
@theartofmadeline
Jules of Nature

No title available

No title available

JBB: An Artblog!
PUT YOUR BEARD IN MY MOUTH
No title available
Lint Roller? I Barely Know Her

❣ Chile in a Photography ❣
Cosimo Galluzzi
Three Goblin Art
RMH
noise dept.
Cosmic Funnies
One Nice Bug Per Day
NASA
Not today Justin
hello vonnie
$LAYYYTER

ellievsbear

seen from United Kingdom

seen from United States

seen from United States

seen from United States

seen from United States

seen from Malaysia
seen from Brazil
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from Brazil
seen from United States

seen from United States
@kitapci-kiz
+ Babam beni dövdüğü için herkes beni dövüyor ama sorun değil. onu öldüreceğim! - Ne babanı mı öldüreceksin ? + Onu içimde öldüreceğim, birini sevmeyi bıraktığında içinde ölmeye başlar.
Şeker Portakalı
Ve gözlerin Hüzünlü şarkılar Söyletirdi bana...
- S. E.
-Alice harikalar diyarına giden yolda tavşanı niye takip etti dersin? Çünkü Alice biliyordu. Birdenbire çıkan bu beyaz tüylü yaratığın onu bilinmeyen bir yere götüreceğini.
+Ne yani? Alice bir medyum muydu? Önceden biliyor muydu her şeyi?
-Bilmem. Ama bazen bazı insanlar, kafasının içinde oradan oraya zıplayıp duran fikirleri takip etmeyi seçebilir. Sonu bilinmez olsa da...
- S.E.
“-Canım, hayatınız anlatacak bir şey olmadan geçmedi ya? -Geçti işte. Bir başıma, tam anlamıyla sipsivri yaşadım.”
Dostoyevski, Beyaz Geceler
“Kimseyle konuşmuyorum. Böyle daha iyi oluyor sanki. Bir anlamı olduğundan değil. Konuşamadığımdan da değil. Canım istemiyor sadece. Aslında canım isterse bir saksı bitkisiyle hava durumu hakkında bile konuşabilirim. Ama hiç canım istemiyor işte. Sahiden de hiçbir şey söylemeden susarsam ne demek istediğim anlaşılabilir mi ki?”
Ali Lidar
Ne kadar hüzün varsa, gökyüzünde var. . . . #vsco #vscois #vscocam #vsco_hub #vscocool #vscogaleri #vscogrid #vscostar #vscostyle #vscoshot #vscodaily #vscocamphotos #vscocamgram #vscocamonly #vscogoodshot #iheartvsco #bestofvsco #bestoftheday #instagood #mavidirhertonu #fotoseverler #1kitap1fotograf #kucukfotograflardukkani #bivsco #fotomadamlar #fotosentez
👍👍👍
Hayat hikâyedir ve bir insanı sevmek, onun hikâyesini sevmektir…
Martin Heidegger (via saireyn)
Bazı günler güneş doğunca değil okuyunca aydınlanır. Geç bir günaydın paylaşımı olsun.
Benim adım Müzeyyen değil. Bakışlarıma şiirsel anlamlar yüklenemez benim. Öyle çok şairane değildir zaten yaşamım. Ne pembedir ne şatafatlı. En sevdiğim renk mavidir hem. Ruhum da öyledir keza. Ama gökyüzü mavisi değil. Okyanus mavisi. Ne fark eder deme. Derinlikleri farklıdır iki mavinin. Akşamları pencere kenarına oturup batan güneşin ve renklerin efsanesini dinlemem. Ben adı olmayan şarkılar severim. Bir de ortancaları. Çok konuşmam ben. Öyle anlatacak çok hikayem de yoktur. İyi dinlerim halbuki. Öyle iyi dinlerim ki karşımdaki insanlar benim orda olduğumu unutmuş da kendi kendilerine anlatıyor gibi bütün yalınlığıyla anlatıverirler her şeyi. Benim dinlediğimden habersizmiş de beni yeni fark etmiş gibi sıçrayıverirler birden. Susarlar sonra küçük bir şaşkınlıkla, öylece uzaklara bakarak. Benim adım Müzeyyen değil. Öyle ahım şahım bir güzelliğim yok. Dillere destan olmadım hiç. Gören bir daha bakmadı bana dönüp de. Görünmezim ben. Yanından geçtiğim zaman bile fark etmezler beni. Yüzlerine bakarım insanların. Özellikle gözlerine... O küçük, sır dolu kürelere... Birinin baktığını hissederler de akıllarına ben gelmem. Görünmezim ben. Kimsenin bilmediği şarkılar söyler, kimsenin gitmediği yerlere giderim. Varlığım bile şüphelidir benim. Ruhum yağmur kokar. Derin nefes aldığınızda gözleriniz yaşarır ve benim adım Müzeyyen değil. Değil işte. Benim yolum ne çakıldan ne asfalttan ne topraktan. Benim yolum belli bir yol değil. Benim sonum da belli değil. Sahi ne olacak benim bu halim? Griye dönüyor gündüzlerim. Siyah değil