Dün gece seni düşündüm. Tüm dertler, can sıkıntıları, bunlar yoktu aklımda. Sen vardın.
Gerçekte sen yoksun ama aklımda sen vardın.
Hani o inanmak istemediğim şarkı sözleri vardı.
Onlar gerçek oldular kıvırcık.
“ şimdi vazgeçersen geriye döneceksin
Gitme kaybedince daha çok seveceksin
Biliyorum hiçbir anlamı yok, yokluğunda
Yokluğunda...”
Bu gün ince kısa bir yolu yürüdüm kıvırcık. Bazen yürüdüğüm yolların hepsi sana çıksın istiyorum .
Sen artık bu şehirde bile değilsin.
Eskiden hiç şüphe etmezdim. Her günün, haftanın sonu sana çıkardı. Kollarına.
Anladım ki, sen beni kendince bir şekilde, kırılmaktan korkarak sevmişsin beni.
Sevdin. Ama gittin de. Orada bitti işte. Sen benden gitmeyi seçtiğinde bitirdin.
Hayatımda tanıdığım en korkak insan sensin.
Bana o bakışın yalan değildi. O kollar yalan değildi.
Sen kimseyi yaklaştırmadığın gibi, beni de kendine yaklaştırmadın. Tek bir gece istisnamız var.
Kollarımda ağladığın o gece.
O kadar yalnızdın ki aslında kendi içinde. Bu yüzden sık sık ağlardın.
Dostlarım dediklerin hiç olmadılar. Çünkü sen kendini yalnız bıraktın. Emre gittiği gibi ansızın onlar da gider diye belki de. Bir fikrim yok hala neden kendini o küpe hapsettiğine dair.
Ben senin canını yakmadım biliyorum.
Ben seni sevmekten başka bir şey yapmadım.
Usulca çekip gittin.
Ben kendimi senin yokluğunda öldürdüm. Yenildim bir çift gözün yokluğuna.
Şimdi daha iyiyim.
Ben seni, ya da sen beni kaybettin. Sen o yolu orada bitirdin.
Hani derler ya birileri birilerine, “ kimse seni benim seni sevdiğim gibi sevmeyecek” diye.
Belki o söz haklıdır, belki değildir.
Bildiğim şeyse, eğer sen o olsaydın, yanımda olurdun.
Ben sen de yokum artık.
Umut falan yok. Beklenti. Sadece unutamıyorum.
Çünkü sen benim ukde’msin.

















