mavilere gömdün beni
Doug Jones
ojovivo
todays bird
Interview Vampire Daily

No title available

blake kathryn

No title available
Aqua Utopia|海の底で記憶を紡ぐ
KIROKAZE
YOU ARE THE REASON

❣ Chile in a Photography ❣
Color Me Curious

#extradirty

PR's Tumblrdome
RMH
cherry valley forever
h
Fai_Ryy
No title available

@theartofmadeline
seen from United Kingdom

seen from Russia
seen from Lithuania
seen from Colombia
seen from United States
seen from United States

seen from Singapore
seen from Jordan
seen from Ecuador

seen from Malaysia

seen from Malaysia

seen from Philippines
seen from United States
seen from China

seen from Poland
seen from Ecuador

seen from Malaysia

seen from China

seen from Venezuela
seen from Brazil
@mavisutlac
mavilere gömdün beni
sıktı geceler.
çok yorgunum.
Bir yalana denk gelmemeli insan.Sonra binlerce doğruyu,sorgulamak zorunda kalıyor.
yalnızlığımla baş başayım yine. kimse yok bak yanımda.
ben değil miydim bunu isteyen?
yine ben değil miydim her yalnızlığında gözyaşlarına boğulan?
anlayamıyorum.
ne herkesi,
ne kendimi.
hiç kimseyi.
zor geliyor çoğu şey, belki de en çok insanlar.
insanları neden bu kadar takıyorum kafama?
düşünmeye bile değmeyecek olanları hem de.
bir fikrim yok.
tek bildiğim, herkesten kaçmak istediğim.
her şeyden.
hiç tanınmadığım bir şehir belki,
hiç tanınmadığım bir sokak,
hiç tanımadığım insanlar.
yeniden diyebilmek belki,
yeniden başlamak her şeye.
belki de tek lazım olan şey budur.
bir kişi bile yetermiş ya seni paramparça etmek için. elinden de hiçbir şey gelmezmiş insanın.
bir başıma kaldım şimdi koca şehirde. bir çantam, bir kitabım, bir kulaklığımla birlikte.
ah, o güzel gözlerin, döndürüyor başımı.
neyden korktuğumu bile bilmediğim bir evredeyim artık.
nelerden vazgeçtiğimi, nelerden gittiğimi...
insanın canını en çok acıtan şeylerden biri de nefret edilmek değil de görünmez kılınmaktır galiba.
bağırsan duyulacağını bilirsin, öfkelensen bir karşılık bulursun ama önemsenmediğin an, koca bir boşluğun içinde sesinin yankılanıp yine sana dönmesi gibidir. sesini, varlığını, emeğini ve en çok da kalbini birinin önüne serersin de, o sadece üstüne basıp geçiyormuş gibi hissidersin; işte o his, insanı kendi içine doğru sinsice çürütür.
ne gariptir ki bizi en çok yıkabilenler, her zaman en çok değer verdiğimiz, “asla yapmaz” dediğimiz o bir iki kişidir. dünyayı karşına alsan canın yanmaz ama sırtını yasladığın duvarın aniden geri çekilmesi, insanı hayattan ve kendinden şüphe ettirir.
oysa kimse senin içindeki o yangını, döktüğün gizli gözyaşlarını ve bir kelime duyabilmek için harcadığın o sessiz çabayı bilmez. hak etmeyenlerin gölgesinde kalıp kendi ışığını unuttuğunda anlarsın ki, seni görmeyene kendini anlatmaya çalışmak, sağır birine dünyanın en güzel şarkısını söylemek gibidir.
en acı hislerden biriyse, birinin hayatında yer kapladığını sanırken aslında sadece bir ayrıntıdan ibaret olduğunu fark ettiğin o sessiz uyanış anıdır. kimin için vazgeçilmez olduğunu değil, kimin için aslında “olsa da olur olmasa da” olduğunu sana canını yakarak öğretir.
301.
kimse anlamıyor kimseyi.
sıkıldım, bunaldım, daraldım.
yok olmasını istediğim az insan var ancak o kadar az insan yok olduklarında dünya çok daha güzel bir olacak.
haram bize uyku.
çok özledim, çok.
çok az kaldı, çok.