Merhaba hiç evlilerle beraber oldun mu
Evet
Alisa U Zemlji Chuda

Love Begins
Lint Roller? I Barely Know Her
will byers stan first human second
Mike Driver
No title available

oozey mess
Stranger Things
No title available

Janaina Medeiros
d e v o n
2025 on Tumblr: Trends That Defined the Year
Cosimo Galluzzi

PR's Tumblrdome

Kaledo Art
Misplaced Lens Cap

ellievsbear

❣ Chile in a Photography ❣
Today's Document
he wasn't even looking at me and he found me
seen from United Kingdom

seen from Malaysia

seen from United States
seen from Canada

seen from Malaysia
seen from Poland

seen from Türkiye

seen from United Kingdom
seen from United States

seen from Saudi Arabia

seen from France
seen from United States

seen from Singapore
seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States
@kadir-aslan76
Merhaba hiç evlilerle beraber oldun mu
Evet
Metelica ve sürpriz çarşaflı
Alıntıdır.....
Bir Nisan öğleden sonrasında kapının zili çaldı. Evde su bitmişti, gelen sucudur deyip kapıyı açık bırakıp mutfağa boş damacanayı kapıya getirmeye gittim. Döndüğümde bir çarşaflı kadın, içeriye girmiş eline ayakkabısını almış, ayakkabısını nereye koyacağını düşünerek bakınıyordu. Ben dondum kaldım, ses çıkarmadım. Tam beni fark ettiği sırada, apartman merdiveninden birileri daha çıkıyordu. Onların sesini duyunca, hemen kapıyı kapattı. Onların onu benimle görmelerini istemedi belli ki. Ben boş damacanayı kenara koyup, "İsterseniz içeri geçin, onlar gitsin sonra çıkarsınız" dedim.
Kadın, çok çekingen ve ürkekti.
"Ayakkabınızı da şuraya koyabilirsiniz" diye de ekledim.
Kadını içeride salonun kanepesine oturttum. Öyle tedirgin ve ürkek görünüyordu ki, her an kalkacakmış gibi kanepenin köşesine kıçının ucuyla oturmuştu. Bir yandan beni süzüyordu. Üzerimde "Justice For All" yazan Metallica tişörtü vardı, altımdaki kot da en az üç haftadır yıkanmamıştı. Malum o dönemler, öğrenciydim ve üniversitede uzatmalardaydım. Kadını hem rahatlatmak, hem de biraz güven vermek için bir şey içip içmeyeceğini sordum.
Ses çıkarmadan başını salladı. Ben yine de mutfağa gidip, buzdolabından içecek bir şeyler baktım. Neyse ki, gazı kaçmamış ve hatta açılmamış bir kola buldum. Temiz bardak bulmak da sorun olduğu için öğrenci evinde, hemen bir bardağı yıkayıp kola doldurarak salona getirdim. Kanepenin yanındaki sehpaya koydum kola bardağını. Kadın kolaya baktı sonra da benim garip iskelet kafası resmi olan tişörtüme gözü takıldı. Gülümsedim, "Korkma, sadece bir resim. Biz adam yemeyiz" dedim.
Kadın nikabının altından gülümsediği belli oluyordu, gözlerinden. "Söylenti çıkarmışlar, metal dinleyenler satanist. Yok. kedi keserlermiş. Vallaha en son geçen camide bir amca bu tişörtle camiye gelme deyinceye kadar cumaya da giderdim" diye anlatınca dikkat kesildi. Neredeyse gözleriyle konuşuyorduk. Gözleri, her sözüme ve hareketime tepki veriyordu. "Halbuki dinlediğimiz sadece bir müzik. Senin de seveceğin şarkılar vardır eminim.
İstersen açalım birkaç şarkı, beraber 'head bang' yapalım" dedim. Bu sefer hafif de olsa sesli güldü. Bu arada, yan komşum belediyede çalışan bir mühendisti. Genellikle cuma akşamları orada toplantı olur, sanırım sohbetten sonra bize
kadar sesi duyulan zikir ayinleri
yaparlardı. Zaten öğrenci olduğumuz için pek rahatsızlığımızı söylemezdik. Biz de arkadaşlar olarak, Megadeth'ten, Black Sabbath, Metallica, AC/DC'ye bizim taraftan çaldığımızda, eğer onlara sesimiz gidiyorduysa da onlardan bir şikayet gelmezdi. Sanırım, bu kadın orada hafta içi kadınlar toplantısına gelmişti. Yanlış zile basıp, bizim daireye girince de panik yapıp, diğer kadınların başka erkekle görmesini istemediği için birden onların sesini merdivende duyunca, kapıyı da kapatıvermişti.
Olayın böyle olduğunu anlamam biraz zaman almıştı. Kadını hafifçe de olsa güldürünce, bardaktaki kolayı gazı kaçmadan içmesini söyledim. Nikabını kaldırdı, yavaşça bir yudum aldı. "İsterseniz çıkarın üstünüzü, nasılsa ikimizi gören yok" deyince önce çarşafın üstünü çıkardı. Altında saçını sıkıca kapatan tülbent vardı. Onu da çıkarınca, saçlarının ne kadar bakımlı ve hatta boyalı ve yapılı olduğunu gördüm. Hatta saçlarını serbest bırakmak için başını sallaması çok seksi bir hareket olmuştu. O ana kadar, aslında ona cinsel yönden bakmamıştım.
Sanki bizim eve sığınmış bir kadın gözüyle bakmıştım.
Çarşafın altında ise, aşırı açık olmasa da gayet normal bir normal bir elbisesi vardı. Kadın, oldukça gençti. Neredeyse benim yaşlarımdaydı. Benden bile biraz küçük olabilirdi. Çarşafını çıkardıktan sonra, biraz rahatladı ve en azından konuşmaya başladı. İsmini söylemeyeceğim burada, küçük bir şehrin köyünde doğmuş. İlkokuldan sonra, yatılı kursta kalmış.
Sonra büyüdüğünde güzelliği dikkat çekince, cemaatten durumu iyi olan bir esnafa ikinci hanım olarak İstanbul'a gönderilmiş. Tabii bu hikayenin hızlandırılmış hali. Anladığım kadarıyla en az üç senedir evliymiş, resmi nikahlı değil tabii ki. İstanbul'un bilinen bir sitelerinden birinde bu kadın içi↑ ev açmış adam. Böyle cemaat toplantıları dışında, ancak haftada bir adam bunu bir yere götürürse evden çıkıyormuş.
Aslında bütün bunları anlatırken, hayatından memnunmuş gibi, hatta ikinci hanım olmayı bile meziyet olarak vurgulamasına rağmen, duygu olarak hep bir şeyleri eksikmiş gibi his bırakıyordu. Ben metalci tişört paspal kotla kaba görünmeme rağmen, kibar konuşmam onu etkiliyordu.
Normal bir konuşma tarzım olan, "Harikasın", "Süpersin ya!" gibi hitaplar ve hatta ona 'çok güzel' olduğunu kelimelerle ve bakışlarımla rahatsızlık vermeden hissettirmem, konuşmalar ilerledikçe güvene dönüştü.
Ben de fena değildim hani.
Saçlarım omuzlarımda, sakalımı
kısaltmışım, şekil yapmak için sakalımın yanak bölgesini almışım, hatta çene bölgesinde de inceltme yapmışım, saçımın favorisi ince bir şekilde kulağımın yanından çene altıma uzanıyordu. Tabii, farklı olan tarzım onda da ekstra ilgi uyandırıyordu. Ben de onun hikayesini ve güzelliğini fark ettikçe ona ilgim artıyordu. Aramızdaki yakınlaşma arttıkça önce karşısında oturduğum halde, sonra onun olduğu kanepeye geçtim, daha sonra da yavaş yavaş ona doğru yaklaştım. O ise hala çekingen ve eğreti bir oturuş ile kanepenin kenarındaydı. Bir bahane bulup,
'Saçların çok güzelmiş' deyip
saçını okşayarak elimi başına götürdüm. Tepki göstermesini beklerken, tam tersine gülümsedi.
O an cesaretlenip, iyice yaklaştım ona ve iltifat ederek sarıldım. Ürkek bir ceylan gibiydi. Sanki onu her zaman ezdikleri için, kafasını bile kaldırmaya çekiniyordu. Ben yine de, onun onayı ile ona yakınlaşmaya çalışıyordum. Ona yaptığım iltifatlar karşılık buluyordu. En son artık, elimi bacaklarının arasına attım. Elbisesinin altında altlık pantolon vardı. Ve dudaklarına yapıştım.
O da tutkuyla öpücüklerime karşılık vermeye başladı. Ellerim neresine giderse gitsin, tepki göstermiyordu; hatta o da biraz
biraz da olsa ellerini kullanıyor benim vücudumda gezdiriyordu.
Bir anda sessizce sevişmeye başlamıştık kanepede. Bir ara öpüşmede boşluk bulup, elbisesini çıkarttırdım. O da siyah Metallica tişörtümü çıkarttı. Teni bembeyaz ve gergindi. Memesinin gerginliği, boynunun altından başlayarak, meme ucuna kadar uzanıyordu. Hava soğuk olmadığı halde meme uçları sertleşmesinden onun da tahrik olduğunu anlamıştım.
Böyle güzel bir vücudu, internette pornolarda bile görmemiştim. O da tişörtümü çıkarında ortaya çıkan genç ve geniş omuzlu vücuduma ilgi göstermişti. Orta yaşlı paralı esnaf kocası, en azından güzel bir fiziği gösteremiyordu ona.
Üstünü çıkardıktan sonra altını çıkartmak çok zaman almadı.
Hatta benim kotumu ve şortumu da o çıkardı. Güzel dantelli külodunu çıkardığımda heyecanlanacağımı biliyordum da, bu kadar şok olacağımı düşünmemiştim. Am dudaklarının kenarlarını ağda ile kıllarını aldırmış, am üstündeki kılları ise gül şeklinde şablonla çıkartmıştı. Bu çarşaflılar, seksin keyfini iyi biliyorlar diye düşünerek gülümsedim.
Benim gülümsememi görüp, o da gülümsedi. Hemen amına yumuldum tabii. Çok am yalamamıştım, o yüzden biraz
acemicevdim. Zaten bununokulu mu olur, nasıl bulduysan öyle yalayacaksın amı. Yine de, onun nefesini, sesini dinleyip, hoşlandığı şekilde dilimi gezdirmeye çalıştım. Bir yandan da ellerimi dipdiri memelerinde gezdiriyordum. Yalamaktan biraz sıkılınca ayağa kalktım, hemen ellerini sikime getirdi. Ben ayaktayken, eliyle sikimi sıvazlamasına izin verdim.
Sonra sikimi emmeye başladı.
Başta önce sadece sikimin başını, sonra da eliyle sıvazlayarak sikimi derinlemesine emdi. O zaman sikimin kıllarını kesmemiştim, ona rağmen narin dudakları sikimin kıllarına değecek kadar sikimi ağzına alıyordu. Ben de başını tutarak yardımcı oluyordum. İlk kez bir kızın ağzını sikiyordum. Daha önce sikimi emen olmuştu, ama ağız sikmek başka bir şey. Sonra kızı kanepenin üzerine çıkartıp, domalttım. İnce belini takip eden yuvarlak ve sert kalçaları vardı.
Sikimi yavaşça amına doğrultup soktum. Önce yavaş başlayıp hızlanmaya başladım. İkimiz de inlemeye başladık. Sesimiz yan daireye gidiyor muydu bilmiyorum, ama onların sesleri bize geliyordu. Daha sonra kalçasını araladığımda, göt deliğinin muntazam olmadığını fark ettim. Hemoroid olmak için, genç ve zayıftı. "Kocan yoksa götten mi sikiyor?" diye sordum, gidip gelmelerimi yavaşlatmışken.
Başını çevirip "Yok, hayır" dedi.
"Eee.. ama burdan girmiş galiba" diye ısrar edince "Şeyyy.. bir keresinde yanlışlıkla oldu" itiraf etmek zorunda kaldı. Ben yine ısrarla sorgulamaya devam ettim, "Yanlışlıkla biraz zor girer, o anlayınca çıkarmadı mı?" diye sordum. "Ben bağırdım ama o devam etti. Neyse ki çok sürmeden boşaldı" diye anlattı. Ben yine yavaş yavaş gidip gelirken merakla devam ettim sorularıma, "Günah değil mi, söylemedin mi hocaya" dedim. O da, "Şeyyy..
Sordum.. Hoca, Yanlışlıkla girmiş ise günah sayılmaz" dedi. Ben epey garipsemiştim doğrusu. "Neyse ki bir kere olmuştur, olur öyle" dedim. "Yok, birkaç kere oldu öyle" diye karşılık verdi. Bu karşılık onun götüne ilgimi epey arttırmıştı. Zaten iyice yavaşlatmıştım gidip gelmeye, am suyunun ıslaklığını sikimin ucuyla göt deliğine sürdüm. "Merak etme, ben yanlışlıkla sikmeyeceğim götünü.
İsteyerek sikeceğim" deyip yavaşça kökledim. Çok zorlanmadım, yine de dar olmasından dolayı kolay girmedi. Kız önümde sessizce inliyordu, ben ise onu dinleyerek yavaşça götünde gidip geldim.
Baya bir gidip gelmiştim, onun rahatsız olmaya başladığını anladığım anda sesli bir şekilde götüne boşaldım. Kanepenin yanında çırılçıplak ayakta durmaya devam ettim. O doğrulduğunda sikime tekrar dikkatle baktı. Sikimi beğendiği belli oluyordu. Bu arada yan dairedeki sesler kesilmişti.
Biz de yavaştan giyinmeye başladık. Birbirimizi süzüyor ve genç aşıklar gibi birbirimize gülümsüyorduk. Giyindikten
sonra, pencereden aşağıya baktığımda, yan daireye gelen kadınların dağılmaya başladığını gördüm. Bu esnada ona bir mesaj geldi, kocası birazdan onu almaya gelecekmiş. Kocası gelinceye kadar da biraz sohbet ettik. Çarşafını güzelce giyindi. Ben apartmanda kimse olmadığını kontrol ettikten sonra, hızlıca benim daireden çıktı. O çıktıktan sonra, boş damacana şişesi gözüme takıldı.
Sonra sucuyu kadın gelmeden önce de aramadığımı fark ettim.
Kendi kendime güldüm.
Kara Çarşaflı Baldızım 5
İzlediğim bu görüntülerden sonra baldız zihnimde sex için yanıp tutuşan bi sikiş makinası olarak kodlanmaya başladı. Baldızım Ebrar Abla, boyu, kilosu, vücut kıvrımları, memeleri, amcığı ve kalçalarıyla tamamen amdan, sikilesi bi dişiden ibaret olan varlığa dönüşmüştü artık benim gözümde. Onun kışkırtıcı dişiliği bende testesteron patlamasına yol açmıştı, bu durum içinde yanıp kavruluyordum.
Karımı çok seviyordum, cinsel hayatımızda da hiç bir sorun olmamasına rağmen odak noktam tamamen baldızım olmuştu. Onun çarşafıyla gizlediği dişiliği, kadınlığı, benim için kimsenin görmediği, bilmediği, gizli-mahrem bi hazine gibiydi. Sanırım baldızın bende bu kadar tutku haline gelmesinin en büyük nedeni buydu, tabi diğer bir büyük sebep de dışarıya karşı son derece kapalı olmasına rağmen kendi başına kalınca yaptıkları.
Bugün eğer baldız laptopı kullanmak isterse bi sürprizle daha karşılaşacak, bunun için telefondan baldız evde napıyor diye izlemekteydim. Yaklaşık 1 saat sonra baldız laptopı aldı, açtı vee bingoooo ! Karşısında direkt karımın ve benim fantezi yaparken kayda aldığım sikiş videosu;
Karım Ayşenur çıplak bir halde yatakta domalmış haldeydi ve fotoğraf makinesi benim elimdeydi. Karımın götü tam baldızın karşısındaydı ekranda, ben sol elimle sikimi sıvazlarken, sağ elimle de makineyi tutup çekim yapıyordum.
Biraz sonra sikimi yavaşça karımın amına soktum. Yarrağım karımın amında kaybolmaya başlarken karım götünü sağa sola oynattı. Yarrağım tamamen girmişti karımın amına. Hemen ardından da hızlı hızlı sikmeye başladım karımı. Bu sırada elimde tuttuğum makine de sallanıp duruyordu, ama sikişi çekmeye devam ediyordum. Karımın başı sanki hiç oynamıyor gibi sabitti.
Ben kökledikçe götünün dolgun, yağlı yanakları löpürdüyor ve şiddetli 'Şlap, şlap, şlap!' sesleri çıkıyordu. Bu ara ben karıma, "Sen yap!" dedim ve durdum. Makineyi iki elimle tutarak çekim yapmaya başlarken, o ana kadar sabit duran karım ileri geri hareket etmeye başladı, yarrağımı kendisi sokup çıkartıyordu amına şimdi. Ben ise bu anları çekiyordum, sikimin karımın amına kafasından dibine kadar giriş çıkışlarını net bir şekilde çekmiştim.
Karımın amı bir genişleyip bir daralarak sikimi içine alıyordu. Göt deliği de bu esnada genişlemiş gibi görünüyordu. Ben makineyi aşağı indirince amının açılıp kapanması ve göt deliğinin geniş hali laptobın ekranını kapladı.
Bu sırada ben sol işaret parmağımı karımın göt deliğine bastırdım, karım hareketlerine devam ederken parmağını göt deliğinden içeri soktum, ikinci boğumuna kadar girmişti parmağım. Ben "Az bekle!" dedim hırıltılı bir sesle, karım birden durdu bu söz üzerine, parmağımı karımın göt deliğinden çıkardım, ama bu kez de sikimi tutup göt deliğine bastırdım.
Karımın göt deliği birden açıldı ve sikim içine girmeye başladı. Karımdan tek bir ses çıkmıyordu, sikimin kafası girmişti karımın götüne. O an şiddetli bir 'Şlap!' sesiyle birlikte karımın götüne bir tokat atmıştım, "az öne eğil!" dedim fısıltılı bir sesle. Karım öne doğru biraz eğilirken, sikimi daha çok bastırıyordum, bu ara makineyi biraz kaldırdım ve göğsünün hizasına getirdim. Karım gene sabit halde dururken, ben dizlerimin üzerinde ileri geri hareket ederek sikimi karımın götüne sokup çıkartıyordum.
