'yağmur doldu içime,
açım; sigarasızım.
uyuyor musun anne?
ben geldim, vefa-sızın.'
Game of Thrones Daily
Mike Driver
🪼
hello vonnie
Sade Olutola
let's talk about Bridgerton tea, my ask is open

No title available
d e v o n
occasionally subtle
I'd rather be in outer space 🛸

#extradirty

gracie abrams
Aqua Utopia|海の底で記憶を紡ぐ
trying on a metaphor

PR's Tumblrdome
Show & Tell

No title available
Today's Document

❣ Chile in a Photography ❣

tannertan36
seen from United States
seen from United Kingdom

seen from United States

seen from Malaysia
seen from United States

seen from United States

seen from New Zealand

seen from Australia

seen from Canada

seen from United States

seen from Germany

seen from United States

seen from Australia
seen from Venezuela

seen from Malaysia

seen from United States

seen from United States

seen from United States
seen from Colombia
seen from United States
@kufurbazbaykus
'yağmur doldu içime,
açım; sigarasızım.
uyuyor musun anne?
ben geldim, vefa-sızın.'
arkada, seyyan hanım' dan hasret. en ankara'sından hemde.
şerefe!
“-bir çocuk görmüştüm eskiden..”
17. yaşın dert olsun hala insan kalabilenlere.
21. yaşın dert olmaya devam ediyor hala insan kalabilenlere.
tırnaklarım acıyor.
bacalarda siyah duman.
erik tarlaları istiyor insan da; payına düşen hep küf.
keşke anlasa biri.
dese ki; budur, böyle olması lazım gelir. bunun çözümü de bu şekilde olmak zorundadır. dokunmadan yapsa ama bunu. hayatıma değmeden.
hastalıklar, acılar, kederler, ruhu orospu insanlar gelir geçer dese.
yanmana gerek yok dese. bu hayat bir yaprağın damarları gibidir, tanrının söyleyecek cümlesi daha bitmemiş demek ki; bunlar hep ondan dese.
inandırsa.
ama dokunmadan.
hayatın pervanesine sıkışıp kaldım,
canım çok acıyor. *
“şimdi herkes unuta unuta, yüz bin yalnızlıkla bir kalabalık büyüttü. döner durur dünya diye plastik çarşıları.”
“sevgilim, nerede menevişli sözlerim diyordun ya
acının gözeneklerinden geçiriyordum seni.”
turunçların gökyüzüne oturdum. bahçelerin kaderinden bir sonsuzluk vakti. hanımeliler frenkincirlerini kokusuna boğuyordu. boynumda uzakların cümlesiz çanı. başsız ayaksız çarşılar. vitrinlere boyanmış yoksulluk. yalnızlık pergeli bir kalabalık. evlerin kum haritası yüzler. sevgisizlik gökyüzünü yere indirmişti. herkes bir kayıp dua toprağın rahminde. yollar çekilmiş, çekilmiş, can verdiğin aynalara dönüştün çoktan. dokunmak ayrılığın gülüydü de top top soluyordu içimde. deniz bahçeye kadar uzanmış, papatyalardan kirpikler ediniyordu. bir kadın uzun parmaklarını uzatıyordu ölümün üzerinden. ağzın yıldızlarla doluydu. "yüce dağ başında ay kandil olur" türküsüyle bakıyordum yüzüne. gecenin soluk aldığı her yerde omuzların gölleniyordu. göğüslerin tanyerinin ayetleriydi. tanrı bütün bayramları gövdenden indiriyordu.
sürmeli yalnızlığım... geldin ve gittin. yapraklandım. yıldız döktüm. akşamı donandım. elleri yüzümde nilüfer. keder gülümsedi. deniz bir gönül soluğu. şarap tenimde gül açtı. zamana dokundum. mumlar tanrıya değdi. geçtiğin kasabalar birer arzu pıhtısı. geldin ve gittin. incinme masalı kentlerdesin şimdi. ışıklı caddelerde bir ölüm ıslığı. sekiz çocuğun tabutu üzerinden uzanıp öptüm tozlu aynanı. senin ağzında sekiz beşik, benim boynumda sekiz mezar. dört mevsimli bahçelerden özürler buluyorum yaşamaya...
-sürmeli yalnızlık
umutsuzluğa meylimiz hep bundan.’
"nehirler çağlayan bakışlarınla
giyinir dallarım baharlarını"
"içimi açtım sana, içini açmak için."
boncuktan kuş yapıyorum, doğum günüm imiş bugün; annem öyle söyledi.
bir rakı kadehine ne kadar umut sığarsa o kadar lan, sadece bir günlüğüne umut, o da; annem istediği için.
'pencereyi kapama kuş dolabilir içeri' #arkadaşzekaiözger
ulan kız, seni ne çok seviyorum ben. az kaldı temelli kavuşacağız.
'terkedilmiş köpeklerden özgür değiliz dünyada'
‘ben seni hep sevgilim, ben seni hep yüzünden geçen dalgalardan okudum. ellerine sevgi okudum gözlerine şefkat okudum. annen seni inkar etmişti aldım etime dokudum.’
“kalp kemik gibi değil, kaynamıyor”