Bazen #sohbet icinde yazin :)
trying on a metaphor
I'd rather be in outer space 🛸
Three Goblin Art

Discoholic 🪩
2025 on Tumblr: Trends That Defined the Year
Cosimo Galluzzi
RMH

★
NASA
cherry valley forever
Claire Keane
Cosmic Funnies

ellievsbear
tumblr dot com
Sade Olutola
Xuebing Du
i don't do bad sauce passes
Sweet Seals For You, Always
styofa doing anything
let's talk about Bridgerton tea, my ask is open

seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from Türkiye
seen from United States
seen from Argentina

seen from Argentina

seen from Germany

seen from United States

seen from France

seen from Türkiye
seen from United Kingdom

seen from United States

seen from Kuwait

seen from Türkiye

seen from Malaysia

seen from United States

seen from United States

seen from United States
seen from Germany
@metebeysblog
Bazen #sohbet icinde yazin :)
Yeni hikayeler gelsin mi? Özlediniz mi?
Tesekkur ederim
Gözümün Önünde Yaraklar Uçuşuyordu! (Şeyma 26 Y., Sakarya)
Kocam bana, "Madem bana destek olmuyorsun git evimden!" diyeli iki ay oldu. Önce, "İş kuracağım!" diye okul arkadaşına, sonra Çiftlikbanka (evet o kadar salak), sonra sanal paradan zengin olma işine ve şimdi de Keçiçiftliği işine toplamda yüzbinleri bulan para yatırdı. Beş parasız bir erkekle evlenen asıl salak ben olduğum için de önce tüm birikimlerim ve düğün takılarımız sıfırlandı. Ailelerimizden yüzbinden fazla borç aldık ve binlerce lira esnaf borcunu da kredi kartları ile döndürmeye çalışıyorum. İki aydır yüzünü görmememe ve masrafım olmadan annemler ile yaşamama rağmen halen tüm maaşım ondan kalan borçlara gidiyor. Daha ne destek olacaktım it herife?
Son ümit eski çalıştığım okulun sahibine gittim, ellisinde muhafazakar bir adam. Mezun olur olmaz babam sayesinde bana iş vermiş, sonra okulu başkasına satmıştı. Acil ihtiyacım 5.000 TL. Bir sürü surat yaptı, "Benim de param yok... Niye o serseri ile evlendin ki?... Yarına bir 3.000 hazır ederim, gel!" dedi. Utancımdan yerin dibine geçtim, yanında oturan tanımadığım sakallı yetmişinde babası bile öğütler verdi mıymıntı mıymıntı.
Ertesi gün kapıda duran yeni BMW'sine küfür ederek yanına gittim. Parayı zarfa koymuş, yine bir sürü öğüt, "Hazıra alışmak kolaydır, borç çabuk birikir, ne zaman vadesi gelir anlamazsın!" dedi. "Bir 10 güne öderim, maaş alacağım..." dedim. "Bak sana abi nasihatı, başkasından borç alma, güzel kadınsın, dul sayılırsın, kötü kötü şeyler isterler!" dedi orospu çocuğu. Yutkundum, başım döndü, "Ne diyorsunuz Muzaffer Bey? Bu nasıl laf?" deyip, zarfı bıraktım. Tekrar zarfı alıp elime tutuşturdu. "Yanlış anladın, ben abinim, uyarayım dedim!" dedi. Kapının önünde yoldan geçenlere aldırmadan ağlamaya başladım ve o an ayrılmaya karar verdim kocamdan.
Çalıştığım okulun yaz tatiline girmesini fırsat bilip, üniversiteden karı koca arkadaşım ve okuldan bir başka bayan öğretmen arkadaşım Ayşen ile atladık ablamın yazlığına geldik. Ablam, "Bir ay ev senin!" demişti. Ablamın durumu daha karışık, eniştem, yani eski eniştem yarı Adapazarında, yarı Kuşadasındaki otellerinde. Ablamla ayrılmalarına rağmen ona sağladığı lüks hayat, iki çocuklarının özel günlerinde bir araya gelmeleri devam etmekte. Buralarda görmeye alışkın olmadığımız bir eski eş ilişkisi. Kuşadasındaki evde ablamın yatak odasında hala eşyaları var eniştenin. Boşanmalarına rağmen karı koca ilişkileri sürüyor mu bilmiyorum.
Evli arkadaşların izni beş altı gün, sonra biz Ayşen ile kız kıza bir iki gün daha takılacağız. Sonrasındaki yalnız günlerim için de bir çanta kitabım var, zaten yeğenler de atlar gelir, oyalanırım. Yazlık eniştenin otelin karşısı zaten. Geldiğimizi haber verince, "Yemeklerinizi burada yiyeceksiniz!" diye haber gönderdi. Bizim de canımıza minnet, üç kuruşun hesabını yapıyoruz zaten.
Akşam yemeğinde masamızı biz demeden donattılar, evli arkadaşlar ve arkadaşım Ayşen içti, ben alkol kullanmam. Bu her öğünde sürdü. Üçüncü veya dördüncü akşam evli arkadaşlar çok içti, adam karısını eve yatırmaya gidip dönecekti. Masada ben, kız arkadaşım Ayşen ve iki akşamdır Ayşen'e yazan otelin müdürü kaldı. Otelin müdürü eski eniştemin talimatı ile bizimle ilgileniyor, ama çokça Ayşen ile ilgileniyordu. Karısını yatıran arkadaşımız da dönünce yeniden içki faslına başladılar. Otelin müdürü, Ayşen'e, "Gel diskoya geçelim!" deyince kalkıp gittiler. Biz baş başa kaldık üniversiteden beri tanıdığım, ama pek samimi olmadığım herifle...
Saçma sapan muhabbetler sonrası kalktık. Tam eve girerken elimden tuttu, "Çok güzel kadınsın, hayran kaldım denizde sana!" dedi. "Sağol, hadi odana sarhoş herif!" dedim gülerek. "Sarhoş değilim!" diye üzerime eğildi, bir eli ile kalçamı sıktı. "Ooo, taş gibi yanıyorsun değil mi dul kalınca, nasıl sertim bir bilsen!" dedi. İtekledim sarhoş herifi. Odama girip kapımı kilitleyip ağladım yine. Bir hafta içinde ikinci taciz ve daha resmen dul bile değilim. Ne çok hayvan var ve nasıl iğrenç bir bakış açısı!
Ben yeğenimin odasında, onlar ise rahat etsinler diye ablamın odasında kalıyordu. Sabah nasıl evden kovsam, nasıl bir rezillik çıkar, benim başıma neler gelir sıkıntısı ile dönüp durdum yatakta. 10, 15 dakika sonra, "Yapma, istemiyorum!" sesi ile gözlerimi açtım. İki akşamdır bize duyurmadan seviştiklerini, ikisinin de sabah erkenden duşa girmelerinden anlamıştım. "Ben istiyorum, hadi bak, nasıl kalktı sikim!" dedi adam. Bana kaldırmıştı adi herif o siki. "Kapıyı, camı kapatsaydın!" dedi kadın. "Yoklar evde, discoya gittiler!" dedi adam. Bağıra bağıra söyledi bunları. Bağıra bağıra da sevişmeye başladılar.
Açık camlarından ve kapılarından çığlıkları, yatak gıcırtıları, "Yavaş, canımı yakıyorsun, ne oldu sana böyle, çok sertsin bu gece!" inlemeleri odamı doldurdu. "Bacaklarını aç orospu, kaldır şu götünü biraz!" gibi pozisyon değişikliklerini bile duyurdu bana it. Önce kadın, "Dur artık, yeter!" diyerek, sonrasında adam öküz gibi böğürerek boşaldı.
Sabaha karşı kocam ile seviştiğim rüyalar görerek uyandım. Soğuk duşa altında gece nemlenmiş çamaşırlarımı yıkadım. Herifi görünce ne diyeceğimi, ne yapacağımı bilemeden otele kahvaltıya tek başıma indim. Bir haftadır ortalarda olmayan eniştem bitti yanımda, ihtiyacım olan son şey. Onu da tersleyerek kahvaltımı yarıda bırakıp kalktım.
Arkamdan, "Baldız..." diye seslendi. "Baldız deme bana, sen eniştem değilsin!" dedim. "Tamam tamam, değilim, ama yine uyarayım. Bugün daha uzun bir etek giy, birisi çok morartmış bacağını!" deyip, çirkin bir kahkaha atıp su bardağı ile şerefe yaptı. Çantam ile bacağımı örtüp kendimi eve attım. Kalçamda ve altında iki kocaman el büyüklüğünde kızarıklık. Hayvan herifin iki yerimi sıktığını fark edememişim. Telefonum çaldı, arayan o hayvan herifin karısı. "Şeyma'cım, kocamın ani bir işi çıkmış, sabah ilk otobüs için çıktık evden, sen yoktun..." dedi kadın. Bir sürü teşekkür filan. Yüzü olmadığından kaçıyor karaktersiz herif...
Ayşen öğlene doğru kalktı, gece dörtte gelmişler diskodan. Bakışlarımdan anladı ne soracağımı. "Yok, bir şey olmadı. Asılmadı hiç!" dedi. Ayşene, "Bugün ben evden çıkmayacağım, iyi değilim!" bahanesi ile ablamın odasını toplamaya girdim. Hayvan herifle karısının dün gece seviştikleri örtüleri makineye attım, çöpleri boşalttım. Çöpte bir boş prezervatif kutusu, tekrar dün geceyi hatırlattı. Bu sefer tacizden çok sabah gördüğüm rüya aklıma geldi, aylardır sevişmemiş, 26 yaşında bir kadınım. Uzun süredir ilk defa yalnızım bir evde, elim göğüslerime gitti sonra vazgeçtim. Bütün gün TV seyrettim, gece erkenden de yattım.
Saat 02:00 gibi dış kapının açılma sesine uyandım. Evde erkek kalmadığından oda kapım sonuna kadar açık. Aşağıda bir kıkırdama. Ayşenin, "Hemen gideceksin ama, Şeyma uyanmasın!" diyen sesi geldi. "Tamam tamam, sadece tuvalete girip gidiyorum!" dedi otelin müdürü. Sarhoş kafası ne güzel, herif karşıdaki otelin müdür odasında kalıyor zaten.
Aşağıdaki salondan çok geçmeden sevişme sesleri gelmeye başladı zaten. İki gece üst üste, canlı sevişme dinliyordum. "Yapma lütfen, sen evlisin!" dedi Ayşen. Demek o yüzden otele götürememiş Ayşen'i otel müdürü. "Çok güzel bir kadınsın..." dedi. Arada sesleri kesildi. Sonra, "Ooo, göğüslerin çok güzel!" dedi. Sonra duyduğum, Ayşen'in, "Yavaş lütfen, canım yandı!" sesleri ve inlemeleri. Sessiz sakin ev kızı, başarısız bir söz tecrübesi olan Ayşen, şimdi kendinden 10 yaş büyük bir erkeğin altında.
- "Eğil şu koltuğa!"
- "Ahhh, ahh, ne soktun öyle?"
- "Daracıksın!"
Hızlı hızlı iki vücudun birbirine çarpma sesleri sürdü bir süre daha...
- "Gel üstüme otur!"
- "Büyükmüş bu!" (İlk defa gördü demek amına giren yarağı bizim Ayşen.)
Yine sesler kesildi ve yavaş yavaş inlemeler yükseldi. Arada tokatlama gibi sesler geldi. Her tokatlama sesi sonrasında da Ayşenin kısık çığlıkları.
- "Parçaladın beni, yeter, çok büyük bu!"
- "Sabah akşam sikecem dar amcığını!"
Dün geceki taciz, beni düşünerek kaldırdığı sikini karısına sokan sevimsiz herifin suratı ve üst üste iki gece dinlediğim sevişme sesleri. Göğüs uçlarım yanıyor geceliğime değdikçe. Şurada yıllardır yapmadığım bir şeyi yapıp kendimi mi okşasam? Aşağıdaki çığlıklar yükseldi, şu an ikisi de hiç bir şeyi umursamıyor belli ki. Yataktan doğrulup yarısı görünen aşağıdaki kanepeye doğru bir göz attım. Ayşenin sırtı dönük, otel müdürünün üstünde kıvranmaya devam etmekte. Küçük kalçaları ve müdürün kıllı kalın bacakları gözüküyor sadece. Elleri Ayşenin kalçalarında. Görünmekten korkup yatağa girdikten kısa süre sonra sesleri, uzayan ve gittikçe kısılan inlemeler ile sona erdi...
Sabah yine, gözümün önünde uçuşan yarakların rüyasını görerek uyandım. Önü ıslanmış çamaşırımı çıkartıp, mayomu giyip kendimi otelin plajına attım. Ayşen halen uyuyordu. Soğuk deniz kendime getirdi, havluya sarınıp kumsala uzandım. Tek başına sahilde takılan bir kadına sadece çevredeki Türk erkekleri atmaca gibi baktı. Otelin sahibi olan eski eniştem yanıma gelince ise hepsi ürküp göz tacizini de bıraktı.
- "Sevgilin nerede?" diye takıldı eniştem.
- "Yok kimse ya, bir yere çarptım galiba..."
- "Tamam şaka yapmıştım kızma, söylemem kocana. Geçmiş zaten!" deyip kalçalarıma baktı.
- "Halen evli misin o dallamayla?"
- "Sayılmaz!"
- "Bak herkes sana bakıyor, ablan gelene kadar tadını çıkar tatilin. Benden laf çıkmaz..."
- "Git başımdan lütfen, ben öyle kadınlardan mıyım?" dememe bozuldu.
- "Bu ukalalığın çekilmez bilesin, iki laf konuşulmuyor seninle!"
- "Konuşma o zaman!"
"Sen bilirsin kızım. Güzel kadınsın, ziyan olma dedik. İki güler yüz, her sorununu çözer aslında!" dedi. Sonra da gevrek gevrek gülerek, "Maddi manevi rahatlasan sinirin de kalmaz!" diye ekledi.
Yine sinirimi tepeme çıkardı adi herif, kalkıp gitmesini seyrettim. Büyük ihtimal boşboğaz ablam, kocamın yarattığı borçları ödememi anlatmıştır. Gidip bardaki iki barmen ve iki turist ile konuştu. Turistler bana dönüp kadeh kaldırdı, tepki vermedim. Yine sinir bozucu bir şekilde bana uzaktan el sallayıp, "Bu akşam İstanbul'a dönüyorum!" diye seslendi.
Akşam yemeğinden sonra Ayşen ile otururken, önce otel müdürü, sonra orta yaşlı bir İngiliz geldi masaya. "Her sene burada tatil yapar, bizim patronun arkadaşıdır..." diye tanıştırdı otel müdürü. Yarım yamalak İngilizcem ile anladığım, bugün eski eniştem ile barda konuşanlardan biri imiş.
Ayşen kulağıma eğilip,
- "Aramızda kalsın, biz dün gece beraberdik!" dedi.
- "Duydum!" deyince kız kıza kahkaha attık.
- "Bu gece de gelmek istiyor, sorun olmaz değil mi?"
- "Rahat ol!" dedim.
Onlar içkileri götürürken İngiliz bana da içki sordu. "İçmem!" deyince, "Wine?" (şarap) diye sordu. "Okey!" dedim. Bir kadeh şarap günlerdir ilk defa sakinleştirdi. "Diskoya geçelim!" tekliflerine hayır demedim. Karanlık en arka köşede yüksek masada ayakta idik. Otel müdürü Ayşen ile sarmaş dolaş iken, İngiliz elinde bir bardak ile geldi. "No alkol!" dedim. Söylediklerini otel müdürü çevirdi. Az alkollü, enerji içecekli bir kokteyl imiş. Tadı çok şekerli geldi. Neredeyse hiç alkol tadı almadım.