Hareketlerim gittikçe hızlanmaya başladı, karımın bir bakireninki gibi görünen göt deliği lastik gibi açılıp kapanarak sikimin içine girmesine izin veriyordu. Sikimin yarısına kadarı girip çıkıyordu deliğe, ama bu kadarı bile müthiş bir zevk almana yetiyordu o an, şiddetli iniltilerim ve hırıltılarım çoğalmaya başlamıştı.
Sonunda boşalmaya başladığında döllerim karımın götünden akıyordu, göt deliği sanki bir karşı baskı yaparak döllerimi dışarı itiyordu, sonra sikimi çıkardım karımın götünden ve sol elimle sıvazlayarak kalan dölleri de halen açık duran göt deliğinin üzerine akıttım. Video burda bitmişti...
Bu arada baldız odasının parke zemininde tüm bu videoyu izlerken soyunmuş, müthiş bi keyif ve heyecanla yine orgazm olmuştu. Amcığından parke zemine akan orgazm sularının üzerinde o harika kıvrımlı göt yanaklarını kasıla kasıla bi süre daha salladı, salladıkça odanın içi "şap şup şlap şlup" - "şap şup şlap şlup" diye muhteşem bi sesle inliyodu.
Dışarıya karşı ahlak abidesi ve dindar görünen baldızın bu kendi başına kaldığındaki yaptıkları yarrak için kuduran bi fahişeden farksızdı.
Dün akşamki duyduğu sikişme seslerine ve bu izlediği karımla olan sikişmemize ne tepki vereceğini ölçmek için dükkana gidip karımı eve yollamak geldi aklıma, kırtasiyeye gittim;
Ben:Kolay gelsin güzel karım benim
Karım:Sağol kocacım, hallettin mi işini ?
Ben:Halloldu, sen eve gidebilirsin hayatım
Karım:Tamam aşkım, akşama görüşürüz o zaman
Karımın eve gitmesinin yaklaşık 20 dakika süreceğini bildiğimden 15 dakika sonra telefondan evi izlemeye başladım, baldız toparlanmış odasında, yatağında yatıyordu, bi süre sonra karım eve girdi, baldızın kapısına tıkladı;
Karım:Abla uyanık mısın ?
Baldız:Uyanığım Ayşenur ne oldu ?
Karım:Kendime kahve yapacaktım, sen de ister misin ?
Baldız:Olur, içerim
Karım kısa süre içinde kahveleri yaptı, baldız da mutfağa karımın yanına gitti ve mutfaktaki küçük masanın yanına yaklaştı, o sırada karım elindeki kahveyi ablasına uzatarak;
Karım:Afiyet olsun abla
Baldız öfkeyle karımın suratına şiddetli bi tokat patlattı, karım tam anlamıyla şaşkına döndü, sağ yanağına aldığı tokadın şiddetiyle başı sol tarafa doğru savruldu. Şaşkın ve sınırlı bi şekilde baldıza dönerek bağırdı;
Karım:Sen ne yaptığını zannediyosun ablaaaa ! Delirdin mi bu ne şimdi ?
Baldız:Sus cevap verme bana ahlaksız, namussuzlar sizi
Karım:Abla ne diyosun neee ? Delirtme insanı, ne oldu yine ?
Baldız:Soruyo musun bide ahlaksız ! Dün gece hayvanlar gibi çiftleştiniz, duymadım mı sesinizi yani ? Sokaktakiler bile duymuştur, asıl siz ne yaptığınızı zannediyosunuz ?
Karım:Özür dilerim abla ama bunun için bana böyle vuramazsın !
Baldız:Bak bak bak, hem suçlu hem güçlü, ne için vurabilirim, o iğrenç çiftleşme görüntülerinizi kayda alıp sizin ahlaksızca ilişkiye girdiğiniz görüntülerinizi görmeme sebep olduğunuz için vurabilir miyim ?
Karım:Sen nerden gördün bunları ?
Baldız:Tövbe yahu, elimde kalacaksın Ayşenur, zor sabrediyorum. Sana hesap mı verecem. Çok merak ediyosan söyleyeyim, laptap'ı elime aldım, açtığım an o iğrenç görüntüleriniz çıktı direkt karşıma. Ahlaksız sapıklar sizi, ben ne desem boş size
Karım:Bizim özelimiz o abla karı-koca istediğimizi yaparız
Baldız:Ne pislik yaparsanız yapın, gidiyorum ben, burda durmaya daha fazla katlanamayacağım
Karım:Off abla bi dur lütfen yaa, bitti mi senin işin ?
Baldız:Bitti yada bitmedi seni ilgilendirmez
Karım:Abla lütfen ama bak yapma böyle
Baldız:Bitti Ayşenur bittiii ! Daha sonra işlerim var daha ama o zamana kadar tahammül edemeyecem size. Güle güle
dedi baldız ve evden çıktı.
Anlamıyorum bu kadını, çok sert tepki verdi yine. Kendi başınayken adeta isterik bi dişi, komple amdan ibaret bi fahişe olup da sonra tekrar bizim o bildiğimiz ahlak abidesi otoriter kadına dönüşüyor. Şimdi eve gidince karım da videoyu ablasının görmesi meselesi yüzünden tepki verebilir, bide bu sıkıntı var.
Kısa bi süre sonra hava kararmak üzere dükkanı kapatıp eve gitmek için aracıma bindim. Ev ile dükkan arasında şehir otogarının yanından geçerken yol kenarında baldızı gördüm, yanında bi adam vardı, baldız adamın arabasına bindi. Bunun üzerine kendi aracımla bu baldızın bindiği aracı takip etmeye karar verdim. Adamın yüzü tanıdık geldi ama tam çıkaramadım, muhtemelen baldızın yakinen tanıdığı biridir diye düşündüm.
Uzun süre takip ettim onları, mesafeyi korudum takip edildiğini düşünmesinler diye. Sonunda şehirden uzak yıkık-dökük bi binanın yanında araç durdu. Baldız adamın aracına kendi isteğiyle binmişti ama araçtan çıkarken adam baldızı ite-kaka zorla araçtan çıkarıp terk edilmiş binanın içine soktu, tedirgin olmuştum. Korku, heyecan ve merakla olayı anlamak için, kendimi belli etmeden gizlice binanın yanına gittim.
İçeride seyyar bi floresan lamba yanıyodu, adamın yüzünü daha iyi görmemi sağlamıştı bu ışık. Bu adam baldızın ölen kocasının kardeşi olan Adem'di. Bildiğim kadarıyla baldızın kocasının ailesi kocasının ölümünden baldızı sorumlu tutuyolardı, zaten evliliklerinin en başından beri pek de sevmemişlerdi baldızı. Bu yüzden ölüm acılarına sorumlu arıyolardı fakat Adem onlar gibi değildi, o baldızı hep sevip saymış, saygıda kusur etmemişti. Bu yüzden baldız arabaya kendi isteğiyle binmişti büyük ihtimalle ama şu anki durum tuhaftı, Adem'de öfkeli bi ifade vardı, gizliden izleyerek konuşmalarına kulak verdim;
Adem:Gerçekler illaki ortaya çıkar, şimdi hesabını vereceksin bunun !
Baldız:Adem beni önemli bi konu konuşacağım diye arabana alıp kandırdın, kaçırdın, ne yapıyosun sen, ne bu eşkiyalık ?
Adem:Ben hep inanmıştım sana ama ne yazık ki sen değmezmişsin
Baldız:Adem kes saçma sapan konuşmayı, ya ne diyeceksen hemen söyle yada hemen bi son ver bu serseriliğe !
Adem:Bak o zaman şu telefondaki videoya, bak bakalım tanıyacak mısın bu orospuyu ?
Baldız Adem'in elinde tuttuğu telefona saldırmaya çalışarak;
Baldız:Kapat şunu çabuk Adem ?
Adem:Orospuluk yaparken utanmıyosun ama bak tam bi fahişe gibi sikişiyosun yabancı adamlarla
Baldız:O iş senin bildiğin gibi değil...... diyerek ağlamaya başladı baldız
Adem:Numara yapma bana, herşey çok net, büyük bi keyifle sikişiyosun adamlarla kahpe.......... diyerek baldıza bi tokat attı Adem ve sonra;
Adem:Neden yaptın bunu yenge nedeennn ? Ben hiç bi zaman ihtimal vermemiştim senin kötü bişey yaptığına ama sen ahlaksız, namussuz, rezil bi kadınmışsın
Baldız yediği tokatla birlikte yere savruldu ve yine ağlar halde;
Baldız:Hiç bişey göründüğü gibi değil açıklamama izin ver, o videonun gerçek ve tam hali bende var ama şuan yanımda değil
Adem belinden silah çıkardı, yerdeki baldızın başına dayadı ve bağırarak;
Adem:İnanmıyorum sana reziillll ! Abim de senin yüzünden öldü değil mi ? Hesap vakti yengeee !
Ben gördüklerim karşısında büyük bi şok yaşamıştım, neler oluyodu böyle ?
Kara Çarşaflı Baldızım 4
Akşam olmak üzereydi, zihnimde baldızın çılgın orgazm görüntüleri canlanıyodu sürekli. Bu şekilde kendi başıma sokaklarda yürürken karımı aradım;
Ben:Hayatım toptancı aradı, onunla görüşmeye gitmek zorunda kaldım, haberin olsun istedim.
Karım:Bana söyleseydin hallederdim aşkım, iyileştin mi sen ?
Ben:Daha iyiyim merak etme, kendim görüşmem gereken konular vardı
Karım:Peki tatlım, bende eve geçeceğim birazdan zaten
Ben:Tamam hayatım evde görüşürüz
Bu kısa konuşmanın ardından yaklaşık bir saat daha zaman geçirdikten sonra eve gittim. Evin kapısının önüne geldiğimde yine içeriden yüksek sesli konuşmalar geliyodu. Konuşmaları tam duyabilmek için sessizce kapıdan içeriye girip dinlemeye başladım.
Karım:Abla sana kaç kere dedim cinsel hayatımızı canlı tutmak için kullanıyoruz biz bunları
Baldız:(baldız bugün bulduğu vibratörden bahsederek) Kocanınki yetmiyoda onun yanında bi alet daha olunca mı renkleniyo, canlı kalıyo cinsel hayatınız ?
Karım:Abla o alet dediğin şey yapay yapay, gerçek gibi bahsetme şundan
Baldız:Siz böyle devam ederseniz yanınıza canlısını almanız yakındır
Karım:Tövbe tövbe ! Boşuna konuşmayalım daha fazla, çünkü sen benim ne demek istediğimi anlayamıyosun
Baldız:Asıl anlamayan sensin, karı-koca olsanız bile böyle şeyler uygun değil diyorum sana
Karım:Off abla, yeter ya tamam artık
Baldız:Hadi bunu geçtim, birbirinizin çamaşırlarına boşalıp ortalık yerde bırakmak da neyin nesi ?
Karım:Ne diyosun yine, bu nerden çıktı şimdi ?
Badız:Bu sabah banyoda senin edepsiz iç çamaşırlarının üzerinde terbiyesiz kocanın dölleri vardı. Ağzımı bozdurma bana daha fazla.
Karım:Bu da ayrı bi zevk ama sana anlatmaya çalışmayacağım abla, yalnız sen evde olduğundan dolayı pek uygun olmamış tabi
Baldız:Sizde edep-ahlak kalmamış, odama gidiyorum ben
Baldız odasına gittikten bi süre sonra sanki yeni gelmiş gibi kapıyı açıp kapatarak içeri girdim.
Karım:Hakan bişey diyeceğim, gel odamıza geçelim
Ben:Hayırdır hayatım ne oldu ?
Odamıza geçtik;
Karım:Az önce ablamla tartıştık yine
Ben:Mesele nedir ?
Karım:Aslında her zamanki şeyler sayılır fakat bişey soracağım sana, sen jartiyere boşalıp neden ortalık yerde bırakıyosun ?
Ben:Sevgilim çok üzgünüm inan ki istemeden oldu. Sabah azgın bi şekilde uyandım, banyoya gidip 31 çektim iç çamaşırına, sonrasında mutfağa su içmeye gittiğim anda ablan uyanıp banyoya girmiş
Karım:Tatlım biliyorum ablamdan dolayı rahat hareket edemiyoruz ama daha dikkatli ol ablam burdayken, bi ton laf işittim
Ben:Tamam hayatım, bende çok mahçup oldum Ebrar Abla'ya şimdi
Karım:Bişey olmaz aşkım, biraz fazla oldu bu tabi ama biliyosun zaten onun her zamanki hali bu
Ben:Bi fikir geldi aklıma, belki de ablanın bunu görmesi iyi olmuş olabilir
Karım:Nasıl yani Hakan ?
Ben:Sevgilim sen ablanın evlenmesini istiyosun ya işte bizim ilişkimizden ne kadar çok zevk alarak tatmin olduğumuzu ablanın iyice görmesini sağlamalıyız bunun için
Karım:Ben pek işe yarayacağını sanmıyorum, ablamı daha da kızdırmayalım
Ben:Biz bi deneyelim en fazla daha çok kızar, bişey olmaz. Mesela şuan sex yaparak sesimizi ona duyurabiliriz, gel bakalım buraya.
Karım:Fırsattan istifade sende azgınlığını dindirmek istiyosun heralde
Ben:Çok azdım, çok azdırdın beni, ablandan dolayı doğru düzgün birbirimize dokunduğumuz mu var, çok özledim seni! dedim. Hemen geceliğinin ön kısmındaki düğmeleri açtım ve beyaz koynunu öpmeye başladım.
Karım:Uykum var, şimdi olmaz ! diye nazlanmaya çalıştı
Ben:Olmaz, şimdi yapalım, çok azdım
Geceliğinin altında beyaz atleti vardı. Atleti sıyırdım ve ortaya çıkan memelerini öpmeye, emmeye başladım. Memelerinin muhteşem uyumlu dolgun görüntüsü deli ediyodu beni, onları öpmeyi, emmeyi, yalamayı çok seviyordum.
Karımın etli meme uçlarını emerken, o da tava gelmiş, saçlarımı, omuzlarımı okşuyordu. Bir elim altta kalçalarını okşarken diğeriyle memelerini avuçluyordum. Sikimin sertliği son raddeye gelmişti, artık karımın amına girmek için sabırsızlanıyordum.
Ben:Çıkar külotunu, aç bacaklarını!" dedim emreden bir sesle...
Karım hiç sesini çıkartmadan iki eliyle külotunu sıyırıp çıkardı ve yatağın yanına, yere bıraktı. Bacaklarını iki yana açarken ben de üzerimizdeki yorganı iyice açtım, eşofmanımın altını ve külotumu çıkardım. Karımın bacaklarının arasında yerimi aldım.
Sikimi sıvazladım bir süre daha ve sonrasında yavaşça üzerine eğildim. Sikimi amının üzerine sürttüm, karım bundan çok hoşlanıyordu. Ben sikimi amına sürterken o da bir eliyle sikimi tuttu. Az sonra sikim karımın amının dudaklarıyla buluştu önce, ardından da içinin tatlı sıcaklığıyla. İyice uzandım üzerine, sikim amının en derinlerine kadar giriverdi hemen. Hızlı hızlı sikmeye başladım. Aklım baldızdayken altımda karımı sikiyordum. Karımın elleri sırtımda, belimde, götümün yanaklarında gezinirken dudaklarından hafif iniltiler çıkıyordu.
Baldızın duyması için olabildiğince ses çıkartmaya çalışıyor, aldığım zevki yüksek seslerle belli ediyordum. Benimle birlikte şimdi karım da var gücümle sikerken zevkten inlemeye başladı.
Altımızda yün yatak vardı, yataktan ses çıkmasa da altındaki bazadan ağır ağır gıcırdama sesleri geliyordu. Karım bacaklarını kaldırdı havaya ve belime doladı. Belimi ve götümü oynattıkça, kaldırıp indirdikçe sikim amının en derinlerine kadar girip çıkıyordu. Pompaladıkça terli kasıklarımızdan sesler gelmeye başladı, alttan kalçalarını tutup kaldırdım, omzuma attım. Bu şekilde daha sert ve güçlü sikmeye başladım. Ancak karım bundan hoşlanmamıştı,
Karım:Yavaş ol, ablam fazla duymasın! dedi
Ben sikmeye devam ettim. Karım başka bir şey demedi ve kendini sikişmenin akışına bıraktı. İki eliyle yataktan tutunmuştu. Geceliğinin açık olan ön kısmından taşan memeleri pompaladıkça deli gibi sallanıyordu. Kasıklarımızın çarpışmasından çıkan güçlü ve tok sesler bütün odayı çınlatır hale gelmişti. Sikim amının içinde gidip gelirken omzumdaki bacaklarını, kalçalarını okşuyordum bir taraftan da. Bazanın gıcırtıları artmaya başlamıştı. Karımdan da boğuk iniltiler geliyordu. Kalbimin güçlü ve hızlı atışlarını boyun damarlarımda hissediyordum.
Her yerim elektriğe tutulmuş gibi titrerken birden bire büyük bir güçle boşalmaya başladım. Boşalırken de amına sokup çıkardım sikimi. Döllerim oluk oluk son günlerde fazla sikişmememizin ardından karımın amına akıyordu.
Amında bir süre daha bekledikten sonra çıkardım sikimi. Karım da doğruldu bu sırada, kalbim halen güçlü bir halde atıyor, göğsüm şiddetle inip kalkıyordu. Karım yataktan kalkıp banyoya geçerken, ellerimi başımın altına koyup tavana diktim gözlerimi. Zihnimde yine baldızın gündüzki orgazm görüntüleri canlandı.
Ertesi gün ben karıma toptancılarla tam anlaşma sağlayamadığımı, bugün tekrar görüşme yapmam gerektiğini ve bugün de dükkana bakması gerektiğini söyledim. İkimiz de sabah evden ayrıldık, ben sakin sessiz bir yer bulup dün geceki sikişmemiz karşısında baldızın ne yaptığını görmek için sabırsızlanıyordum.
Aradığım gibi sakin bir yer bulup telefondan dün akşamki kaydı açtım. Baldız bizim gürültülü sikişmemizi duyduktan kısa süre sonra soyunup çıplak bi şekilde amını parmaklamaya ve göğsünü ovuşturmaya başlamış.
Daha sonra bu yetmemiş odada ne bulursa ( kalem, tarak sapı, parfüm şişesi ) onunla amını tatmin etmeye çalışmış ve hatta sonunda yatağa sürtünerek şiddetli bir şekilde kasıla kasıla orgazm olmuştu. Baldızın hem sürekli karıma nasihat verip, vaaz verip hem de bu yaptıklarını anlamlandıramıyıdum.
Karıma ettiği nasihatler bizim tanıdığımız, bildiğimiz, çarşaflı, dini bütün kişiliğiyle doğru orantılıydı. Peki bu kendi başına yaptıkları neydi, aslında 3 senedir dul bir kadın için normaldi. Peki o zaman neden evlenmekten kaçıyodu ve hem bunları yapıp hem de karıma başka türlü vaaz ediyodu.
Bilmiyodum ama bildiğim şey baldıza olan tutkumun fena şekilde alevlendiğiydi.
Kara Çarşaflı Baldızım 3
