
seen from Singapore

seen from Malaysia
seen from United States
seen from China
seen from United States

seen from United States

seen from Switzerland

seen from Switzerland

seen from Finland
seen from China

seen from United States
seen from Netherlands
seen from Switzerland
seen from Italy
seen from Switzerland
seen from China
seen from Egypt
seen from China

seen from United States
seen from Netherlands
Dergi için hangi isim daha ideal?
Yudum
Tutam
Gümüş
Boşluk
Sakin
Yudum ve Tutam isimleri, "Bir Yudum Şiir, Bir Tutam Kültür" gibi bir sloganla kullanılabilir gibi geldi ama tek başına tam olarak içime de sinmedi.
Gümüş ismi, "Söz Gümüşse Sükut Altındır" sözüne ithafla "Altın aramayanların yeri" sloganıyla kullanılabilir gibi geldi ama ismin yine tek başına edebi bir vuruculuğu da yok gibi.
Boşluk ve Sakin genel olarak içime sinen isimler oldu aslında. "Derin bir nefes" gibi bir sloganla gayet rahat kullanılabilir diye düşündüm klişe olmakla birlikte.
Başka fikri olan varsa onları da değerlendirebiliriz tabi ki ama anketi tekrar açar mıyım kısmını bilmiyorum gerçekten. Artık yorum beğenme de var, belki yorumlardan biri daha çok oy alır o seçilir, olabilir. Evet kabaca böyle. Katılımcılara teşekkürler lfdgdflgfdl
15 Kasım 1946 Tarihli Mizah Dergisi
İşte 1946 da yayımlanan haftalık mizah dergisinin bir sayısının sayfası. Üzerinden 78 yıl geçmiş, dile kolay 78 yıl. Dergide hiçbir fotoğraf yok hep el çizimi karikatürlerden oluşan fotolar var. Ünlü birinden bile bahsederken onun bile el çizimleri kullanılıyor. Fotoğraf basmak belki çok zahmetli o yıllarda veya hiç mi basılamıyordu tam bilmiyorum ama sanki o yıllara ait gazetelerde fotoğraf gördüm diye hatırlıyorum. Emin olmamakla birlikte bu herşeyi elle çizme olayına ciddi saygı duyuyorum. Haftada 1 çıkıp fiyatı 15 kuruş olan senelik ve aylıkta abonelik alınabilen bir dergi. İçindeki fıkralar bu günden bakınca hiç komik değil tabi ki. Hatta bunun nesine gülüyolarmış diyebiliyosunuz ama o yıllarda olsaydı eminim bizde gülerdik. Biz şuan o döneme göre o kadar çok şey gördük duyduk ki bize komik gelmemesi gayet normal. Bir diğer konu da dergide kullanılan dil çok dikkat çekici. Bu dergideki yani 1946 daki gibi şurda yazsam TDK savunucuları hemen doğru yazılımı şöyle diye yorum atıp düzeltmeye çalışır :) "Y" harfi yerine çoğunlukla "Ğ" kullanılıyormuş. Yani örnek; " böyle olmaya devam et " değil de " böyle olmağa devam et " gibi. Bir diğer dikkat cekici olan şeyse tabi ki saygılı yayıncılık. Eski nostaljik videolarda da gördüğümüz gibi okuyucusuna saygılı ve değer veren bir üslub var. Reklamlarda bile "bunu kullanınız, bayinizden rica ediniz" gibi cümleler yer alıyor. Karikatürler de balonlamayla değil çizimin altına yazılan yazıyla oluyor yoğunlukta ama çok az da olsa yavaştan balonlamaya geçilmiş. Bazı kelimeleri hiç anlamıyorsunuz ve uzun isimli kişilerden bahsediliyor genelde. Fıkralarda bile isim şimdiki gibi kısaca " Temel" değil de, " Halid Ziya Efendi bir gün yolda yürüyomuş " tarzında. Kısacası böyle bir inceleme tarzında bi şey paylaşmak istedim. Ayrıca böyle dergiler ve gazeteler bir nevi zaman yolculuğu bana göre. Şuan bu görselde 78 yıl önceki bir insanın elinde olan okuduğu bir dergiyi görüyosunuz. 78 yıl önce elle çizilmiş bir karikatür. Zaman yolculuğu değil de nedir?
Her ay bir romanın bölüm bölüm olacak şekilde fiziksel yayımlanması geleneğini yeniden canlandıran Tefrika Dergisi'nin Mart ayı sayısında ben de varım! Kanlı Tablolar romanının konusunu ben kendim bir şey demeden anlayacağınız en iyi kesiti kitaptan seçip onla başlamak istedim. Nisan ayı sayısında ise ilk bölümümüz geliyor!
Siz de bakmak isterseniz benim ve derginin Instagram hesaplarını yazıyorum.
@liakrider @tefrikadergi
"Hayat bir ihtimaller bahçesi. O yüzden lütfen çiçekleri dalından, olayları ise bağlamından koparmayın."
KafkaOkur - Sayı 100