Dünya o kadar küçük ki, insanın kendi içinde yaşadığı dünya bile, diğer tüm dünyaların yanında bir dev oluyor. Kendi içinde yaşadığı, kendine dahi söylemekten çekindiği hayalin büyüklüğünü, bir ömür anlatsa yine yetmez. Bir anlatsa zaten zannedersin tüm dünyanın sahibi. Hayale daldığı, kurduğu dünyanın içinde nefes almaya başladığı an, sahip olduğu tek kanepenin üzerinde sızmış bir vaziyette buluyor kendini. Defalarca ertelediği alarmın son haddinde fırlıyor kanepeden ve gerçek hayatın tam ortasına atıyor kendini. Sadece ve sadece günde kazanacağı 67-TL için, çaresizce, mecburiyetten, suratına tükürmeye bile değmeyecek insanların, egosunu tatmin etmek için, güneşin yüzüne vurmasını beklemeden, makineden çıkan “ONAYLANDI” sözcüğüyle giriyor dükkanın, işletmenin veya fabrikanın kapısından içeri. Ne için? Ekmek için, evlat için, eş, ana, baba için. Herseyden önce aslında ne için biliyormusun? Kendin için, çaresiz kalmamak için, intihar etmemek için, eve girerken birazcıkta olsa, çocuklarına tebessüm edebilmek için, toplum içinde yer edinebilmek için. Ve biz o kadar büyük hayallere sahipken, o hayallerin içinde o kadar masum ve insancılken, gerçek zamanda bir anda canavara dönüşebiliyoruz. Nankör olabiliyoruz. Hırslarımıza yenilip, bir anda bir başkasının hayallerini, umutlarını yıkabiliyoruz. İnsanız ya, hersey ondan ötürü.... #mahirce #cansıkıntısı #öyleişte https://www.instagram.com/p/BvNDkZ-ninNVoMPHp2NbU4sNS8Iz-XOmaKRJfE0/?utm_source=ig_tumblr_share&igshid=1xqot6c00tpae