Baldızı kendini tatmin ederken basmak istiyodum ama şuan bunun onu ürkütüp kaçırabileceğini düşündüm. Bugün baldızım ve karım birlikte gideceklerdi hastaneye. Bundan yararlanıp eve gittim, evin her odasına, salona ve hatta banyoya da casus gizli kameralardan kurdum. Baldızı yavaş yavaş bulunduğu kısıtlı cinsel dünyasından çıkarmak için aklımda farklı planlar vardı. Akşam olup dükkandan eve döndüğümde yarın kırtasiyeye eşimi göndermek için hasta numarası yapacaktım. Eve girdim;
Karım:Hoşgeldin aşkım
Ben:Hoşbulduk hayatım, çok yorgunum hemen yatacam ben
Karım:Ne oldu ki çok mu yoğundun bugün
Ben:Yok ya hastayım galiba, kendimi kötü hissediyorum
Karım:Neyin var
Ben:Her yerim ağrıyo Ayşenur, yarın dükkana sen bakar mısın, ben evde dinlenip kendime gelsem
Karım:Olur aşkım sorun değil
Yatak odasına gittiğimde kapının kolunun yine bozulduğunu farkettim, daha önce de olmuştu bu, içerden anahtarsız açılmıyodu kapı böyle olduğu zaman, bi ara hallederim dedim gittim yattım. Bi süre sonra tuvalete gitmek için odadan çıktığımda salonda karım ve baldız aralarında konuşuyolardı, meraktan dinledim.
Karım:Abla sana geçen sefer de dedim evlenmen gerektiğini, hem kendini tatmin ettiğini biliyorum
Baldız: Ne saçmalıyosun sen yine Ayşenur, ne tatmini, ne diyosun ?
Karım:İnkar etme işte abla, çoğu kez banyoya girdiğinde kendini tatmin ettiğini biliyorum, hatta bizim Rabia'lara gittiğimiz gün öğlen banyoya girdiğinde banyonun kapısını tam kapatmadığın için seni gördüm ve bundan emin oldum. Gençsin daha erkek lazım sana da kabul et şunu iyiliğin için
Baldız:Bana bak Ayşenur ben senin gibi erkek delisi, aklı bacak arasında biri değilim
Karım:Abla bunda yanlış yada ayıp bişey yok. Yaradılıştan dolayı erkek kadına, kadın erkeğe muhtaç
Baldız:Sırf bu yüzden hemen bi erkek bulup evlenmem mi lazım yani.
Karım:Ya ne yapacaksın, kendini parmaklamaya devam mı edeceksin
Baldız:Sus defol git edepsiz ! Siz o pornolardan edepsizliğe alışmışsınız, böyle konuşamazsın sen benimle !
Karım:Abla özür dilerim ama senin için söylüyorum ben bunu
Baldız:Ayşenur beni rahat bırak artık sus !
Bu konuşmalarını dinledikten sonra tekrar odaya yatmaya gittim. Karım da baldızın bu haline tanıklık ettiğine göre demek ki baldız artık sık sık kendini tatmin eder duruma gelmiş şuan. Kolay olmayacak büyük ihtimalle ama baldızın bu halinden faydalanmam lazım diye düşündüm.
Ertesi gün karım erkenden dükkana gitmişti, uyandığımda yatağım boştu ve yarrağım sabah ereksiyonunu yaşıyodu. Hafiften biraz dokunduğumda daha kızgın erekte bi hal aldı, girecek amcık yuvası lazımdı yarrağıma. Telefonu açıp kameradan baldızın odasına baktım hala uyuyodu.
Karımın fantezi yapmak için aldığımız siyah jartiyer takımını alıp banyoya gittim ve asılmaya başladım, kısa süre içinde jartiyer takımına döllerimi boca ederek rahatlamıştım. Sonrasında banyodan çıkıp şu içmek için mutfağa gittiğimde kapı sesi duydum, baldız uyanıp banyoya girmişti. Döllediğim jartiyer takımını lavabonun yanındaki çamaşır makinesinin üzerinde bırakmıştım ve muhtemelen baldız görecekti.
Planlamadan oluşan bu durum işime gelmişti ve içimi müthiş bi heyecan kaplamıştı, baldızın karşılaşacağı bu duruma ne tepki vereceğini görmek için hemen odama dönüp telefondan banyodaki baldızı izlemeye başladım.
Ebrar abla yüzünü yıkadıktan sonra yan taraftaki havluya elini uzattığında döllediğim jartiyeri gördü ve hiç beklemediğim bi hareket yaparak elleriyle jartiyere dokunup koklamaya başladı.
Daha sonra gidip banyonun kapısını kilitledi, tekrar jartiyeri koklayarak çarşafının üzerinden kendine dokunuyordu ve o anda beklemediğim bi hareket daha geldi. Ebrar abla döllerime dilini değdiriyodu, yalamıyodu ama dilini hafif hafif jartiyerin üzerindeki döllerime dokunduruyodu. Sonrasında jartiyeri bırakıp odasına gitti. Henüz daha yeni boşalmış olmama rağmen gördüğüm bu durum karşısında benim yarrak yine kazık gibi oldu.
Kısa bi süre sonra odamdan çıkıp baldızın odasının kapısını açmadan tıklattım;
Ben:Abla uyandın mı ?
Baldız:Evet Hakan, ne oldu ?
Ben:Beni az önce toptancı aradı, onunla işim var, dışarı çıkacam haber vereyim dedim sana
Baldız:Tamam sen bak işine
Bu baldızın ne yapacağını denemek için yaptığım planın ilk adımıydı. Eğer baldız bizim odaya laptop ı almak için girerse küçük sürprizler görecekti. Laptop yatağımızın yanında çekmeceli rafın üzerindeydi. Çekmeceyi hafif aralık bırakıp içine karımla fantezilerimizde kullandığımız yarrak görünümündeki titreşimli dildoyu görünür şekilde bırakmıştım.
Bunu umarak evden çıktım ama binadan çok uzaklaşmadan telefonu açıp baldızın ne yapacağını izlemeye başladım. Baldız önce kahvaltı yaptı, sonra biraz daha odasında vakit geçirdi ve sonunda tahmin ettiğim gibi laptop için bizim odaya girdi. Laptop ı alırken dildoyu da hemen gördü ve eline aldı.
Odadan çıktı ve kendi odasına geçip kapısını kilitledi. Bende işlemin tamam olduğunu görünce sessizce eve girdim, banyoya geçip baldızı telefondan izlemeye devam ettim. Baldızım kendi kendine "-neler de kullanıyomuş bizim bu sapıklar" diyerek porno sitelerinde dolaşmaya başladı.
Sonunda bi porno açtı ve çarşafının üzerinden dildonun titreşimini açıp amına sürtmeye başladı. Baldızın bu hareketleri çok tuhaftı, adete daha önce bi çok kez böyle şeyler yapmış rahatlığındaydı. Pornonun ve dildonun verdiği yoğun haz sonrasında çarşafını çıkardı, altında sadece iç çamaşırları varmış, heralde sabah yeni uyandığı içindir diye düşündüm ve ardından onları da çıkarıp çıplak kaldı.
1.60 lık boyuyla 70 kilo olduğundan vücut kıvrımları kudurtuyodu insanı. Uzun ve siyah, yaklaşık kolunun dirseğine kadar inen saçları, hafif koyu esmer teni, memelerinin dolgun ve birbirine son derece uyumlu olması, götünün muhteşem bi yuvarklığa sahip, geniş dolgun ve biraz da kışkırtıcı yayvan bi halde olması, kıçının ve bacaklarının mükemmelliği.... Ooffff görüntüde tam sikilesi, vahşice becerilesi, sex abidesi bi kadın vardı.
Baldız dudağını ısırıp, bi eliyle o muhteşem memeleriyle oynarken diğer eliyle de dildo sayesinde amını tatmin ederek zevkin doruklarına yolculuğa başlamıştı. Bende tamamen soyundum ve sanki baldızın amcığındaki o dildo benim yarrağımmışçasına, bunu hayal ederek asılmaya başladım.
Baldız arada amcık sularıyla sulanan dildoyu çıkarıp gerçek bi yarrak yalar gibi dildoyu yalayıp sonrasında o muhteşem yarığına son sürat pompalıyodu. Amcığı çeşme gibi akıp kendini bıraktığından dolayı dildoyla bu işlemi yaparken amcığından olağanüstü haz veren "şak şukk şap şak" diye çıkan sesler odayı inletiyodu.
İnanılmaz bir haz alıyodum bende, baldız hemen banyonun bulunduğu odanın karşısındaydı, sanki onu sikiyo gibi zevk alıyodum ve bu hazza daha fazla dayanamayıp döllerimi serbest bırakmıştım.
Telefona baktığımda baldız yatağın üzerinde kolunu dirseklerinden kırmış, öne doğru uzatmış. Aynı şekilde bacaklarını da dizlerinden kırmış arkaya doğru uzatmış, amında dildo vızır vızır çalışırken ölü yarrağı diriltecek kalçalarını löpürdeterek sallıyodu. O salladıkça amcığından sızan zevk suları dildo sallanırken odaya saçılıyodu. Arada bir kalçalarını tokatlamayı da ihmal etmeyerek orgazm inlemeleri çoğaldı.
Daha sonra yataktan kalktı, am yarığındaki dilldoyu çıkararak tekrar vahşice yaladı ve bu kez dildonun alt kısmındaki vakumu kullanarak odanın zeminine yapıştırdı. Tekrar üzerine oturdu ve azgın bi kısrak gibi üzerinde tepinmeye, amını dövdürmeye başladı. O dildonun üzerinde seri şekilde amını dövdürürken kışkırtıcı göt yanaklarından şapır şupur sesler çıkıyodu. Sonunda baldız orgazm inlemeleri eşliğinde yere yığıldı ama dildo amcığında yine vızır vızır çalışmaya devam ediyodu.
Bu arada bende evden çıktım ama gördüklerim olacak iş değildi. Karıma nasihatler veren kara çarşaflı, terbiyeli, namus timsali, kadın adete yarrak delisi bi fahişe gibi profesyonelce kendini tatmin etmişti. Karıma porno günah diyodu peki bu yaptığı neyin nesiydi. Bilmiyodum, belkide gerçekten erkeksizlikten dolayı çaresiz kalmasının sonucuydu.
Kara Çarşaflı Baldızım 2
Aslında tanık olduğum durumda hayretler içinde kalmama, şok olmama neden olacak bişey yoktu, çünkü her insanın kendi cinsel arzularını tatmin etmek istemesi doğal bi ihtiyaç sonuçta. Fakat bu durumun beni bu derece etkilemesinin nedeni o kişinin baldızım Ebrar abla olmasıydı. Yine de yaptığı şey çok doğaldı aslında, sonuçta 3 yıldır dul bi kadındı, büyük olasılıkla dün yanlışlıkla gördüğü pornodan etkilenip kadınsal duygularına engel olamamıştı.
Kafamda dönüp duran bu düşüncelerle birlikte arabaya, karımın yanına döndüm. Karımla kaç gündür yaramazlık yapamamamız, bide üstüne baldızın bu durumu, erkekliğimin harekete geçmesine neden oldu. Arabaya bindim;
Karım:Tekrar kusura bakma tatlım özür dilerim
Ben:Öyle bi özürle kurtulamazsın, cezayı hak ettin bence
Karım:Nasıl yani, ne demek bu ?
Ben:Kaç gündür eziyet çekiyorum sevgilim, gel hadi ufak bi fantazi yapalım
Karım:Yapacaz ya zaten işte aşkım bu akşam bu fırsatı değerlendirip
Ben:Bence şuanki fısat daha cezbedici
Karım:Ne fırsatı var şuan Hakan, ne var aklında ?
Ben:Ben arabayı kullanırken sende ağzınla yarrağımı kullanabilirsin mesela, ne dersin ?
Karım:Aşkım bu dediğin biraz fazla ve tehlikeli değil mi ?
Ben:Hadi ama sevgilim kırma beni
Karım:Hakan dışardan biri görebilir yada kaza yapabilirsin
Ben:Hayatım asıl ben şuan bu testesteron yüklü yarrağımla kaza yapabilirim ve akşam oldu zaten kimse göremez
Evet evimizde türlü fanteziler yapardık eşimle ama arabada ilk defa böyle bişey istemiştim karımdan, o yüzden biraz tedirgindi fakat isteğimi kırmamıştı.
Ben takım elbise giymiştim, karım ise şık, siyah beyaz, uzun kollu, boynundan en aşağıya kadar önden düğmeli olan, boyluk bi elbise giymişti. Başında siyah türbanı ve ayağında yine siyah kısa topuklu ayakkabıları vardı.
Karım pantolonun fermuarını açacaktı ama ben pantolonu ve altımdaki boxerı çıkarıp arka koltuğa fırlattım.
Ben:Böyle daha iyi 😁 dedim ve karım yan koltuktan önüme eğilerek başladı yarrağımla ilgilenmeye.
Ben:Elbiseni sıyır beline kadar memelerin lazım
Karım:Aşkım fazla abartmasak mı ?
Ben:Lütfen ama sevgilim hadi
Karım yine beni kırmayarak bu isteğimi de tedirgin bi şekilde kabul etti. Şimdi karım yarrağımı yalarken bende bi elimle o birbirine uyumlu, dolgun ikizleri yoğuruyodum. Arada uzanıp kışkırtıcı kıçına ufak tefek şaplaklar atarak, belimlede karımın saksosuna hafiften tempo tutuyodum.
Ben:Yut hayatım geliyorum... diyerek karımın başından tutup yarrağıma bastırarak ağzına boşaldım. Karım bu duruma biraz kızdı çünkü ağzına boşalmamdan pek hoşlanmazdı
Karım:Ne yapıyosun Hakan, kaç kere dedim sana şunu sevmiyorum diye
Ben:Özür dilerim sevgilim kendime hakim olamadım
Karım:İyi... akşama sakla biraz da kendini
Ben:Sevgilim bişey daha yapsak mı ?
Karım:Off Hakan... Yine ne var aklında söyle bakalım
Ben:Şeyy.... eeee..... Acaba diyorum çıplak mı otursan yanımda şuan ?
Karım:Hakan azıttın ama sen bu akşam, az daha sabret geceye az kaldı, tamam bende sabırsızlanıyorum ama az kaldı işte
Ben:Tatlım lütfen kırma beni
Karım:Olmaz Hakan... (deyip sonra gülümseyerek) ama belki memelerim açık kalabilir
Ben:Ehh olur bari.... diyerek ben de gülümsedim... Bu şekilde arabada cilveleşmelerimize devam ederek arkadaşlarımızla buluşup, geceyi geçireceğimiz otele ulaştık. Arkadaşlarımızla hoş beş, sohbet ettik, hasret giderip eski günleri yad ettik ve eğlendik. Sonunda geceyi geçirmek için odalarımıza çekildik.
Karımla odaya girer girmez öpüşerek hızlı bi şekilde soyunduk ve kısa süre içinde çıplak kaldık. Yatağa geçip 69 pozisyonu alıp birbirimizi memnun etmeye başladık, karımın amını vakumlarken dolgun göt yanakları arasında boğulmak ön sevişme sırasında en sevdiğim şey diyebilirim. Bu esnada aklıma yine baldızımın porno izlediği görüntüsü geldi.
Ben:Hayatım acaba ablan evliliğinde kocasıyla böyle 69 yapmış mıdır ?
Karım:Ne bileyim ben Hakan, hem nerden çıktı şimdi bu ?
Ben:Ne bileyim tatlım, insanın eşiyle bile cinsel olarak kendini son derece kısıtlaması çok kötü değil mi ya ?
Karım:Öyle aşkım ama ablamın dünya görüşüne ters böyle şeyler
Ben:İnsan kendini bu zevkten nasıl mahrum bırakabilir ki sonuçta karı-koca doyuma ulaştırmalı birbirlerini
Karım:Offf Hakan sanane, nerden çıktı bu konu şimdi ya ?
Ben:Tamam sevgilim tamam, doğru söylüyosun sustum hadi devam edelim. Biz birbirimizi anlayan, tatmin eden, uyumlu bi çift olarak ne kadar şanslıyız onu söylemek istedim
Gecenin devamında karımla güzel bi sex yaşadık ama benim aklım iyiden iyiye baldıza takılmaya başladı elimde olmadan. Ertesi gün arkadaşlarımızla vedalaşıp evimize geri döndük. Acaba baldız dün ben gördükten sonra daha neler yapmıştı ? Çok merak ediyodum.
Aklıma laptobın internet geçmişine bakmak geldi, hemen açtım laptobı ve baldızın dün benden sonra 3-4 saat daha porno sitelerinde dolaştığını gördüm. Şimdi merakım daha da artmıştı, acaba baldız laptop karşısında porno izlerken neler yapmıştı ?
Bunu anlamanın tek yolu olarak aklıma baldızın kaldığı odaya kamera yerleştirmek geldi. Kamerayı almak için benim kırtasiyenin yanındaki elektronik dükkanına gittim, kurulumu kolay bi casus gizli kamera alıp eve geldim. O sırada karım ve baldız balkonda kahve içiyodu, bunu fırsat bilip kamerayı kısa süre içinde baldızın odasına kurdum. İşlem tamamdı ve bu beni çok heyecanlandırıyordu.
Aradan 2 gün geçmişti ama baldızın odasında henüz olağındışı bi durum olmamıştı. Bugün evden işe gidecekken karım çocukluk arkadaşı Rabia'nın bizi akşam yemeğe davet ettiğini söyledi. Baldız bu Rabia'yı pek sevmezdi. Akşam eve geldiğimde;
Karım:Abla emin misin gelmeyeceğine ?
Baldız:Ayşenur, hiç Rabia'yı çekecek havamda değilim, hem kocasından da hiç haz etmiyorum, gidecekseniz gidin.
Karımla birlikte arabamıza binip yola çıktık, Rabia'nın evi bize 20 km civarında. Rabia ve eşiyle birlikte güzel bi gece geçirdikten sonra arabamıza binip evemize gidecektik ama arabamız bir türlü çalışmadı. Bu durum karşısında Rabia da eşi de bu gece onlarda kalmamız için ısrar edince tamam dedik. Karım baldıza telefon ederek durumu anlattı. Ertesi gün arabayı usta çağırıp sanayiye çektirdik, otobüsle döndük, karım eve ben dükkana gittim.
Acaba baldız biz evde yokken bişey yapmış mı diye dün gecenin kamera görüntülerini açtım telefondan heyecanla. Gördüğüm görüntüler muhteşemdi, baldız bizim evde olmamamızdan istifade ederek yine saatlerce porno izlemişti ve bu kez tamamen çıplak bi şekilde kendini tatmin etmişti.
Daha önce baldızı karımdan az daha kısa 1.60 civarında, kilosunun çarşafından pek belli olmasada 70 olduğunu biliyorum. Saçları uzun ve siyah, kolunun dirseğine kadar iniyor, ten rengi tam kıvamında biraz esmer diye tarif etmiştim. Şimdi bu özelliklerine ek olarak memelerinin aynen karımınki gibi dolgun ve birbirine son derece uyumlu olduğunu, götünün muhteşem bi yuvarklığa sahip olduğunu, geniş dolgun ve biraz da yayvan olduğunu, kıçının ve bacaklarının mükemmelliğinin insanda olağanüstü bi sikiş isteği uyandırdığını söyleyebilirim.
