Sonunda +2 İnceleme
Sonunda yeniden Tumblr' a girebiliyorum. Uzun zaman geçti biliyorum ama bunu telafi etmek için elimden geleni yapacağım. O halde hemen başlayalım.
Klasiklerden 2 inceleme paylaşacağım bugün ilk olarak "İki Şehrin Hikayesi". Kitap ağır bir dile sahipti ve başta okuduğumu anlamakta zorlanmıştım. Ayrıca hem Fransa hem de İngiltere içinde geçtiği için isimler oldukça karmaşık ve karakterler hatırlanması zordu bana göre. Ama kitap bir klasikten bekleneceği üzere oldukça başarılıydı. Mükemmel bir anlatım ve olay kurgusu. Karakterlerden kopmadan verilmek istenen ana fikrin mükemmel bir şekilde açıklanması ve tüm bunların muhteşem bir yazarın elinde harmanlanmasıyla oluşmuş bir şaheser.
Zira "Suç ve Ceza" da öyle. Suç ve Ceza bana göre sadece alışılmadık bir dilin isimlerine sahip olduğu için karakterleri hatırlaması veya kim olduğunu anlaması zor bir eserdi. Ancak dilinde sürekli anlatılan o ağırlığı bulamadım veyahut olayları anlamakta hiçbir zorluk çekmedim. Oldukça basit bir olay ama Dostoyevski öyle bir anlatmış ki bu olayları ana karakterle kendimizi bağdaştırır oluyoruz okurken. Kitapseverlerin birçoğu zaten her kitapta yapıyor bunu ama bu sefer bu öyle farklı yansıtılıyor ki kitaba karakter gibi hissetmekten çıkıp karakter gibi düşünmeye başlıyoruz. Dostyevski' nin düşünce yapısıyla ilgili birçok şey anlattığını düşündüğüm eser tam bir başyapıt.
İki kitabı da okumanızı şiddetle öneriyorum lakin kısaltılmışlarını değil de biraz zaman ayırıp orjinal hallerini okuyun lütfen. Kısa olduğunu biliyorum ama aceleye geldi diyebilirim bu incelemeler için bir hazırlıkta bulunmamıştım ama Tumblr' e girer girmez yazayım bir şeyler dedim. En son okuduğum iki kitap bunlar olunca hemen bunlar hakkında bir şeyler yazdım. dha ayrıntılı incelemeler yakında gelecek.