Üst üste iki taneyi bitirdiğimde, Ayşen önden, otel müdürü arkadan, ayrı ayrı uzaklaşıyordu. 40 yaşındaki İngiliz ise yanıma iyice sokulmuş, garsona birer tane daha işareti yapıyordu. Sıcak nefesi kulağıma bir şeyler söylüyor, çok azını anlıyordum. Benden bir 10 santim falan uzun, 1.80 civarında, hafif göbekli, sarışın, sıradan bir İngiliz tipi.
Şarap üstüne içtiklerim başımı döndürdü iyice. Parmağımdaki yüzüğü gösterip bir şeyler söyledi yine. Yarım yamalak İngilizcem ile zar zor evli olmadığımı anlattım. Diskodaki kısa gösteri başladığında bir kadeh daha içiyordum ve onun eli de belimde idi. Hayatımda kocam dışında bir erkek ile ilk defa bu kadar yakın olmama aldırmadan duruyordum. Alkol nerede olduğumu unutturmuştu. Çalan müziğe eşlik eder gibi eli belimde gezdi, sonra arkama geçti ve önünü kalçama dayayıp dans etmeye başladı. Elleri önden belime sarılmış halde ayakta sağa sola sallandık. Kısa sürede aramızda mesafe kalmadı ve sertliği kalçama batmaya başladı. Ayşenin, "Çok büyük!" sözleri geldi aklıma, bunun ki ne kadardır acaba diye düşündüm. Ne tepki vereceğimi bilemedim. Niye aklıma hemen yarağı geldi ki, bugün tanıdığım bir yabancı ile mi yatacağım? Durdum sadece.
Eğilip ensemi öptü. Daha bir iki gün önce şerefsizin sıktığı yerler üzerinde gezindi eli. Altımdaki keten etek biraz diz üstü, hafif çekiştirerek elini çıplak bacağımdan yukarılara getirdi. Gösteri bitti bu sırada, ışıklar açıldı. En arka masadayız, ama ayrıldı arkamdan. Elimden tuttu, yürümeye başladık. Odalara giden karanlık yola girer girmez durdu ve eğilip öptü. Nedendir bilmiyorum, dilim ile karşılık verdim. Üzerimdeki hafif dekolteli gömleğin bir düğmesini açtı dudaklarımdan ayrılmadan. Boynuma indi. Söylediklerinden yakaladıklarım, güzelliğim ve bir iki 'Fuck' kelimesi.
El ele müstakil tek katlı ev şeklindeki otelin en pahalı odalarından birine kadar gittik. Adam beni sikmeye götürüyordu ve ben bir rüyada gibi peşi sıra sürükleniyordum. Alkolden uzak durmalıydım. Odaya girer girmez beni bir koridordan geçirip tuvalete girdi. Soktuğu oda dev gibi, ayrıca deniz manzaralı bir terası var. Ortada kocaman beş kişiyi alacak bir yatak ve bir oturma takımı. Gitmem lazım, ama kıpırdayamıyorum. Gidip yatağın köşesine oturup aylardır çantamda taşıdığım ama içmediğim sigarayı yakıp güç toplamaya çalıştım. Tuvaletten çıkınca gideceğim.
Belinde bir havlu ile çıktı tuvaletten, yatağın kenarına bir tane prezervatif bıraktı. Hafif göbekli, kalın vücutlu bir adam. Geldi önüme dikilip bir şeyler söyledi. Hareketsiz durunca eğilip gömleğimin kalan bir iki düğmesini daha açtı ve çıkardı. Şimdi sütyen ile karşısında oturuyordum. Ayaklarım uyuşmuş, kalkıp gidecek gücüm yok. Eğildi, dudaklarımız birleşti yine, bir eli göğsümü sıktı. Çok özlemiş bir erkek elini göğüslerim de. "Büyük ve güzel!" dedi, bunu anladım.
"Ben gideyim artık!" dedim, anlamadı tabii ki. Sütyenimin askılarını aşağıya indirdi ve göğüslerimi ortaya çıkarmaya çalıştı. Göğüslerimin gövdesini bile kavraması aylardır erkeksiz bedenimi titretti. Beklemediğim bir şey yapıp belindeki havluyu çekti. Yarı kalkmış sünnetsiz siki burnumun ucunda sallandı. Söylediklerini anlamasam bile kökünden tutup dudaklarıma çarpması ile ne istediğini anladım. Aklım ve vücudum bir savaş halinde iken, herifin sünnetsiz ince sikini ağzıma sokmaya çalışması ile ne yapacağımı bilemez halde bekledim.
Biraz daha sürttü sikini dudaklarıma. Açmadım ağzımı. Yabancı dilde bile olsa hoşnutsuzca söylendiğini anladım. Beni yatağa itekleyip çıplak vücudu ile üstüme tırmandı. Dudaklarına karşılık vermek istemesem bile dilinin ağzımda olmasından rahatsız olmadım. Dilimin de onun ağzına girmeye çalıştığını fark ettim. Sütyenim, eteğim, çamaşırım peş peşe çıktı. Acelesi varmış gibi yatağın kenarına uzandı bir prezervatifi açıp sikine taktı. Altında misyoner pozisyonunda yatarken biraz göğüslerimi sıktı. Boynumu öptü. Bunu bile özlemişim. Ellerim ile boynuna sarıldım. Ağırlığı ile göğüslerim ezildi. Sıcak bir erkek tenine değen göğüs uçlarım yandı.
Amımın girişinde prezervatifin ince ucunu hissettim. Bacaklarımı biraz daha araladım, içime zorlanmadan yavaşça kaydı. Çok ıslak değildim, ama prezervatifin yardımı ile ince siki kolayca yerleşti amıma. Kocamınkinden ince sikinin sertliği bile özlediğim duyguları tekrar yaşatmaya yetmişti. İçimde sertçe ve küfür ederek gidip gelirken sadece boynumu emiyor, bense boynuna sarılmış hareketsiz duruyordum. Kocam kadar iyi değildi sevişme konusunda, ama ben çok açtım. Karnım karıncalanıyordu bile.
Boynumdan ayrılıp göğüslerimi sıkmaya başladı. Sert ve canımı yakıyordu. Kısa sürede onu da bıraktı. Boynumu acıtarak emmeye devam etti ve öne doğru bir iki hamle yaptı, tüm ağırlığını üstüme vererek boşaldı. Daha yeni havaya giriyordum ve içime gireli bir dakika bile olmamıştı.
Üzerimden kısa sürede yana devrildi. Banyoya girmek için kalktı. Elim, içime dölü geldi mi diye kontrol etmek için amıma gitti. Kontrol için dolaşan parmağım bızırıma değince bacaklarım kasıldı. İki parmağım ile dolaştım çevresini. Yıllar önce küvete yatıp yattığım gibi sol elim büyümüş sol meme ucuma gitti. İki parmağım ise önce bızırıma, sonra içime. İngilizin yarım bıraktığı işi tamamlamam o kadar kısa sürdü ki, ben bile şaştım. Ayşenin otel müdürünün siki üzerinde zıpladığı görüntüler gözümün önünde, iki parmağımı derinliklerimde sıkıştırdım. Aylar sonra gelen orgazm ile yatağa yaydım kendimi...
Göğüslerimi öpmesi ile gözlerimi açtım. Üzerinde bir bornoz vardı. Bana da bir tane uzattı. Kalktım yerden kıyafetlerimi toplayıp duşa girdim. Giyinirken, "Çantanı bulamıyorum?" diye anlamsız bir soru sordu, sonra, "Okey, buldum!" diye sustu...
Yarı sarhoş savrularak eve döndüm. Kapıda bir çift de erkek ayakkabısı, belli ki otel müdürü de Ayşenin odasında. Soyunup yatağa attım kendimi, cep telefonumu kontrol etmek için çantamı açtım. Çantam açılır açılmaz elime 4 adet 50 Pound para ve bir (İngiltere) telefon numarası yazılı kağıt geldi...
[Şeyma]
Kocama Kapak Olsun! (Nur 32 Y., İstanbul)
Aldatan tüm kocalara ders olsun diye, ben de yaşadığım ve uzun zamandır yazıp yazmamakta tereddüt ettiğim hikayemi sonunda sizlerle paylaşmaya karar verdim. Kocamla genç yaşlarımızda evlendik. Her yeni evlilik gibi ilk yıllarımız çok güzel ve sevgi dolu geçti. Daha sonraki yıllarda kocam gittikçe benden uzaklaşmaya ve gözü dışarılarda olmaya başlamıştı. Yaptığı kaçamaklar ve beni aldatmaları bir şekilde kulağıma geliyordu. Bazı geceler işini bahane ederek eve gelmediği oluyor ve iş icabı şehir dışında olduğu yalanlarını söylüyordu. Son zamanlarda sekreteriyle sikiştiği haberleri kulağıma gelmeye başlamıştı. Bir keresinde sekreteriyle sarmaş dolaş, sekreterinin evine girerlerken de kendim bizzat görmüştüm. Telefon edip nerede olduğunu sorduğumda, ofiste toplantıda olduğunu söyledi. İşte bu bardağı taşıran son damla olmuştu. Artık kocamdan intikamımı almalıydım. Kafaya koymuştum, ben de onu aldatacaktım. Fakat bulunduğum şehirde ve muhitte bu olmazdı...
Bir gün, bize yakın başka bir şehirde yaşayan ablamın rahatsızlandığı, ameliyat olacağı ve benim de ona refakatçı olmam gerektiği haberi geldi. Çocuklarımı köyde kaynanamlara bırakıp, ablamla beraber hastaneye gittik. Ablamın durumu kötü ve ağrıları olduğundan, hastanenin girişinde hemen bir sedye getirdiler. O telaş içerisinde sedyeyi yanımdaki erkek hastabakıcı ile beraber itekleyerek hastane koridorlarında ilerliyordum. Sedyeyi iteklerken erkek hastabakıcının eli elime değiyordu sürekli...
Ablamı yatıracakları odanın önüne geldiğimizde, telaştan hiç yüzüne bakmadığım erkek hastabakıcının yüzüne baktım ve göz göze geldik. O anda sanki elektriğe çarpılmış gibi oldum, çok değişik duygulara kapıldım. Yaka kartında adı yazıyordu, adı Recep imiş. Yaklaşık 25 yaşlardaydı ve gerçekten çok yakışıklıydı. İçimden (Tam aradığım erkek!) diye geçirdim. Hemen orada istese, ablamı falan unutup, Recebe verecek gibiydim. Resmen amım ıslanmaya başlamıştı. Bir yandan da kendi kendime telkinde bulunup, (Saçmalama Nur, burada ablanın hayatı söz konusu!) diye söyleniyordum.
Neyse, doktorlar geldi, ablamı odasına yatırdık ve Recep doktorların verdiği talimat doğrultusunda ablamın iğnesini vurup serumunu taktı. Ablam iğne ve serumun etkisi ile rahatlamış ve uyumaya başlamıştı. Bu arada Recep benimle de konuşmaya başlamıştı. Hastanın neyim olduğunu, nereden geldiğimizi, evli olup olmadığıma kadar her şeyi sordu. Recep bana çok yakın ve ilgi ile yaklaşmış, ne lazım olursa kendisine gelmemi söylemiş ve bulunduğu odasını da göstermişti. Ablam ile çok yakından ilgileniyordu, fakat bunun altında yatan sebebin ben olduğumu hissediyordum. Sanki Recep beni sikmeyi kafasına koymuştu ve bana sürekli ufak iltifatlarda bulunuyordu. Zaten benim de istediğim bir göz, Allah iki göz vermişti. Ben de Recep'ten müthiş hoşlanmıştım ve resmen onunla sikişmek istiyordum...
Akşam yemeği dağıtılmıştı, ablamı zorla kaldırıp bir iki lokma bir şeyler yedirdim. Yarım saat kadar sonra Recep tekrar geldi ve ablama alması gereken ilaçlarını verdi. Recep gittikten sonra ablam ilaçların etkisinden tekrar uykuya daldı. Daha sonra Recep tekrar yanımıza gelip, "Ablamız nasıllar?" diye sordu. Ben de, "Tekrar uyudu!" dedim. O da, "Ağrı hissetmemesi için bu ilaçlar onu uyutur, normaldir!" dedi. Sonra beni çay içmeye davet etti. Ben de, "Valla canım sıkılıyor, varsa iyi olur!" diyerek kabul ettim. Uyuyan ablamı bırakarak, Recep önden ben arkasından, koridorda onun odasına doğru yürüdük.
Bana çok nazik davranıyordu, kapıyı açıp önce beni buyur etti, sonra kendi girip kapıyı kapattı. Odasında küçük bir elektrik ocağında daha önceden demlemiş olduğu çaydanlığın kapağını açıp baktı ve "Çayımız da olmuş, içebiliriz!" dedi. Oturduğum sandalyeden hayran hayran ona bakıyordum. Şimdiden zevklenmeye başlamıştım ve amım yine ıslanmıştı. İkimiz de birbirimizden hoşlandığımızı biliyorduk. Çayları doldurup, sandalyesini yanıbaşıma çekip oturdu. Bir yandan çaylarımızı içiyor, bir yandanda konuşuyorduk. Her cümlesinde bana iltifatlar yağdırıyordu. Aslında güzel bir kadın sayılırım. Balık etli, beyaz tenli, 32 yaşımda, hayatımın en güzel çağında, birçok erkeğin hayalini süsleyen bir kadındım. Recep iltifatlarının bir yerinde 'bebek gibi kadın' olduğumu da söyleyince, ben artık yelkenleri iyice suya indirmiştim.
İkinci çayımızı da içtikten sonra ben sabırsızlıktan ölüyor, bir an önce ona sarılıp, sevişmek istiyordum. Elimdeki boş bardağı alıp masaya koyduktan sonra, sandalyesini iyice yanıma bitiştirdi. Bir elini omuzuma atıp, diğer eliylede elimin birini tutup, "Evli olmasaydın seni kesinlikle alırdım!" diyerek iltifatlarına devam etti. Sonra yavaş yavaş dudaklarını dudaklarıma değdirip öpmeye başladı. Beni öperken bile bulutlarda uçmaya başlamıştım. Recep'ten o kadar hoşlanmıştım ki, o anda ne kocamı, nede ablamı düşünecek haldeydim. Bunun altında biraz da kocamın beni aldatması yatıyordu.
Biraz öpüşüp koklaştıktan sonra Recep kalkıp kapıyı içeriden kilitledi. Bu arada pantolonunun önü de kabarmış, yarağı belli oluyordu, bir de onu görünce ben hepten zevke geldim. İçimden (Offf, o yarağı mutlaka yemeliyim!) dedim. Hastabakıcı odası ufak olduğundan, Recep dolapatan iki battaniye çıkardı ve yere serdi. Ben artık işin nereye varacağını çok iyi anlamıştım, zaten istediğim de buydu. Battaniyelerin üzerine de temiz bir çarşaf yaydı ve beni ellerimden tutup ayağa kaldırdı.