Çarşaflı baldızım Ebrar abla çıplak şekilde porno izleyerek saatlerce kendini parmaklayıp bi çok kez boşalmıştı. Bu görüntüler içimde Ebrar ablaya sahip olma isteği uyandırdı ama bu imkansız gibi bişeydi. Aklıma baldızı evde bu vaziyette yakalama fikri geldi, bu düşünce oldukça heyecan vericiydi, bi yolunu bulup bu düşüncemi mutlaka gerçekleştirmeyi kafaya koydum.
Böyle bi durumda baldızın nasıl bi tepki vereceğini görmek için sabırsızlanıyordum.
Kara Çarşaflı Baldızım 1
Ben Hakan, eşim Ayşenur'la lisede başlayan 7 yıllık sevgililik sürecimizin ardından 3 yıl önce evlendik. Şuan ben 26 eşim 25 yaşında. Karım Ayşenur tesettürlü bi kadın ama öyle çok sofi falan değildir, evlendiğiniz zaman kapandı.
Henüz daha çocuğumuz yok, son 6 aydır ikimizde de çocuk yapma isteği var ama şu ana kadar sonuç alamadık. Doktorlar ikimizde de sorun olmadığını, endişe edilecek bi durum olmadığını söylediler. Sex konusunda ikimiz de birbirimizi tam olarak tatmin ederiz. Cinsel hayatımızı canlı tutmak için ara ara fanteziler yaparız. Beraber porno izleyip orada gördüğümüz pozisyonları ve fantezileri uygulamak sex hayatımıza ayrı bi renk katar.
Mesela bazen evin içinde çırılçıplak dolaşırız. Eşime almış olduğum fantezi iç çamaşırlarıyla evin her bir köşesinde sex yapmaktan büyük keyif alırız. Bu sebeplerden dolayı evimize misafir geldiğinde mutsuz olurum, eşimle istediğim cinselliği rahatça yaşamak isterim. Özellikle baldızım Ebrar ablanın gelmesinden nefret ederim çünkü baldızım aşırı dindar kara çarşaflı bi kadındır. İşte bu hiç hoşlandığım haberi aldığım bi gün daha;
Karım:Hayatım az önce arayan ablam Ebrar'dı, bu akşam bize gelecek, hastanede işleri varmış, bi süre bizde kalacak haberin olsun
Ben:Sabah sabah bu büyük müjdeyi verdiğin için teşekkürler sevgili karıcım
Karım:Aşkım napayım, yapacak bişey yok, küçücük ilçede derdine derman bulamadığı için mecburen gelecek, kurtulamadı bi türlü başının ağrısından biliyosun sende
Ben:Tamam bitanem tamam, hadi ver bi öpücük bende en azından işe mutlu bi şekilde gitmiş olayım
Karımdan mutluluk öpücüğünü alıp işlettiğim kırtasiye dükkanına doğru yola çıktım. Sabah sabah aldığım bu haberden hiç memnun olmamıştım. Çünkü baldızım Ebrar ablanın evde olması demek, evdeki özgürlüğümüzün tamamen kısıtlanması demek ve ayrıca uzun uzun bin saat vaaz verir, hiç çekilmez yani.
Ebrar abla 28 yaşında, 5 yıl önce evlenmişti ama kocası 3 yıl önce trafik kazasında ölmüştü. Çocuğu yok, ben eşim Ayşenur'u tanıdığımdan beri yani 10 senedir hep böyle çarşaflıydı. Birazda fiziksel özelliklerimizden bahsedeyim.
Ben 1.75 boyunda, 80 kilo hafif göbekli olan biriyim, yakışıklı sayılırım. Eşim Ayşenur 1.65 boyunda, 70 kilo tatlı bi kilosu var, hafif balık etli tarzında, saçları kumral, ten rengi ne koyu ne de çok açık, göğüsleri orantılı ve dolgun, beli ince, kalçası göğüs bölgesine göre daha geniş, tesettürlü bi kadındır.
Baldızım Ebrar abla karımdan az daha kısa sanırım 1.60 civarında, kilosunun çarşafından pek belli olmasada 70 olduğunu biliyorum. Sonradan gördüğümde öğrendiğim özellikleri ise şöyle; saçları uzun ve siyah, kolunun dirseğine kadar iniyor, ten rengi tam kıvamında biraz esmer.
Şimdi tekrar konumuza dönelim;
Baldızım Ebrar abla geleli 3 gün olmuştu ve tabiki canım çok sıkkındı bu durum karşısında. Ebrar ablanın hastane işleri daha tam hallolmadığı gibi bayağı bi süre daha uzayacak gibiydi. Akşam olmuştu ve yine mutsuz şekilde eve dönmüştüm. Evde biraz hararetli bi konuşma vardı, içeri girmeden biraz dinlemek istedim.
Ebrar:Kocanla da olsa bazı şeylerin bi sınırı vardır Ayşenur
Karım:Abla bu kocamla benim mahremim, ilişkimizi, karı-koca hayatımızı canlı tutmak için bu tür video ve görseller önemli
Ebrar:O videolardakilerin çıplak bedenlerini görmeniz haram
Karım:Biz o kişilerin çıplaklığından zevk almıyoruz abla, umrumuzda da değiller onlar zaten. Sana anlatmaya çalıştığım oradaki sahnelerden en iyi birbirimize nasıl zevk ve tatmin veririz buna bakıyoruz.
Ebrar:Ne olursa olsun haram bunlar, bunları yapamazsınız. Ben üç yıldır dulum, benim ihtiyacım yok mu ? Ben bile bakmıyosam siz zaten bakamazsınız ki doğrusu da budur.
Karım:Abla sana da artık bi kısmet bulalım bak daha çok gençsin, bu yaşlarda insanın ihtiyacı bu cinsel tatmin
Ebrar:Ben ne diyorum sen ne diyosun Ayşenur
Konuşmalarının bu kısa bölümüne tanıklık ettikten sonra hızlıca kapıyı kapadım geldiğimi anlasınlar diye ve içeri girdim. Akşamın devamında yemek ve çay faslından sonra biz yatak odamıza, baldız da kendine ayırdığımız misafir odasına çekildi. Yatağa girdiğinizde karıma sordum;
Ben:Eve geldiğimde biraz kulak misafiri oldum konuşmanıza ama tam anlamadım, ablanla ne diyodu yine ?
Karım:Kaç gündür ablamdan dolayı cinsel hayatımız durağan ya işte, bi porno sayfasında dolaşmıştım kısa süre ben. O ara telefonum çaldı, bende sayfayı kapatmayı unutmuşum, ablam gördü ve işte bildiğimiz ablam aşkım farklı bişey yok, senin geldiğinde demek ki hala bana nasihat etmeye devam ediyomuş.
Ben:Anladım hayatım ama yarın bi fırsatımız var kaçamak için
Karım:Evet aşkım bu lise gecesi iyi bi fırsat olacak bizim için, hadi iyi geceler
Ben:İyi geceler sevgilim
Bugün en azından karımla birlikte şehir dışında eski lise arkadaşlarımızla buluşacak olmamız dolayısıyla biraz daha mutluyum. Her sene böyle eğlenceli aktivitelerle haftasonunu sakin bi otelde geçirerek hasret giderirdik lise arkadaşlarımızla. Bu haftasonu da onlardan biriydi, baldız evde bir gece yalnız kalacaktı ama bu karımla benim için bi fırsattı.
Sabırsızlıkla beklemiştim akşamın olmasını, karım evden bi kaç saat erken çıkıp kırtasiyeye yanıma geldi eve uğramadan hemen yola koyulmak için ama tam yola çıkacakken;
Ben:Hayatım Faruk'a aldığım saati versene, saatini ayarlayayıp da vereyim hediyesini
Karım:Aaaa... aşkım ben onu almayı unutmuşum yaa kusura bakma
Ben:Önemli değil hayatım sen bekle ben hemen gidip alırım....
Vakit kaybetmeden arabamla eve gittim hediyeyi almak için. Kapıyı açıp eve girdim, odamıza giderken baldızım kaldığı odanın önünden geçecektim. Kapısı biraz aralıktı geçerken gayri ihtiyari gözüm takıldı odadan içeriye, büyük bi şok oldum. Baldızın önündeki laptopda porno açıktı, baldızın sırtı kapıya dönüktü beni görmemişti. Biraz hoşuna da gitmişti galiba izlediği şey çünkü eli önünde bacaklarının arasında hareket ediyor gibiydi.
Sanırım seksin ve cinsel ilişkinin tadını bildiği için 3 yıldır erkeksiz olması baldızım Ebrar'ın bile kadınlık duygularına yenik düşmesini sağlamıştı. Karım bekliyodu hediyemi alıp hemen evden çıktım ama büyük bi şok olmuştum tanık olduğum olay karşısında.
Türbanlı Komşum Gönül ve Derya Abla Finall
Betül’den mesaj gelmişti. Buluşmak istiyordu ama ben çok yorgundum; başka bir güne kalsın dedim. İstemeyerek de olsa “Görüşürüz” yazdı, üzgün bir emoji attı ve konuşma kapandı.
Ben de eve gelip duş aldım, yatağa uzandım. Saatler geçmiş; nasıl da uyumuştum. Öğleni çoktan geçmişti. Uyanıp alışverişe çıktım. Betül’e mesaj atıp “Selam” yazdım ama cevap gelmedi. Eve döndüm; yine saatler geçti, hâlâ mesaj yoktu.
Merak içindeydim. Acaba benden vaz mı geçti? diye düşünürken, üç saatin sonunda Betül’den mesaj geldi.
Betül:“Kusura bakma, mesajına cevap veremedim çünkü misafirim vardı.”
B:“Sorun yok. Buluşmak istiyorum, müsait misin?” diye yazdım.
Betül:“Çok isterim ama bugün olmaz. Yarın gece ayarlayabilirsen olur,” dedi.“Hem sana sürpriz olabilir yarın… ama kimsenin haberi olmasın,” diye ekledi.
Kimden bahsettiğini anlamıştım.
Eve gidip yemek yedim, biraz telefonda takıldım. Gönül’le konuştuk; yaşadıklarımızdan bahsettik. Sonra gece yarısı uykuya dalmışım. Yine öğleden sonra uyandım. Kuaföre gidip saçlarımı kestirdim, arkadaşlarla takıldım.
Derken Betül’den mesaj geldi:
“Gece 10’da bekliyorum,” diyerek konumunu attı.“Gelirken bir şişe votka getir ama,” diye de ekledi.
Konumu açtım. Tanıdık ama bir o kadar da tekinsiz bir sokaktı. Votkayı alırken elim bir an duraksadı; sanki bu şişe sıradan bir içki değil de, geri dönüşü olmayan bir gecenin anahtarıydı. Saatime baktım: 21.40.
Arabaya bindiğimde kalbim olması gerekenden hızlı atıyordu. Radyoyu açmadım. Sessizlik daha dürüst gelmişti. Yol boyunca Betül’ün “sürpriz” derken neyi kastettiğini düşündüm. Aklımda onlarca ihtimal vardı ama hiçbiri net değildi.
Sokağa girdiğimde hızımı düşürdüm. Konumun gösterdiği binanın önünde durdum. Işıklar loştu, etraf sakindi. Arabadan indim, poşetteki şişe hafifçe cama çarptı. O ses bile fazla gelmişti.
Tam kapıya yönelecekken telefonum titredi.
Betül:“Geç kalmadın değil mi?”
“Yeni geldim,” diye yazdım.
Kapı aralandı. Betül karşımdaydı. Üzerinde sade ama dikkat çekici bir elbise vardı. Gülümsedi ama o gülümsemenin altında başka bir şey vardı; acele, gizli ve kararlı.
“Çabuk gir,” dedi fısıldar gibi. “Komşular meraklıdır.”
İçeri adımımı attığım an kapı kapandı. Kilidin sesi, içimde bir yerde yankılandı. Evin içi loştu; sadece salondaki lambader yanıyordu. Masada iki bardak hazırdı.
Votkayı uzattım.“Bunu özellikle istedin galiba,” dedim.
Gözlerimin içine baktı.“Evet,” dedi. “Bu gece biraz cesarete ihtiyacımız var.”
Tam o anda, salondan hafif bir hareket sesi geldi. Donup kaldım. Betül bakışımı yakaladı, dudaklarını ısırdı.
“Merak etme,” dedi.“İşte sürpriz de tam olarak bu…”
Kalbim hızlandı.“Kim var içeride?” diye sordum.
Cevap vermedi. Sadece başını salonun kapısına doğru çevirdi.
Ve ben o kapıya doğru bir adım attım.
Adımımı salona doğru attığımda Betül kolumdan tuttu.“Bir saniye,” dedi fısıltıyla. “Bunu bilerek girmen lazım.”
Gözlerindeki ciddiyet, az önceki flörtöz hâlinden tamamen farklıydı.“Ne demek bu?” diye sordum.
Derin bir nefes aldı.“Sürpriz dediğim şey… tek başıma olmamamız.”
Kalbim göğsüme vurdu.“Nasıl yani?”
O an salondan biri çıktı. Işığın altına doğru yürüdü. Gölge yavaş yavaş netleşti. Omuzları genişti, duruşu sakindi. Yüzünü gördüğüm an içimdeki bütün ihtimaller tek bir gerçeğe kilitlendi.
Kocasıydı.
Bir anlık sessizlik oldu. Öyle bir sessizlik ki, votka şişesinin poşetteki hışırtısı bile fazla geldi. Adam bakışlarını üzerimde gezdirdi; ne öfke vardı yüzünde ne de şaşkınlık. Sanki her şey planlıydı.
“Hoş geldin,” dedi sakin bir sesle.“Geç kalmadın.”
Yutkundum.“Betül… bu—” diye başladım ama cümle boğazımda kaldı.
Betül yanıma geldi.“Kimsenin haberi olmasın derken bunu kastediyordum,” dedi.“Bu geceyi birlikte konuştuk… birlikte karar verdik.”
Adam masaya doğru yürüdü, bardakları eline aldı.“Kimse kimseyi zorlamıyor,” dedi.“İstersen şimdi çıkarsın. Kapı orada.”
Gözlerim kapıya kaydı. Çıkabilirdim. Mantıklı olan buydu.Ama içerideki hava, sessizlik, Betül’ün nefesi… hepsi beni olduğum yere mıhlamıştı.
Betül gözlerimin içine baktı.“Buraya kadar geldiysen,” dedi yavaşça,“en azından bir içki içip konuşalım.”
Adam votkayı bardağa doldurdu.“Bu gece sınırların nerede başladığını bilmek önemli,” dedi.“Sonrasına o sınırlar karar verir.”
Bardağı elime aldığımda parmaklarımın titrediğini fark ettim.Bu artık sıradan bir buluşma değildi.Bu, tek bir yanlış adımda her şeyin değişebileceği bir gecenin başlangıcıydı.
Ve ben ilk yudumu aldım
Adam bardağı masaya bıraktı. Camın sesi salonda yankılandı.Sonra bana döndü; bakışı netti, saklanmıyordu.
“Doğrudan konuşacağım,” dedi.“Bu gece seni buraya çağırmamızın sebebi merak değil. Arzu da değil tek başına.”
Betül arkasında durdu, omuzlarına hafifçe dokundu. Sessizdi ama oradaydı.
“Karımla,” diye devam etti adam,“uzun zamandır bazı sınırları konuşuyoruz. Beraber karar verdik. Ve evet… bu kararın içinde sen varsın.”
Kalbim kulaklarımda atıyordu.“Nasıl yani?” demekten kendimi alamadım.
Gözümü kaçırmadan söyledi:“Üçümüzün birlikte olduğu bir gece istiyoruz.”
Sözler havada asılı kaldı. Ne yükseldi, ne düştü.Betül ilk kez konuştu.
“Bunu bir teklif gibi düşün,” dedi sakin ama titrek bir sesle.“Zorunluluk yok. Baskı yok. İstemediğin anda durur.”
Adam başını salladı.“Kontrol bizde değil,” dedi. “Herkeste.”
O an fark ettim; bu bir ani heves değildi. Planlanmıştı. Konuşulmuştu.Ama yine de içimde iki ses çarpışıyordu:Git diyenle, kal diyen.
“Şimdi cevap vermek zorunda değilsin,” dedi adam.“Önce iç, konuş. Birbirimizi anlayalım.”
Betül bana baktı. O bakışta ne davet vardı ne masumiyet.Sadece dürüst bir beklenti.
“Bu gece,” dedi yavaşça,“ya her şeyi olduğu gibi bırakacağız…ya da hiçbirimizin unutamayaca
Adam ışıkları iyice kıstığında, oda sadece mumların titrek aleviyle aydınlanan, dış dünyadan tamamen kopuk bir hücreye dönüştü. Sessizlik artık ağırlaşmış, yerini sadece derinleşen nefes alışverişlere bırakmıştı.
Kocası Fikret yanımızda bizi izlerken Betül ile sevişmeye başladık. . Bütün ağırlığımla kadını altıma almış dudaklarını somururken o da bana sarılmış, bir hayli sert öpüşlerime karşılık vermeye çalışıyordu.
Ohh, dur Mert! Nefes alamıyorum, dur biraz ne olur…” diyerek dudaklarını kurtardı sonunda… Hırpalanmış dudakları yarı açık nefes nefese kalmıştı Hanife…
İri memeleri soluk alıp vermeye çalıştıkça inip kalkıyordu. Meme uçları şehvetle parmak gibi kabarmıştı. Dirseğime dayanıp o kabarık meme ucuna yumuldum. Emdim, yaladım. Meme uçlarıyla uğraşırken serbest elimle karnını, kasıklarını okşayarak apış arasına indim.
Tüysüz bakımlı amcığı yine kaymak gibiydi. Olduğu gibi avuçladım, parmaklarım zevk suyundan bir bataklığa gömüldü sanki… Orta parmağımı bastırınca zevkle kasıldı bedeni, saçlarımdan tutup kendine, göğüslerine bastırdı başımı…
“Ohhh… Çok güzell…” diyerek inlemeye başladı. Kocası da yan dönmüş, parlayan gözlerle zevkten kıvranan karısını izliyor, bir yandan da eliyle kendinden taraftaki memesini okşuyor, ucunu parmaklarının arasında ovalıyordu. Nefesi kesilmiş gibi,
“Çok mu istiyorsun karıcığım?” diye inledi o da… “Nasıl da kıvranıyorsun zevkten… Çok mu zevk alıyorsun Mertle sevişirken?” Betül kocasının elini tuttu,
Evet Fikret… Bildiğin gibi değil… Çok zevk alıyorum. Hele sen de yanımızda olunca… Sen bakarken… Kocamın yanında böyle bir erkekle sevişmek… Ölüyorum zevkten…”
“Hadi öyleyse… Aç bacaklarını, ortağım siksin seni… Off, aşkım, baksana, ortağımın yarak nasıl da sertleşmiş. Seni sikmek istiyor. Hadi karıcım… Aç amcığını…”
Betül kocası söyler söylemez sanki bunu bekliyormuş gibi bacaklarını araladı. Ben de bedenimi o iki bacağın arasına kaydırdım. Ellerim yatakta, şınav çeker gibi Betülün üzerinde mevzilendim. Arzuyla kısılan gözleri sabırsızlıkla beni bekliyordu.
“Ohhh… Sik beni Mert…” diye inledi. “Gir içime aşkım… Kocamın yanında sik beni…”
