"Allah'ım; eğer yanılırsam beni düzelt, kaybolursam bana rehberlik et."

Kiana Khansmith
occasionally subtle
ojovivo
cherry valley forever
let's talk about Bridgerton tea, my ask is open

Andulka
Jules of Nature

oozey mess
hello vonnie
Lint Roller? I Barely Know Her

titsay
Monterey Bay Aquarium

No title available
🪼
No title available

ellievsbear
Mike Driver
DEAR READER

Origami Around
NASA

seen from United States

seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from Canada
seen from Canada
seen from United States
seen from United States
seen from United Kingdom
seen from Canada

seen from Singapore
seen from United States
seen from United States
seen from Hong Kong SAR China
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
@mavimserbiri
"Allah'ım; eğer yanılırsam beni düzelt, kaybolursam bana rehberlik et."
Bazen benim de mavim içime kaçıyor arkadaşlar.
O zaman, her şeyin siyah göründüğü o anlarda renkleri görmekte, seçmekte ve sevmekte çok zorlanıyorum. Ufacık bir ışık ararken buluyorum kendimi, ama bazen ışığı görmekte de çok zorlanıyorum.
İsmimin anlamlarından biri de ışık saçan demek. Çevremdekiler hep ismimle müsemma olduğumu söyler. Ama ben, ben bazen nasıl hissediyorum biliyor musunuz? Etrafına ışık saçan ama kendini aydınlatmaya gücü yetmeyen bir mum gibi. Herkesi güldüren ama kendi köşesine çekilince ağlayan palyaço gibi. Herkesin söküğünü dikebilen ama kendi söküklerine faydası olmayan bir terzi gibi. İşte öyle; bazen bana renkleri hatırlatacak, beni aydınlatacak, güldürecek ve söküklerimi dikmeme yardım edecek birine çok ihtiyaç duyuyorum. Birinin benim mavi'm olmasına, renkleriyle gökyüzü gibi ciğerime dolmasına çok ihtiyaç duyuyorum..
Yani bastığın zemin her an ayağının altından kayıp gidecekmiş gibi, yaslandığın dağın taşları ilk sarsıntıda üzerine dökülecekmiş gibi hissettirmeyen; zelzele ve fırtınalardan yana güvende olduğun, karşındakinden ve kendinden emin olduğun sevmek ve sevilmek nimeti
İnsanın evine ne zaman ev, ne zaman yuva diyoruz?
Rabbim, Nisan'a kaç var?
Kırılan ümitlerin kasveti ruhunu esir etmesin. Ömrün geçen kısmı bir rüya misali uçup gitmiş olsa da, mütebaki her anı yeni bir şevk ile ilmik ilmik dokumak hâlâ senin elindedir.
Tevekkülün en güzel yanı; elinden geleni yaptığına gönülden inandıktan sonra, kadere teslim olabilmenin verdiği rahatlıktır.
Bir evin önündeki banka çökmüştüm, kelimenin tüm manalarıyla çöküp kalmıştım. Hava kararıyordu, "Allah'ım, bir merhametin kucağında dinlenmeye ihtiyacım var şu an, sen yardım et." diye dua ettim. Bir teyze çıktı geldi, elindeki nohut demetini kucağıma bıraktı. Nohutları soyup avcuma verdi, bir bir yediğimden emin oldu. "Ağlama artık, güzel gözlerine yazık." dedi. Sonra ekledi "Bu nohutları komşuyla topladık da tamamını yemeden gitti, verdiğim kayısıyı da pencereye koymuş. Bunlar senin nasibinmiş, bunları ye. Dünyada bir şey senin nasibinse onu kimse yiyemez, ne yaparsan yap o gelir seni bulur. Sakın üzülme, değmez" dedi. Hızır değilse de onu bana Allah göndermişti, içime su serpti ve gitti. Allah'ım, yalnız değilim biliyorum. Teyze eşinin vefat ettiğinden bahsederken "Ben yalnız değilim, Allah ile yaşıyorum." dedi. Ben de yalnız değilim, her anımda yanımdasın biliyorum Rabbim. Fakat korktuğum imtihanlarla sınanmaktan ve bunları kaldıramamaktan sana sığınırım. Sabrımın ve şükrümün eksilmesinden, nankörlüğe ve isyana dönmesinden beni muhafaza eyle. Bana bu yolun yordamını öğret çünkü ben ne zaman yürümeyi öğrendiğimi sansam günün sonunda yanıldığımı, kandığımı, kandırıldığımı fark ediyorum. Bana bu yolu yürümeyi öğret Rabbim, böyle çöküp kalmaktan sana sığınırım.