midir geceler? Benim gecelerim mi eksik? Niye bitmiyor bu hikaye? Benim adım Müzeyyen değil. Ve yarım kalmış bazı kitaplarımı yutarım. Şiirleri içerim zaman zaman. Çünkü bunu gerektirir yaşamak. Asla kapanmaz benim kitaplarımın kapakları. Ruhum da kapanmaz bir türlü çünkü. Sonra bir kedi çıkagelir de uzatıverir başını içeri. Belki bir sebebi var her şeyin. İki şekerli olsun lütfen. Ve açık severim çayımı. Acıyınca güzel değildir hiçbir şey ve istemem zaten acıtmayı. Sözler bittiğinde başlar bazı öyküler. Yoksa ne anlamı kalırdı gülümsemenin? Belki bir parça özlemenin? Kimse bilmiyor nerede biter yolculuklar? Çift şeritli yollarda yürünür mü? Bir çay daha yolla. Susamıyorum çünkü. Anlatacak hikayem yok demiştim değil mi? Yalandı o. Aslında çok sık söylemem yalan. Herkes arada söyler ama yalan. Bilmiyorum niye söylenir? Gerçek var mı ki dünyada? Herkes kendi doğrusunu yaşar ya hani. Benim adım Müzeyyen değil diyorum. Israr etme. Müzeyyen olamam ben. Mâl olamam hiçbir anıya. Bilmezler hem beni. Olsa olsa hiçkimse olur benim adım. Orkide görünce hatırlanırım belki ancak. Ama orkideler bile anlatamaz beni. Benim şarkım çok uzun. Kısa gelebilir çoğuna. Hiç bitmeyecek gibi gelir bana oysa ki. Benim adım Müzeyyen değil. Değil işte. Hem sen de bilmiyorsun Müzeyyen kim. Adını duydun yalnızca. Birileri anlattı sana. Ama sen de görmedin nasıl biri. Belki çirkindir aslında. Öyle bahsedildiği kadar mahzun da değildir. Pencere kenarı kızı değildir hani. Akşamları kuru fasulye pilav yiyordur belki. Çamaşırları asıyordur cumartesi günleri. Çay sevmiyordur belki. Gözleri sıradan bir kahverengidir sözgelimi. Hırkalarını ters giyiyordur. Saçlarını taramıyordur aşağı doğru. Hiç susmadan konuşuyordur Müzeyyen. Yalnız geceleri değil, gündüzleri de ağlıyordur. Bilmiyorsun. Tanımıyorsun Müzeyyen'i. Belki adı Müzeyyen değildir. Kulağa çok şairane geldiği için demiştir, "Ben Müzeyyen'im," diye. Benim adım Müzeyyen değil. Neden diye sorma. Değil işte.
kitapci-kiz
Karanlıktan korkan birinin sonradan kör olması ne demektir? Ne demektir iğnenin güneşe saplanması, kaybolmak ne demektir? Adres bilmeden çarpa çarpa koşmaya çalışırken dönememek ne demektir? Kaldığın yere dahil olup ait olamamak, çölün ortasında kum fırtınasına yakalandıktan sonra oradan oraya savrulmak, kendini bir mahsene kapatmak, kocaman tatlı bir gezegene parmaklarının ucuyla tutunmaya çalışmak, demlenmeyen acı, ruhta meydana gelen yırtık, zarar-ziyan-zaiyat, tükenen parmak uçları ve bütün bitişlerden sonra üzerine gün ışığı düşmeyen bir sadakatin gölgesizliği ne demektir?
Sevim Demiröz - Bunların Hepsine Fotoromanlarda Rastlanır - Kirpi Dergisi 38. Sayı
Mektuplar güzel ama en güzeli sözcükler...
"Arabaların sileceklerinden daha çok çalışan insanlar var bu dünyada. Şemsiyeden aşağıya süzülen yağmur damlalarından daha çok ağlayan insanlar... Bir ömrü pencerenin önündeki yatağa atfetmiş, ölümü beklemekten ölen insanlar... Hiçbirinden haberimiz yok. Bozulan bilgisayara küfrederek geçiyor zamanımız. Şarjı biten telefona, kilitlenen trafiğe... Maaşını alamadığı için eve eli boş dönen adam da umurumuzda değil, evde kocasından kuru ekmek bekleyen kadın da. Süt içmesi gereken çocuğun annesinin açlıktan sütü kesiliyor, biz; “kırem şanti’mizin” kıvamı tutmadı diye üzülüyoruz. Yetimhane duvarına yazılan “anne” kelimesinin ne anlama geldiğini bilmiyoruz ve soğuktan donarak ölen adamın son cümlesi canımızı yakmıyor. “Haberimiz yok gerçek acıdan kederden” Boktan hayatlarımıza kifayetsiz sorunlar ekleyip, kendimize önemli şahsiyetler süsü veren kurmalı bebekleriz. Şartlandırmışız kendimizi ödüllü mutluluğa Pavlov’un köpeklerinden halliceyiz." Sevim Demiröz - Haberin Var mı? (Kirpi Edebiyat Dergisi 30. Sayı)
Belki de "Her şey yoluna girecek"tir gerçekten. Belki de mesele o yolun bizim seçtiğimiz yol çıkıp çıkmayacağıdır. Malum öyle bir söz vermiyor zaman.