“Ben hazırım Betülüü'm… Kocana söyle, sikimi tutup soksun karısının amcığına…” der demez gözleri daha bir parladı sanki… Elleriyle göğsümü okşarken şehvetten boğuklaşan sesiyle hırladı,
Hadi Fikret… Mertin n dediğini yap… Sok şunu içime… Dayanamıyorum artık…”
Fikret'n karısının memelerini okşayan parmakları aramıza girdi, bana doğru yöneldi yavaşça… Burnundan soluyordu,
“Sapıksınız siz… Pis sapıklar…” diye homurdanırken eliyle benim zonklayan sikimi tuttu, karısının ıslak amcığına doğru çekiştirdi. Onun yönlendirmesiyle belimi yavaşça indirdim ben de…
Fikret ateş gibi sıcak parmaklarıyla tuttuğu sikimin başını karısının dudakları istekle aralanan amcığına dayadı. Karısının ıslak amcığı onun parmaklarından daha da sıcaktı, alev gibi yandığını hissettim sikimin teninde…
“Ohhh… Bırak Fikret… Sikimi bırak oğlum… Dayanamıyorum artık… Karını sikmek istiyorum.” diyerek elini çekmesini istedim. Şöyle bir parmaklarıyla sikimi sıkıp bıraktı, ardından taşaklarımı avuçladı bu kez, yavaşça okşadığını hissettim.
“Elleme artık yavşak, bırak taşaklarımı okşamayı… Erkenden boşaltacaksın beni yoksa… Karını okşa sen, memelerini okşa…
Şöyle bir parmaklarıyla sikimi sıkıp bıraktı, ardından taşaklarımı avuçladı bu kez, yavaşça okşadığını hissettim.
Fikret beni bıraktı ikazım üzerine, karısının karnını okşayarak tekrar memelerine yöneldi. Benim de sabrım tükenmişti iyice, birden bire bütün ağırlığımla Betülün kasıklarına yüklendim. Erkeklik organım bir anda ıslak amcığında yağ gibi kayıp vajinasının derinliklerine gömülünce ikimiz birden zevkle inledik.
“Ohhh… Harikaa…” Islak tüneli yarıldı, yarağımı sımsıkı kucaklarcasına bütünüyle sardı. Koç başı kale kapısına dayanır gibi rahim duvarına dayandı. Bir kaç saniye öylece kaldım.
Hala göz göze bakışıyorduk Betül ile… Gözleri zevkten kısılmış, neredeyse kapanmak üzereydi. Dudakları aralanmış, nefes almaya çalışırcasına titriyordu.
“Hadi aşkım… Devam et… Sik beni…” diyerek kollarıyla boynuma sarıldı. Kocası aramızdan çekilmek zorunda kalmıştı, kenarda uzanmış, orta boy pipisini sıvazlayarak bizi izliyordu şimdi…
Gidip gelmeye başladım bacaklarının arasında… Belimi indirip kaldırıyor, kasıklarım onun kasıklarını, sertleşmiş klitorisini dövüyordu. Dakikalarca gidip geldim içinde…
“Ahhh… Geliyorum Mert… Geliyorum erkeğim… Ohhh… Dayanamıyorum… Çok güzel sikiyorsun aşkımm… Ohhh…”
Cevap bile veremedim, öylesine büyük bir zevk alıyordum ki… Bacağının birini koluma alıp ayırdım bacaklarını, öyle vurdurmaya başladım. İniyor, kalkıyor, yaylana yaylana, kasnaklayarak sikiyordum.
Sonunda ikimiz aynı anda patladık. Betül orgazm olmaya başladığında ben de içine döllerimi bırakıyordum. Son bir hamleyle böğürerek amına sapladım yarağımı, öylece kaldım. Taşaklarımdan yürüyen spermlerin kadınımın vajinasına aktığını hissettim.
“Ulan ne sikişti bee!” diyen Fikretin sesiyle kendime geldim, yana devrildim sonunda…
Gerçekten muazzam bir sikiş olmuştu benim için de… Betül' ün kocasının yanında sikmenin zevki de bambaşka bir boyut katmıştı olaya… Yattığım yerde elini tutup dudaklarıma götürdüm, parmaklarına öpücükler kondurdum. Başını yana çevirip bana baktı,
“Harikaydı sevgilim…” dedi. Gözleri parlıyordu.
Sabah karşı duşumu aldım üstümü giyinip kapıdan cıkarken Fikret ile Betüle baktım hala cıplak uyuyorlardı döndüm cıktım evime geldim hayatıma renk gelmişti ama .
Bir hikayenin daha sonuna geldik Yeni hikayelerde görüşmek dileğiyle iyi günler.
The Ent
Türbanlı Komşum Gönül ve Derya Abla 11
Alıntıdır
Uyandığımda Gönül’den bir mesaj gelmişti.
“Esra’yla konuştun mu? Ne zaman müsait olursun?” diyordu.
Müsaittim ama yer sorunu vardı.
“Nerede buluşacağız?” diye düşündüm.
“Derya ablanın evi var,” dedim. “Kocası köydeymiş, evi müsait. İsterseniz orada buluşabiliriz. Hem dikkat çekmez hem de daha rahat oluruz.”
Gönül biraz duraksadı.
“Bilmiyorum ki… Aslında orada yaptığımızda zevkli geçmişti,” dedi. “Haklısın, dikkat de çekmez. Kocama ‘yönetici davet etti’ derim, bahanemiz de hazır. Sen yine de sor bakalım, müsaitse akşam sekiz gibi orada buluşalım.”
“Tamam,” dedim.
Derya ablaya sordum.
“Gelin, sıkıntı yok,” dedi. “Ama gelirken içki al, bende kalmadı. Biraz da alışveriş yap.”
Erkenden alışverişe çıktım. Bira, viski, çikolata, cips… Birçok şey aldım.
Alışveriş merkezinde gezerken birden arkamdan bir ses duydum.
Arkamı döndüğümde Merve’ydi. El işaretiyle yanına çağırdı. Yanında, kendi yaşlarında, güzel ve olgun bir kadın vardı.
Yanlarına gittim. Oturmamı istedi. Arkadaşını tanıttı.
Betül’le tanıştık.
“Ne yapıyorsun burada?” diye sordu.
Elimdeki poşetleri görünce göz kırptı:
“Akşama parti mi var?”
“Evet, onun gibi bir şey,” dedim.
Kahve söyledik. İçerken Betül’den bahsetti. Yirmi senelik arkadaşlarıymış. Laf lafı açtı, sohbet ilerledi.
Bir ara Betül bana bakıp gülerek,
“Merve senden çok bahsetti,” dedi. “Dediği kadar yakışıklıymışsın.”
Beni övmesi hoşuma gitmişti.
Betül de Merve gibi açık giyinmeyi seven biriydi; dekolte, mini etek tarzı kıyafetler giymişti
Betül’ün bakışları üzerimde biraz fazla oyalanıyordu. Gülümserken gözlerini kaçırmaması dikkatimi çekmişti. Merve bunu fark etmiş olacak ki, hafifçe sırıtıp kahvesinden bir yudum aldı.
“Akşam için mi bu alışveriş?” diye sordu bu kez Merve.
“Evet,” dedim. “Bir arkadaşta küçük bir buluşma.”
Betül başını hafifçe yana eğdi.“Ne güzel… Böyle spontane planlar her zaman daha eğlenceli olur,” dedi.
Saatime baktım. Zaman ilerliyordu. Derya ablanın evine uğrayacak, sonra Gönül’le buluşacaktık. Ama masadan kalkmak nedense kolay gelmiyordu. Sohbet uzadıkça uzuyor, hava ağırlaşmadan ama yoğunlaşarak ilerliyordu.
Merve bir anda telefonuna baktı.“Benim çıkmam gerekiyor,” dedi. “Bir işim var.”
Bu beklenmedik gelişme Betül’ü de beni de kısa bir an duraksattı.“Betül seni bırakayım mı?” diye sordu Merve.
Betül bana bakarak gülümsedi.“Gerek yok. Biraz daha oturabilirim.”
Merve anlamlı bir bakış atıp ayağa kalktı.“Size iyi sohbetler o zaman,” dedi ve göz kırparak uzaklaştı.
Masada yalnız kalmıştık.
Bir süre sessizlik oldu. Kahveler soğumuştu.“Demek yakışıklıymışsın,” dedi Betül tekrar, bu kez daha alçak bir sesle. “Merve abartıyor sanmıştım.”
Gülümsedim.“Arkadaşlar genelde abartır,” dedim.
“Hayır,” dedi net bir şekilde. “Bu sefer haklı.”
Bu kadar doğrudan oluşu beni hazırlıksız yakalamıştı. Ama geri çekilmedim. Sadece başımı hafifçe eğip gözlerinin içine baktım. Bakışlarını kaçırmadı.
Telefonum titredi.Gönül’den mesaj gelmişti:“Her şey tamam mı? Akşam için sabırsızlanıyorum.”
Ekrana baktım, sonra tekrar Betül’e. İki farklı akşam, iki farklı ihtimal vardı artık zihnimde. Hangisi daha tehlikeliydi, hangisi daha çekiciydi; ayırt edemiyordum.
“Gitmen mi gerekiyor?” diye sordu Betül.
“Evet,” dedim yavaşça. “Ama bazen gitmeden önce verilen kararlar, gecenin seyrini değiştirir.”
Gülümsedi.“Bazen de karar vermemek,” dedi, “her şeyi daha ilginç yapar.”
Ayağa kalktım. Poşetleri aldım.Vedalaşırken eli koluma değdi; bilinçli mi, tesadüf mü anlayamadım.
Alışveriş merkezinden çıkarken kalbimde tuhaf bir hızlanma vardı. Akşam daha başlamamıştı bile ama bir şeylerin kontrolden çıkabileceğini hissediyordum.
Ve bu his, düşündüğümden daha tanıdıktı
Alışveriş merkezinden çıktığımda hava serinlemişti. Poşetleri arabaya koyarken derin bir nefes aldım. Betül’ün bakışı hâlâ aklımdaydı; söylenmemiş cümleler gibi, yarım kalmıştı. Telefonumu cebime koyup kontağı çevirdim.
Derya ablanın evine vardığımda saat yediye geliyordu. Perdeler yarı kapalıydı. Kapıyı açtığında yüzünde alışık olduğum o sakin gülümseme vardı ama gözleri her zamankinden daha dikkatliydi.
“Erken gelmişsin,” dedi.“Hazırlık var,” dedim.
Poşetleri mutfağa taşıdık. Şişeleri görünce başını salladı.“İyi düşünmüşsün,” dedi. “Bu akşam uzun sürebilir.”
Salona geçtiğimizde ortam yavaş yavaş şekilleniyordu. Masada bardaklar diziliydi, ışık loştu. Derya abla yanımda durdu, gereğinden biraz daha yakın. Bir şey söylemedi ama sessizliği konuşuyordu sanki.
Kapı zili çaldı.Gönül gelmişti.
İçeri adım attığında göz göze geldik. Üzerindeki sade elbise, tavrındaki kendinden emin duruşla birleşince ortam bir anda gerildi. Çantasını bırakıp kısa bir bakışla evi süzdü.
“Her şey yolunda mı?” diye sordu.“Şimdilik,” dedim.
Bir süre sonra Esra da geldi. Kapıdan girer girmez bakışları beni buldu. Gülümsemesi temkinliydi ama gözlerinde merak vardı. Gönül bunu fark etti mi emin değildim ama omuzlarının hafifçe kasıldığını gördüm.
Hepimiz salondaydık artık. Aynı evin içinde, aynı akşamda, birbirini kesen bakışlar ve söylenmeyen cümlelerle. Bardaklar doldu, ama kimse aceleyle içmedi. Zaman yavaşlamış gibiydi.
Esra bana doğru konuşuyordu ama cümlelerini Gönül duyacak şekilde seçiyordu. Gönül ise sakin görünüyordu; fazla sakin. Derya abla arada bir araya giriyor, ortamı yumuşatıyor ama bakışlarını üzerimden çekmiyordu.
Bir ara sessizlik oldu.Derya abla gülümsedi.“Bence,” dedi, “bu akşam herkes biraz dürüst olmalı.”
Kimse cevap vermedi. Ama o an, herkesin düşündüğü şeyin farklı olmadığını hissettim.
Dışarıda gece iyice çökmüştü. Kapılar kilitliydi, perdeler kapalıydı. Dünya küçülmüş, bu evin içine sığmıştı.
Ve ben şunu biliyordum:Bu gece, kim neyi söylemeye cesaret ederse, sabah her şey onun için başka bir anlama bürünecekti.
O an Derya abla ışığı biraz daha kıstı.“Böylesi daha rahat,” dedi. Sesindeki sakinlik, yaptığı hareketle çelişiyordu.
Gönül koltuğun ucuna kaydı. Bacak bacak üstüne attı. Gözlerini bir an olsun benden ayırmıyordu. Esra ise karşımdaki koltukta, fark edilmemeye çalışır gibi duruyor ama her hareketimi izliyordu.
Bardaklar yeniden doldu.
Sessizlik…Ama bu sessizlik huzurlu değildi.Bekleyen bir şey vardı.
“Bugün herkes biraz farklı,” dedi Esra aniden.“Farklı nasıl?” diye sordu Gönül, bakışlarını ondan ayırmadan.
Esra duraksadı. Sonra bana baktı.“Daha cesur,” dedi. “Ya da öyle olmaya çalışan.”
Kalbim hızlandı. Gönül’ün yüzündeki ifade değişmedi ama parmakları bardağı biraz daha sıkı kavradı. Derya abla ise gülümsedi; sanki bu cümleyi bekliyormuş gibi.
“Cesaret,” dedi Derya abla, “bazen bir adım atmaktır. Bazen de geri durmamaktır.”
Ayağa kalktı. Mutfağa doğru yürürken omzuma eli değdi. Bilerek mi yaptı, yoksa öyle mi denk geldi; ayırt edemedim. Ama Esra’nın gözleri o an oradaydı. Gönül de fark etmişti.
“Sen bugün çok dikkat çekiyorsun,” dedi Gönül, sesi yumuşaktı ama altı doluydu.“Öyle mi?” dedim.“Evet,” dedi. “Herkesin gözü sende.”
Bu bir suçlama değildi.Bir uyarıydı.
Esra yerinde kıpırdandı.“Belki de,” dedi, “bazı şeyleri daha fazla saklamamak gerekiyordur.”
O an zaman durdu sanki.Herkes sustu.
Derya abla mutfaktan döndü. Elinde sadece bir şişe vardı. Masaya koyarken gözlerimin içine baktı.“Bu akşam,” dedi, “sabah gibi olmayacak.”
Gönül yavaşça ayağa kalktı. Bana yaklaştı. Aramızdaki mesafe bir adım bile değildi artık.“Beni buraya sen çağırdın,” dedi fısıltıya yakın bir sesle. “Ama yalnız olmadığımızı biliyordun.”
“Biliyordum,” dedim.
Esra da ayağa kalktı.“Ben de biliyordum,” dedi. “Ama yine de geldim.”
Üçümüz ayaktaydık.Derya abla birkaç adım geride duruyordu ama bakışları her şeyi kontrol ediyordu.
Kalbim göğsüme sığmıyordu artık.Bu gece bir eşikteydi.Kim konuşursa, kim susarsa…Bir şey kırılacaktı.
Ve ben ilk defa şunu düşündüm:Belki de asıl tehlike, olanlar değil; olabileceklerdi
"Dördümüz ayakta birbirimize bakıyorduk ama kimse cesaret edemiyordu. İlk hamle kimden gelecekti? Aklım çok karışıktı ve heyecanlıydım. Karşımda üç güzel ve seksi kadın vardı. Esra dayanamayıp bana yaklaştı ve dudaklarıma yapıştı. Kollarını boynuma atmış, deli gibi öpüyordu. Bir an kendimi kaybettiğimi hissettim, gözlerim kapanmış, olanların tadını çıkarıyordum. Arkamdan bir elin değdiğini hissettim. Gözlerimi açtığımda Gönül, olduğu yerden bizi izliyordu. Arkamdaki el Derya ablanındı. Elini, pantolonumun üstünden sikime attı ve sıkıyordu. Arkadan boynumu öpüyordu. Bir yandan da Gönül'ün hareketsiz kalmasına şaşırmıştım. Esra öperken gömleğimin düğmelerini söküyordu. Gönül arkasını dönüp viski şişesini kafaya dikti ama normalde çok içemezdi, hemen sarhoş olurdu. Öyle dikince bir cesaret gelmişti sanırım. Gelip Esra'yı itti ve benimle öpüşmeye başladı. Hem de daha ateşli bir şekilde öpüyordu. Kemerimden elini soktu, sikimi tuttu, sıktı. İyice azgınlıktan delirmiş gibiydi. Kulağıma, 'Sen benimsin,' dedi. Esra, suratı asılmış bir şekilde bizi izliyordu. Derya abla bizi bıraktı, Esra'ya doğru gidip dudağına yapıştı, sevişiyorlardı. Ben Gönül'ün üstünü çıkardım. Üstünde sadece iç çamaşırları kalmıştı. Onun için aldığım iç çamaşırı vardı. Onu görünce iyice heyecanlandım. Memelerini ağzıma alıp yalamaya başladım. O kadar güzeldi ki saatlerce yalabilirdim. Yaladıkça inliyordu. Derya ablaya bakınca Esra'nın amını parmaklayıp yalıyordu. Onları öyle görünce yalamayı bırakıp Gönül'ü diz çöktürdüm. Kemerimi söküp ağzına aldı, heyecanla yalıyordu. Öyle güzeldi ki bulutların üstünde gibiydim sanki. Sonra onu durdurdum, boşalmak üzereydim. Bir bardak viskiyi kafaya diktim ve iyice havaya girmiştim. Hemen Gönül'ün külodunu çıkardım üstünden. Elimle okşadım biraz, sonra dilimle yalamaya başladım. Gönül zevkten inliyordu. Derya ablayla baktığımda bu kez Esra Derya'yı yalıyordu, ikisi de kendilerinden geçmişti. Gönül'ün zevk suyu akmaya başlayınca onu kaldırıp duvara domalttım ve arkadan amına girdim. Bir kerede zevk suyu iyice akmıştı, amına yağ gibi rahat girip çıkıyordu. Öyle sert bir şekilde koyuyordum ki her seferinde inlemesi yükseliyordu. Bense zevkten patlamak üzereydim.
Pozisyon değiştirdik yoksa boşalacaktım. Yere sırt üstü uzandım. Gönül kucağıma oturdu. Esra da gelip ağzıma oturdu. Amını yalarken Gönül sikimin üstünde zıplıyordu. Derya abla bize bakıp viskisini yudumluyordu."
Telefonuma bildirim sesi geliyordu ama okadar zevkliydiki telefonu düşünecek halde değildim abla kardeş ikisini aynı anda sikiyordum ve bu biyük bir zevkti deli gibi boşalmıştık 3 müzde yere yığılıp kaldık bir süre sonra kalkıp viski bardağını aldım ve telefonuma baktığımda yabancı bir numaradan mesaj gelmişti neyapıyorsun diye kimsin diye yazdım Betül ben diyince şaşırdımm...
Türbanlı Komşum Gönül ve Derya Abla 10
Alıntıdır
Kapı açılınca karşımda, Derya ablanın arkadaşı Merve'yi gördüm. Güzel, alımlı, sarışın ve bakımlı biri olduğu ilk bakışta belliydi. Onu görünce adeta nefesim kesildi, bir anlık şaşkınlıkla öylece baka kaldım. İçeriye geçtim ve Merve ile tanıştık.
Merve: Derya senden bahsetti. Neler yaptığını, ne kadar güçlü olduğunu anlattı. Seni çok merak etmiştim, tanışmak için Derya’dan haber bekliyordum. Bugün arayınca hemen atlayıp geldim.
Derya Abla: Evet canım, ben çağırdım. Merve’yle tanışmanı istedim. O da senin gibi istekli biri ve sana bir söz vermiştim hatırlıyorsan. Artık o sözümü tutma zamanı geldi. Merve’yi mutlu edeceğine eminim. Hadi, siz tanışın. Benim biraz işim var mutfakta, hemen geliyorum.
