokundurmaktan vazgeçmiyordum.
Günlerim, onun varlığını tuvalde ölümsüzleştirmeye çalışmakla geçiyordu. Paletime her gün kendimden bir şeyler koyuyordum; dün yaşam enerjimi, bugünse tüm benliğimi koydum. Onun suretini yeniden ve yeniden çizerken aslında kendi ruhumu kaybediyordum. Her fırça darbesi onun anısını biraz daha belirgin kılıyor ama aynı zamanda beni ondan biraz daha uzaklaştırıyordu. Tuvaldeki sureti belirginleştikçe, kalbimde ona ait yaralar daha da derinleşiyordu.
Bir gün, resme son fırça darbesini attım. Tamamlanan tuvaldeki yüze baktım. Resmetmeye çalıştığım suretle uzaktan yakından ilgisi yoktu. Onu çizerken tüm kusurlarını yok etmiştim, tıpkı ruhumu yok ettiği gibi.
Sütlüce
Ata'm❤
Hiçbir şeyin zerre tadı yok. ve her şey yalnızca gözle görülebildiği kadar artık. zira içsel düşüncelerle çoktan bitmişiz büsbütün..
The child dying inside me…
Yoksun yanımda, paramparçayım.
Bir gün beni farkettiğinde, beni farketmenin artık benim için farketmeyeceğini farkedeceksin.
tahmin edemeyeceğin kadar çok kırıldım, kemiklerim içime batıyor. kabul edilmemiş duasıyım annemin, biraz sakatım. ve Tanrı'nın şans vermediği kulu, biraz çaresiz. ama sen bunları bırak! yere çakılmış bir uçağın içinden sağ çıkmış gibi, sarıl bana...
Sesim yankılanır sokağında. Duyarsan gökyüzüne bak.
"artık yeniden yabancıyız ama bu sefer anılarla birlikte.."
Kitap olması gerektiği gibi bitti. Ama böyle olmamalıydı ne bilim, ben mi çok duygusalım bilmiyorum? Olması gereken o. En akıllıca olan da o ama bu son olmuyor işte. Anlayın beni! Lütfen! Bir kere de olması gereken olmasa, bir kere de aptalca davranıp mutlu olunsa. Hayır olmuyor. Bir saat öncesine kadar her şey güzeldi. Neden? Sevmiyorsanız en azından diğer insanların duygularını öldürmeyin.