Aslında biliyor musunuz sevmeye hiç gerek yokmuş
todays bird
I'd rather be in outer space 🛸

❣ Chile in a Photography ❣
2025 on Tumblr: Trends That Defined the Year
DEAR READER
Sade Olutola

No title available
🩵 avery cochrane 🩵
"I'm Dorothy Gale from Kansas"
hello vonnie
Monterey Bay Aquarium
art blog(derogatory)

titsay
Lint Roller? I Barely Know Her
KIROKAZE
Fai_Ryy
PUT YOUR BEARD IN MY MOUTH
TVSTRANGERTHINGS

ellievsbear

#extradirty

seen from United States
seen from United States
seen from Russia
seen from United States

seen from United States

seen from United States
seen from United States

seen from Lebanon
seen from Netherlands
seen from Türkiye
seen from Türkiye
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from Japan

seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from Chile

seen from United States
@velevkiinsaniz
Aslında biliyor musunuz sevmeye hiç gerek yokmuş
Bu gece gözyaşımdan kan ağlamak istiyorum.
Ablama birşey anlatmak için zorla yataktan kalktım terliklerimi giymek için uğraştım başaramadım. Boşverdim. Ablama ulaştığımda yani diğer odaya çoktan ne anlatacağımı unutmuştum. Ve hatta oraya neden gittiğimi de. Birn süre durdum sessiz kaldım. Ne için geldiğimi hatırladım ama ne anlatacağımı hatırlamadım. Anlamsız bakışlar eşliğinde sessizce odadan çıktım. Odama gitmek istemedim. Oturma odasına geçtim. Koltuk hiç rahat değil. Oturup çayın demini almasını bekliyorum ama koltuk çok yumuşak. Hiç rahat değil. Beni musalla taşı paklar diye içimden geçirdim kahkaha attım. Delirmedim. Belki. Hareket etmekle ya da harektsiz kalmakla geçmeyen ağrılar beni koynuna aldı. Karabasanlardan bahsediyorum anneme ya da herneyse ondan. Uyku ile uyanıklık arasında ki o korkunç baskıdan. Günlerdir gece gündüz devam eden bu durum dengemi alt üst etti artık ne gerçek ne rüya kestiremiyorum. Yardım çığlığı atıyorum uykumda. Kendime geldiğimde anneme ben bağırdım mı diye soruyorum hayır diyor. Oysa biri beni uyandırsin diye çığlık attığıma emindim. Boşveriyorum. Günde 3 defa sicak suyun altına giriyorum. Temmuz da hatay sıcağında çorap giyiyorum. Anne yeleği sırtımdan hiç çıkmıyor. Yorganla uyuyorum. Ateşleniyorum sirkeli su yapıyor annem sirkeli suya batırılmış bez tüm vücudumda üç tür atıyor. İnsan ağrıdan bayılıyor yalanina da inanmıyorum. Zaten ben beşinci kattan aşşagi doğru direk inis yapmış ayak bileğini parçalamış kemigiyle göz göze gelmiş yine de bayilmamis bir insanım. Her ameliyatta en az iki doz narkoz almış biriyim bir doz asla uyutmaz. Bu küçük bedenin bu kadar güçlü olmasına da kırgınım.
TDK'ler şeklinde yazar mısınız lütfen
Yazarım
Dualarım, kalbim ve enerjim hep seninle. Bu günleri de geride bırakacaksın ve her şey çok güzel olacak..çok geçmiş olsun,dualarımız seninle 🌸🌿
Teşekkür ederim 😊
Öleceğim tiplerine girdiğim için sevdiklerime yokluğum da beni yanlarında hissetmeleri için şiir ve şarkı bırakıyorum.
Elbette bir kutuya sakladım.
Durduk yere insanları hüzünlendirmeye gerek yok.
Öldüğümden haberi olmayacak sevdiklerime ise koca bir gülümse bırakıyorum.
Hepsi şiirden.