Ne yaşadığımı anlamakta zorlanıyordum. Hayatım birden değişmiş ve renklemişti. "Daha fazla ne yaşarım?" diye düşünürken, her zaman bir fazlası oluyor ve hayatım gitgide daha heyecanlı bir hal alıyordu. Tam bunları düşünürken Merve koltuktan kalktı, dik bir şekilde önümde durdu.
Fiziğini daha net görmüştüm; o kadar güzel ve zayıftı ki, yaşını kesinlikle göstermiyordu. Mini eteği ve göğüs dekoltesiyle heyecanım iyice arttı. Gözlerime baktı, sonra kalkan sikime bakıp, "Oo, seninki heyecanlandı galiba," dedi ve kucağıma oturdu.
Merve hemen dudağıma yapıştı. O an dudaklarımız birbirini yalıyor gibiydi; öpüşmede çok başkaydı, ustaca öpüyordu. Delirircesine öpüşürken göğüslerini sıkıyordum. Merve tişörtünü çıkarınca sütyenle kalmıştı önümde. Göğüslerine baktım; resmen sütyene sığmıyor, içinden fırlayacak gibiydi. Aşırı seksi bir haldeydi, can alıcı kokusu da cabasıydı.
Tam biz sevişirken Derya abla içeriden bir şişe viski ve bardakları getirdi. "Oo, bensiz mi başladınız?" dedi ama ikimiz de aldırmıyorduk, sanki kendimizi kaybetmiştik. Derya abla tekli koltuğa oturup bizi izlemeye başladı, bir yandan da elindeki telefonla bizi kaydediyordu.
İniltiler ve Zevkler
Ona aldırış etmeden memelerini ağzıma aldım, yaladım. Uçları iyice sertleşmişti. Küçük küçük ısırdım ama Merve'den inilti sesleri geliyordu.
Cinsel organımı ağzına verdim. O kadar profesyonelce yalıyordu ki, boşalmamak için kendimi zor tutuyordum. İyice yaladı, testislerime kadar durmadan yalıyordu. Aşırı sekse aç biri gibi davranıyordu Merve.
Sonra Merve'yi kaldırıp mini eteğini çıkardım. Altında sadece tangası vardı. Onu da indirince cinsel bölgesini yalamaya başladım. Eliyle kafamı cinsel organına doğru bastırıyordu ve aşırı bir şekilde inliyordu.
Derya abla soyunup bize katıldı. Biraz öpüştükten sonra Merve'nin ammını yalamaya başladı. Ben de Sikimi tekrar Merve’nin ağzına verdim, çünkü ağzına boşalmak istiyordum. Öyle iştahla yalıyordu ki, hem yalanıyordu hem de yalıyordu; iki zevki birden tadıyordu.
Büyük bir zevkle Merve'nin ağzına boşaldım. O, tek damlasını bile ziyan etmeden yuttu. Kalkıp bir bardak viski doldurdum ve tekli koltuğa oturup iki lezbiyeni izlemeye başladım. Bu, büyük bir keyifti.
Çok geçmeden Merve de orgazm olup yanıma geldi. Ona da viski doldurdum. Saatler geçmişti ama biz doymamıştık. Merve tekrar sikimi eline alıp sıktı okşadı oynamaya başladı.
Derya abla da gelip viskisini içiyordu. Birbirimize bakıp birer sigara yaktık. Biraz konuştuk. Derya, Merve'ye yaşadığımız her şeyi, Gönül'ü, Esra'yı anlatmıştı.
Sikim tekrar kalkınca Merve’nin dik memelerini sıktım. O da bana bakıp, "O, küçük beyimiz kalkmış bile," dedi. Elimden tutup yatak odasına gittik. Derya abla da arkamızdan geldi. Üçümüz tekrar sevişmeye başladık.
Merve kalkıp sikimi üstüne oturdu ve zıplamaya başladı. Derya abla da yüzüme oturup ammını yalattı. Bu, deli gibi bir zevkti. İçimden, "Bunu Gönül'le ve kardeşi Esra'yla da yapacağım," dedim ve devam ettim.
Derya, orgazm olunca zevk iniltileriyle üstümden inip yana uzandı. Ben de Merve’yi biraz da götünden sikmek istiyordum. Çok güzeldi götü..
Kalkıp onu yatağa domaltıp ilişkiye girecekken, "Hiç yapmadım, çok acır, yapma," dedi ama dinlemedim. İllaki o götü sikicektim . Derya, "Krem sür," deyince onu korkutmamak için kayganlaştırıcı sürüp yavaş yavaş ucunu sokup çıkardım. Öyle bağırıyordu ki, "Bırak, olmayacak," der gibiydi.
Ama buradan sonra bırakamazdım, illaki bu götü sikicektim. Birden hepsini sokunca bir inilti çıktı ve sonrasında "Ohh!" diye bir sesle zevk iniltileri devam etti.
Bir süre onu götünden sikince büyük bir zevkle boşaldım ve yanına yığılıp kaldım. Yorulmuştum, uzandım.
Telefon sesine kendime geldim. Eve gitmem gerekiyordu. Hemen üstümü giyinip evden çıktım. Onlar öyle çırılçıplak uzanmış, baka kaldılar. Eve misafir gelmişti ve gitmek zorundaydım. Böylesi iki güzel ve seksi kadını bırakıp gitmek o kadar zordu ki...Merve dönüp bunu saymıyorum müsait zamanda Gönülle Esrayıda tanımak istiyorum Derya onlardan cok bahsetti merak ettim meral ettiğim dediği sevişmek istiyordu onlarla anlaşılan müsait olduğumuz bir gün görüşürüz bende doyamadım sana diyip cıktım misafirler gidince.
Saat. Gece yarısını gecmişti yorgundum güzel bir duş alıp uzandım.Cok gecmeden Esradan bilditim geldi neyapıyon diye evdeyim uzanmışım dedm nezaman buluşucaz tekrar ablamlada konuştuk ikimizde seni istiyoruz diyince heyacanla nezaman müsait olursanız brn hazırım dedim isterseniz Derya ablanın evinde buluşabiliriz onun kocası köye gitmiş bir hafta yok brn ablamla konuşayımda sana yazarım dedi. Telefonu kapttı hemen ardından tek gösterimlik bir resim attı aynanın karşısında bordo renk bir jartiyer giymiş resim cekmiş gece gece azdırıp uyudu nasılsa ben bunun intkamını seni sikerek alırım dedim ..
Arkadaşlar devamının gelmesi için daha cok yorum beğeni bekliyorum ve düşünceleriniz brmim için önemli nasıl gidiyor hikaye
Türbanlı Komşum Gönül ve Derya Abla 9
Alıntıdır
O gün beklediğim mesaj gelmemişti. Derya Ablaya "Ne yapıyorsun?" diye mesaj attım. O da "Eşimle dışarıdayız." deyince bütün keyfim kaçmıştı. Aşırı derecede azmıştım ama kimse yoktu. Dayanamadım, Gönül’e mesaj attım. Esra’nın da mesajları görebildiğini biliyordum ama bunu düşünecek halde değildim; bir an önce sevişmem lazımdı, birkaç gündür kimseyle olmamıştım.
Gönül’den cevap geldi: “Evdeyim, Esra’yla oturuyoruz.” deyince, "Bir şey uydur, aşağı gel, garaja gel, seni çok özledim." dedim. Gönül, "Gelemem garaja, Derya görür." dedi. Ben de "Göremez, dışarıda meşgulmüş zaten. Biliyor ne yaptığımızı." dedim. "Tamam." dedi. Aşağı inip garajda beklemeye başladım.
Aklımdaki şey, Esra’nın mesajları görüp bizi izlemeye gelmesi ve dayanamayıp bize katılmasıydı. Bu sayede Gönül’ün evine rahatlıkla girip çıkabilir, hem Gönül’ü hem Esra’yı aynı yatakta becerebilirdim. Işık açılınca anladım ki Gönül geliyordu. Gelince sarılıp sımsıkı tuttum, kendime çektim. Dudağını ateşli bir şekilde öptüm. Göğüslerini sıkıp üstünden gömleğini çıkardım. Sütyenle kalmıştı. Onu o şekilde görünce delirmiştim; leopar desenli iç çamaşıra aşırı bir ilgim vardı. O da benim tişörtümü bir hışımla çıkarttı.
Tam deli gibi sevişirken birden merdivenin ışığı yanınca anladım ki Esra geliyordu. Gönül’e çaktırmadan kendime çevirdim. O göğsümü yalarken ben de kalçalarını sıkıyordum. Sikimin baskısıyla amının ateşleneceğini biliyordum. Kapıya baktığımda Esra’nın bizi izlediğini ve kendini okşadığını görünce gel işareti yaptım. O da hiç itiraz etmeden hemen üstünü çıkarıp bize doğru geldi.
Gönül arkadan eli hissettiğinde Derya Abla sandı. Arkasını dönüp kardeşi Esra’yı yarı çıplak arkasında görünce şaşkınlığını gizleyemedi. O anda ne yapacağını şaşırdı ama ben o sırada boynunu yalıyordum, kendinden geçmişti ve artık "Ne olursa olsun" moduna girmişti. Esra arkadan Gönül’ün altındaki eteği indirdi. Ben de pantolonumu. Dayanacak gücüm kalmamıştı. Gönül’ü domaltıp arkadan amına sokmaya başladım.
Esra yanıma gelerek onunla da öpüşüyordum bir yandan. İki bacıyı aynı anda beceriyordum ve bu büyük bir zevkti. Gönül’ün göğüsleri güzeldi, Esra’nın da amı güzeldi. İkisi de tam bir afetti, delirtiyorlardı beni. Gönül zevkten orgazm olmuştu bile. İçinden çıkardım. Esra dayanamayıp yarağımı avuçlayıp ağzına alıp iştahla yalıyordu. O an boşalacak gibi olmuştum, durdurdum. Kaldırdım onu ve amına girdim. Biraz gidip geldikten sonra çıkarıp göğüslerine boşaldım. O sırada Gönül bizi zevkle izliyordu.
Gönül bana bakıp, "Bunu sen planladın değil mi?" deyince bir şey diyemedim ama "Hoşuna gitmedi mi?" dedim. O da "Gitti ama bilmiyorum, bir garip de geldi bana." dedi. "Bak, artık korkacak bir şeyin kalmadı. Esra da biliyor ve artık daha rahat buluşabiliriz." dedim. "Tamam." deyip yukarı çıktılar. Ben de üstümü düzeltip yukarı çıktım. Sonrasında eve gidip duş aldım. Ama o kadar güzeldi ki, vakit olsa ve daha rahat bir yer olsa saatlerce sevişebilirdik.
Ogünün sabahı Derya abladan mesaj geldi bu geve ayarla bana gel sana büyük bir süprizim var diye oan ne olacak acaba daha ne kalmıştıki yasamadığım diye düşünürken akşamı zor etmiştim eve bişey uydurup cıktım evden Gönülden ve Esradan bir mesaj yoktu dışarı cıkıp bir viski aldım eli boş gitmemek için biraz oyalandım cok gecmeden Derya Abladan mesaj geldi gelebilirsin süprizinde hazır hızlı adımlarla asansörden Derya ablanın katına çıktım kapıyı caldım kapıyı açtığında Derya abla şok oldumm..
Türbanlı Komşum Gönül ve Derya Abla 8
Alıntıdır
Gönül’den mesaj gelince hemen üstümü değiştirip kafeye gittim. Kafeye geldiğimde Gönül, köşede kimsenin görmediği bir yerde oturmuş, beni bekliyordu. Yanına geldim. Tedirgin bir hali vardı. Bana, "Dün o gece benden sonra ne oldu?" diye sordu. Anlaşılan Esra bir şey söylememişti. Ben de, "Çok bir şey olmadı. Kahve içtiler, ben de odada gizlice onları izledim," dedim.
Gönül: Emin misin?
Ben: Neden öyle dedin? Bildiğin bir şey mi var yoksa?
Gönül: Bildiğimden değil. Esra pek rahat durmayı sevmez. O gece de üçünüz evde yalnız kaldınız. İkiniz zaten azgınsınız, bir de Esra gelince aranıza kesin bir şeyler oldu dedim. İçim içimi yedi gece boyunca.
Ben: Hem öyle bir şey olsa ne olacak sanki? Esra'yı mı kıskanıyorsun sen yoksa?
Gönül: Saçmalama ya, ne kıskanacağım! Yediği bütün cevizleri biliyorum. Sadece bu yaptığımız şeyi başkasının da öğrenmesini istemiyorum. Ne kadar çok kişi bilirse duyulması o kadar kolay olur.
Ben: Normalde söylemeyecektim sana ama dayanamadım. Biz o gece Esra’yla grup yaptık. Derya Abla da kadınlardan hoşlanıyormuş. Onu da tehdit etmiş aslında ama pek gerek kalmadı. Esra önceden beri beni beğeniyor, benimle olmak istiyormuş zaten. O gece senden daha ateşli sevişti bizimle. Kaç kez boşaldım, onlar kaç kez orgazm oldular saymadım. Ama senle olduğumuzu söylemedik, haberi yok senden.
Gönül: Biliyordum yeminle, onu da sikeceğini! Şimdi ne olacak? Derya Abla olgun ve istekli bir kadın. Beni nasıl yaladığını, okşadığını gördün. Sende bir erkekten daha istekli biri ve istekleri bitecek gibi değil. Bundan sonrası için bizden ne isteyecek acaba? Daha önce böyle biri olduğunu bilmiyordum hiç, açık vermedi bana.
Ben: Evet, öyle. Ben de şaşırdım. İçinden tam bir geyşa çıktı.
Kahvelerimizi içip Gönül’le ayrıldık. Alışverişe gittim. Alınacakları aldım. Tam bir şeylere bakarken arkamdan bir el dokundu. Döndüğümde Esra karşımdaydı. "Ne yapıyorsun burada?" dedim.
Esra: Lazım olan birkaç şey var, birazdan alacaklarımı alıp çıkacağım. Sen ne yapıyorsun?
B: Ben de bir şeyler aldım, dedim.
Elinde Penti'nin poşeti vardı. Esra, eliyle göstererek bir şey aldığını söyledi. Bir anda heyecanlanmıştım. "Ben çıkacağım, istersen seni de götüreyim eve?" dedim. "Olur," dedi ama, "Bir yemek yiyelim müsaitsen, konuşuruz," deyince bir an kafamda şimşekler çakmıştı. O geceyle ilgili konuşacaktık sanırım çünkü ne o gün ne de sonrasında hiç konuşmadık.
Esra'yı güzel bir yere götürdüm. Sanırım böylesi lüks bir yere hiç gelmemişti, merakla etrafı inceliyordu. Birden konuya girdi: "O gece ne hissettin?" diye.
B: Aslında hiç beklemediğim bir şeydi. Seninle olmak o gece bana da sürpriz oldu. Sen çok güzel ve seksi bir kadınsın ve seninle olmak çok zevkliydi. Derya Abla, "Size sürprizim var," deyince hiç böyle bir şey olacağını düşünmemiştim ama hayatımın en güzel gecesini seninle geçirdim.
Esra: Peki, bizim dışımızda binada başka biriyle oldun mu hiç?
B: Yok, sadece sen ve Derya Abla var. Başkası olmadı.
Esra birden bir kahkaha attı. Şaşkınlıkla onu izliyordum.
Esra: Ben her şeyi biliyorum. Benden önce ablamı siktiğinizi de biliyorum. Nereden biliyorum biliyor musun? Seninle mesajlaşmalarını gördüm. Ona bir şey çaktırmadan WhatsApp'ını kendiminkine kopyaladım, WhatsApp Web'den. Ablamın teknolojiyle pek arası yoktur, anlamadı. Ne konuştuysanız ben de görüyordum. Yazdıklarını okurken azıyordum, kendimi okşayıp parmaklıyordum. Ondan sonra seni her gördüğümde gülümsüyordum, heyecanlandırıyordun beni. Bir yolunu arıyordum senin olmak için. Sonunda aradığım yolu Derya Abla gösterdi.
Ben şaşkınlıkla Esra'yı dinlerken taşlar yerine oturmuştu anlattıkları sayesinde. Yemeğimizi yedik, mekandan çıktık. Arabaya bindik. Issız bir yere doğru sürdüm arabayı.
Esra: Nereye gidiyoruz?
Ben: Yalnız kalabileceğimiz bir yere. Bana güven.
Bir ağacın altına çektik, durduk. Etrafta kimse yoktu. Esra daha fazla dayanamadı, elini sikime atıp pantolonun üstünden okşamaya başladı. Bir yandan da öpüşüyorduk. Koltukları yatırıp sevişmeye başladık. O çok beğendiğim göğüslerini yalıyor, uçlarını ısırıyordum. İyice sertleşmişti. Göğüslerinden aşırı tahrik oluyordu Esra.
Esra: Sıra bende, diyerek fermuarımı açıp çıkardı. Benim yarrağım zaten deli gibi kalkmıştı. Öyle güzel yalıyor du ki zevkten ölebilirdim.
Telefonu çalıyordu, sanırım Gönül arıyordu. Aldırış etmeden yalamaya devam ediyordu, taşaklara varana kadar deli gibi emiyordu. "Yeter, boşalacağım," deyince çekildi. Bacaklarını ayırdı. Amını yalamaya başladım. Onu iyice azdırıp sonra sikmek istiyordum. Öyle de oluyordu. Zevk iniltileri çoğalmış, inlerken başımı amına bastırıyordu. Dayanılmaz bir zevkti.
Esra: Artık içime gir, deyince kaldırıp kucağıma aldım, içine koydum. Üstümde zıplıyordu, azgın bir fahişe gibi.
Zevk sularımız birbirine karışmıştı. Göğüslerine boşaldım. O gün iki kez boşaldım. Artık eve dönmemiz lazımdı. Giyinip yola koyulduk. Binanın önüne gelmeden Esra indi arabadan, beraber görülmeyelim diye.
Ben binanın girişinde Derya Abla'ya yakalandım.
Derya Abla: Ne yapıyorsun?
Ben: Alışverişe gittim, geldim, deyince kulağıma eğilip, "İyi siktin mi Esra'yı?" dedi.
Gözlerine bakıp "Nereden?" diye soracakken kapı açıldı, başka bir komşu gelince bir şey demeden yukarı evime çıktım. Mesaj attım: "Kim söyledi? Nereden biliyorsun?" O da, "Senin için ben ayarladım. Rahatlamışsındır inşallah," dedi. "Doymadıysan garaja gel, bir posta da bana at," deyince, "Yorgunum, duş alıp uyuyacağım," dedim. Kapattım telefonu.
Biraz uyudum. Akşama doğru uyandığımda Gönül mesaj atmıştı: "Dışarı çık, beni ara müsait yerde." Çıktım, aradım.
Gönül: Sen bugün yine Esra’yla mı seviştin?
Ben: Evet. İstiyordu, ben de azmıştım, yaptık arabının içinde.
Gönül: Bak, beni deli etme! Sen benimsin, başkasına yar etmem seni! Tabi o daha güzel, daha seksi geliyor değil mi? Ondan benimle ilgilenmeyi bıraktın, gittin ona. Eskisi gibi mesaj da atmıyorsun.
B: Esra senin telefonuna uygulama yüklemiş. Ne yazsam o da görüyor. Ondan yazmıyorum. Müsait olduğunda söyle, garaja inip sevişiriz ama Derya Abla izler bizi, biliyorsun.
