Bazen sadece yabancı biriyle saatlerce sessizce oturmak istiyorum gökyüzünün altında..
Game of Thrones Daily
cherry valley forever

Discoholic 🪩
No title available

@theartofmadeline
🩵 avery cochrane 🩵
Lint Roller? I Barely Know Her
Doug Jones
EXPECTATIONS
h
almost home

titsay
Today's Document
sheepfilms
Cookie Run:Kingdom Official!

gracie abrams
𓃗
I'd rather be in outer space 🛸
untitled

Kiana Khansmith

seen from Malaysia
seen from Türkiye

seen from Sweden

seen from Türkiye

seen from Malaysia
seen from United States

seen from Japan

seen from United States
seen from South Africa

seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from Hungary
seen from France
seen from Australia

seen from France

seen from United States
seen from Bangladesh
seen from India

seen from Australia
@lonelinessofnightt
Bazen sadece yabancı biriyle saatlerce sessizce oturmak istiyorum gökyüzünün altında..
En sevdiğim müzikler bile gürültüden başka birşey değil artık
Sevgi ve değer görmeyince, bulunduğu yere ait hissetmeyince, hayata dair tatmin edici bir amacı olmayınca, kendini değersiz hissediyor insan ve tüm bunların sonucunda yalnızlaşıyor. Yalnızlık hastalık boyutuna ulaşınca tehlikeli bir hal alıyor.
Bir ormanın derinliklerinde bir gölün kıyısında oturuyordu. Sessiz gece.. Sazlıklardan yankılanan ağıtlar ve çığlıklar da ekleniyor bu sessizliğe.. Kuğular da dinliyor ve bu anı bozmamak için sessizce eşlik ediyorlardı. İçi gök gürültüsü gibi.. Kovalanıyormuşçasına kaçtı bu ormana. Gelen herşeyi ret edercesine diz çöktü. Daha da derinine inmiş gibi ormanın ve daha da karanlıktaymış gibi.. Gecenin aydınlanması mı gerek ? Bir ‘ışık’.. Yeniden başlatan veya bitiren gürültülü bir ‘ışık’. Ne tuhaf değil mi diyor benliği bu duruma.. Her son bir başlangıçtı ve her başlangıçta sona götüren…. Düşünceleri, kuğularla beraber gölün içinde ahenk ile yüzüyor, çıkan küçük dalgalar zihnini daha da acımasız şekilde dövüyordu.. Bu sessizliğe gidecek şarkılar.. Tam o an diyor ki ‘Elysium to dust’.. Muazzam dedi.. Her insanın cenneti farklıdır. Onunki ya da onunkiler toza dönüştü. Bazı geceler onları o karanlıkta bulup içine sinsin diye sarıp içiyordu.. Ancak böyle belki de.. Filmler, şarkılar ve değerli bazı insanlar. Bunlardan alınan keyif, huzur, güven ve hatta sevgi bir gün ansızın bittiğinde o ‘ışık’ seni bulduğunda nasıl hissettirir insana.. Bir kez daha tadamayacağını bilmek.. Çalılarda anlıyor ve ona hak verir gibi konuşuyordu, hafif esen rüzgarın onları dövmesiyle.. Ne kadar da ızdıraplı bir durum diye iç geçirdi, sigarasından çektiği dumanı verirken. Düşüncelerine çiseleyen yağmuru hissetti. Kuğuların, çalılara sıçrattığı su damlacıklarının kırılgan dalların uçlarından süzülüşüne gözü ilişti. Öylece izlerken ona da sıçradı bir kaç damla. Beraber ıslanıyorlardı. Birazcık daha oturması gerek böyle karanlıkta. Rüzgarla beraber sigarasını dönüyorlardı. Onu çekip sarsarcasına kendine getirecek ya da kuğularla beraber bedenini kıyıya sürekleyecek bir ‘ışık’… Aciz hissetti bir anlığına, olabildiğince aciz.. Sanırım üşüdüğünü hissetti. Rüzgar bedenini hiç olmadığı kadar sert dövmeye başlamıştı, düşünceleriyle paralel şekilde. Artık dönmesi gerek herhangi bir şey hissettirmeyen belki de hiç olmadığı kadar hayal olan dünyasına..
leylâ, içimdeki bu ağırlığı taşıyacak tek bir kelime bile yok lügatta.
hayatları annelerinin rahmindeyken çalınmışlar vardır sadece
Geçen gece çocuk hastaydı. ilacı bitmiş, almak için dışarı çıktım. Sağa sola saldırıp nöbetçi eczane arıyoruz. Birden durup dururken içim cız etti. Bi’ baktım gene aynı karın ağrısı… öyle özlemişim ki seni, dönerken bir meyhane gördüm. Bi tek içeri girdiğimi hatırlıyorum bir de rakıya yumulduğumu. arkasından en az dört cigaralık… sonra gözümü bir açtım karşıdan karlı dağlar geçiyor, bir daha açtım başımda bir çocuk, kalk abi diyor kars’a geldik. Otobüsten indim yürümeye başladım. Dedim allahım nerdeyim ben, burası neresi. Sonra güç bela burayı buldum, kapının önünde durup düşündüm. Dedim bekir, bu kapı ahret kapısı burası sırat köprüsü. Bu sefer de geçersen bir daha geri dönemezsin, iyi düşün dedim. Düşündüm düşündüm, ama olmadı. Dönemedim. sonra bak oğlum dedim kendi kendime, yolu yok çekeceksin, isyan etmenin faydası yok, kaderin böyle. Yol belli, eğ başını, usul usul yürü şimdi.
Bir şeyler yapmak istemekle hiçbir şey yapmayı istememek arasında sıkışıp kaldım.
Sadece hatalardan ve hayal kırıklığından ibaret bir hayat hikayesinin değeri yoktur değil mi ? Acınası.
İçimde kopan fırtınalara tepkisiz dilim..
İnsan denen bu hatalı varlık araftadır. Yakın olmak isteriz ama zarar veririz, uzaklaşmak isteriz ama bu sefer de kendi boşluğumuz içinde kayboluruz, bu yüzden insan araftadır.
Lan ne amaç bulduk ne de kendimizi çok sıkıcı geliyor hayat ne sevgili arayışı ne gelecekte bulunma hayali ne de motivasyon için herhangi bir şey olmamasına rağmen her sabah uyanmak çok yoruyor.
Her şeyden uzaklaştıkça kendime yaklaşıyorum; ama kendimle karşılaştığımda, orada da kimse yok.