Ayakta deliler gibi öpüşüp sevişmeye başladık. Bir yandan benimle sevişiyor, bir yandanda üstümü çıkartıp, her yerimi okşuyordu. Resmen amımdan akan zevk sularım bacaklarıma süzülüyordu. Üzerimde sadece külotum kalmıştı, beni yere yatırdı. Kendi de soyunup sadece külotu ile yanıma yatıp, tekrar sevişmeye başladı. Harika sevişiyordu. Hiç acele etmiyor, bir kadının nelerden zevk alacağını çok iyi biliyordu. Dudaklarımdan ve boynumdan öperek, göğüslerimin de hakkını verdikten sonra yavaş yavaş göbeğime ve oradan amıma sıra gelmişti. Yola çıkmadan önce amımı yeni traş etmiş, kaymak gibi yapmıştım. Külotumu çıkardığında, "Ufff, kayısı gibi amcığın var!" diyerek hemen yumuldu amıma. Resmen hepsini ağzına alıp, ağzının içinde klitorisimi dilliyor, adeta yiyip yutuyordu amcığımı. Böyle bir durumda ben nasıl dayanabilirdim, arka arkaya iki defa orgazm oldum.
Artık bir an önce sikilmek istiyordum. Fakat Recep halen iştahla amcığımı yalayıp, suyunu içiyor, bir yandanda, "Ben böyle güzel amcık hayatımda görmedim!" diyerek iltifatlar yağdırıyordu. Ben en sonunda dayanamayıp, "Yeter artık, hadi sik beni!" dedim. Recep ise, "Ne dedin, bir daha söyle!" diye defalarca söyletip beni epey yalvarttı. Sonunda, "Sikmez miyim aşkım!" dedi ve kendi külotunu indirdi. Yarağını görünce önce korktum, çok kalın bir şeydi ve mantar gibi kocaman kafası vardı. Kocamınkini zor alıyordum, onu nasıl alacağım diye tasalanmaya başladım. Fakat Recep o kadar ustaydı ki, zaten zevkten iyice sulanmış ve gevşemiş amcığıma hiç canımı acıtmadan harika bir şekilde yerleştirdi yarağını. İşte o an zevklerin en güzelini yaşıyordum. Şu ana kadar sadece kocamın siktiği amımı, hoşlandığım bir yakışıklı genç bir erkek sikiyor ve böylece ben de kocamdan intikam alıyordum...
Recep 15-20 dakikadır beni zevkle sikiyordu. Boşalmaya yaklaştığını hissedebiliyordum. İçime boşalmamasını söyleyince, "Korunmuyor musun?" dedi. Aslında düzenli olarak hapımı içiyordum, fakat, "Korunmuyorum!" dedim. O da, "Merak etme!" dedi ve yine beni deliler gibi sikmeye devam ederken, kocamda yaşamadığım vajinal orgazmı da onda ilk defa yaşayarak, deliler gibi titreye titreye bir kez daha orgazm oldum. Benden kısa bir süre sonra da Recep içimden çıkıp göbeğimin üzerine boşaldı. Mutluluktan uçuyordum. Bana hem klitoris, hemde ilk defa vajinal orgazmı yaşatan bu adamı artık nasıl bırakabilirdim bilmiyordum. İstese onun kulu kölesi olurdum...
O gece Recep, ara sıra ablama bakıp gelerek, sabaha kadar beni tam 6 kere sikti. İnanın ben böyle bir şey kocamdan görmedim! Nasıl olduğunu sorduğumda, benim çok tatlı ve güzel olduğumu bu yüzden bu kadar çok sikebildiğini söyledi. Bu arada birinci sikişmemizden sonra amıma fitil koydu ve sonraki sikişmelerimizde rahat rahat her seferinde içime boşaldı...
Ablam ertesi günü ameliyat oldu ve ben üç hafta orada refakatçi kaldım. Bu arada Recep hiç evine gitmedi, her gün benimleydi, öyle ki gündüz bile odasına girip birkaç kez sikişiyorduk. Adam çok azgın ve doymak bilmiyordu. Ben artık külotumu çıkarıp giymekten yorulduğum için, külotsuz gezmeye başladım. Gündüz odasına girip hemen ayakta domalıyordum, kimse anlamasın diye elbiselerimiz üzerimizde, ayak üstü çabucak sikişip çıkıyorduk. Bazı hemşireler durumu anlamışlardı, fakat umrumuzda değildi. Harika ve çok mutlu günler geçiriyordum. Bu arada bu kadar çok sikişmekten amım acıyordu ve sandalyeye oturamıyordum. Recep onun için de bana bir jel ayarlamıştı...
Recep üç hafta boyunca yalanmadık, emilmedik, öpülmedik, ellenmedik yerimi bırakmamıştı. Kalçalarım da çok hoşuna gittiğinden, bazen beni domaltıp, götümün deliğini deliler gibi yalıyor, diliyor ve emiyordu. Götümü de sikmek istediğinden emindim, fakat daha önce hiç götümü siktirmemiştim ve korkuyordum. Ki zaten istesem bile Recebin o kalın yarağını götüme almam imkansız gibi bir şeydi. Recep de amımı siktikten sonra yarağını göt deliğime sürterek müthiş boşalıyor, dölleri sırtıma saçlarıma kadar geliyordu...
Bir gece yine çılgınlar gibi sevişirken beni domaltıp, yine götümün deliğini dillemeye ve yalamaya başlamıştı. Yalanmak hoşuma gidiyordu, fakat canım çok acıyacak diye anal ilişkiden korkuyordum. Bu sebepten kocama bile vermemiştim götten. Recep o gece bir ara göt deliğime bir sprey sıktı. "O ne?" dediğimde, "Mikrop öldürücü, temizleyici sprey!" dedi ben de inandım. Az sonra göt deliğim uyuşmaya başlamıştı ve bir şey hissetmiyordum. Daha sonra spreyin ucundaki ince hortumu göt deliğimden içeri sokup yine sıktı. Bu sefer götüm hepten uyuşmuştu, sanki göt deliğim yok gibiydi. İşte ondan sonra ne olduysa oldu. Yarağının götüme girdiğini anlayabiliyor, fakat hiç acı hissetmiyordum...
Recep yaklaşık yarım saate yakın sikti götümü ve götümün içine boşaldı. Sonunda Recep beni götten ilk siken erkeğim olmuş, bu da kocama kapak olmuştu.
Recep'le halen (ayda bir de olsa) bir yerlerde gizli gizli buluşup o harika sikişmelerimize devam ediyoruz. Doya doya amımı götümü siktiriyorum. Boynuzlu kocamın ise ruhu duymuyor :)
[Nur]
Kimler nerden takipte meraktayim
Soru Kutuma Ateş Edin
1) Bakir/Bakiremisin ?
2) Bakirelik senin için ne ifade ediyor ?
3) Bekaretini kaybettiğin kişi hala hayatında mı ?
4) Sex/mastürbasyon yaparken dinlediğin favori bir şarkın var mı ?
5) Hayellerinde ki erkek/kadın ile seviştin mi ?
6) İlk mastürbasyonunu kaç yaşında yaptın ?
7) İlk öpücüğün hala aklında mı ?
8) Yatak dışında sevişilecek bi yer söyle ?
9) Public seks yaptın mı yapmadıysan yapar mısın ?
10)isteğin dışında ıslanır/sertlesir misin ?
11) Evin hariç biyerde ıslandın/sertleştin mi ?
12) seks senin için ne demek ?
13) Yatakta itaatkar mısın dominant mı yoksa ikisinin ortası mı ?
14) Seks oyuncakların var mı ?
15) En sevdiğin seks oyuncağı ?
16) Oral seks yapmak mı yapılmasması mı ?
17) Anal seks yaptın mı
18) Grup seks yaptın mı
19) Kaç kişiyle yaptın kaç kız kaç erkek
20) Buradan biriyle seviştin mi
21) Tumblra girip mastürbasyon yapar mısın
22)Hard/Soft seks ?
23) boşaltıktan sonra sigara içer misin
24) Seks de asla yapmam dediğin birşey varmı varsa ne neler ?
25) Hiç birine nude attın mı
26) Cinsel yönelimin ne ?
27) Seks sırasında küfreder misin ?
28) Kuçak mı doggy mi ?
29) Ellerinin bağlanması hoşuna gider mi ?
30) Göbek meme bel sırt popo bacak vajina yüz ağız nereye boşalırsın/boşalınmasını istersin ?
31) Eğer bekaretini kaybetmediysen nasıl kaybetmek istersin hangi pozisyon da
32) en sevdiğin pozisyon
33) hiç bir kadını/erkeği vücudunla tahrik etmeye çalıştın mı
34) Kaç cm ?
35) Memelerinin bedeni ne ?
36) Uçuk fantezilerin Var mı varsa neler ?
37) Hiç oral seks yaptın mı ?
38) Sence yatakta nasılsın ?
39) Sinemada hiç elleştin/ seviştin mi ?
40) Okul da hiç elleştin mi/ seviştin mi
41) Arabada hiç seviştin mi ?
42) ilk yaptığın da canın acıdı mı ?
43) Seni ne neler tahrik eder?
44) Mastürbasyon yaparken hayal mi kurarsın porn mu izlersin?
45) Şuan canın ne kadar sevişmek istiyor 1-10 aralığında bi değer ver
46) En son ne zaman ıslandın?
47) En son ne zaman sertlestin?
48) En son ne zaman boşaldın?
49) İlgi akanın ne erkekler mi kadınlar mı yoksa ikisi birden mii
50) İç çamaşırının rengi ne ?
51) Sütyeninin rengi ne ?
52) sence en seksi davranış ne ?
Yapistir sorulari
Azgın Karım! (Berk 35 Y., İstanbul)
Merhaba arkadaşlar, ben Berk, 35 yaşında, kendi işimin patronu, evli bir erkeğim. Karımla ilk tanışmamız çocukluğumuzda oldu. Güneyin incisi olan bir ilimizde aynı mahallenin çocuklarıydık. Aynı okula gitmemizin verdiği arkadaşlık durumu ile birbirimizi yakından tanıyorduk. Bu arada karımın adı Sinem'dir. Sinem ile lise son sınıfa kadar aynı okuldaydık. Çocuklukta başlayan arkadaşlığımız lise sona giderken sevgililik durumuna döndü.
Ergenliğin vermiş olduğu cinsel meraklar hem beni hem de Sinem'i etkilemeye başlamıştı. Sinem de benim kadar sekse merak duymaya başlamıştı. Her başbaşa kaldığımızda, konu sürekli sekse geliyor olmasına rağmen, en fazla çırılçıplak soyunup, birbirimizin vucudunu öpüp okşamaktan ve yalamaktan ileri gidemiyorduk.
Biz bununla yetinirken, anne ve babalarımızın odalarına çekildiklerinde doyumsuzca seks yaptıklarını bilmek ikimizi de sabırsızlandırıyordu. Geceleri onlar sikişirken kapılarını dinliyorduk. Yalnız kaldığımız günlerde ise birbirimize anne ve babalarımızın yaptığı seksleri anlatıyor ve çırılçıplak soyunup, birbirimizi elleyip, yalaşıyorduk.
Sinem birgün bana babasının yurtdışından getirdiği video kayıt cihazından bahsetti. Onların evde olmadıkları bir gün videoları birlikte incelediğimizde, annesi ile babasının yaptığı seksleri kaydetmiş olduklarını gördük. Videoları izledikçe ikimiz de müthiş azdık. Sinem o videolarda babasının nasıl annesini götten siktiğini görünce, benim de kendisini götünden sikmemi istedi. O gün ilk defa Sinem'i götten sikmiş oldum. Sonraki tüm sevişmelerimizde hep götten sikiş yapar olduk. Sinem artık tam bir anal seks hastası olmuştu ve götten sikilmediği gün azgınlıktan kuduruyordu...
Üniversite sınav sonuçlarımız geldiği zaman ben İstanbul'u, Sinem ise İzmir'i kazanmıştı. Üniversiteye ayrı şehirlerde gidiyor olmamız ikimiz için de kötü olmuştu. Sinem ile üniversite süresince sadece tatillerde biraraya gelebilmiştik. Mezun olduktan sonra da nişanlandık. Daha sonra da aynı evde yaşamaya başladık. Nasıl olsa yakında evleneceğimiz için artık sınırsızca ve doyasıya seks yapabilecektik. Fakat Sinem'e o kadar yalvarmama rağmen amdan vermiyordu. Götten verirken de hep bir tedirginlik vardı. Defalarca nedenini sormama rağmen söylemiyordu.
Birgün sevişirken Sinem'e sert çıkışıp, anlatmazsa nişanı bozup ondan ayrılacağımı söyledim. Sinem ise, "Anlatırsam da benden ayrılırsın!" dedi. Ben ayrılmayacağıma dair yemin edince anlattı. Üniversite zamanında beraber olmadığımız dönemde azgınlığına yenik düşüp, okuldan Cenk isminde bir arkadaşı ile götten sikişmiş. Bir sonraki buluşmalarında Cenk Sinem'i amdan da sikip kızlığını bozmuş. Ama olay burda bitmiyordu. Daha sonra Cenk'in vasıtasıyla Sinem birçok erkekle seks yapmış...
Bana bunları anlattıkça, Sinem'e kızgınlık duymak yerine tarif edilmez bir zevk almaya başlamıştım. O gün Sinem ile hayatımızın en ateşli sikişmesini yaşadık. Kaç kişinin ortak olduğunu bilmediğim amını ve götünü sikip haşat ettim. O günden sonra seks konusunda daha rahat olma kararı aldık. Fakat bir süre sonra ikimiz de işi çığrından çıkarttık. Artık gün içinde ayrı ayrı takılıp, tanımadığımız kişiler ile seks yapıyor, geceleri de sadece ikimiz sikişiyorduk. Evlendikten sonra da evimize çiftler almaya başladık.
Şu an ikimiz de hayatımızdan çok memnunuz!
Güzel bi seri sizlerle hadi kolay gelsin))
Külotsuz Amcık! (1) (Leyla 22 Y., Ankara)
Merhaba. İsmim Leyla. Ailelerin, "Bırak oynasın!" deyip, daha yeni emeklemeye başlayan bebeklerin eline akıllı telefon verdiği bir çağda yaşıyoruz. İlk okul çocuklarının çoğunun elinde akıllı telefon, hatta orta okul ve liseye gidenlerin telefonlarında sınırsız internet bile var. Ama ben, ailemin bazı konularda tutucu kurallarından dolayı, ilk cep telefonuyla ve internetle 18 yaşıma girdiğimde tanıştım. Anlatacağım hikayem 16 yaşımdayken, yani telefonsuz ve internetsiz dönemimde başlıyor.
Ben küçük yaşlardan itibaren kapalı giyinmeye zorlandığım mutaasıp bir ailenin kızı olarak büyüdüm. Ailem beni erkeklerden uzak tutmak için kız mesleğe gönderdi. Fakat dışı kapalı, ruhu delicesine açık bir kızdım. Ergenliğe adım attıkça içim kıpır kıpır olmuştu. Vücudum yaşıtlarım kızlara göre çok daha dolgun olunca, okul dışındaki erkeklerin bakışlarını üzerimde hissetmeye başlamıştım.
Okuluma otobüs ile gidip geliyordum. Kapalı olmama rağmen fırsat bulan hemen hemen her erkek tarafından sözlü ya da elle tacize uğramaya da başlamıştım. Bu rahatsız edici gibi gelse de bu benim çok hoşuma giden birşeydi. Daha bu yaşta erkeklerin arzuladığı, sikmek istediği bir kız olarak hissetmek beni baştan çıkartıyor, kendimi birine teslim etmemek için zor zaptediyordum.