Gönül: Garaj olmaz. Ben bir yer ayarlayıp sana yazacağım.
Türbanlı Komşum Gönül ve Derya Abla 7
Alıntıdır
Kapı deliğinden baktığımda gelen kişinin Esra olduğunu gördüm. Büyük bir şok yaşamıştım; o an ne yapacağımı şaşırmıştım. Derya Abla'ya dönüp, "Esra geldi," dedim. O da, "Ne işi var? Halletmiştim ben. Gelmeyecekti o..." diye söylendi.
Gönül korkudan şok geçiriyordu sanki; hemen toparlanmaya başladı. Derya Abla da toparlanıp bana, "Saklan, yatak odasına!" dedi. Ben saklandım. Ne olacağını merakla kapı aralığından izliyordum Kapı açıldı.
Esra, "Ne oldu ya, neden açmıyorsunuz kapıyı?" diye söylendi. "Duymamışız seni, kusura bakma," dedi Derya Abla. Esra'nın gelişi bütün zevkimizi bir anda bitirmişti.
Gönül söze girdi: "Ne oldu, neden geldin Esra? Bir sıkıntı mı var, bir şey mi oldu?"
Esra: "Abla, sen neredesin? Çocuklar beni yedi evin içinde, bunalttılar, durmuyorlar. Derya Abla rica etti, biraz bana yardım edecek," dedi.
Gönül: "Yok ablacım, işimiz bitti zaten. Hadi eve gidelim."
Derya Abla: "Gönül, sen git. Biz Esra'yla biraz laflarız, kahve içeriz falan. Kocam yok bu gece, sıkılırım ben."
Ben olanları kapı aralığından izlerken Derya Abla'nın ne yapmaya çalıştığını anlamıyordum. Gönül istemeyerek de olsa Esra'yı Derya Abla'yla yalnız bırakmıştı. Olacaklardan korkuyordu sanki. Çıktıktan birkaç dakika sonra Gönül'den bir mesaj bildirimi geldi: "Sakın Esra'ya bir şey yapmayın!"
O an eşeğin aklına karpuz kabuğu düşürmüştü sanki. Esra'ya değişik bir gözle bakmaya başlamıştım. Mini eteğini otururken iyice yukarı çekmiş, sanki biliyordu orada olduğumu ve bana frikik veriyordu gibiydi. Yaptığı abartılı makyajı ve kırmızı ruju, ablasından çok farklıydı.
Ben Derya Abla'yla Esra'yı izliyordum. Derya Abla çok yakın davranıyordu Esra'ya; el şakaları falan derken her yerine dokunup duruyordu. Esra'nın da pek şikâyetçi olduğu söylenemezdi; öyle hoşuna gidiyordu.
Sohbete koyuldular, ben de onları izleyip dinliyordum. Derya Abla, Esra'ya, "Yok mu biri?" dedi. O da, "Aslında biri vardı, ayrıldık. Ama bayağıdır kimse yok," dedi. "Çok güzel bir kızsın, nasıl yok? Bak, seksi, cilvelisin," dedi.
Ben onları izlerken sikimin kalktığını hissettim. İzlerken iyice azdım. Derya Abla'ya mesaj attım: "Çabuk odaya gel." "Tamam," dedi. Hemen geldi yanıma. "Ne yapmaya çalışıyorsun sen?" dedim.
Derya Abla: "Esra'yla sevişmek istemiyor musun yoksa?"
Ben: "Onu nereden çıkardın? Bak, Gönül mesaj atmış, 'Sakın,' diye. Evden gönder Esra'yı!"
Derya Abla: "Ben öyle düşünmüyorum. Esra'ya nasıl baktığını gördüm. Elini sikine götürüp okşadığını gördüm. Şimdi benimle içeri gel ve keyfini çıkar."
Elimden tutup içeri götürdü. Beni Esra'nın yanına oturttu, ben tekli koltuğa karşısında Esra'ya bakıyordum; o da bana bakıyordu. Derya Abla kadehleri viskiyle doldurdu, Esra'ya ve bana verdi. Bu dördüncü viskimdi ve heyecanla ne olacak diye düşünürken Derya Abla kucağıma oturup dudağımdan ateşli bir şekilde öptü. Başım dönüyordu hafiften, viskinin etkisiyle. Gözüm Esra'daydı; bizi izliyordu ve viskisini içerken seksi seksi bakıyordu.
Derya kulağıma, "Seni bu gece uçuracağız," dedi. Beni tekrar soymaya başladı. Ben de artık Esra'nın varlığını unutmuş, zevkime bakıyordum. Her yerini öpüp kokluyordum. İkimiz de çıplak kaldık ve sevişmeye devam ediyorduk. Boynunu, dudaklarını deli gibi öpüp yalıyordum. Gözüm bir an Esra'ya kaydı; o da eliyle amını okşuyor, bizi izliyordu.
Derya üstümden kalkıp Esra'yı ayağa kaldırdı. Dudağına bir öpücük kondurdu ve üstündeki tek parça elbiseyi çıkardı. Üstünde sadece siyah ve seksi iç çamaşırları kaldı. Sonra beni de kaldırdı. Ben bulutların üzerindeydim; Gönül'ün kardeşi Esra'yla sevişecektim! Dudaklarımız birleşti Esra'yla... O kadar güzel öpüşüyordu ki, dudaklarımı yer gibi ateşliydi, aşırı! Derya Abla arkadan Esra'ya sarılıp boynunu öpüyor, kalçasını avuçluyordu.
Öyle zevkli bir zamandı ki, gözlerim kararıyordu zevkten, kendimden geçmiştim. İki güzel kadını sikiyordum; biri olgun, biri genç... İkisinin tadı çok ayrı, güzeldi. Derya Abla bana bakıp, "Esra'yı önce götten sik," diye emir verdi.
Önümde dombaltıp arkasından dayadım sikimi. Ama daha önce hiç arkadan yapmadığı belliydi, çok dardı, girmedi. Arkadan amına sokup çıkarıyordum. Derya Abla çekmeceden bir kutu kayganlaştırıcı getirdi, sanırım önceden planlamıştı her şeyi, ona göre hazırlık yapmıştı. Kayganlaştırıcıyı sürüp yavaş yavaş kafasını içine soktum. Bağırıyordu, acıdan ve zevkten. Derya Abla da boş durmuyor; öpüşüp memelerini yalıyor, sevişiyor, önümden arada bana bakıp gözleriyle zevk alışıma bakıyordu.
Kafası girince biraz daha içeri koydum ve yavaş yavaş git gel yapmaya başladım. Esra'nın aldığı zevk belliydi; ağrının yerini zevk iniltileri almıştı. Hızlanmaya başladım, sesi yükseliyordu. Ben daha hızlı girip çıkıyordum. Birden çıkarıp amına girdim. Zevk suyu akmış amına hızlı bir şekilde, biraz amına, biraz götüne sokup çıkarıyordum. Zevkten bayılmak üzereydi. Sonra çıkarıp önümde çöktürüp ağzına verdim. Öyle azmıştı ki, iştahla yalıyordu. Derya Abla arkama geçmiş, benim boynumu yalıyor, öpüşüyorduk.
Telefon sesi geliyordu, birininki çalıyordu ama ne Esra'nın ne de Derya Abla'nın telefonu düşünecek durumda değildi. Sonra Derya Abla, "Bize viski getir içeriden," dedi. Esra kalktı, gitti. "Sıra bende, biraz da beni sik," dedi. Amına yerleştirdim demir gibi olan sikimi. Zevk suyu akmış, içinde kayıyordu resmen. İyice siktim, hızlı, sert bir biçimde.
Derya kulağıma yaslandı: "Kurban olurum buna! Ne zamandır yaşamadığım şeyleri bana yaşatıyorsun. Senin için her şeyi yaparım, sakın beni bırakma," diyordu.
Ben: "Seni asla bırakmam. Sen benim için neler yaptın? Senin sayende Esra'yı siktim ben."
Derya Abla: "Sana daha ne sürprizler yapacağım, ne amcıklar siktireceğim. Sen yeter ki beni bırakma."
Boşalacaktım artık. "Göğüslerime boşal," dedi Derya Abla. Boşaldım. Esra bizi izliyordu ve mutluluğu, gözlerindeki zevk belliydi. Bana dönüp sonra telefonuna bakıp, "Ablam aramış, benim gitmem lazım," dedi. Üstünü giyindi, dudağıma ateşli bir öpücük kondurdu:
"Yine görüşeceğiz," dedi.
Esra gittikten sonra ikimiz duşa girdik. Orada da seviştik; sikimi yaladı, bir posta kaydım. Yıkandık, çıktık, yatağa uzandık. Derya'ya baktım ve "Nasıl yaptın bu işi? Hâlâ anlayamadım. Esra'yı nasıl ikna ettin? Sen onunla sevişirken neler yaptığını gördüm. Gönül'le de sevişirken yaladın onu. Kadınlardan mı hoşlanıyorsun sen yoksa?" deyince bana dönüp...
Derya Abla: "Ben aslında hem kadınlardan hem de erkeklerden hoşlanıyorum. İkisiyle de sevişebilirim. Yıllarca kocamla yaparken hep bir tarafım eksik kalıyordu sanki. Seninle Gönül sayesinde bunu keşfettim ve gerçekten zevk almaya başladım.
Esra konusuna gelirsek: Sizin seviştiğiniz garajda kamera var, karanlık tarafta kolay kolay görülmeyen. Aslında sizi ilk sevişmenizde kameradan gördüm, sonra gelip canlı canlı izledim. Esra'yı da bu sayede kolayca seninle seks yapmaya ikna ettim. Esra, sevgililer garajda sevişirken izledi. Sonraki gün başka biriyle sevişirken görünce azgın olduğunu anladım. Sonra sen bizi kapıda görünce sana bakıp gülümsedi ve dudağını ısırdı. O an anladım ki senden hoşlanıyor.
Sonraki birkaç gün onu işledim. Hep seks konusunda sohbetimiz oldu. Aşağı indiğimde de, 'Sana sürprizim var. Yarım saat sonra gel, ablanı çağır çocukları bahane et, sonra yanımda kal. İnan ki çok mutlu edeceğim seni,' deyince ağzı kulaklarına vardı. Gelirken seksi giyin, 'Misafirimiz olacak,' dediğimde olacakları anlamış gibi gülümsedi o... Şimdi sana bir sürprizim daha olacak ama birkaç gün sonra."
Sarılıp teşekkür ettim, öptüm. Öyle uyuya kaldık. Aradan birkaç gün geçti. Gönül'den: "Saat ikide evin aşağısındaki kafede buluşalım, konuşmamız gerekenler var," mesajı geldi.
Türbanlı Komşum Gönül Ve Derya Abla 6
Alıntıdır
Eve çıktığımda gece yarısını geçmişti. Evdekilere belli etmeden gelmiştim. Uyuyacaktım ama uyku tutmuyordu. Derya Abla’nın dedikleri aklımdan çıkmıyordu. Gönül’e baktım, profil resmini silmiş. Benimle konuşmak istemiyor. Çok korkmuştu, tek kelime konuşmadık o andan sonra. Saatler geçmiyordu. Gecenin karanlığında, tavana bakan gözlerimle uyuyakalmışım.
Sabaha karşı uyandığımda saat dokuzdu. Derya Abla'dan bir mesaj: "Bu gece evdekilere bir yalan uydur, bana gel. Sana büyük bir sürprizim var," diyince şaşırdım. Gönül’le konuşmuştu anlaşılan ama planı neydi, onu bilmiyordum.
Akşamüstü evden çıktım. Markete gittim, orada Gönül’le karşılaştık. Benden kaçıyordu sanki, konuşmak istemiyordu. Biraz kötü olmuştum, artık benimle olmayacak diye içimden geçirdim. Kardeşi Esra’yla bir şeyler alıyorlardı. Onları izlerken birden Esra bana dönüp bir bakış attı ama bu bakış kızgınlık bakışı değildi, gülümsedi. Bir anlam verememiştim. Onlar çıkınca ben de alacaklarımı alıp eve döndüm. Kapıda Derya Abla’yla Esra’yı konuşurken gördüm. Bir anlam veremedim. Gönül yoktu yanlarında. Hemen selam verip eve döndüm.
Yemek hazırdı. Yemeğimi yedim, biraz zaman geçirdim TV’nin önünde. Mesaj geldi Derya Abla’dan: "İki saat sonra bir yalan uydur, sabaha kadar bendesin ona göre," diye.
Eve, "Bir arkadaşımda kalacağım," dedim, şüphelenmesinler diye. Evden çıktım, Derya Abla'nın dairesine çıktım. Kocası evde yoktu yine. Kapıyı çalarken kalbim duracak gibi oluyordu heyecanla. Sürpriz ne diye geceden beri düşünüp durmuştum. Derya Abla kapıyı açtı. İçeri girdim. Üstünde seksi bir gecelik giymişti. Dudağıma ateşli bir öpücük kondurdu. "Bu gece hayal edemeyeceğin sürprizim var sana," diyordu. Ne olduğunu söylemiyordu. Bir kadeh viski verdi. Beraber oturup içtik. "Biraz rahatla, gevşe, gece uzun olacak," dedi. Kucağıma oturup boynumdan öptü ve telefonunu çıkardı. Gönül’e mesaj attı: "Müsait bir yere geç, beni ara hemen," diye.
Çok geçmeden Gönül aradı.
Derya Abla: "Evdekilerine bir şey uydur, bana gel hemen!" (emir kipiyle)
Gönül: "Abla, şimdi çıkamam bu saatte. Esra burada, şüphelenir. Yarın gündüz gelsem?"
Derya Abla: "Eğer şimdi gelmezsen videoyu herkes görür. Binanın WhatsApp grubuna atarım, direkt. Beş dakikaya burada olmazsan!"
Ben: "Gönül gelmez bu saatte, çıkamaz. Boşuna bekleme."
Derya Abla: "Sen bana güven. Başka çaresi yok, gelecektir, eminim."
Ben: Benim hiç umudum yoktu. Birden zil çaldı ve kalbim heyecandan yerinden çıkacak gibiydi.
Kapıyı Derya Abla açınca Gönül içeri girdi. Beni de orada görünce şok oldu. Gözleriyle, "Ne oluyor?" der gibiydi. Gönül’ü koltuğa oturttu, ben de oturdum. Üçümüz birbirimize bakıyorduk. Söze Derya Abla girdi.
Derya Abla: "Bak, ikinizi de gördüm sevişirken. Öyle ateşli sevişiyordunuz ki, sizi izledim. Video çektim, farkına varmadınız bile. Kendinizden geçmiştiniz. Şimdi ikiniz de dediklerimi yapacaksınız, yoksa bu videoyu herkes görür. Bunu yaparım, yeminle."
Gönül: "Ne istiyorsun, söyle."
Derya Abla: "İkiniz sevişeceksiniz, ben de sizi izleyeceğim. Dediklerimi yapacaksınız."
Gönül: "Abla, sen kafayı mı yedin? Nasıl yaparım bunu, hem de sen izlerken? Olmaz! Hem aşağıda kardeşim Esra var, ona ne derim? Şüpheleniyor zaten benden..."
Derya Abla: "Sen dediklerimi yap. Esra’yı ben halledeceğim."
Ben: Ben olanları heyecanla ve şaşkınlıkla izliyordum. Ne olacağını anlamaya çalışıyordum.
Derya Abla: "Hadi, başlayın! Yoksa olacakları biliyorsunuz."
Ben: Gönül bana bakıp duruyordu, bir şey yapmadan. İlk hamle benden gelmeliydi. Yaklaşıp kendime çektim Gönül’ü. Dudaklarına yapışıp ateşli bir şekilde öptüm. Gönül karşılık vermiyordu. Kulağına, "Bana güven, kendini bana bırak. Her şeyi halledeceğim. Seni bu durumdan kurtaracağım," dedim. Gönül biraz rahatlayarak kendini bana bıraktı ve o da beni öpmeye, dokunmaya başladı. Yavaş yavaş Gönül’ü soydum, o da beni soyuyordu. Nefes nefese kalmıştık ikimiz de. Artık Derya Abla’nın varlığını dahi unutup sevişmenin tadını çıkarıyorduk. Bu en heyecanlısıydı! Derya Abla’nın bizi izlemesi beni daha çok heyecanlandırdı. Onun bize bakarak kendini okşaması, seksi bakışlarını görünce daha ateşli bir şekilde sevişiyorduk.
Biz sevişirken Derya Abla birden ayağa kalkıp kapıya yöneldi. "Siz devam edin, ben hemen geliyorum. Esra’yla konuşup merak etmemesini, bende olduğunu söyleyeceğim. Siz keyfinizi bozmayın, geliyorum hemen," dedi.
Biz kaldığımız yerden devam ediyorduk. Altımda inleyen Gönül’ün zevk çığlıklarıyla göğüslerini, boynunu yalıyordum. Göğüs uçlarını küçük küçük ısırıyordum. Deli gibi inlerken zevkten, daha aşağılara inmemi ister gibi kafamı amına doğru çekiyordu. Amını yalarken zevk suları çoktan akmaya başlamıştı. Dayanılmaz bir haz alıyordum Gönül’ü yalarken. Artık "İçime girip sik beni," diye inliyordu.
Yarrağımı çıkardım, ağzına verdim. "Önce sıra sende, yala," dedim. Türbanını çıkarmadan yalamaya başladı. O kadar profesyonel yalıyordu ki, dişlerini bile değdirmeden, iştahlı bir şekilde yalıyordu. O sırada kapı açıldı, Derya Abla geldi.
Derya Abla: "Hadi, iyisin! Esra işini hallettim orospu, keyfine bak! Bugün ikiniz de benim kölemsiniz. İstediklerimi yapacaksınız, yoksa sizi rezil ederim. Devam edin hadi, daha ateşli bir şekilde!"
Gönül’ü domaltıp arkadan amına girip çıkıyor, saçlarından kendime çekiyordum. Daha hızlı, sert bir şekilde pompalıyordum. Birden arkamda bir el belirdi. Derya Abla dayanamamış, bize katıldı. Arkadan boynumu öpüp kokluyor, okşuyordu beni. Gönül bir an arkasını dönüp "Ne oluyor?" demeye kalmadan Derya Abla Gönül’ün dudaklarına yapışıp göğüslerini sıkıyordu. O an dünya benim olmuştu sanki. İki tane güzel kadınla seks yapıyorduk; grup en büyük fantazimdi ve Derya bunu bana sağlıyordu. Gönül de karşılık veriyordu artık Derya Abla’ya ve ikisi sevişiyordu. Onları izlemek daha zevkli bir durumdu. Dayanamayıp boşaldım. Tekli koltuğa oturup onları seyredip viskimi yudumluyordum. Derya Abla o kadar güzel yalıyordu ki Gönül’ü, kendini bırakmış zevkine bakıyordu. Tıpkı bir lezbiyen gibiydi, izlediğim pornolardaki gibiydi. Zevkle onları izlerken kapı çaldı ve delikten baktığımda gözlerime inanamadım...
Türbanlı Komşum Gönül ve Derya Abla 5
Aldatma
Evden çıkınca hemen Derya ablayı aradım. Merak içindeydim, Gönül'le buluşmamızda ne olacağını öğrenmek istiyordum. Telefonun diğer ucundaki ses soğuk ve planlıydı.
"Derya abla, Gönül'le buluşacağım. Ne söyleyeceğini merak ediyorum," dedim heyecanla.
"Ne istediği belli değil mi zaten?" diye çıkıştı Derya. "İlla buluşacaksan, ben de orada olacağım. Sizi izleyeceğim. Ne yapacağınızı görmem lazım, yoksa evde kafamda kurarak kafayı yerim ben."
"Saçmalama!" dedim, sesim titreyerek. "Senin orada ne işin var? Gönül seni görürse onu kaybederim. Bunun düşüncesi bile kötü."
"Görünmem ona, sana yemin olsun. Gizlice izleyeceğim, sadece."
