“Bir kez kendini bulmuş olan kişinin bu yeryüzünde yitirecek bir şeyi yoktur artık. Ve bir kez kendi içindeki insanı anlamış olan bütün insanları anlar.”
Stefan Zweig - Olağanüstü Bir Gece
Cosimo Galluzzi
Aqua Utopia|海の底で記憶を紡ぐ
No title available
Not today Justin

bliss lane

shark vs the universe
The Bowery Presents
Noah Kahan
Lint Roller? I Barely Know Her
d e v o n
taylor price
No title available
The Stonewall Inn

titsay
Keni
art blog(derogatory)

Product Placement

@theartofmadeline
YOU ARE THE REASON
we're not kids anymore.

seen from United States
seen from United States

seen from Indonesia
seen from United Kingdom
seen from United Kingdom

seen from Philippines
seen from United States

seen from United States

seen from Japan
seen from United States

seen from Suriname
seen from Türkiye
seen from T1

seen from Türkiye

seen from Mexico

seen from Malaysia

seen from France

seen from Netherlands

seen from Malaysia

seen from United States
@larakutuphanesi
“Bir kez kendini bulmuş olan kişinin bu yeryüzünde yitirecek bir şeyi yoktur artık. Ve bir kez kendi içindeki insanı anlamış olan bütün insanları anlar.”
Stefan Zweig - Olağanüstü Bir Gece
“Dayanırsan, dayanmasını bilirsen, ama nasıl olsa dayanacaksın, insanoğlusun, kendin söyledin, insanoğlu, düşün bir, kimler nelere dayanmadı, dayanacaksın ve yeni bir kişilik yaratacaksın.”
— Hakkâri'de Bir Mevsim, Ferit Edgü
"Yani hayatının sonuna kadar dili, dünyayı anlamlandıramadan kullanan, mırıldanan insanlar var. Kendine dışarıdan bakamayan insanlar var. Yani dil bir kırılma yaratıyor ve kendini dışarıdan seyretmeye başlıyorsun. Bir çatlak açılıyor ve aradan bambaşka, binlerce insanın sesi, gürültüsü içinize dolmaya başlıyor" Nurdan Gürbilek, Ev Ödevi
Bir insanın bir başkasına ne ifade edebileceğinin sınırları dardır: Sonunda herkes yine yalnız kalır; ve burada kimin yalnız olduğu duruma göre değişir: Goethe'nin söylediği gibi “herkesin her konuda sonunda kendi başına kalacağı gerçeği geçerlidir.”
Ya da Oliver Goldsmith'in söylediği gibi :
“Mutluluk sadece kendimize teslim olduğumuz, kendimizi oluşturduğumuz ya da bulduğumuz yerdedir.”
“Sevmek isteniyorsa, etrafından dolaşılmaz. Gerçekten sevmek, kendi korkusunu yenebilen bir kahraman ister.”
...
Clarissa P. Estés
“Sevmek isteniyorsa, etrafından dolaşılmaz. Gerçekten sevmek, kendi korkusunu yenebilen bir kahraman ister.”
...
Clarissa P. Estés
Bunu duydum. Dünyanın bütün acıları bu parçanın içinde tıpkı zamanda ilerleyen uzun bir yolculuğun içinde gibiydi. Başlarda anlaşılmaz bir sızı, ilerledikçe acı çeken bir şeyler, ortasında kopan bir fırtına.. Her şey etrafa dağılıyor ve yığılıyor gibi. Fırtınanın koptuğu yerde canın yanacak ama yere yığılırken acın, acı hissetmeyeceksin. Hafifleyecek her şey sonunda. Yağdıktan sonra çekilen bulutlar gibi çekilecek içinden ve geriye sen, kifayetsiz kalacaksın. Ne hissettiğini tarif edecek kelimen olmayacak.
Bana çiçek gönderme
Bir kuş ağacı gönder
Dallarında gezinsin
Kül rengi güvercinler
Konsunlar yastığıma
Uyutmak için beni
Sırtlarında kuş tüyü
Gagalarında ninni
Kaldırıp yastığımı
Uçursunlar göklere
Kendimi yıldızlarda
Bulayım birdenbire
Bana çiçek gönderme
Bir kuş ağacı gönder
Alnıma dokunanlar