Hatta bir defasında tıklım tıklım dolu otobüste, sanırım 40 yaşlarındaydı, bir erkeğin malzemesi olmuştum, dakikalarca kurcalamadığı yerim kalmamıştı. Biraz heyecandan, biraz da korkudan ses çıkartamadığım için adam cesaretlenmiş ve elini montumun içine daldırıp gömleğimin üzerinde göğüslerimi okşamıştı. Sonra da gömleğimin yakasından elini sokup sutyenimin de içinden göğüs uçlarımı sıkıp avuçlamıştı. Bunları yaşadıkça sekse olan merakım iyice artmıştı...
Kız meslekte sıra arkadaşım olan Selin ile müthiş bir bağ kurmuştuk. Öyle ki herşeyi konuşurduk, ergenliğe adım atarken ikimizin de sohbetlerini erkekler oluşturmaya başlamıştı. Diğer akranlarımız kadar özgür olamadığımız için sınırlarla çevrelenmiş bir hayatı yaşarken birbirimizin sevgilisi gibi olmaya başlamıştık. Dediğim gibi, aile kuralları gereği o dönemde cep telefonu ve internetimiz olmadığı için seks konularına ve filmlerine erişmek öyle kolay olmuyordu.
Bir gün Selin derste kolumu dürtüp, eteğinin üzerine koyduğu küçük sex dergisini gösterdi. Çok heyecanlanmıştım, "Kız bu ne?" dediğimde, "Abilerimin sanırım, yatağın altına düşürmüşler, evi temizlerken buldum aldım, inanılmaz şeyler var içinde, dersten sonra bakalım mı?" dedi. (Selin'in üniversiteye giden iki abisi vardı.)
Heyecandan ölüyordum, dersin sonunu bekleyemedim. Boyumuz uzun ve diğer kızlara göre çok daha dolgun olduğumuz için arka sıraya oturtmuştu hocalarımız bizi, en dip duvar kenarında olduğumuz için de pek kimsenin fark etme imkanı yoktu. Dergiyi kucağıma aldım ve sayfalarını incelemeye başladım. Selin korkuyla, "Dur kız, gören olur, rezil oluruz!" dese de dayanamıyordum. İlk defa bir seks dergisine bakıyordum. Bir kadını aynı anda siken üç erkeği görünce resmen soluğum kesilmişti. Sayfaları değiştirdikçe ve kadınların nasıl pozisyonlarda sikildiğini gördükçe fena olmuştum. Sonraki sayfalarda ise iki lezbiyen kadının sevişme resimleri vardı. Elim eteğimin üzerinden amıma gitmişti istemsizce.
Selin benim eteğimin üzerinden amımı okşadığımı görünce, "Kız Leyla deli misin, ne yapıyorsun?" dese de duramıyordum. Selin, "Yüzün kıpkırmızı oldu Leyla, dur artık, okul çıkışında bakalım!" diyerek dergiyi kucağımdan aldı. Ama ben bir türlü sakinleşemiyordum. Eteğimi yukarıya doğru sıyırmaya başladığımda Selin iyice korkmaya başlamıştı, elimi itip eteğimi kapatmaya uğraşıyordu. Ben o arada külotumu da sıyırmıştım. Selin külotumu geri çekmek isterken eli birden amıma değdi ve irkildi, "Islanmışsın Leyla!" dedi. "Biliyorum, dergideki fotoğrafları görünce oldu!" dedim kısık sesle.
Selin amıma dokununca içim bir tuhaf olmuştu. Selin tam elini çekerken tuttum ve elini elimle amıma bastırdım. Selin şaşkınlıkla yüzüme bakıyor ve "Ne yapıyorsun?" diyordu. Ama benim umrumda değildi, Selin'in elini bir ileri bir geri yaparaken hayatımda ilk defa tattığım müthiş bir duyguyu yaşıyordum, bacaklarım titriyordu, göğüslerim sanki sütyenimin içinde büyümeye başlamıştı ve uçları da sertleşip gömleğimin üzerinden belli olur hale gelmişti. Selin de etkilenmişti bu durumdan, bir elini kendi amına götürmüş eteğinin üzerinden amını okşuyor, diğer eliyle bana masturbasyon yapıyordu. Derken Selin'in parmaklarının ucu amımdan içeri kaymaya başladı, zevkten deli olmuştum, bitmesini istemiyordum, ama birden zil çaldı ve ders bitti. Hemen toparlandık ve çıktık...
Yolda eve doğru yürürken tenha bir yerde durduk ve birbirimize baktık.
Selin: "Az önce sınıfta ne oldu öyle Leyla?"
Ben: "Sanırım hayatımızın ilk gerçek seks adımını attık!"
Selin: "Biz mi?"
Ben: "Evet!"
Selin: "Yani bir erkek olmadan mı?"
Ben: "Evet, sanırım erkeğim sen oldun o anda Selin!"
Selin: "Nasıl yani?"
Ben: "Anla işte, bana dokunman beni delirtti ve bu duruma geldik!" dedim.
Sonra yürümeye devam ettik, fakat halen olayın etkisindeydik. Birden durdum.
Ben: "Selin..."
Selin: "Efendim?"
Ben: "Annem evde yok, bize gidelim mi?"
Selin: "Neden?"
Ben: "Evde devam edelim, bunu yeniden yaşamak istiyorum, sen istemiyor musun?"
Selin: "Evet istiyorum!"
Ben: "O halde hadi gidelim!"
Selin: "Önce bize uğrayıp anneme haber verelim!" dedi.
Yürüdük ve Selin'in evine geldik. Selin, "Anne Leyla'lara gidebilir miyim, biraz ders çalışacağız?" dedi. Zaten yakın oturuyorduk. Annesi de, "Tamam, iki saati geçirme, baban eve gelmeden gel!" dedi. O sırada Selin'in abileri Cenk ve Emre'yi gördüm, ikisi de çok yakışıklıydı. Onların bu dergileri okudukları aklıma gelince yine azmaya başlamıştım. Cenk ile gözgöze geldik, heyecandan ölüyordum. Cenk gelip, "Merhaba Leyla!" dedi. "Merhaba Cenk abi!" dedim. Cenk hınzırca gülümsedi ve gözleri gözümden aşağıya kaydı, sütyen ve gömleğimin içinde iyice dikleşen göğüslerime baktığını fark ettim. Sonra tekrar göz göze geldik, bana göz kırpıp, "Yine görüşürüz!" deyip içeri gitti. Bu gün resmen kadınlığa koşar adımlarla giriyordum.
Sonra Selin'le birlikte aşağı inip koşar adımlarla bizim eve doğru gittik, vakit kaybetmeden sevişmeye başlamak isteyen bir çift gibiydik. Evin kapısını açıp içeri girip kimsenin olmadığından emin olduktan sonra hemen dergiyi çıkartıp bakmaya başladık. Dergideki fotograflar ikimizi de delirtmeye başlamıştı. Koltuktan kalkıp eteğimi çıkarıp boş koltuğa bıraktım. Sonra gömleğimi çıkarttım. Sütyenimi de çıkarttıktan sonra Selin'in şaşkın bakışlarını gördüm. Gülerek ona hamle yapıp ayağa kaldırdım, önce gömleğinin düğmelerini açıp çıkarttıktan sonra sütyenini de çıkarttığımda artık ikimiz de ilk defa birbirimizin göğüslerini görmüştük.
Selin'in göğüsleri de benimki gibi dolgun ve uçları dimdik olmuş haldeydi. Dergideki lezbiyen kadınların sevişme fotoğrafları aklımdan çıkmıyordu. Aynı dergideki gibi Selin'in göğüs uçlarına birer öpücük kondurup avuçlarımla okşamaya başladım. Selin, "Bu yaptığımız doğru mu Leyla?" diyerek başını öne eğdi. Çenesinden tutup başını kaldırdım ve "Yanlış veya doğru, bilmiyorum, ama bunu seninle yapmak istiyorum!" deyip dolgun göğüslerini yeniden okşamaya başladım. Selin başını sağa sola atıyor, saçlarını savurup titriyordu...
Bir elime eteğinin fermuarını açıp eteğini yere düşürdüm. Sonra külotlu çorabını ve külodunu aşağıya sıyırdım. Selin de aynısını bana yaptı. Artık sırılsıklam amlarımız meydandaydı. Benim elim onun amında, onun eli benim amımda, ayakta birbirimizin amını okşamaya başlamıştık. İkimiz de inlemeye başlayınca Selin'i elinden tuttum ve odama götürdüm. Yatağa uzanıp birbirimize sarıldık. Göğüslerimiz birbirine değiyordu. Öpüşmek nedir bilmeyen biz birden bire öpüşmeye başladık, dudaklarımız birbirine kenetlenmişti. Ellerimiz ve parmaklarımız amlarımızda müthiş bir hararetle sevişmeye başlamıştık. İnanılmaz bir şey yaşıyorduk, ilk seks deneyimimizi birbirimize hediye ediyorduk...
Uzunca bir süre bu şekilde seviştikten sonra ben birden titreyerek kendimden geçmeye başladım. Benden hemen sonra Selin de tireyerek kendinden geçti ve yatağa yan yana yığılıp kaldık. Birkaç dakika sonra birbirimize dönüp bakıştık ve tekrar öpüşmeye başladık. Öpüşmeyi bitirdikten sonra, Selin, "Biz sevgili mi olduk şimdi?" deyip güldü. "Galiba evet!" deyip ben de güldüm. Tekrar sarıldık ve bir saate yakın daha sevişip toparlandık. Selin'in eve gitmesi gerekiyordu. Selin'i kapının önünde tekrar dudağından öpüp uğurladım, ama ayrılmak ta istemiyorduk. İmkan olsa sabaha kadar devam edecek kadar azmıştık...
Selin ile bu ilk sevişmemizden sonra evlerimizden biri ne zaman boş olsa gidip sevişiyorduk. Tecrübe kazandıkça sevişmelerimiz daha güzelleşmeye başlamıştı. Aradan birkaç ay falan geçmişti ki, artık deliklerimizi ufak ufak parmaklamak yetmiyordu. Selin'in abilerinin dergilerinde kadınların götten sikilişlerini gördükçe biz de denemeye karar vermiştik. Mutfaktan aldığımız ince salatalıkları birbirimizin göt deliğine sokarak zevkimizi artırmaya çalışıyorduk. Tabii salatalığı ilk seferinde götümüze almak kolay olmamıştı. Alıştıra alıştıra, tükürükle ıslatıp sokuyorduk. Deliklerimiz genişledikçe daha kalın salatalık seçiyorduk. Derken biz iyiden iyiye yoldan çıkmıştık, fırsat bulunca okul tuvaletinde bile sevişiyorduk...
Günler böyle geçerken bir Cuma günü okuldan sonra Selin annemin yanında, "Yarın bizim ev müsait olacak, öğlen saat 12'de gel de ders çalışalım!" dedi. Evde ders çalışma aramızda şifreydi. Annem de izin verince sevinçten uçacaktım. Cumartesi günü altıma külot giymedim, varır varmaz hemen Selin'e amımı yalatmayı düşünüyordum, o kadar azgındım yani. Diz altı bir etek ve gömlek giyip hazırlanıp çıktım.
Evlerine varıp zile bastım. Selin açacak diye beklerken kapıyı abisi Cenk açtı. Ben tabii şaşkınlıkla, "Cenk abi, sen evde miydin?" dedim. "Evet, yeni geldik abimle!" dedi. Yani Emre de evdeydi. "Selin'le ders çalışmaya geldim!" dediğimde, "Az önce annemle alışverişe çıktılar, annem Selin'e kıyafet alacakmış, bir saate gelirler, ama gel istersen içerde bekle!" dedi.
"Tamam!" diyerek girdim içeriye. Salona geçtik, "Gel otur!" dedi. Oturdum. Cenk te karşıma oturdu, "Ee Leyla, nasıl gidiyor hayat? Artık Selin de sen de büyüdünüz, genç kız oldunuz. Kaç yaşına geldin?" dedi. "16 bitmek üzere. Sen kaç yaşına geldin Cenk abi?" dedim. "Ben 19, Emre de 20 oldu!" dedi gülerek. O sırada Emre de geldi salona ve o da selam verip karşıma oturdu. İkisiyle de sohbet ederken avuçlarım terlemişti. Selin ile sevişmeye şartlanarak geldiğim için içimdeki seks duygusunu bastıramadan bu iki yakışıklı erkekle, üstelik en yakın arkadaşım ve sevgilimin abileri ile oturmuş başbaşa sohbet ediyordum...
İkisinin de gözleri benimle konuşurken sürekli aşağı kayıyordu, önceleri anlamamıştım, ama sonra ben de aşağı bakınca eteğimin açıldığını ve külotsuz amımın tam da karşılarında kabak gibi sergilendiğini anladım. Utanarak hemen bacaklarımı birleştirip eteğimi çekiştirerek düzelttim. Kafamı kaldırdığımda, birden Cenk oturduğu koltuktan kalkıp yanıma geldi ve "Leylacığım, amcığın harika, başımızı döndürdün!" diyerek elimden tutup ayağa kaldırdı ve dudaklarıma yapıştı. Dudaklarımı zorlukla kurtarıp, "Dur Cenk abi, yapma, sen abim sayılırsın, Selin'in yüzüne bakamam, ben böyle şeyleri hiç yapmadım, lütfen bırak beni!" desem de dinlemiyor, yeniden yapışıyordu dudaklarıma.
Cenk beni öperken Emre de kalkıp gelmişti yanımıza. Cenk resmen vantuz gibi yapışmıştı dudaklarıma. Emre ise eteğimin fermuarını indirdi ve eteğim belimden aşağı düştükten sonra önümde diz çöküp amımı yalamaya başladı. Başımda baş örtüsü ve üstümde gömleğimle kalmıştım, altım çırılçıplaktı. Amım yalanırken zevkten ölüyordum. Cenk beni öpmeyi bırakıp üzerimdeki gömleği bir çırpıda çıkarttı. Sütyenimi de parçalarcasına çıkartınca salonun ortasında çırılçıplak kalmıştım. Emre amımı yalarken Cenk te göğüslerime yumuldu. Uçlarını emiyor, ısırıyor, bir yandan da, "Offf Leyla, aylardır seni sikmeyi hayal ediyorduk, bu güne kısmetmiş!" diyordu. "Abi yapmayın, ben bakireyim!" desem de zevkten ölüyordum. Amımdan akan sular resmen bacağımdan süzülüyordu. Anlaşılan kurtuluşum yoktu, bu gün bu iki erkeğin altına yatarak kızlığımı verecektim...
Derken evin telefonu çaldı. Emre amımı yalamayı bırakıp gitti telefonu açtı. Konuşup kapattı ve sevinçle yanımıza gelip, "Annem aradı, akşama anca geleceklermiş!" dedi. Cenk de, "Oğlum bol bol zamanımız var o halde, evire çevire sikelim şu azgın orospuyu!" dedi. "Ben orospu değilim!" dediğimde, Cenk, "Orospu olmasan iki tane erkeğin karşısında külotsuz oturup amcığın sergilemezdin! Üniversitede siktiğimiz kızlar bile senin kadar azgın ve külotsuz gezecek kadar cüretkar değil!" deyip beni kucağına aldığı gibi odalarına götürdü. Ben elimle göğüslerimi ve amımı kapatmış halde, "Yapmayın!" diye yalvarırken onlar çırılçıplak soyunmuştu bile ve sikleri aynı dergilerdeki gibi görünüyordu.
