“…Kendimi buldum onu kaybettim…”
sanırım ben... kendimi de kaybettim.
Lint Roller? I Barely Know Her
Keni
Xuebing Du
wallacepolsom

titsay
official daine visual archive
The Stonewall Inn
I'd rather be in outer space 🛸
Sade Olutola

Andulka
Today's Document

Love Begins
trying on a metaphor
YOU ARE THE REASON

if i look back, i am lost
Jules of Nature
h
noise dept.
No title available
One Nice Bug Per Day
seen from Germany

seen from Hong Kong SAR China
seen from Germany

seen from China

seen from United States

seen from Singapore
seen from Malaysia

seen from Malaysia
seen from Panama

seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from Bangladesh
seen from India
seen from Canada
seen from United States

seen from United States
seen from Bangladesh
seen from Malaysia
@kendine-yazar
“…Kendimi buldum onu kaybettim…”
sanırım ben... kendimi de kaybettim.
ben ülkemi düşündüm, bundan emindim
Babaannemi sikmediği sürece kimse dedem değildi.
Bazen ölmek istiyordunuz. Öldürülmek istiyordunuz acı veren kişi tarafından. Kurtuluş yok, en azından duyulsun istiyordunuz. Ama ölünce de duyulmuyordu,biliyordunuz. Çaresizdiniz ve gitmeye hoşgelmeniz gerekiyordu.
Her gün okuduğunuz cinayet haberlerinin içerisinde ben de varım. Yan karakterlerden biri olarak sıramı bekliyorum sadece. Ana karakter olma sıramı.
"Doğru ya da yanlış diye bir şey yok, sadece popüler fikirler vardır."
Ben yürümüş gitmiştim. O yine oradaydı.Lâkin benim aklımda o vardı. O, başkasına gidiyordu. Giden benken kalan belki de kalpsiz olandı.
Ben, sustuğu zaman konuşmaya başlayan bir kızdım.
Konuştuğumda susardı gerçeklerim.
Sustuğumda dökülürdü ağzımdan kelimeler.
Konuştuğumda saçmalamadan edemezdim.
Sustuğumda üşürdüm.
Konuştuğumda ısınırdı çevrem.
Sustuğumda üzülürdüm.
Konuştuğumda yüzümde aptal bir gülümseme...
Sustuğumda yenilmiş gibi hissederdim.
Konuştuğumda kazanırdım. -bundandır ki konuşturmazlardı-
Sustuğumda ağlardım içime.
Konuştuğumda kahkahalar atardım.
Ve sustuğumda yaşardım.
Şayet konuşursam, ölürdüm.
Yaşamaya bu kadar aşıkken kendimi birden ölüm ve yaşam arasında mukayese ederken bulmuştum. Oysa aynı zaman diliminde bir başka insana yaşamaya dair ümitler veriyordum.
ve ben o gece oturup kendimi öldürmek zorunda oluşuma ağladım. Yaşamak isteyişime de. Sonunun aynı olduğu bir senaryoda öldüren kişinin var mıydı bir önemi? Sanmıyordum. Her halukârda ölen ölüyor ve öldüren yaşamaya devam ediyordu.
Belki şu an sahildeyim ve yıldızları izliyorum. Geceye aşığım. Belki de şu an ölüm tehdidi altındayım. İntihar etmek için kullanacağım aleti seçiyorum. Bir kalemtraş buluyorum. Demiri paslanmış,yakar canımı diye düşünüyorum. Madem ölmek istiyorum, niye canımın yanmasını önemsiyorum?
Sevmekten vazgeçememek cok saçma. Sevdiğin birisi ne yaparsa yapsın sevmeye devam ediyorsun. Yaptığı şeyleri yapmamasini diliyorsun ve hayal kırıklığıyla sarmalaniyorsun. Ama o bu sevgiyi görmezden gelip tüm imkanlarıyla seni kırıyor. Çok acı. Çok. Kırgınım sanırım. Yanlış bir zamanda ortaya çıkıyor duygularım. Söylediği sözleri haketmiyorum. Biliyorum. Ama korktuğum için söyleyemiyorum. Canim yanar. Yanarsa üzülürüm. Ve hiçbir şey yapamam. Yapamadığım için daha çok üzülürüm. Bunun adı çaresizlik ve dibine kadar yaşıyorum. Ölmeyi düşünmedim hiç yani çekip gitmek bana göre değil ama var olmamayı diledigimi anımsıyorum. Bu baskılar benim gibi umursamaz bir insan için bile çok fazla. '' gerçek benimle mi tanışmak istiyorsun,tek bir kelime et şu an'' yıkım. İnsanların bana yaptıklarına ve söylediklerine üzülmüyorum. Onlara verdiğim değeri hala verebiliyor olmam ve kıymet bilmemeleri çok kırıcı. Kırılmiyorum sanirim da onu da bilmiyorum. Neyse uzattım yine. Gidiyorum ben uğrarım yine gözyaşlarımı yazıya dönüştürmek istediğimde.
Yarın yeni hayatımın ilk günü. Lütfen uğurlu ve muhteşem bir gün olsun.
Sabah kalktığımda yanımda seni arıyorum.
Oysa biz hiç beraber uyumadık.
Nasıl da güzel unuttuk birbirimizi.
+Mükemmel biri mi? -Hayır +Çok mu güzel? -Hayır +Çok mu zeki? -Hayır +Peki öyleyse neden o? -Bazen sadece seversin.
"Kendime bile tam açıklayamadığım bir şeyleri başkaları için anlaşılır kılmak gibi bir niyetim hiç yoktu."