"Tamam," diye teslim oldum, içimde bir sıkıntıyla. "Ama sakın verdiğin sözü unutma. Ne olursa olsun, kendini belli etmeyeceksin."
"Söz," dedi kısa ve net. "Nasıl dersen öyle olsun."
Zaman geçmek bilmiyordu. Sürekli saate bakıp durdum. Nihayet Gönül'den mesaj geldi: "Garaja in, ben de geliyorum." Kalbim hızla çarpmaya başladı. Hemen Derya ablayı aradım: "Garaja iniyorum, sen de gel."
"Tamam," deyip kapattı. Üstümü hızla değiştirip aşağı indim. Derya abla zaten oradaydı, karanlık bir köşede saklanmıştı.
"Sen saklan, arabanın arkasına. Sakın dediklerimi unutma, seni görmeyecek asla," diye tembihledim onu. Tam o sırada, merdivenin ışığı yandı. Gönül geliyordu.
Aşağı indi merdivenlerden. Göz göze geldik. Heyecanlıydı, gözleri parlıyordu. Yanına yaklaştım.
"Seni çok özledim, Gönül," dedim, sesim yumuşak.
"Ben de özledim seni," diye fısıldadı. "Ve güçlü, beni kavrayan kollarını... O günden sonra konuşamadık bir türlü. Müsait olamıyorum, özür dilerim. Kardeşim Esra şüpeleniyor benden sanırım, sürekli sorular soruyor. O yüzden sana yazamıyorum. Geçen seni sordu, 'Kim bu?' diye. Bir şeyler biliyormuş gibi ağzımı aradı."
"Nasıl yani? Nereden bilecek? O gün birlikte olduğumuzu sadece ikimiz biliyoruz."
Birden dudağıma yapıştı. "Seni istiyorum, deli gibi," diye soludu dudaklarımın kenarından. "İlk fırsatta benim yatağımda seninle sevişmek istiyorum, saatlerce."
Öyle bir tutkuyla öpüşüyorduk ki, ayak üstünde, zamanın durduğunu hissettim. Ellerimiz birbirimizin vücudunda geziniyordu.İkimizde aşırı azmıştık hemen tşörtünü cıkarıp gögüslerini bordo sütyeninden cıkardım ve yalamaya başladım oan zevkten inliyordu Gönül biran önce onu yatırıp yere üstüne cıkmak istiyordum deli gibi sevişirken onu duvara dayadım ve arkadan dayadım kalcasına sertleşmiş yarrağımı boynundan öpüyordum yalıyordum dombaltıp arkadan ammına koydum ahh diye bir ses yükseldi sonra ohh diye inliyordu inlemesi aşırı hoşuma gidiyordu daha hızlı daha sert bir şekide diye kısık sesle bağırıyodu artık boşalmak üzereydim içime boşal dedi ve döllerimi hepsimi içine akıtmıştım büyük bir zevkle . O an, her şeyi unuttuk. Karanlık garajda, sadece ikimiz vardık. Ta ki...
Birden bir ses geldi. Derya ablanın saklandığı yerden. İçime bir korku düştü. "Eyvah, yandık," diye mırıldandım.
Gönül korkuyla irkildi, toparlanmaya çalıştı. Derya abla saklandığı yerden çıktı. Elinde telefonu vardı ve bizi videoya kaydediyordu.
"Ne yapıyorsun?" diye bağırmaya kalmadı. Telefonu kapattı, cebine koydu. Yüzünde soğuk, korkutucu bir ifade vardı.
"Sizi yakacağım," dedi sesi buz gibi. "Bu videoyu herkese atacağım. Sizi rezil edeceğim."
Şaşkınlıktan donakalmıştım. Ne yapmaya çalışıyordu bu kadın? Gönül, korku dolu gözlerle üstünü giyiniyor, sağına soluna bakıyor, şaşkınlıktan ne yapacağını bilemiyordu.
"Derya abla, kurban olayım," diye yalvardı Gönül, sesi titreyerek. "Kimseye söyleme. Kocam, ailem öğrenirse ben biterim. Elini ayağını öpeyim, sil videoyu. Ne istersen yaparım, yeter ki sen iste."
Derya ablanın dudaklarında zalim bir gülümseme belirdi. "Ne istersem yapacaksın, öyle mi?"
"Ne istersen, yemin ederim yaparım. Kimseye söyleme, sakın. Biterim ben."
"Şimdilik susacağım," dedi Derya, soğuk bir tavırla. "Ama sakın kurtuldum sanma. Çık, evine git. Seni aradığımda telefonunu aç. Yoksa herkes bu videoyu görür."
Gönül, bir kukla gibi söyleneni yaptı. Öyle korkmuştu ki, hemen yukarı çıktı, gözden kayboldu. Garajda sadece Derya abla ve ben kalmıştık. Öfke ve şaşkınlık içindeydim.
"Ne yapıyorsun sen?" diye bağırdım. "Hani söz vermiştin? Çıkmayacaktın, görmeyecekti seni! Neden böyle bir şey yaptın? Manyak mısın? Bir daha benimle konuşmayacak Gönül!"
Derya abla bana döndü, gözlerinde tehlikeli bir parıltı vardı. "Asıl sen farkında değilsin. Artık Gönül'ün ipi elimde. Ne istersem ona yaptırabilirim bu video sayesinde. Kölem yapacağım onu. İsteğin ne olursa, senin için yaptıracağım ona. O, bizim oyuncağımız olacak. Göreceksin sen de."
İçimde bir ürpertiyle sordum: "Peki ya dediğin olmazsa? Yapmazsa ne yapacaksın? Videoyu herkese atarsan, ben de yanarım Gönül'le beraber."
"Saçmalama," diye sertçe kesip attı sözümü. "O bunu göze alamaz. Ne dersem yapacak. Görürsün."
O an, garajın soğuk ve karanlık havası içime işledi. Derya ablanın gözlerindeki o kontrol manyaklığını gördüm. Gönül'ü kurtarmak istiyordum, ama kendimizi daha da derin bir karanlığın içine atmıştık. Sırlar, artık bir tehdide dönüşmüştü ve bu oyunun kurallarını Derya abla belirliyordu. Ve şimdi merak içinde Derya abla Gönülden ne isticekti planı neydi
Türbanlı Komşum Gönül 4
Aldatma
Mesaj kısa, keskin, buyurgandı. Yutkundum. Cevap bile yazmadan üzerime bir şey geçirip kapıya yöneldim.
Apartmanın merdivenlerine adım atarken tuhaf bir his yayıldı içime; sanki geri dönsem bir şey eksik kalacak, gidersem başka bir şey başlayacaktı.
Derya’nın kapısına geldiğimde içeriden hiç ses yoktu. Bir saniye bile tereddüt etmeme izin veren bir kapı aralığı bırakmamıştı; kapı zaten açıktı.
Ben içeri adımımı atarken onun sesi karanlık holde yankılandı:
“Kapıyı kapat. Konuşacak çok şeyimiz var Derya’nın dairesine adımımı attığım anda içerideki hava beni rahatsız eden bir sessizlikle karşılaştı. Kapıyı kapattım. Derya salonun karanlık köşesinde duruyordu; ışıkları bile açmamıştı.
Sanki beni beklemiyordu da… beni izliyordu. “Kapıyı kapatmanı görmek istedim.” Sonra yavaşça önüme yürüdü, yüzünde tanımlayamadığım bir ifade vardı. Derya : Yaklaş dedi B : Neyapıcagını merak eder bir halde dediğini yapmak zorunda hissediyorum kendimi.
Derya : Gönül evli sen onunla sevişirken ateşli bir şekildi sizi izledim önce kızdım neden yapıyorlar diye ama sonra sizi izlerken büyük bir heyacan sardı bedenimi daha önce yaşamadığım bir heycandı bu ıslandığımı hissetim elim istemsizce önüme gitti dokundum okşadım sizi izleyip zevke gelmiştim işte o gün kocamı aldatmayı düşündüm senin bana baktığını görünce utanıp daireme cıktım ama içim içimi yiyiyordu kendime hakim olamıyordum içim sanki alev almıştı .
B : Ben duyduklarım karşısında şok olmuştum ki kulağıma fısıldıyarak seni istiyorum dedi. O anda bende filim koptu ne yapacagımı bilmiyordum evde sadece ikimiz vardık. İlk hamle ondan geldi ve birden dudağıma yapıştı öpmek ne kelime sanki yiyiyordu dudağımı elimi ammına attıp okşarken amının ıslandığını gördüm
bu beni nekadar istediğinin kanıtıydı deli gbi birbirimizi soyuyorduk üstünde uzun bir elbise vardı hemen cıkarttım altında sexi kırmızı iççamışırlarla kalmıştı tangasını gördüm ve bu beni daha cok azdırdı okada güzel kokuyorduki parfümü afrodizyak etkisi yaratmıştı bende boynunu öperek gögüslerine indim gögüsleri kocamandı okadar güzelki yalamaya öpmeye doyamadım öyle kıvaranıyorduki cıplak kalmıştı önümde artık dayanamıyorım sik beni artık yarrağını sok içime diye yalvarıyordu iyice kıvrandıranakadar girmedim içine aşağı inip ammını yaladım
deli oluyordu iyice ilk defa biri amımı yaladı dedi ve ekledi bukadar zevkli ki dayanamıyorum ben sana daha ne zevkler tattırıcam dedim iyice zevk suyu akarken birden yarrağımı ammına değdirip cektim bir hamlede içine girdim ohhh diye inledi bir süre öyle siktim ama aklımda götünden sikmek vardı çünkü götü acayip ilgi cekiciydi yarrağımı cıkarıp bir cırpıda götüne soktum götünden aldı şaşırdım demekki götten daha önce yapmıstı ve hayalini kurduğum o götü sikiyordum öyle sert vuruyordumki
Derya abla iyice inleyerek gözlerini kapatmış anın tadını cıkarıyor boşaldım götüne bir süre öyle kaldık sonra birer sigara yaktık konuşmaya başladık cok zevk aldığını hiç böylr birşey yaşamadığını söyleyp dudağıma bir öpücük kondurdu teşekkür etti. Eşinin ona iyi davranmadığını cok nadir birlikte olduklarını söyledi ve ekledi asla beni öpmez yalamaz dokunmaz işini görür arkasını dönüp uyur derken hüzünlenmişti
Gönülle yaptığınızı görünce bende cok istedim ama bir okadarda kıskandım sizi öyle ateşliydinizki benim hüç yaşayamadığım kadar hemde tam o sırada mesaj bilirmi geldi ben acmadım ama Derya abla ac bakalım kimiş diyip kıskanç bir şekilde yüzüme baktı mecbur açtım Gönül den mesaj vardı seni Yarın gece herkes uyuduktan sonra garajda beklicem gel konuşmamız gerek yazmış Derya abla : ne istiyor yine ammımı kalktı oruspunun o yaşlı kocası sikemiyorda senin altına yatmak için sana yazıyor.
B : konuşmak istiyor demekki gidip konuşucam sadece diyip üstümü giyinip daireme gectim biraz bişeyler yiyip duş aldım ama aklım yasadığım sevişmede ve Derya ablanın sinirli bakışında kalmıştı saat ilerlemiş ve Gönülün mesajını düşünüyordum acaba ne konuşucaktı benimle diye merak ediyordum sonra uyumuşum sabah uyandığımda bikaçtane mesaj gelmiş Derya abladan uyandığında beni ara evdekilere caktırmadan sana bişey diyicem diye
Türbanlı Komşum Gönül 3
Aldatma
Derya ablanın mesajı geldiğinde… Ekranda yalnızca tek bir satır vardı: Derya: “Müsait misin? Konuşmamız lazım.” Mesajı görür görmez içimden sıcak-soğuk bir dalga geçti. O gece karanlıkta bizi izleyen gözlerin sahibinin şimdi bana yazıyor olması…
hem korkutuyor, hem de tuhaf bir şekilde içimde garip bir merak kıpırdattı. “Ne diyecek? Neyi biliyor? Ne istiyor?” Cevap yazmadan önce biraz düşündüm ama parmaklarım sanki benden bağımsız hareket etti. B: “Evet, uyanığım. Ne oldu?” Mesaj anında okundu.
Birkaç saniye… ardından cevap: Derya: “Aşağı iner misin? Kapıdakiler duymasın.” Kalbim hızlandı. Sadece yakalanma korkusu değildi bu; o gece karanlıkta yüzüne düşen gölgenin ardındaki o sessiz bakış… hâlâ aklımdaydı.
Karanlığa inip beni izlerken yüzünde bir yargı yoktu. Sanki… başka bir şey vardı. Bir tedirginlik ve aynı zamanda tarif edemediğim bir çekim. Üzerime bir şeyler geçirip aşağı indim. Koridorda ses yoktu, bina uyuyordu. Asansör kapısı açıldığında, alt katın loş ışığında Derya abla duruyordu.
Kollarını göğsünde kavuşturmuş, saçları dağılmış gibiydi, ama bu dağınıklık ona garip bir çekicilik katıyordu. “Geldin,” dedi alçak bir sesle.Sesinde kızgınlık yoktu… daha çok kontrol edilmeye çalışılan bir gerginlik vardı.
Bir adım daha yaklaştı.Kokusu… gündüzden farklıydı. Daha sıcak, daha yakın. “O gece…” diye başladı.Ben yutkundum. “…garajda olanları gördüm.” Sanki beni suçlamak için değil, hafızasını tazeleyip o anı yeniden hissetmek ister gibi söylemişti. “Derya abla, açıklayabilirim—” Elini kaldırdı, susturdu. “Gördüğümü biliyorum,” dedi.
“Hatta… görmem gerektiğini hisseder gibi bir şey oldum.” Cümlesi bittiği anda aramızdaki hava değişti.Önce bakışlar… sonra adımlar… sonra nefesler birbirine karışmaya başladı. Bir adım daha attı bana doğru.Gözleri, yüzümü değil… sanki içimi görüyordu. “Bazen,” dedi, sesi neredeyse fısıltıya dönüşmüşken, “insanlar sakladıkları şeylerle daha çekici olur.” Kalbim hızlandı.
Gözlerimi kaldırdığımda o bana öyle bir bakıyordu ki… sanki ne düşündüğümü, ne hissettiğimi, ne arzuladığımı biliyordu. Yanağıma doğru eğildi — değmedi, dokunmadı, ama nefesi tenime karışacak kadar yakındı. “O gece…” dedi, dudağı neredeyse kulağıma sürtünürken, “…biriniz bile fark etmediniz.” Tüylerim diken diken oldu. “Sen o an… kontrolünü kaybettin,” dedi.
Sesi hem şefkatliydi hem kışkırtıcı.“Ve ben bunun neye benzediğini merak ettim.” Bir anlık sessizlik… ama nefeslerimiz sessizliği basacak kadar yoğundu. “Korkma,” dedi yavaşça.O sırada parmak uçları koluma çok hafif değdi — iz bırakmayacak kadar hafif, ama içimi titretecek kadar sıcak.
Neyaptığınızı gördüm sizi izledim karanlığın içinde Gönülle nasıl seviştiğinizi izledim. Bunu kimsenin bilmesini istemiyorsan ne istersem yapıcaksın dedi ve ekledi artık. “Kimseye söylemem.”Sonra bir adım geri çekildi… ama bakışı geri adım atmadı. “Ama…”Bir kelimeyle içimdeki tüm dengeleri bozdu.
“Yarın müsaitsen, konuşmamız gereken daha çok şey var.” Dönüp merdivenlere doğru yürüdü.Işığın altında saçları parladı, adımlarında tuhaf bir güven… ve sanki beni bilerek, isteyerek merakta bırakıyordu.
Tam merdivenin başında durdu, bana bir kez daha baktı — bu kez daha uzun, daha yakıcı bir bakışla. “Yarın… hazır ol.”Ve gözden kayboldu Eve gittim bende Gönülden mesaj yoktu olanları düşünüyordum uyudum sabah bildirim geldi watsaptan Derya abladan bugün büyük gün sakın gec kalma diye heyacanla ve biraz korkuyla ne yapacağımı bilmez bir halde kaldım
. Öğlene doğru Gönülden mesaj geldi ve buluşmak istediğini evimin müsait olup olmadığını sordu.
Evde kimse yoktu ben tekim dedim yarım saate sendeyim dedi o an mutluluktan ucucak gibi olmuştum beklediğin an gelmişti.
Hemen bir duş alıp temiz kıyafetler giyip onu beklemeye başladım kapı çalındı hemen kapıyı açtım Gönül karşımdaydı içeri cekip kapıyı kapattım hemen dudaklarına yumuldum okadar heyacanlıydımkı kalbim durucak gibiydi ikimizde nefessiz kalmıştık öpüşürken bir yandanda heryerine dokunuyor okşuyordum kendimizi kaybetmiş bir haldeydik.
Beyaz bir gömlek giymişti heyacanla düğmelerini acınca leopar desenli bir sütyen giymiş delirmemek içten bile değildi oladar sexiydiki gögüslerini öpüp kokluyordum heyacanla oda beni soymaya başlamışt. Tşörtümü cıkarmış kemerimi sökmekle ugraşıyordu eline alıp okşarken kulağına eğilip seni istiyorum dedim ve oda eline aldıgı yarrağımı eliyle okşuyordu ileri geri yapıp ağzıma almamı istermisin dedi şaşırmıştım türbanlı birinin böyle şeyler yaptığını bilmiyordum isterim dedim sesiz bir şekilde öyle güzel yalıyorduki yarrağımı ilkkez böyle birşey yaşıyordum ve dayanamayıp bende onu yalamak istedim bacaklarını ayırıp yalama başladım ammını ve zevkten inlemeleri beni daha cok delirti o inledikçe ben daha cok yalıyordum bir yandanda gögüsleriyle oynayıp duruyordum cok gecmeden orgazm olup boşaldı ve oda benimkini yalayarak boşaltı sonra giyinip gitmek istediğini söyledi biraz daha kal dediğimde gitmem lazım
Esra şüpelenmesin diyerek ekledi ve gitti ben o şekide uzanmış cıplak bir halde duruyordum ki bir mesaj bildirimi geldi Derya abladan ne yaptıgını biliyorum cezalısın bunun acısını senden cıkarıcam yazmıştı ne yapıcağımı bilmiyordum kalktım duş alıp biraz uzandım olanları düşünürken uyuya kalmışım.
Uykudan gözlerimi araladığımda odanın karanlığında telefonun ekran ışığı hâlâ yanıyordu. Derya’nın mesajı… aklımın tam ortasında duruyordu: “Ne yaptığını biliyorum. Cezalısın. Bunun acısını senden çıkaracağım.” O kelimeler mideme taş gibi oturmuştu. Korkudan çok başka bir şey vardı… Birinin beni tamamen elinde tutma isteği. Ve benim buna engel olamayışım. Saatler sonra öğleye doğru kapı zili tekrar çaldı. İçimden bir an Gönül geri geldi diye geçirdim, ama yerimden kalkıp kapıyı açtım karşımda Derya ablayı gördüm bana gece bana gel konuşucaz kimse yok eşim köye gitti orda kalıcak deyip cıkıp gitti ve heyacanla beni cağırmasını beklerken mesaj geldi cabuk gel diye Derya abladan