Emre beni kucağına alıp, "Kollarını boynuma sar, bacaklarını belime dola, seni yarağımın üzerine yavaş yavaş bırakacağım!" dedi. "Yapma Emre abi, ben bakireyim, kızlığımı bozma, sikecekseniz götümden sikin beni!" dedim. Emre benim bakire olduğuma inanmıyordu, "Bak seeen, demek götten de veriyormuş bizim orospu! Merak etme, götünü de sikeriz, ama önce amının tadına bakalım!" dedi. Ne desem bakire olduğuma inandıramıyordum, sonunda pes ettim ve kollarımı boynuna, bacaklarımı da beline doladım. Emre de sikini amımın girişine denk getirip beni yavaşça indirerek sikine oturttu. Siki tamamen girince büyük bir acıyla çığlık attım, amımın kanadığını göremiyordum ama hissediyordum, kızlığım gitmişti...
İki eliyle götümden tutarak beni kucağında kaldıra indire sikerken ben acıdan dolayı dudaklarımı ısırıyordum. O sırada yatağın kenarında oturan Cenk birden kalkıp arkama geçerek, "Lan oğlum sikin kanlanmış, orospu harbiden bakireymiş!" dedi. Emre de, "Ohhh, hiç bakire bozmamıştım, siktiğim kızlar hep patlaktı! Artık bunun dönüşü yok Leyla, kimseye söylemeyeceksin, biz de söylemeyeceğiz, sen evlenene kadar bizim karımız olacaksın. Kim bilir, belki de ilerde birimiz seninle evleniriz!" deyip sikmeye devam etti...
Emre beni ayakta biraz siktikten sonra birden durdu ve Cenk'e, "Git peçete getir, akan kanları sil de halıya damlamasın!" dedi. Siki amımdayken ikimiz de hareketsiz bekliyorduk, "Çok korkuyorum!" dedim. "Korkma tatlım!" deyip beni öpmeye başladı. Ben de Selin'le öpüşmekten oldukça tecrübeli olduğumdan karşılık veriyordum ve deli gibi zevk alıyordum...
Cenk getirdiği peçetelerle amımdan akan kanı sildikten sonra, ben, "Saçlarımı savurup, sik beni artık Emre abi, sonra da Cenk abi siksin, sonra aranıza alın aynı anda sikin, o dergilerdeki kadınlar gibi sikilmek istiyorum!" dedim. Cenk, "Vay orospu, neler de biliyor böyle, yaşadık!" dedi. Emre beni yavaş yavaş sikinin üzerinde indirip kaldırmaya başladı. Giderek hızlanıyordu. Emre'nin kucağında resmen zıplıyordum...
Ben kısa sürede orgazm olmuştum ve baygınlık geçirecek kadar halsizleşmiştim. O sırada Cenk, "Ben dayanamyorum, götüne de ben gireyim!" dedi. Emre de, "Lan oğlum bebe yağını getir de kızın götü acımasın!" dedi. Cenk koşarak bebe yağını alıp getirdi. Göt deliğime ve sikine sürdükten sonra arkama geçti. Emre siki amımdayken beni biraz yukarı kaldırdı, Cenk de sikini göt deliğme nişanladı. Emre bana, "Hazır mısın orospu götten de almaya?" dedi. Ben de, "Emre abi ben götten alışkınım, çok salatalık sikti götümü, hadi bırak beni Cenk abinin sikine!" dedim.
Hınzırca sırıtarak beni birden bıraktı. Amımda Emre'nin siki varken Cenk'in siki de resmen yararak götüme girdi. Ben tabii yine bastım çığlığı. Götüme giren salatalıklardan çok daha farklıydı ve feci acımıştı. Kökleye kökleye amımı ve götümü sikmeye başladılar. O dergilerde görüp de imrendiğim kadınlar gibi iki erkek tarafından aynı anda sikiliyordum. Bir gün ben de öyle sikilebilir miyim diye ne fantaziler kurmuştum ve şimdi dakikalardır bunu yaşıyordum. İki yarak resmen içimde birbirini sıvazlar gibiydi. Aralarında zıplamaktan yorulsam da aldığım zevk beni daha da kamçılıyor, peş peşe orgazmlar yaşıyordum...
Derken bir süre sonra sanki ikisi de sözleşmiş gibi aynı anda yaraklarını çıkartıp beni yere indirdiler, biri göbeğime ve göğüslerime, diğeri de sırtıma ve belime, resmen döllerini fışkırttılar. Boşalmaları bitince Cenk peçete verdi bize. Ben vücudumda ulaşabildiğim yerlerdeki dölleri silerken, onlar da siklerini sildi. Cenk sırtımı da sildikten sonra yatağın üzerine attık kendimizi. Beş dakika kadar sessizce yattık. Ben içimde bir pişmanlık hissedeceğimi düşünürken pişmanlıktan eser yoktu, hatta doymamıştım.
Doğruldum ve "Hadi duş alıp devam edelim!" dedim. Emre Cenk'e, "Orospu harbiden çok azgınmış!" deyip hemen fırladı, beni kucakladığı gibi üçümüz banyoya gittik. Güzelce yıkanıp temizlendikten sonra kurulanıp yatağa döndük. "Sıra bende!" dedim ve dergilerde gördüğüm gibi, Emre'nin sikini ağzıma alıp emmeye başladım. İlk defa bir siki elimle tutmuş ve ilk defa ağzıma, boğazıma kadar almıştım. Emre de saçımı tutup sikine bastırıyor ve daha derinlere, gırtlağımın en son noktasına kadar sikinin girmesini sağlıyordu.
Salyalarıma ve tükürüklerime hakim olamıyordum, gözümden yaşlar geliyordu, kusacak gibi oluyordum, ama çok zevkliydi. Emre'nin sikini kaldırdıktan sonra Cenk'e de aynı muameleyi yapıp sikini kaldırdım. "Hadi birer defa daha sikin beni!" dedim. Gözleri parlıyordu. Cenk, "Biz seni asla bırakmayız, sen de bizi bırakma küçük orospumuz!" deyip sırtüstü yattı, beni üstüne alıp alttan sikini amıma geçirdi. Emre de, "Canım yine kaşarlı tost istedi!" deyip bebe yağını getirdi. Götümü ve sikini yağlayıp sikini götüme kökledi, "Ohhh, bu kaşarın tadına doyulmuyor!" deyip sikmeye başladılar.
O anda tost ve kaşar kavramları beynimde yeniden tanımlanmıştı. Aralarında tost kaşarı olmanın zevkini yaşıyordum doyasıya. İkisi birden pompalayıp amımı ve götümü haşat ederken acıyla karışık aldığım zevkin tarifi yoktu... O gün o postadan sonra bir posta daha siktiler. Selin'in gelmesini beklemeden eve gittim. Zaten o gün bir de Selin'le sevişecek ne halim vardı, ne de ortam...
Sonraki günlerde de onların kadını olmaya gizli gizli devam ettim. Düzenli bir seks hayatım olmuştu, haftada en az bir defa Selin ile, bir defa da abileri ile sikişiyordum. Tabii Selin'in olanlardan haberi yoktu, abileri de Selin'le seviştiğimi bilmiyordu. Emre ile daha çok duygusal bağ kurmaya başlamıştık, sadece sikişmiyorduk, arabada, AVM'de, parkta, otoparkta, evde, kömürlükte, depoda, bodrumda aklınıza neresi gelirse öpüşüp yiyişiyorduk. Ve şaşıracaksınız ama, Emre ile de okulu bitince evlendik. Seks hayatımın güzelliğini artık siz düşünün :)
Külotsuz Amcık! (2) (Leyla 22 Y., Ankara)
Evlenmeden önceki maceralarımla devam edeyim. Selin'in abileri Cenk ve Emre'nin orospusu olduktan sonra Selin ile olan lezbiyen ilişkimiz de devam ediyordu. Bekaretimi kaybetmiş olmam biraz endişe verse de artık yapacak birşey olmadığı için bu özgürlüğün tadını çıkartmaya karar vermiştim. Emre ve Cenk ikilisinin seks oyuncağı olarak aylardır onlarla sikişmekten seks konusunda müthiş tecrübe kazanmıştım. Fakat kendimi onlara bağlı kalmak zorunda hissetmiyordum, onlara fark ettirmeden farklı erkeklerin de yaraklarının tadına bakmak isteği bende tavan yapmıştı. Karşıma çıkan ve beğendiğim her erkeğin altına yatabilecek kadar orospu bir iç dünyam vardı. Bunu gerçekleştirmekte de çok geç kalmayacaktım.
Kendimi her an sikişe hazır hissediyordum ve sikişirken de tıpkı o seks dergilerindeki kadınlar gibi olmak istiyordum. Harçlıklarımı biriktirip kendime gizlice jartier çoraplar alıyordum. Okul kıyafetim beyaz gömlek, altımda dizimden bir karış daha aşağıya uzanan etek ve başım örtülü olsa da, içimde kimi gün beyaz, kimi gün siyah, kimi gün ten rengi dantelli jartier çorap giyiyor, muayyen günlerim hariç altıma hiç külot giymiyordum. Öyle azgın bir ruh halim vardı ki, bana sahip olmasına izin vereceğim sikicimin zorlanmadan amıma ulaşmasını istiyordum.
Otobüslerde fantaziler yaşamaya ve en azından bana ellemeleri veya sürtünmeleriyle orgazm olmaya başladım. Kalabalık otobüslerde en arkalara ve erkeklerin en çok olduğu yerlere doğru ilerliyor, aralarında sıkışıp içlerinden birinin ilk hamleyi yapmasını bekliyordum. Sonrasında ben onu daha da cesaretlendirip daha da ileri gitmesini, elleyip sürtünmesini sağlıyordum. Bu fantaziler kimi zaman yarım kalıyor, kimi zaman da amacıma ulaşarak orgazm olmuş ve mutlu bir halde otobüsten iniyordum...
Bir sabah okula giderken otobüsler yine dolu geliyordu. Birine bindim ve arkaya doğru ilerlemeye başladım. Körüklü otobüs olduğu için en arkasında koltuk olmuyordu, oraya doğru ilerledim. Etrafım tam sevdiğim gibi erkek kaynıyordu. Otobüs hareket etti, ama henüz erkeklerin tam dikkatini çekememiştim. Bu yüzden çaktırmadan gömleğimin üstten iki düğmesini açtım. Artık dolgun göğüslerimin sütyenden taşan üst kısımları rahatlıkla görülebilir duruma gelmişti. Otobüs sarsıldıkça gögüslerim de sarsılıyor ve müthiş bir görüntü ortaya çıkıyordu.
Çok geçmeden bunu farkeden 30'lu yaşlarda bir erkek yan gözle göğüslerimi kesmeye başlamış ve yüzünü bana doğru dönecek şekilde pozisyon almıştı bile. Artık çaktırmdan değil direkt bakıyordu. Bir anda göz göze geldik, utandı ve başını çevirdi. Ben avımı bulmuş olmanın heyecanı ile bir gömleğimden düğme daha açtım, artık nerdeyse sütyenim de görünür hale gelmişti. Adam başını tekrar çevirip bir düğme daha açıldığını farkedince istediğim gibi cesaretlenmiş ve ilk hareketi bana biraz daha yaklaşarak yapmıştı. Ben de ona elimden geldiğince yaklaşınca artık istese göğüslerime dokunabilecek duruma gelmişti.
Tam bu pozisyonda iken otobüs durağa geldiği için sertçe yavaşlayınca ben bunu fırsat bilip adama doğru sendeledim. Adam da refleksle boştaki elini yukarı kaldırınca göğüslerimin üst kısmı adamın eline kısa süreliğine de olsa değmişti. Çok tahrik olmuştum, tabii o da. Durakta inenlerin yerine doğru az daha ilerleyince artık otobüsün köşesinde yerimizi almıştık. Benim ineceğim durağa kadar daha yarım saat kadar bir zaman vardı. Sırtımı cama yaslamış halde duruyorum, önümde de bana yapışmış şekilde adam. Göz göze bakışıyorduk. Pantolonunun içinde kazık gibi olmuş yarağını baldırımda hissediyordum. Biraz daha sağa doğru dönüp yarağını tam amımın üstüne dayamasını sağladım.
Artık adam sinyalimi net olarak almış olacak ki, o anda kimseye çaktırmadan boştaki elini yukarı çıkarıp göğüslerimi okşadı ve gözlerime baktı. Gülümsedim, bu ona (Devam et!) demekti. Eli artık göğüslerimde, popomda, bacaklarımda geziyordu. Otobüs sarsıldıkça pantolonunun içindeki kalkmış yarrağı eteğimin üzerinden amıma sürtüyordu. Külotsuz amım öyle sulanmıştı ki, sularım bacaklarımdam aşağıya damlalar halinde süzülerek iniyor, jartier çorabımın dantel kısmını ıslatıyordu.
Adamın eli boş durmuyor, kıyafetimin üzerinden okşamadığı yer kalmıyordu. Ama maalesef eteğim uzun olduğu için külotsuz amıma elleyemiyordu. Ben de bir elimi adamın önüne attım ve pantolonunun üstünden yarağını yokladım. Hissettiğime göre adamın yarak kocaman birşeydi, Cenk ve Emre'nin yarakları bunun yanında halt etmişti. Adamın gözlerine bakarak avuçlayıp okşamaya başladım. Pantolonuna rağmen yarağı sıcacıktı, adeta yanıyor ve zonkluyordu. Ben okşadıkça adam zevkten deliriyordu.
Adam birden kulağıma yaklaşıp, "Bir sonraki durakta inip bir yere gidelim mi?" dedi. Başımı sallayıp, "Tamam!" dedim, ama heyecandan başımdan alev çıkıyordu. Elimi adamın önünden çektim, gömleğimin düğmelerini de tekrar ilikledim. Bu gün okulu asacak ve kendimi bu adama siktirecektim. Otobüs durakta durunca birlikte indik. Elimden tuttu ve yürümeye başladık, hiç tanımadığım bir erkekle sevgili gibi el ele tutuşmuş beni sikeceği yere doğru götürmesine izin veriyordum.
Adama, "Adın ne?" dedim. "Fatih, ya seninki?" dedi. "Leyla!" dedim. Bir iki dakika yürüdükten sonra, ona, "Nereye gidiyoruz?" dedim. "Bilmiyorum tatlım, ama bu gün ben işe sen de okula gitmiyorsun, sadece bunu biliyorum, seninle sevişebileceğimiz bir yer bulalım!" dedi. Ben de, "Her hangi bir apartmana girsek, bodrum ya da kömürlükte yapsak olmaz mı?" dedim. Adam, "Ya yaklanırsak?" dedi. "Sesiz oluruz, daha fazla dayanamayacağım, bir an evvel seninle sevişmek istiyorum!" dedim.
Bu sözüm onu daha da deli etmiş olacak ki, kapısı açık gördüğümüz ilk apartmana girip hemen bodrumuna indik. Bodrum sığınak gibi bir yerdi. Apartmanda oturanların kullanmadıkları eşyalarını yığdıkları tarafa doğru yürüdük. Çok loştu, birbirimizi zar zor görüyorduk. Küçücük havalandırma penceresi olan aydınlık bir köşeye geçtik. Burada eşyalar üst üste yığıldığı için birinin bizi görmesi çok zordu. Birbirimize baktık ve öpüşmeye başladık. Gömleğimin önünü tamamen açıp, önden kopçalı sütyenimin de kopçasını çözünce artık göğüslerim onun emrindeydi. O da pantlolonunu indirip Boxerden yarağını çıkarttı.
