Tilki pencereden baktı, hava yağmurluydu.
- Hiç salyangoz arkadaşın var mı Tavşan?
- Uzun zaman önce bir salyangoz tanımıştım.
- Adı neydi? Nasıl biriydi?
- Dur önce şu çayımı tazeleyeyim de sonra anlatayım.
Tavşan yavaş hareketlerle fincanındaki çayı bitirdi ve demliğe uzandı. Tilki yerinde sabırsızca kıpırdandı.
- Adı Silvi’ydi, ama herkes ona Hüzünlü derdi.
- Çünkü, kimse daha önce onun kadar hüzünlü bir salyangoz görmemişti.
- Neden o kadar hüzünlüydü peki?
- Pek konuşkan değildi, nedenini bilmiyorduk. Ama söylenenlere göre Keşke bitkisinin yapraklarıyla beslendiği için öyleydi.
- Keşke bitkisi diye bir bitki mi varmış?
- Var, Belki ve Ama bitkileri de var.
- Dünya gizemlerle dolu Tilki.
- Ee peki sonra ne oldu Silvi’ye?
- Keşke bitkisiyle beslenmek onu soldurdu, güçten iyice düşürdü. Günlerce hasta yattı. Getirdiğimiz hiçbir şeyi yemedi.
- Ama sonunda iyi oldu değil mi?
Tilki dudaklarını kemirmeye başladı, yerinde kıpırdandı.
- Biri ona Şimdi çiçeğinin yapraklarından getirdi. Biraz bile yemek onu canlandırdı.
- Oh çok sevindim. Şimdi çiçeği de nasıl bir şey Tavşan? Etrafımızda var mı?
- Etrafımızda yok ama bulabileceğimiz yerleri biliyorum.
- Bilmem biraz kurutup dolapta saklasak acil durumlar için.
- Aslında iyi olur Tilki, hepimiz bazen hastalanabiliriz. Bu arada yolda sana bir arkadaşımdan daha bahsedeceğim.
- İlginç birine benziyor.
- Evet öyleydi, o da bütün gün aynı yeri didiklerdi, orada hiçbir şey olmadığını bildiği halde sabahtan akşama kadar aynı yeri gagalayıp dururdu.
- Oldu, oldu, ama gerisini artık yolda anlatırım. Hadi toparlanalım artık.
Sırtlarında çantaları, ellerinde rengarenk şemsiyeleriyle kapıdaydılar. Tavşanın elinde bir harita vardı, kağıttaki bulutlardan “belki, şimdi, yeniden” gibi sözcükler akıyordu. Birlikte haritayı incelediler.
Porsuk pencereden yağmuru izliyor ve çay içiyordu.
- Günaydın, diye seslendi. Bu sefer yolculuk nereye?
- Şifalı bitkiler toplamaya diye yanıtladı Tavşan.
- Geçmiş hastalığına, dedi Tilki.
- Öyle bir hastalık duymuştum, diye yüzünü buruşturdu Porsuk.
- Umarım hiçbirimiz yakalanmayız, diyerek el salladı Tavşan.
Tavşan ile Tilki patikadan yavaş adımlarla ilerlediler.