Yarı yolda bırakılmak korkunç bir şey arkadaşlar. İlk vazgeçilen olmak çok ağır. İçimden sayfalarca bağırmak geliyor ama sessizce çöktüm kaldım tüm hüzünlerime şahitlik eden bu parka. Kıymetli şeylerin savaşılmaya değer bulunmaması, ben savaşırken aynı çabayı karşıdan görememek, ilk yokuşta pes edilen olmak beni mahvediyor. Birinin beni incitmemek için, yormamak için bırakması incitmesinden daha ağır geliyor. İnsan kırılmak istediği noktayı kendi seçebilmeli. Kaldırıp kaldıramayacaklarına, fedakarlık etmek istediklerine kendi karar verebilmeli. Benim adıma verilen bu koruma kararının; severek saracağım yaraların, yüklenmek istediğim yüklerin yanında bir hükmü yok. Ben buna sevgi diyemiyorum, kırmamak için senden vazgeçiyorum demenin cesur bir yanı yok. Şimdi kendi vermediğim, benim adıma verilen korkak bir kararla baş başayım. Tek dayanağım tüm olanların Allah'ın bilgisi ve izni dahilinde olması. Şu an çöktüğüm bu banktan ne yöne gideceğimi, ne tarafa adım atacağımı bilmiyorum. Adım atacak enerjiyi nereden bulacağımı da bilmiyorum. Ama Allah bana gideceğim yolu da öğretecektir, buna sığınmaktan ve inanmaktan başka çarem yok
Sabahtan beri aralıksız bu şarkıyı dinliyordum, akşam olacaklar içime doğmuş belki de..
"Ben sensiz bin gece kan yuttum
Sen bir gece sensiz kalmadın, mazursun.."
Benim gönlüm meshur ve musahhardır ✍️🏻
Bayram o bayram ola
Bu hissi şöyle anlatayım; kalbimde bir su fokurduyor. Fokurdadıkça sığacak yer bulamıyor, göğsümü yarıp taşacakmış gibi bir his..
Ta ki onu görene kadar; sonrası deniz kenarında, huzurlu bir günbatımı sessizliği
Acılar üzerine konuşuyorduk.
"Ancak hafif acılar anlatılabilir, gerçek acılar sessizdir." dedi. "Acını kime anlatırsan anlat; kimse senin hissettiğin gibi derin hissedemez, o yüzden bu ancak sızlanmaya benzer. Dilenci de fakirdir, kıt kanaat geçinip el açmayan insan da fakirdir ama bir yardım yapacaksan bunu aşikar etmeyene vermek istersin, içten içe onun durumunun daha kötü olduğunu hissedersin. Çünkü asıl göze sokulmayan acı daha büyüktür. Bu yüzden Allah'tan başka kime derdini açarsan aç beklediğini bulamazsın."
Düşlerin parlayıp söndüğü yerde
Buluşmak seninle bir akşamüstü
Umarsız şarkılar, dudağımda bir yarım ezgi
Sığınmak gözlerine, sığınmak bir akşamüstü..
Günbatımını hep severdim. Ama günbatımının -ne renk olduğunu bir türlü çözemediğim- bir çift gözdeki aksini izlemek ve bir akşamüstü o gözlere sığınmak daha bir keyifliymiş..
Sevgili günlük, bugün sabahtan beri dile getirmediğim bir hüzün var içimde. Bu saatte beni yatırmayan, göğsümü kıskaç gibi sıkıştıran bir his, bir yumru var. Daha fazla dayanamadım, kelimelere dökmeye karar verdim.
Bugün babamı hayatımda üçüncü defa gözleri dolarken gördüm. Birincisi ortamdaki cenazenin ağırlığındandı, gördüğüm ikinci gözyaşı da mutluluktandı. Fakat bugünki bir başkaydı. İlk defa bir şeyi anlatırken -belki de son kez gördüğünü düşündüğü arkadaşıyla vedalaşmasını anlatırken- ağlamamak için kendini bu kadar kastığını gördüm. Gözleri dolu dolu gülümserken o kasılmasında kendi ağlamalarımı gördüm. Biz üzülmeyelim diye, yumuşatarak ve gülümseyerek anlatışındaydı gözyaşlarımızın paydaşlığı. Onun gözünde düşmemek için direnen iki damla yaşı görmem, benim yanaklarımın ıslanması için yeterliydi.
Arkadaşıyla vedalaşırken "Daha güzel günlerde, daha güzel yerlerde tekrar görüşürüz inşallah." demiş gözleri dolu dolu. Şimdi onun gönlünde sevdiği bir arkadaşının ölüm haberini beklemenin ağırlığı, onunla bir dahaki sefere cennette buluşmanın hüzünlü hayali.. Peki ya bu benim gönlümdeki neyin hüznü? Sonrasında bize verdiği nasihatlerde "Başımıza bir hastalık gelirse, çaresiz bir imtihanla baş başa kalırsak bilin ki oradaki tepkimizi o zamana dek hazırladığımız heybemiz belirler, o yüzden imanı iyi beslemek lazım." deyişi gözümün önünden gitmiyor.
İşte bugün öyle yumrulu bir gün. Yutamıyorum, yutkunamıyorum. Sevdiklerimin canının acımasına engel olamamak, kendi canımın acımasından daha çok acıtıyor bazen yüreğimi. Allah'ım, hüzünlerimi, korkularımı, kaygılarımı en iyi bilen sensin. Bize seni çok zikredenlerden, sana çok şükredenlerden ve sabır günü geldiğinde en güzel şekilde sabredenlerden eyle. Bizi kaldıramayacağımız imtihanlarla sınama. Yolumuzu da sonumuzu da imanla tamamlamayı ve sevdiklerimizle hem bu dünyada hem de cennette afiyetle bir arada olabilmeyi nasip et. Bizi korktuklarımızdan emin eyle. Amin
Düşlerin parlayıp söndüğü yerde
Buluşmak seninle bir akşamüstü
Umarsız şarkılar, dudağımda bir yarım ezgi
Sığınmak gözlerine, sığınmak bir akşamüstü..