İyileşmiş desinler
'Ülkü Tamer - Uyku
“Öyle görünüyor ki kendini akışın dışında, kenarında tutmak, evine kapanıp hiçbir şey bilmemek, hiçbir şey istememek -hatta istemeyi bile istememek- posta kutusunu açmamak, hiçbir telefona cevap vermemek, kapı ne kadar çalınırsa çalınsın, yıkılacakmış gibi yumruklansın, sürgüyü açmamak mümkün değildir; evde kimse yokmuş ya da evdeki kişi ölmüş de duymuyormuş gibi yapmak, arzuya bağlı olarak, istendiği zaman görünmez olmak, susmak ve canlıyken namütenahi soluğunu tutmak mümkün değildir, insan artık yeryüzünden ayrıldığına ve kendi adını bile terk ettiğine inandığı zaman dahi tam olarak mümkün değildir.”
yarınki yüzün, javier marías, çev. roza hakmen
“…birlikte olmayı istediğimiz, birlikteyken hoşlandığımız, varlığı neredeyse bütün tatsızlıkları telafi eden ve fazla bir çaba göstermeden bir ödül misali akşama göreceğimizi bildiğimiz, bütün gün onunla görüşmeyi beklediğimiz kişilerdendi; kötü anlarda bile yanında olmaktan memnun olduğumuz, onlar neredeyse eğlencenin orada olduğunu hissettiğimiz insanlardandı; onlardan vazgeçmek ya da onlar tarafından dışlanmak bu yüzden bu kadar zordur, çünkü sürekli olarak bir şeyleri kaçırdığımız ya da hayatın kenarında yaşadığımız hissini taşırız.”
“Herkes birbirini bitirir. Özellikle aynı yere, aynı eve, aynı barakaya konmuş zorunlulukların bir arada tuttuğu insanlar. Karşılıklı bir tüketme, bir tür yok etme işlemidir bu. Ölümcül bir dezenfeksiyon. Şaşacak bir şey yok. Yüzme bilmeden suya atılmış insanlar birbirlerini boğarlar.”
— Yeni Yalan Zamanlar, İnci Aral
“Sen ne kadar kaçsan da, ıskalasan da, görmezden de gelsen, kafanı kuma da gömsen, kalbine kilit de vursan, hayatın sana bir diyeceği varsa, sinsi sinsi bekliyor sırasını, yıllarca. Öyle sabırlı. Öyle fil hafızalı, öyle unutmuyor hayat. Sen sabaha kadar unuttum diye sağalt ruhunu. Gömdüm san. Defter kapanmayınca kapanmıyor.”
Melisa Kesmez - Bazen Bahar
Pencereden dışarı bakıyorum. İçimde ateşler yakıyorum. Yaptığım her yemek o ateşte pişiyor. Doğurduğum her çocuk o ateşte eriyor. Sevdiğim her erkek o ateşte ölüyor. Bir bardak su içsem… söner mi? İsteklerimi nehre gömsem… cinayetler biter mi? Her şey senin yüzünden, diyor babam. O kupkuru bir adam. İçinde ne ateş var ne su. O da biliyor, benimse içimde hem ateş var hem su.
— Mine Söğüt
“Sevdiğimizde, içimizdeki dinginliği ve sürekliliği terkederek gerçekten o nesneye doğru göç ederiz. Sürekli bir göç durumu içinde olmak, sevgi içinde olmak demektir.”
— Jose Ortega Y Gasset, Sevgi Üstüne (via kedidirokedi)
“ama ayrıldıktan birkaç saat sonra unuttum, yüzünü “olağan” deme sakın ha seni yeniden sevmeye hazırım demektir bu bu dünyada tek başıma”
— Turgut Uyar
“İnsanın sihirli bir değneğin dokunuşuyla bir anda tümüyle unutmak için her şeyini verebileceğini ama -ne tuhaf- aynı anda bu mümkün olsa bile unutmaya kıyamayacağı bir duygudur bu. Bildiğim diller var ama hiçbir dilde o an içinde bulunduğunuz duyguyu anlatabilecek sözler yok.”
— Kürşat Başar - Başucumdaki Müzik
"Senden ayrı olduğum bir tek an yok, çok uzaklarda olsan bile seni taşıyor herşey kokular, sesler, seslenişler, ne zamandır görmüyor gözlerim, unuttum tanıdığım ne varsa bir tek senin yüzün, çok uzaklarda olsan bile.."