Otobüste ellediğimde tahmin ettiğim gibi uzun ve kalındı. Biraz öpüştükten sonra ayakta önüne eğilip yarağını ağzıma aldım, yalamaya başladım. Adam da başımdan tutup beni yarağına bastırıyor, kocaman yarağını gırtlağıma kadar sokuyordu. Gözlerimden yaş geliyor, ağzımın kenarından salyalarım yere akıyordu. Yarağı gırtlağıma girip çıktıkça göğüslerim de tempo tutar gibi özgürce sallanıyordu...
Birkaç dakika ağzımı siktikten sonra beni doğrulttu ve göğüslerime yumuldu. Uçlarını ısırıp, emiyor, kocaman elleriyle yoğruyordu. O bunu yaparken ben de eteğimi belimde topladım, yarağını elime alıp amıma sürtmeye başladım. Zevk sularımla vıcık vıcık olan amımı yarağında hissedince, "Bakire misin?" diye sordu. "Hayır, değilim!" dediğimde gözleri parlamıştı resmen. Beni domaltıp sikmek istedi, ama ben, "Kucağında sik!" deyince beni kucağına aldı. Kucakta sikilmeyi seviyordum, kollarımı boynuna, bacaklarımı beline doladım. "Hazır mısın?" dedi. "Evet!" dediğimde, eliyle amımın girişine denk getirdiği yarağının üzerine oturttu beni. Koca yarak milim milim amımın duvarlarını yara yara, amımı doldura doldura köküne kadar girmişti. Hepsini almıştım...
Fatih, "Offf, daracık amın yanıyor, harikasın tatlım, kaç yaşındasın sen?" dedi. "16!" deyince, "Daha bu yaşta böyle azgınsan, gelecekte nasıl olursun kim bilir!" deyip beni kucağında sikmeye başladı. Ben dudaklarımı ısırıyor, bağırmamak için kendimi zor tutuyor, kısık sesle inliyordum. Mümkün olduğunca ses çıkartmamaya çalışıyorduk, ama o beni seri bir şekilde ve hızlı hızlı kaldırıp yarağına oturttukça 'Şak, şak, şak!' sesleri bodrumun duvarlarında yankılanıyordu. Ona, "Yavaş Fatih, biri duyacak!" desem de umrunda değildi...
Yaklaşık beş dakikadır en sevdiğim pozisyonda kucağında sikiyordu beni. Birden, "Kolay gelsin!" diye bir sesle irkilip durduk. Fatih'in yarağı köküne kadar içimde öylece kalmıştık. Korkudan ölüyordum. Sesin sahibi 45 yaşlarında bir erkekti, elinde telefonuyla bizi kaydederken, otoriter bir ses tonuyla, "Ben apartman yöneticisiyim, tesadüfen güvenlik kamerasından sizi bodruma inerken gördüm. Bu işin yeri burası mı?" dedi. Fatih de mahçup bir ses tonuyla, "Değil, ama daha fazla dayanamadık, çok özür dileriz, hemen toparlanıp gidelim, lütfen olay büyümesin..." dedi.
Adam pis pis sırıtarak, "Olayın büyümesini istemiyorsanız, bu iş için daha uygun bir yere gidelim!" dedi. Adam bunu demekle aslında sus payı olarak beni sikmek istediğini belirtmişti. Fatih telaşla yüzüme baktı. Başka çaremiz yoktu, mecburen, "Tamam!" dedim. Adam sevinerek telefonunu kapatıp cebine koydu ve "Ee hadi o zaman, benim eve çıkıp orada devam edelim!" dedi. Fatih yarağını amımdan çıkartıp beni yere indirdi. Üstümüzü başımızı düzeltip adamın peşine takıldık. Asansöre bindik, üst kata çıkıp adamın dairesine doğru yürüdük. Daha yarım saat öncesine kadar tanımadığım bir erkek elimden tutup beni sikmeye götürüyorken, şimdi tanımadığım ikinci bir erkekle de sikişmeye gidiyordum.
Eve girdikten sonra adam direkt dudaklarıma yapışıp beni öpmeye başladı, beni kucağına aldığı gibi yatak odasına doğru yürüdü. Fatih de arkamızdan geliyordu. Yatak odasına girince beni yere indirdi ve "Soyun, sadece çorapların kalsın! Kaç numara ayakkabı giyiyorsun?" dedi. Bunu neden sorduğunu anlamasam da, "36!" dedim. Adam, "Harika!" deyip gitti. Ben soyunurken Stiletto topuklu bir ayakkabı getirip ayağıma giydirdi. "İşte şimdi en çok beğendiğim pørnø yıldızına benzedin tatlım!" dedi ve soyunmaya başladı. Fatih de soyundu. Ben zaten çıplaktım, altımda jartier çoraplarım ve (muhtemelen adamın karısının veya kızının) Stiletto topuklularıyla karşılarındaydım.
Adamın yarağı da aynı Fatih'in yarağı gibi kocamandı. Kim önce sikecek diye birbirlerine bakıyorlardı. Adam Fatih'e, "İstersen önce ben de bir tadına bakayım, sonra sen yarım kalan işi bitirirsin, olur mu?" dedi. Fatih ağzını açmadan ben, "İkiniz aynı anda sikin! Hanginiz götümü sikecek ona karar verin!" dedim. Bunu olasılık akıllarından bile geçmemişti, ki ikisinin de gözleri fal taşı gibi açılmıştı. Fatih, "Ben amının tadına baktım, götünü beni sikeyim!" diyerek beni ayakta öne eğip arkama geçti, amıma yarağını sürterek am suyum ile ıslatıp göt deliğimi zorlayarak yavaş yavaş yarağını soktu. Biraz uğraşsa da köküne kadar almıştım. Aklıma Cenk ve Emre ile ilk sikişmem geldi ve "Ayakta, kucakta sikilmek istiyorum!" dedim.
Fatih yarağı götümdeyken beni kucağına alıp diğer adama, "Gel önden gir!" dedi. Ben kollarımı ve bacaklarımı adamın boynuna ve beline dolar dolamaz adam yarağını amıma kökleyiverdi. Derin bir, "Ohhhh!" çektim ve sikiş başladı. Hayvan gibi iki yarak, biri amımda, diğeri götümde gidip geliyordu. Sikicilerimin ikisi de çok güçlüydü ve hayvan gibi nefes nefese sikiyorlardı. Önümdeki sikicim aynı zamanda dudaklarımı öpüyor, Fatih de arkamdan ensemi ve omzumu öpüp yalıyor, beni deli ediyordu. Gardrobun boy aynasından sikilişimi izliyordum, tıpkı pørnø dergilerinde imrenerek baktığım fotoğraflardaki kadınlar gibi görünüyordum...
10 dakika kadar ayakta amıma ve götüme sertçe pompalayarak sikip beni yere indirdiler. Bacaklarım zevkten titriyordu, Fatih belimden tutmasa düşecektim. Adam, "Biraz da ben götten sikeyim!" diyerek yatağa yattı, beni sırtım ona gelecek şekilde üstüne aldı, yarağını tek hamlede götüme geçirdi. Fatih te üzerime çıkıp yarağını amıma yerleştirdi. Yine tost kaşarı olmuştum, kaşarlığıma kaşarlık katıyordum. Zerre pişmanlık yoktu içimde, aksine aynı anda hem amımdan hem götümden sikilmenin tadını çıkartıyordum...
Çok sert sikiyorlardı, aldığım zevkten bayılacak gibiydim, üst üste defalarca orgazm olmuştum, am sularım yatağa akıyordu. Beni ne kadar siktiler bilmiyorum, ama adam Fatih'e, "Aynı anda boşalalım!" dedi ve sikiş iyice sertleşip hızlandı. Ben inlemelerimin arasında nefes nefese, "Lütfen amıma boşalma Fatih!" diyebildim. "Tamam güzelim!" dedi. Az sonra da böğürerek amımdan çıkıp göğüslerime ve göbeğime boşalmaya başladı. Götümdeki adam da böğürerek götümün içine döllerini boşalttı.
Fatih yanıma yığılıp kaldı. Adam da enseme bir öpücük kondurup beni üzerinden kaldırıp götümden çıktı. Yüzümü kendine çevirip dudaklarıma bir öpücük kondurdu ve "Bu gün evrenden böyle bir hediye alacağımı hiç düşünmemiştim!" dedi. Ben de ona, "Ben de bu gün evden okula diye çıkarken sabah sabah iki erkek tarafından sikileceğimi düşünmemiştim!" deyince hep birlikte gülüştük. Adam, "Tanışmadık tatlım, benim adım Serdar!" dedi. "Ben de Leyla!" dedim. "Kaç yaşındasın Leyla?" dedi. "16!" deyince, "Senin yaşında kızım var, ama sen aklımı başımdan aldın Leyla!" dedi. Ben de, "Madem öyle, duş alıp devam edelim, ben daha doymadım!" dedim.
Üçümüz birlikte banyoya girip güzelce duş aldık ve kurulanıp yatağa döndük. İkisinin de yaraklarını sırayla ağzıma alıp emerek büyüttüm. Hiç onlara fırsat vermeden Fatih'i altıma alıp yüzüm ona dönük şekilde yarağını amıma yerleştirdim, üzerine yatıp göğüslerimi ağzına verdim. Serdar da arkama geçip götüme girdi. İşte yine en sevdiğim şeyi yaşıyordum, tost kaşarı oluyordum...
İkinci postaları çok daha uzun sürdü, neredeyse bir saatten fazla siktiler beni, pozisyon ve deliklerimi değişe değişe. İkisi birer defa daha deli gibi boşalıp yığılıp kaldığımızda vakit öğlen olmuştu. Her ikisi de benimle tekrar buluşmak istiyordu. Ben de onlara, "Haftada veya iki haftada bir defa olabilir!" dedim. Onlar sikebilecekleri azgın bir kız buldukları için sevinçliydi, ben de dergilerdeki gibi iki tane kocaman yarak bulduğum için...
Benim artık gitmem gerekiyordu, giyinmeye başladım. Fatih'le Serdar bu gün tanıştıkları halde sanki 40 yıllık arkadaş gibi olmuşlardı. İkisi de çırılçıplak oturmuş, biralarını içerlerken benim ne kadar azgın olduğumun yorumunu yapıyorlardı. Giyindim, gitmek için vedalaşırken ikisini de sırayla dudaklarından öptüm. Serdar, "Bir saniye!" deyip cüzdanına uzanınca Fatih te hemen uzandı cüzdanına. Para çıkarıp uzattılar. Çok şaşırmıştım, babamın bir aylık maaşının en az yarısı kadar vardı. Parayı almak istemedim, çünkü ben para için değil, zevkim için sikişmiştim. Ama Serdar, "Al al, fazlasıyla hak ettin! Mutlaka yine beklerim, evi biliyorsun artık!" deyip zorla elime tutuşturdu parayı.
Oradan ayrıldım ve sanki okuldan eve dönüyormuşum gibi eve gitmek için otobüse bindim. Otobüste halen amım yeniden orgazm olmak istercesine karıncalanıyordu. Kendime şaşıyordum, iki erkek tarafından sabahtan öğlene kadar sikilmiştim, ama halen doymamıştım. Erkek sayısını arttırmak gerek diye düşünüp hınzırca gülümseyerek otobüsten inip eve vardım.
Annem yoktu. Fırsattan istifade, yeni bulduğum iki erkeğimin bu gün beni sikişini düşünerek masturbasyon yapıp orgazm oldum ve duşa girdim. Duştan çıkınca bu gün sikilmiş olmanın tadına temizlenmiş olmanın ferahlığı da eklenince uyuyup kalmışım :)
Külotsuz Amcık! (3) (Leyla 22 Y., Ankara)
Serdar ve Fatih ile olan sikiş maceramızın üzerinden henüz birkaç gün geçtikten sonra, Emre ile buluşup tenha bir yerde arabanın arka koltuğunda kendimi bir güzel siktirdim. Emre beni çok güzel sikiyordu, sadece azgınlık ve şehvet değil, onun sikişinde sevgi vardı, aşk vardı. Emre çok geç boşalıyordu ve bundan da çok memnundum. Ama doğrusu tek erkek bana çok zevk vermiyordu. Seks hayatına kız arkadaşıyla lezbiyen ilişkiye girerek adım atıp, sonra da gerçek sekse iki erkek tarafından aynı anda sikilerek başlayıp, öyle de devam eden bir kız tek erkekle doyar mıydı? Tabii ki de hayır :)
İnanılmaz şekilde içimden bir orospu çıkmıştı ve durduramıyordum. Dışardan bakınca, 16 yaşında, mazbut, başı örtülü, kapalı giyinen bir kızdım, ama paketin içinde tam bir sürpriz vardı ve bu sürprizin tadına da paketimi açmasına izin verdiklerim bakacaktı. Seks hayatım geliştikçe, bakışlarıyla erkekleri davet eden işveli bir hatuna dönüşmüştüm ve bunu da ailemden gizlemekte zorlanıyordum. Emre'ye gereken ilgiyi gösteriyordum, bir dediğini iki etmiyordum, çünkü ona ayrı bir duygu besliyordum ve aşıktım. Fakat içimdeki orospu yüzünden onu aldatmadan da duramıyordum, üstelik beni kardeşi Cenk ile birlikte ilk siken o olmasına ve bu ikili ilişki halen devam etmesine rağmen, onun da bana duyguları çok başkaydı. Emre beni sikmeyi sevdiği kadar Cenk'e siktirmeyi de seviyordu.
Emre bir keresinde, "Sana daha önce hiç görmediğin birşey göstereceğim!" diyerek arabanın torpidosundan bir pørnø dergi çıkarmıştı. Tabii Selin'in bulup getirdiği dergiden haberi yoktu ve ben de ilk defa bir pørnø dergisi görmüşüm havalarında bakmıştım dergideki fotoğraflara. Sonra da, "İstersen al götür, evde gizlice bakarsın. Haftaya geri getir, yenisini veririm!" diyerek dergiyi bana vermişti. Ondan sonra da artık her hafta yeni bir dergi veriyordu.
Üzüldüğüm tek şey, bu dergileri (Emre'nin verdiğini açıklayamayacağımdan dolayı) Selin'le paylaşamamaktı. Ama neler yoktu ki o dergilerde! Artık bir kadını sadece bir erkeğin siktiği fotoğraflar pek ilgimi çekmez olmuştu. Çünkü bir kadını 5-6 erkeğin siktiği ve benim fantazilerime level atlatacak fotoğraflarla doluydu bu yeni dergiler. Bu da benim çok hoşuma gidiyor, hatta ilerde evlendiğimiz zaman Emre'nin yaşayacağım özgürlüğe engel olmayacağını, hatta ve hatta beni sikmeleri için farklı erkekleri kendisinin bulup getireceğini, beni onlara kendi kucağında siktireceğini, onlar beni sikerken başımı tutacağını bile fantaziliyordum. Bunu düşünmek bile benim isterikliğimi tavan yaptırıyordu.
Emre ile o gün arabada sikiştikten sonra, alışveriş yapacağım bahanesi ile kendimi Serdar'ın evinin yakınlarında bir yere bıraktırdım. Asıl derdim Serdar'ı görmekti, o günkü sikişi aklımdan çıkmıyordu. Evinin olduğu apartmana girdim ve yukarı çıktım, elim zile gidip geliyordu, ya evde karısı, kızı varsa, ya da kendisi evde değilse diye heyecan yapıyordum. Sonunda cesaretimi toplayıp zile bastım.