Kafiyeye uygunsuz şiirlerden hepsi. Noktalama işaretinin önemi olmayan şiirlerden. Bileklerim de yıkımlar mevcut. Elimde kalem parmaklarım titriyor. Hastalığın beni koynunda uyuttuğu şu günlerde kalkıp su içmeye halim yokken şiir karaladığımdan hepsi. Öleceğim galiba diyorum anneme. Çok yakında hissediyorum nefessizliği. Sakin bir tavırla ölmek o kadar kolay değil diyor. Oysa en iyi ben bilirim ölebilmek o kadar kolay değil. Savaşım bitti. Şimdilerde herkesle barıştım. Biri geliyor göğsümün tam ortasında sıcak demir çeviriyor. Tam o an da o sıcak demir dönerken içimde onunla da barışıyorum. Annem hastalıktan kimse ölmez diyor. Hastalıktan öleceğim demiyorum ki. Sadece hastalık bana ölcekmişim gibi hissettiriyor diyorum. Sızım sızım sızlıyor her yerim. Sızım da sızlıyor üstelik. Düşünmek için çok vaktim oluyor yataktan kalkmayacak kadar halsiz olduğumdan. Düşünüyorum, öyle kederli değilim diyorum ama kederi olmayanın ne işi olur şiirle. Annem üzüntüsünü gizliyor. Anneme sarılmak istiyorum gidip anneme sarılacak hali kendimde bulamıyorum oysa bir oda değiştireceğim kaç adım eder ki. Hüzünlü müziklerle aramı iyi tutuyorum. Kendimi avutmak için hayat hikayeleri dinliyorum kimler neler neler yaşadı diye avutmak istiyorum kendimi. Olmuyor. Herkese herşeye çok üzülüyorum çok ağlıyorum. Ama kendime daha çok üzülüp hiç ağlamıyorum.
Merhaba yazmak istediğim çok şey var. Ama bileklerimde yıkım var. Parmaklarım titriyor.
Bu akşam güçlü bir kadın olma; yorgun bir kadın ol, canı yanan bir kadın ol, bıkmış bir kadın ol. Bırak duvarlar dik dursun, sen durma.
Hüznüm geçti. Ruhum bahçesinde meyve veren ağaçlar balkonunda salınacak olan perdeleri ikindi rüzgarında uçuşan bir ev kadar huzurlu. Ne oldu diyeceksiniz. Yolunda gidin hiçbirşey yok aslında. Hüznümü akıntıya bırakmayı seçtim. Çünkü hüzünlü olmak beni iyileştirmiyor. Hüzünlü olmak yorgunluğumu almıyor. Gideni geri döndürmüyor. İhaneti, yalanı değiştirmiyor. Hüznüm öfkeye de dönüşmedi hüznüm akıntıya karıştı gitti. Hüzün bilmem birşeyler kaybettirir miydi benden, ama hiçbirşey kazandırmazdı da. Üzüntüyü ceketin cebine koydum, ceketi poşete, poşeti kutuya, kutuyu sandığa, sandığı merdivenin altına. İhtiyacım olursa orda bir yerde dursun. Umarım olmaz. Büyük dut ağacının altında oturuyorum. Hafiften rüzgar esiyor. Çok ses vardı hepsini sustturdum sadece kuşlar ötüyor kedi miyavlıyor. Kediyle konuşuyorum kargo geliyor kargocu delirdigimi düşündüğünden olsa gerek giderken arkasına bakıp bakıp duruyor. Oysa sadece kedi kucağımda yavrusu omzumda oturup sohbet ediyorum.
Merhaba ne hissettiğimi bilmiyorum.
Ücretsiz psikolog arıyorum.
Ama bana tavsiye verecek cinsten değil.
Kısa ve net cümlelerle anlatacağım.
O da bana ne hissettiğimi söyleyecek.
Söz inanacağım.
Evin 20 metre ilersinde park var parkta küfürlü yumruklu ağiz burun kirmali kavga var ayırmaya gidiyorum belki beni de döverler
5 temmuz 2026.
32 derece nemli Hatay sıcağı. Evdeyim. Çorap giyiyorum. Uyurken, otururken, uzanırken. Söyleyeceklerim bu kadar.
Beni kıskanmamanız için sebepler.
1) yoksul bir çocukluğum oldu. Sevgiden, ilgiden yoksul. Maddi olarak yoksul. Öyle ki çok net hatırlıyorum daha okula başlamamıştım o yaşlarda dama çıkıp herkesi Allah'a şikayet edip dua etmiştim. Allah'ım kahvaltıda zeytin yemesekte olur ne olur huzurlu bir aile olalım diye aç parantez tek kahvaltılığımız hediye gelen zeytin di kapa parantez.
