koparılmış iklimlerin dal kurularında yeşeren çiçek kokusu sinmiş üzerine.
Claire Keane
No title available

❣ Chile in a Photography ❣

blake kathryn
Today's Document
$LAYYYTER

Product Placement

JVL
The Bowery Presents

bliss lane
cherry valley forever
Xuebing Du
d e v o n

No title available
𓃗
No title available

oozey mess
h
No title available

shark vs the universe
seen from Germany
seen from Canada

seen from Malaysia
seen from Japan

seen from Türkiye

seen from Lithuania
seen from Bangladesh

seen from Germany
seen from Bangladesh
seen from Malaysia

seen from United Kingdom
seen from United States
seen from United States
seen from Bangladesh
seen from Israel
seen from Lithuania
seen from Malaysia
seen from United States

seen from United Kingdom
seen from Brunei
@lmunis
koparılmış iklimlerin dal kurularında yeşeren çiçek kokusu sinmiş üzerine.
çekilip kabuğuna inci ol. varsın derinden seni nefesi yeten çıkarsın.
gülüşümü çaldılar müzeyyen.
sana ev diye bakmak, yıkık bir harabeyi onarmak kadar tuhaftı.
sonsuzlukta kaybolmak, senin de içinde olduğun bir cümlede çok güzel görünüyor.
yanılgılar ve yenilgiler.
artık bana, duymak istemediğim o şarkısın sen. senin kapıların, benim evime açılmaz artık.
çünkü ben, eşiğinde bekleyen o eski ben değilim. rüzgarla savrulan umutlarımı topladım bir bir. senin sesin, içimde yankılanan bir hatıradan ibaret şimdi ne çağırıyor beni, ne de durdurabiliyor adımlarımı.
seni; senin bile haberin olmadığı şeylerden dolayı seviyorum, sen boşuna saçlarını düzeltiyorsun.
ben sende düzelen hiçbir şeyi aramıyorum dağınık kalan yerlerin yeter bana.
sonsuzlukta kaybolmak, senin de içinde olduğun bir cümlede çok güzel görünüyor.
geceyi sev ve ölen her çocuk için bir yıldız düşür. sen şiiri sev, ben sana kesin âşık olurum. ayak seslerindeki tonu yakalamak için fırsat kollayacağım. bunu, bil.
geceyi sevdim diye değil; karanlığa adını fısıldadım diye parladı yıldızlar. sen sesi bekle, ben susuşuna kalbini bırakırım.
seni; senin bile haberin olmadığı şeylerden dolayı seviyorum, sen boşuna saçlarını düzeltiyorsun.
senin suların çok bulanık, kalbimi göremedim ben hiç. oysa benim kalbimde bir parça yeşillik olduysa, hepsi sayendeydi.
insan aptal hissedince eve döner. evlerden önce döneceğim hiç kimse yoktu. küçük bir oda da sakin huzurlu bir yaz gibi değil, güneşin tam altında rahatsız edici yapış yapış bir yalnızlık yaşıyordum. kapıları kapatıp ardında bıraktığım herkesi çok özlüyordum.
bir şeyler daima yarım ve hayattan biraz alacaklı. göçüp gittiğimde sadece bunlar olacak aklımda bu dünyadan.
oturdum tek başıma bir masada, herkesin hayata tutunuşunu, mutlu oluşunu izledim. bütün güzel kapılar herkese sorunsuz açılırken, zorlasam da giremediğim tüm kapıları hatırladım. ben dünyaya zorla evlatlık verilmiştim, burda bir fazlalıktım. ben, yenilmiştim. en çok da kendime.
artık bana, duymak istemediğim o şarkısın sen. senin kapıların, benim evime açılmaz artık.
elin elimdeyken ve sen göğsümde uyurken, diğer elimle bütün dünyaya karşı gelip, bütün dünyayla savaşıp, bütün dünyayı yenebilirim. sen bana sarıl.