Kapıyı Serdar açtı. Şaşırmıştı, "Ooo Leylacığım hoş geldin, gel içeri!" dedi. İçeriye davet ettiğine göre demek ki evde yalnızdı. Ben yine de, "Karın veya kızın gelirse sıkıntı olur, içeri girmeyim, seninle konuşmak istemiştim sadece!" dedim. "Yok yok gel, onlar akşama kadar gelmez, karım öğretmen, kızım da onun okulunda öğrenci, okula ikisi beraber gidip geliyor!" dedi. İçeri girdim. Bana, "Bu gün okul kıyafetin yok?" dedi gülümseyerek. Baş örtüm, üzerimde sarı bir bluz, altımda Emre ile arabada kolay sikişebilmek için giydiğim etek ve içimde beyaz dantelli jartier çorabım vardı, külotum tabii ki de yoktu :)
Emre'nin sikişinin zevkinden kalan am suyum da daha tazeydi. "Bu gün okul ilaçlandığı için okul yoktu, böyle giyindim!" dedim gülümseyerek. O da, "Seni bir daha göreceğimi sanmıyordum!" dedi. Ben de işveli bir şekilde, "Şşeeeyyy, ben Fatih ve seninle olan maceramı aklımdan çıkaramıyorum, tekrar ne zaman yaparız diye sormak istemiştim. Fatih'e ulaşamam, ama senin evini bildiğim için geldim. Kızmadın değil mi?" dedim. "Yoo hayır, ama risk almışsın, iyi ki karım ve kızım evde yoktu, gerçi sen bir yalan uydurup yanlış çalmışım kapıyı diyebilirdin. Neyse, bak fırsatımız var, istersen şimdi yapabiliriz?" dedi.
Ben de, "Olurrrr, ama ben hem amımdan hem götümden aynı anda sikilirken daha çok zevk alıyorum. Fatih gibi birini, ya da birilerini daha ayarlayamaz mısın?" dedim. Serdar da, "Oooo, bakıyorum da çıtayı yükseltiyorsun, daha 16 yaşındasın ama iki erkek yetmiyor, üç, dört isterim diyorsun, seni küçük fahişe!" deyip hınzırca güldü. Ama birden yüzündeki gülüş kayboldu, aniden morali bozulmuştu sanki. "Ne oldu?" diye sordum. O da, "Nedense birden aklıma kızım geldi. Biliyorsun, kızım da seninle yaşıt. Ya kızım da senin gibiyse ve ben bilmiyorsam?" dedi.
Ben de, "Bunu bilemezsin zaten. Eğer kızın sikişmek istiyorsa bir yolunu bulup sikişir. Bak benim ailem tutucu ve baskıcı olduğu halde ben bir yolunu bulup dilediğimce sikişiyorum ve mutlu oluyorum. Bence kızını özgür bırak, kısıtlamanın, baskı kurmanın bir anlamı yok!" dedim. Serdar yüzünü buruşturup, "Bunu kabullenmek zor ama haklısın!" dedi.
Serdar sonra tekrar gülümseyip, "Neyse. Senin grup işini hallederiz tatlım. Ama önce tekrar gelişini başbaşa kutlayalım, sonra da senin için güzel bir grup ayarlarım, ne dersin?" dedi. Gözlerim parlayarak, "Evettttt!" dedim ve boynuna sarıldım. Beni kucağına aldığı gibi yatak odasına götürdü ve "Hangi pozisyonda istersin?" diye sordu. "Ayakta, kucağında sik beni!" dedim. Daha lafım biter bitmez dudaklarıma yapıştı, buluzumu ve sütyenimi sert bir hamle ile çıkartıp attı. Dolgun güğüslerim artık emrine amadeydi. Eteğimin fermuarını açtı ve eteğim belimden yere düşüverdi.
Birden durdu ve "Birşey eksik!" deyip geçen sefer bana giydirdiği kırmız Stiletto topuklu ayakkabıyı getirdi. Önümde çöküp ayaklarımı okşayarak giydirdi. Ayağa kalkmadan da amıma yumuldu. Dilini amımın içinde gezidiriyordu. Zevkten beynim uyuşuyordu. Sonra yukarı çıktı, göğüslerimi emdi bir süre ve oradan boynuma geçti. Birden beni kucaklayıp kaldırdı, hemen kollarımı boynuna bacaklarımı beline doladım ve "Sok hadi aşkım!" deyip amıma yarağını zevkle aldım.
İşte sikiş başlamıştı, çok güçlüydü, her zıplattığında resmen havada uçuyordum, yarağı amımdan tamamen çıkıp tek hamlede köküne kadar geri giriyordu. Başımdaki baş örtüsünü de çıkartıp attım, saçlarımı savuruyor, inliyor, çığlık atmamak için dudaklarımı ısırıyor, deli gibi zıplıyordum kucağında. Tam olarak bilmiyorum, ama nereden baksanız 15 dakikadan fazla yorulmadan kucağında sikti beni, orgazm üstüne orgazm etti, makina gibiydi...
Götüm de kaşınıyordu, kulağına, "Hadi, götümü de sik artık!" diye fısıldadım. "Emredersin küçük aşkım!" diyerek beni kaldırıp yarağını amımdan çıkarıp götüme nişanlayıp beni yavaş yavaş yarağının üzerine bıraktı. Vücut ağırlığımla yarağın üzerine santim santim otururken önce başını, sonra tamamını aldım götüme. Tekrar zıplatarak sikmeye başladı. "Bebeğim sen harikasın, nerden çıktın karşıma, aşık oluyorum sana!" diyerek hayvan gibi sikiyordu. Göt deliğimin kalın yarağı sayesinde mağara girişi gibi açıldığını hissediyordum. Her sokup çıkarttığında göt deliğimden içime resmen serin bir hava giriyor ve yarağını tekrar götüme sokunca o hava bağırsaklarıma pompalanıyordu...
Serdar götümü sikerken zevkten beynim uyuşuyordu. Kendime hakim olamıyordum, bir elimi amıma atmıştım, klitorisimle oynayarak üst üste orgazm oluyordum. Serdar da daha fazla kendini tutamayıp, "Geliyorum aşkım!" dedi. "Gel erkeğim, dölle götümü!" der demez götümün derinliklerin döllerini fışkırttı. Biraz böyle durduktan sonra beni yarağından kaldırıp yere bıraktı. Götümden döller süzülürken dudaklarına bir öpücük kondurdum ve "Bu günlük yeter mi?" dedim. Serdar da, "Yetmez ama idare ederim!" dedi gülerek ve göğüs uçlarıma birer öpücük kondurdu.
Ona, "O halde ayarla yeri, zamanı ve erkeklerimi, beni hem sik hem de siktir!" dedim. Serdar, "Buna resmen pezevenklik denir, oldu olacak para da alalım adamlardan!" deyip gülünce, ben de, "Hiç öyle düşünmemiştim, ama iyi fikir. Sat beni, pazarla, ama gizli kalacak şekilde yap, yoksa ikimizin de başı yanar!" dedim. "Offf, sen ne orospusun aşkım, deli ediyorsun beni!" deyip tekrar dudaklarıma yapıştı. Bir süre öpüştükten sonra dudaklarımı kurtarıp, "Döller götümden akıyor, nerdeyse ayaklarıma ulaştı, halıya akmasın!" dedim.
Beni kucakladığı gibi banyoya götürdü. Yıkanıp temizlendik. Kıyafetlerimizi giydik. Elime yine bir miktar para tutuşturdu. Kapıdan çıkmadan tekrar öpüşüp sarıldık. Ona, "Arayı çok açma!" dedim. "Kaç erkek yeter?" dedi gülerek. Aklımdan o yeni dergilerdeki grup fotoğrafları çıkmıyordu, "Ayarlayabilirsen en az iki, üç, dört de olabilir!" dedim. "Tamam canım, ama telefon numaranı vermedin, nasıl haber vereceğim sana?" dedi. Telefonumun olmadığını söyleyip okulumun adını verdim ve "Bir gün önceden okulun önüne gel, çıkış saatimde görüşürüz!" dedim, ordan ayrıldım.
Aynı gün hem Emre hem de Serdar tarafından sikilmenin mululuğu ile evin yolunu tuttum. Daha birkaç ay öncesine kadar ne kadar mazbut ve sekste hiç tecrübesi olmayan bir kızken, bu kadar kısa zamanda nasıl yoldan çıktığımı, beni siktirmesi için Serdar'ı nasıl pezevek haline getirdiğimi düşünerek ve yine zerre pişmanlık duymadan eve varmıştım.
Aradan üç gün geçmişti ki, okul çıkışı Serdar beni bekliyordu. Sevinçten havaya uçacaktım. Selin'i ektim ve Serdar'ın yanına gittim. Etraftan kimse şüphelenmesin diye gayet resmi bir şekilde, "Serdar amca nasılsın?" deyip tokalaştım. O da aynı resmiyette, "İyiyim kızım!" dedi. "Eee, ne yaptın o meseleyi?" dedim. "Ayarladım, yarın okul çıkışında şu adresteki dükkana gel!" dedi. "Tamam!" deyip ayrıldım. Heyecan ve neşe içinde eve döndüm. Ertesi gün olsun istiyordum hemen...
Sabah uyanıp banyodan sonra siyah jartier çorabımı giydim, külot olmadan tabii :) Sonra okul kıyafetlerimi giyip okula gittim. Derslerin bitmesini sabırsızlıkla bekliyordum. Sonunda dersler bitti. Okul çıkışı Selin'i (sikiştiğimi bilmediği için) yine ekmek zorunda kaldım. Aceleyle adresteki dükkana doğru yürüyordum. Yürüken de kendi kendime (Şu haline bak Leyla, kendini siktirmek için nasıl da koşturarak kendi ayağınla gidiyorsun, ne olacak bunun sonu?) diyordum.
On dakika kadar yürüdükten sonra dükkanı bulmuştum. Hazır giyim ve iç çamaşırları falan satan bir dükkandı. İçeri girdiğimde Serdar (dükkan sahibi olduğunu düşündüğüm ve Serdar yaşlarında) bir adamla oturuyordu. Serdar beni görünce hemen ayağa kalkıp yanıma geldi. Elimden tutarak, "Hoş geldin aşkım!" dedi ve adamın yanına doğru götürdü. Adam da beni tepeden tırnağa kadar süzüp, sırıtarak, "Hoşgeldin Leylacığım, ben Mert!" diyerek kendini tanıttı. Mert'le de tokalaşıp oradaki boş koltuğa oturdum, içim resmen seks için yanıyordu.
Serdar hemen konuya girdi, "Aşkım aşağıya inelim, depoda yatak falan var, orada seni mutlu edeceğiz, sen de bizi!" dedi gülerek ve standlarda asılı sexy kadın iç çamaşırlarını göstererek, "Bunlardan da beğendiğini seç ve giy!" dedi. Kalktım ve "Gerek yok bence, altımda yeterince sexy şey var, hadi bir an evvel başlayalım!" dedim.
Ben öyle deyince Mert heyecanla kalkıp dükkanın kapısını kilitlemeye gitti. Ben de o sırada Serdar'ın kulağına, "Sadece bir kişi mi ayarladın?" dedim. Serdar da hınzırca gülümseyip, "Aşağıda seni bir sürpriz bekliyor aşkım!" dedi. Aklıma ilk gelen şey, galiba Fatih'i bulup getirdi oldu. Mert kapıyı kilitleyip geldi. Bir elimden Serdar, diğer elimden Mert tuttu ve beraberce aşağıya indik. Aman Tanrım, aşağıda çırılçıplak ve kalkmış yaraklarını sıvazlayarak bekleyen 4 erkek vardı! Serdar ve Mert'le 6 ediyordu erkek sayısı!
Bunu hiç beklemiyordum. "Offff, 6 kişiyle mi sikişeceğim?" diye sesli düşünüverdim. Serdar hemen, "Sen hepimize yetecek kadar azgınsın aşkım, hadi çıkar üstündekileri!" dedi. Ben soyunmaya baş örtümü çıkarmakla başlayacakken, Serdar, "O kalsın aşkım, arkadaşlar öyle seviyormuş!" dedi. "Tamam!" deyip Mert ve Serdar ile birlikte soyundum. Serdar yine o kırmızı Stiletto pørnø yıldızı ayakkabılarını giydirdi, yanında getirmiş :) Üzerimde sadece siyah dantelli jartier çoraplar, kırmızı Stiletto topuklu ayakkabılar ve baş örtüm kalmıştı.
Serdar'a, "Hadi başlayalım!" dedim. Ordaki erkeklerden biri, "Tanışmayacak mıyız?" dedi. "Gerek yok! İsimlerinizi, kim olduğunuzu bilmek istemiyorum!" dedim. Etrafımda çember oldular. Diz çöküp sırayla yaraklarını ağzıma alıp somuruyordum. Başımdan tutup gırtalığımın sokabildikleri en derin noktasına kadar ulaşmaya çalışıyorlardı. Yarakları gırtlağıma girdikçe midem bulansa da kendimi tutuyordum, fakat ağzımın kenarlarından süzülen salyalara engel olamıyordum...
Dakikalarca bunu yaptıktan sonra içlerinden biri dayanamayıp ben kucağına aldığı gibi yarağına oturttu. Kontrolümden çıkan müthiş grup seksim başlamıştı. Adam resmen kudurmuş gibi sikiyordu amımı. Tam istediğim gibiydi, sikerken kulağıma, "Offf, amın daracıkmış orospu! Hiç senin yaşında bir orospu sikmemiştim!" gibi laflar fısıldıyor, beni daha da delirtiyor, azdırıyordu...
Adam biraz sikip, beni yarağından indirdi ve beni diğer adamın kucağına bıraktı. Kucaktan kucağa geziyordum, 3-5 dakika siken diğerinin kucağına veriyordu. Böyle boşalmadan sırayla sanki ön sikiş yapıyorlardı. Asıl sikiş ise ben birinin kucağında amımdan sikilirken Serdar'ın yarağını arkadan götüme daldırmasıyla başlamıştı. Tost halinde sikilirken, "Ohhhh, Serdar'ım, aşkım, harikasın!" diye inliyordum. Amımdaki ve götümdeki yaraklar 3-5 dakikada bir değişiyor, farklı kombinasyonlarda tost oluyordum. İki kişi beni sikerken diğerlerinin elleri göğüslerimde dolaşıyor, ben de yaraklarıyla oynayıp onları diri tutuyordum...
Dakikalar birbirini kovalıyordu ve zaman kavramı kaybolmuştu. Sanki bana grup halinde tecavüz ediyor gibiydiler, "Yavaş, biraz dinlenelim!" desem de beni duymuyorlardı bile. Deponun duvarlarda 'Şlapp, şlapp, şlapp!' sesleri, benim inlemelerim, onların ahlama oflama sesleri yankılanıyordu...
Bir ara bayılmak üzere olduğumu farkettim, "Durun!" dedim, ama beni bırakmadıkları için sikicilerimin kollarında kendimden geçmişim. Suratıma atılan bir tokatla kendime geldiğimde beni halen hunharca sikiyorlardı. Öyle sert pompalıyorlardı ki, amım ve göt deliğim birleşmiş gibiydi. Adamlardan biri, "Geliyorum!" diye bağırdı. İçime boşalmayın dememe fırsat kalmadan adam amımın derinliklerine döllerini fışkırtmıştı bile. "Hamile kalmak istemiyorum, lütfen yapmayın!" desem de dinleyen yoktu. Her isteyen dilediği deliğime boşalıyordu. Amım götüm döl dolmuştu...
Sikişmeye başlamamızın üstünden sanırım 3 saat kadar geçmişti. Artık onlar da yorulmuştu ki sikmeyi bıraktılar. Ben ise üstümden kamyon geçmiş gibi hissediyordum kendimi. 3 saat boyunca yediğim yaraklarla sadece amım götüm değil, resmen tüm vücudum uyuşmuştu. Ama herşeye rağmen yaşamış olduğum zevkin ve heyecanın tarifi yoktu...