2) 13 yaşında kronik depresyonla tanıştım. Ve 13 yaşında başladığım antidepresanları 27 imde bıraktım.
3) 2017 de üniversite sınavıma 2 ay kala kaza (yersen) geçirdim. Sınava girmedim yaşadığım ilçenin çok iyi bir okulunda başarılı bir öğrenci olmama rağmen şuan onlisans sağlık mezunuydum hedefim İTÜ mimarlık ti oysa kazadan 3 yıl sonra tekrar sınava girdim ve sonra tekrar ve sonra tekrar. Sağlık okudum ama mesleği yapmayacağım. Karışık biraz ama benim için yıkıcı bir süre.
4) okul çağına geldigimden itibaren ve hala devam eden akran zorbalıklari. Sessiz biri olmak narin olmak ve affedici olmak maalesef takdir edilen değil kullanılan birşey.
5) 27 yaşına dek 6 ameliyat geçirdim sayısız ilaç kullandim. Defalarca hastanede yattım ve bazen bu yatislar bir aydan fazla sürdü.
6) 27 yaşındayım hala ne istediğimi bilmiyorum. Çünkü ne istesem olmadı. İnsanlar tarafından ne istediğini bilmemek konusunda çok eleştiri alıyorum ama en basit örnek olarak Kazadan sonra kendimi biraz toparladigimda resim öğretmenliği okumak için yetenek sınavına gidememistim yks sınavinda başarılı olmama rağmen maddi olarak zor durumda olduğumuz için gidememistim. Bir süre sonra isteklerim sürekli değişmeye başladı çünkü bu olmadı belki bu olur mantığıyla devam etme kararı aldım. Bu sefer olur değil bu olmadı bu olur belki mantığı.
7) aldatıldım, kandırıldim, sevgim kullanıldı, anlayışım kullanıldı, sessizliğim kullanıldı.
8) hiç arkadaşım yok şu veya bu sebepten şuan hiç arkadaşım yok. Oysa en çok ihtiyaç duyduğum zamandayim.
9) ben yardım isteyemiyorum. Çok yardım ediyorum ama yardım isteyemiyorum. Çünkü hayatım boyunca bana yardım eden herkes bunun karşılığını istedi er ya da geç. Sonra ben kimseden yardım isteyemeyen, yardım kabul etmeyen çünkü karşılığı sana pahalıya patlayacak kizana evrildim.
10) sevgim öldü. Kimseyi sevemiyorum. İlgi duyamıyorum. Hep bir şüphe var içimde. Saymakla bitmeyecek akla hayale gelmeyecek ihtimallerle sarılı gönül ilişkilerinde beynim.
Beni kıskanmanız gereken tek madde.
ALLAH'TAN ÜMİDİMİ HİC KESMEDİM. KESMİYORUM.
Hiç önemli değil biliyor musunuz?
Ben ölürsem öldü kurtuldu olacağım.
Ve bu hiç önemli değil.
Yaklaşık 20 gün sonra mamografi sonrası göğsümün ne kadar alınacağı belirlenecek. Hadi gülelim. Bir gün herşey çok güzel olacak öyle güzel olacak ki öyle güzel olacak.
Sızım sızım sızlıyorum öyle edebiyat olsun diye değil, sanki ölüme hazırlanıyormuşum gibi her yerim sızım sızım sızlıyor. Nefes almakta zorluk çekiyorum, gözlerim çok yorgun göz kapaklarım çok ağır. Bileklerim de kırılmış gibi bir ağrı var. Gözlerimi kapatıp vücudumu dinlendiğim de sadece boşluğa uzanmanın iyi geleceğini hissediyorum. Neden böyle yani ruhum hastayken bedenim iyi, bedenim hastayken ruhum iyi neden. Ruhen çok iyi durumdayım bu hastalık olmasa bu halsizlik bu güçsüzlük tüm süreç x ışınları ağrılı tedaviler ağrılı tetkikler olmasa neler yapacağım bir bilseniz.
Ben kötü şeyler olmaması için iyi şeylerden kacmiyorum, ben hayatım boyunca hiç sevdiğim gibi sevilmediğim için ve ben bu çağın sevgi anlayışına uymadığım için tüm güzel duygulardan kaçıyorum ki sonunda aynadakinden özür dilemek zorunda olmayayım diye.