almost home
Cosmic Funnies

blake kathryn
Lint Roller? I Barely Know Her
todays bird

oozey mess
YOU ARE THE REASON

roma★
occasionally subtle
No title available

Jimmy Eat World
No title available
"I'm Dorothy Gale from Kansas"

if i look back, i am lost
Game of Thrones Daily
noise dept.
No title available
Today's Document

❣ Chile in a Photography ❣
Noah Kahan

seen from Indonesia

seen from Puerto Rico

seen from Vietnam
seen from Philippines

seen from Uganda
seen from Vietnam
seen from Belarus
seen from Colombia
seen from Colombia
seen from Spain

seen from Venezuela

seen from United States
seen from United States

seen from Malaysia
seen from United States

seen from United Kingdom

seen from Vietnam
seen from United States
seen from Guatemala

seen from United States
@koaalaprens-blog
Nilgün Marmara'nın intihar mektubu.
“Sevgilim, sana böyle bir yük bırakmak istemezdim ama sen güçlüsün çabuk unutursun” diye başlayan mektup, “Seni hep sevdim Kağan.” diye bitiyor.
“oysa seninleyken biraz daha yaşıyor gibi hissetmiştim.”
Abinin biri vardı 40 yaşındaydı rakı masasında falan içerken elinde mutlaka bir fotoğraf olurdu, birkaç ay sonra bu abi vefat etti. Ailesi falan yoktu, evinde bir kutu çıktı. Kutunun içinde birkaç fotoğraf ve bir mektup vardı şey yazıyordu mektupta; "Hani sözümüz vardı birbirimize, elma şekeri yiyecektik birlikte. Öyle büyüyüp gidecektik, o kocaman lunaparklarda el ele dolaşacaktık. Hani hep derdin ya, saçlarını koklayıp yıldızları saymak istiyorum diye. Bir gün yapacağız." mektubun yanında küçük bir kağıt vardı orda yazan cümle şu anki içtiğim rakıya sebep. 'Bana bir sözün vardı ya Züleyha, 11 yaşında vermiştin ellerimi tutarken. Seninle yaşlanmak istiyorum, öleceksem seninle olsun istiyorum, bak bana söz ver eğer ben ölürsem 41 seneden evvel yanıma gelme, sen ölürsen de ben gelmeyeceğim. Neden 41 dediğimde, baban ve annenin 41 yaşında öldüğünü söylemiştin demiştin ya hani. İşte sen beni bıraktın ve gittin. Ben bugün 41 oluyorum. Bak şimdi babanın ve annenin öldüğü yaştayım Züleyha'm, yanında yer ayır kollarına geliyorum." başka kelama lüzum yok. Şerefine Süleyman abi, şerefine Züleyha abla, şerefinize içiyorum...
“Siz hiç babanız, annenize vurmaya kalkıştığın da küçücük bedeninizle geçtiniz mi babanızın karşısına? Küçük elleriniz le babanızın elini tuttunuz mu? Şimdi karşıma gelip beni yıkamaya çalışıyorsunuz ama bilmiyorsunuz ki beni daha güçlü kılıyorsunuz.”
“Bu sakinliğimi, sessizliğimi tanıyorsun değil mi. Kürek kemiklerim kırılmış gibi hissediyorum ama hiç ağlamayacağım biliyorsun değil mi.”
Alpaslan abimizin dediği gibi ''Hadi bana küstün , Ahmet'e küstün, Mehmet'e küstün , ulan Galatasaray'a nasıl küseceksin? Başka Galatasaray yok!''
14 yıl şampiyonluk görememiş bir nesil Galatasaray’a nasıl sahip çıktıysa,şurda 3-5 ruhsuz yüzünden takımı desteklememek ihanet olur.
‘’Galatasaray için..’’
bu devirde söylenir mi böyle yangınlı şiirler*
O gün öyle gülmeseydin,
Bugün böyle ölmezdim.
O gün iyi ki güldün..
Böyle güzel ölemezdim.
‘Şairler, artık onlar bile masum değil.’
Hayallerimiz dünyadan büyük…
Yaşasın Galatasaray’ı menfaatsiz sevenler