Ben yatakta kendime gelmeye çalışırken, adamlar gülüşerek Serdar ile konuşuyorlardı. Birisi, "Kız küçük ama dehşet birşey, hayatım boyunca siktiğim orospuların en iyisi buydu, verdiğimiz para son kuruşuna kadar helal olsun!" dedi. Bunu duymak hoşuma gitmişti, aşağılanmış bir orospu gibi hissetmek bana zevk veriyordu. Demek ki işimi iyi yapmış ve pezevengimi mahçup etmemiştim :)
Sırayla deponun lavabosunda yaraklarını temizledikten sonra giyinip gittiler. Sadece Mert kalmıştı yanımızda. Serdar da yarağını yıkayıp yanıma geldi ve "Nasıldı aşkım, hoşuna gitti mi?" dedi. "Evet, harikaydı, bak halen zevkten titriyorum!" dedim. O da, "İstersen birer posta daha atalım!" dedi. Sevinçle, "Olurrrr!" deyip yarağına sarıldım, ağzıma alıp bir güzel muamele çekip kaldırdım. Sonra kucağına çıktım, amıma aldım yarağını. Bizi görünce Mert'in yarağı da sertleşmişti, o da gelip götüme girdi. Sikiş yine başlamıştı, fakat saatlerdir ikisi de defalarca boşaldığı için bu sefer boşalmak nedir bilmeden yarım saat boyunca siktiler beni. "Hadi erkeklerim boşalın artık, zamanım kalmadı!" deyince ikisi de kalan döllerini de içime doldurup beni yere bıraktılar.
Serdar'a, "Hamile kalırsam ne olacak, bu gün siken herkes içime boşaldı. Hamile kalırsam biterim ben!" dedim. "Kalmazsın, ertesi gün hapı alalım sana iç. Korkma, bu hap halleder, buradan çıkınca alırız. Hadi toparlan da gidelim!" dedi. "Tuvalete gitmem lazım!" dedim. Beni kucağında tuvalete götürdü. İşemek için klozete oturduğumda amımdan götümden döller püskürüyordu. Temizlenip giyindik. Mert ile de vedalaşıp çıktık dükkandan.
Yolda birlikte yürüyorduk, bir eczane bulup hap alacaktık. Bana, "Bu gün epey bir para kazandın!" deyince, ben de gülerek, "Beni kaça pazarladın, kaç para kazandım ki?" dedim. Serdar gururlanarak, "1.00 Dolar! Benim vereceğim hariç, ben TL vereceğim!" dedi. Ben de gülerek, "Senin vermene gerek yok aşkım, sen artık benim pezevengim sayılırsın!" dedim. Serdar, "Tamam o halde!" deyip bana 1.000 Doları verdi. Sikişerek para kazanma işini çok sevmiştim :)
Serdar eczaneye girdi, hapı alıp çıktı, yolda bir de su alıp hemen içtim. Deponun tuvaletinde amımı götümü temizlemiş olsam da, yürürken külotsuz amımdan halen bir miktar döl bacaklarıma süzülüyordu. Ayrılacağımızda, bana, "Bir dahaki sefere yine grup ayarlamamı ister misin?" dedi. Heyecanla, "Evetttt!" dedim. "Tamam tatlım, sana yine bir gün öncesinden haber veririm!" deyip ayrıldı yanımdan.
Hemen eve gittim. Anneme çaktırmamak için, normalde eve geldiğimde yaptığım gibi selamlaşıp direkt odama gittim. Sonra da evde giydiğim kıyafetleri alıp duşa girdim. Duş alıp amımı götümü güzelce temizledim. Öyle yorgundum ki, akşam yemeğinin ardından sofrayı toparlar toparlamaz hemen odama gittim. Yatağa uzanır uzanmaz uyumuş kalmışım. Rüyamda da bu günkü sikilişimi gördüm...
Sabah uyandığımda yeniden amımın sırılsıklam olduğunu görünce şaşırmıştım. Dün tam 6 erkek tarafından 4 saat sikilmeme rağmen halen amımı doyuramamıştım :)
Külotsuz Amcık! (4) (Leyla 22 Y., Ankara)
Serdar'ın ayarladığı grup sikilişimden sonra sıcağı sıcağına hissetmesem de oldukça yıprandığımı birkaç gün sonra anlamaya başlamıştım. Göt deliğim tuvalete çıktığımda çok ağrı yapıyor ve amım da işerken sızlıyordu. Daha 16 yaşında ve seksle henüz birkaç ay evvel tanışmış olan taze bir kız için 6 erkekle amdan götten yaklaşık 4-5 saatlik grup sikiş biraz ağır gelmişti itiraf edeyim. Toparlanmam biraz zaman alacak gibiydi, aileme çaktırmamaya çalışıyordum, zira yaşadığım ağrı ve sızı yüzüme yansıyordu bazen.
Aynı zamanda da 6 erkeğin amıma boşalmış olmasının 'acaba hamile kalır mıyım' şüphesinin verdiği korku da vardı, her ne kadar ertesi gün hapı içmiş olsam da korkuyordum. Zaman zaman daha bu yaşta çok fazla ileri gittiğimi düşünüyordum, ama içimdeki orospunun sesini de kesemiyordum. Hatta yaşadığım seks deneyimlerinden daha farklı fantaziler peşindeydim. Sadece sikilmek değil, çok farklı sikilmek istiyordum. Yaşanmamışı yaşamak, çılgınlıklar yapmak, mesela açık alanda, asansörde, okulda, sınıfımda, banyoda, tuvalette, mutfakta, havuzda, plajda, aklınıza gelecek her türlü yerde sikilmek düşünceleriyle doluydu kafam...
Derslerime ve günlük hayatıma odaklanamıyordum, aklımda sadece sikilmek vardı, bağımlı gibi olmuştum. Bu arada okula gidip geliyor, iki günde bir okulun kapısına gelen ve beni sikmek için fırsat kollayan Serdar'ı da amım ve götüm halen iyileşmediği için istemeyerek reddediyordum...
Aradan iki hafta kadar geçmişti, nihayet bu arada adet te olmuştum, ki bu hamile olmadığımı gösteriyordu. Rahatlamıştım. Adetim bittikten sonraki bir haftalık dönemde hamile kalınamadığını da biliyordum, ki bu da sonraki sikişimde de erkeklerimi içime boşaltabileceğim anlamına geliyordu, içime boşaldıklarında zevkim müthiş artıyordu.
Tabii bu iki hafta içerisinde Selin ve abileri ile de (hastayım bahanesiyle) birliktelik yaşamadım. İki hafta hiçbir şey yapmadığım için müthiş azmış haldeydim. Bu farklı bir şey, seks yapıp sikişmeden önce aklıma bile gelmeyen seks duygusu, yarakları yedikçe daha fazlasını isteyen ve yokluğuna dayanamayan bir duygu haline gelmişti.
Yine okuldan çıkışta Serdar gelmişti. Yalan yok, bu defa teklif edeceği şey ne olursa olsun kabul edecek durumdaydım. Selin de yanımdaydı, ama Serdar ile konuşmadan geçemezdim. Selin'le birlikte Serdar'ın yanına doğru ilerledik. Sedar bana, "Merhaba Leyla!" dedi gülümseyerek. "Merhaba Serdar amca!" dedim ve "Bu Selin, en yakın arkadaşım!" diyerek Selin'i tanıştırdım. Serdar, "Leylacığım, akşam babanlar bize gelecek, ben de geçerken seni alayım dedim, hadi gidelim!" dedi. Uyanık Serdar Selin'den kurtulmak için iyi hikaye bulmuştu. "Tamam Serdar amca!" deyip Selin ile vedalaştım. Serdar'ın arabasına bindim ve hareket ettik.
Biraz uzaklaşınca Serdar hemen eteğimi sıyırıp bacaklarımı okşamaya başladı. Ona, "Özledin mi beni aşkım?" dedim. "Evet aşkım, hem de çok, karım senin kadar zevk vermiyor bana, sen başkasın!" diyerek külotsuz amımı parmaklamaya başladı. "Nereye gidiyoruz?" dediğimde, "Tabii ki eve, seni sikmeye!" dedi hınızırca gülerek. Ben de, "Ama tek erkek sevmiyorum aşkım, biliyorsun!" dedim. "Ayarlarız bir tanem, ama sen gruptan sonra kötü oluyorsun!" dedi. "Olsun, alışıyorum işte, fena mı?" dedim gülerek. Serdar da, "Offf, var ya sen bulunmaz bir nimetsin benim için tatlım, tamam sonra ayarlayacağım!" dedi, sonra da pis pis sırıtarak, "Ama arkadaşın Selin de afet birşey, onu da mı gruba dahil etsek?" dedi.
Bu fikir kafama yatmış, Selin'in abilerinin beni bu hale getirmesine karşılık benim de Selin'i benim gibi bir orospu yapma fikri beni tahrik etmişti. "Tamam onu da ikna edeceğim, yarın için ayarla, yine o tuhafiyeye gelelim ve biraz para kazanalım!" dedim gülerek.
Serdar'ın evine gelmeden ben arabadan indim ki komşuları anlamasın diye. Önce o arabayı parkedip çıktı. Apartmana girdiğini görünce ben de yavaş yavaş yürüyüp apartmana girdim. Yukarı çıktım zili çaldım. Kapıyı açar açmaz beni kolumdan tuttuğu gibi içeri çekti. Kapıyı kapattı ve sikini çıkartıp beni önüne çömeltip ağzıma verdi, o da oldukça azmıştı. Bense iki haftadır yaraksızlıktan ölüyordum, öyle iştahla alıyordum ki gırtlağıma kadar, sanki açlıktan hızla yemek yiyordum.
Beş dakika kadar kapı arkasındaki bu gırtlak sikiş seansı yarrağını boğazımdan çekmesiyle bitti. Beni tutup ayağa kaldırdı ve dudaklarıma yapıştı. Dilini az önce yarağının girdiği boşlukta gezdirip dilimi yalıyordu. Beni kucakladığı gibi yatak odasına götürdü. Yüzüstü yatağa bıraktı, eteğimi çıkartıp aldı altımdan, ben de gömleğimi ve sütyenimi çıkardım onun yardımıyla. "Topuklu ayakkabıyı..." dediğinde, "Boşver şimdi ayakkabıyı falan, hadi hemen sik beni!" dedim. Üzerime yattı ve yarağını direkt amıma daldırıverdi. Derin bir, "Ohhhhh!" çektim ve "Erkeğimmmm!" diye inledim. Sikiş başlamıştı, hunharca pompalıyordu...
Uzun süre amımı siktikten sonra amımdan çıkarttığı yarağındaki am suyumla göt deliğimi ıslatıp yüklenmeye başladı. İki haftadır götüme birşey girmediği için biraz zorlansam da yarak artık köküne kadar girmişti. Serdar çok güçlüydü, yüklene yüklene götümü resmen yırtaracasına sikiyor, "Nasıl tatlım, güzel mi?" diye kulağıma fısıldıyordu. Altında zevkten sadece kafamı sallayarak, "Hı hı!" diyebiliyordum...
Bir süre götümü böyle siktikten sonra içimden çıkmadan yatakta döndük ve beni üstüne aldı. Baldırlarımdan tutup bacaklarımı havaya kaldırıp pompalamaya devam etti, mükemmeldi. "Offf, aşığım sana küçük orospum!" diyordu. Bunları duymak beni iyice tahrik ediyordu...
Sonra yana doğru döndük ve 66 pozisyonunda arkamda yatarken götümü sikmeye devam etti. Göt deliğim yine folloş olmuştu. "Aşkım çok hırpalama, yoksa yarın istediğimiz gibi güzel geçmez!" dedim. "Tamam aşkım!" diyerek çok uzatmadan boşalmaya başladı ve döllerini bağırsaklarıma fışkırtarak beni suladı...
İçimden çıktıktan sonra beni dönderdi ve öpüşmeye başladık. "Güzel miydi?" diye sordu. Ben de, "Serdar, babam yaşındasın, ama beni sikerken sana aşık oluyorum!" dedim. "Peki ya seni siktirirken?" dedi. "İşte o zaman sana olan aşkım kat kat artıyor aşkım, sen benim bir tanecik pezevengimsin!" deyip tekrar onu öptüm. Sonra kalktık, duş alıp giyindik. Ertesi gün için sözleştik ve ordan ayrılıp eve gittim...
Ertesi sabah Selin ile buluşup okula doğru yola çıktık. Selin'e bir şekilde konuyu açıp ikna etmem gerekiyordu. Otobüsten iner inmez, "Selin..." dedim, "Efendim?" dedi. "Öğlen çıkışta benimle takılır mısın, seni bir yere götüreceğim, çok eğleneceğiz!" dedim. "Olur, çıkışta annemi arayıp haber verelim!" dedi ve okula girdik...
Son ders bitti. Sınıftan bir arkadaşın cep telefonuyla Selin'in annesini arayıp 'Kütüphaneye gideceğiz' diye izin aldık. Zaten ben de aynı bahane ile sabah bizimkilerden izin almıştım. Sonra Serdar'ın bizi beklediği tuhafiye dükkanına doğru yürümeye başladık. Selin ne yapacağımızı soruyordu, bense gülerek, "Sabırlı ol, çok hoşuna gidecek!" diyordum...
Dükkana varıp içeri girdik. Serdar bizi bekliyordu, Mert te oradaydı. Serdar, "Ooo hoşgeldin güzellik!" dedi ve yanımıza geldi. "Selin'i tanıyorsun..." dedim. "Evet!" dedi. Mert te gelip Selin ile tanıştı. Serdar bize, "Hadi aşağı inelim!" dediğinde Selin afallamıştı. Ben hemen Selin'in elinden tutup, "Korkma, gel!" dedim. Birlikte aşağıya indiğimizde iki hafta önce beni perişan eden erkeklerim yine çıplak olarak yatağın çevresinde karşımızdaydı. Serdar ve Mert de soyunmaya başlamıştı.
Selin şaşkınlıkla, "Leyla, bizi nereye getirdin? Kim bu adamlar? Ne işimiz var burda?" dedi. Donup kalmış, yüzü kıpkırmızı olmuştu, ama yine de gözünü adamların sıvazladıkları kalkık yaraklarından alamıyordu. Elinden tutup, "Selin sakin ol, bunlar benim sikicilerim. Senden gizliyordum, ama ben uzun zamandır sikişiyorum. Üstelik kızlığımı da abilerin bozdu. Abilerin beni sikişmeye alıştırdıktan sonra ben yoldan çıktım. Ama sikişmek çok zevkli. Senden daha fazla gizlemek istemediğim için bu gün senin de bana eşlik etmeni istedim. Seninle birlikte bu zevki yaşamak istiyorum!" dedim.
Selin'in şaşkınlığı geçmemişti, "Nasıl yani? Abilerim... Bu adamlar..." diye kekeliyordu. "Evet Selin, aynen söylediğim gibi. Ben buraya bu adamlarla sikişmeye geldim. Sen yapmak zorunda değilsin, ama Serdar seni de çok beğendi ve aramıza katılmanı istedi. İster katıl bize, ister otur izle. Ama artık sikiştiğimi biliyorsun ve bu bizim sırrımız!" dedim. Selin yine kekeleyerek, "Tamam, izlerim..." diyebildi ve oradaki sandelyeye oturdu. Benden gizlemeye çalışsa da çok heyecanlıydı, ilk defa gerçek yarak görmüştü ve yine ilk defa canlı sikiş izleyecekti.
Ben erkeklerime doğru yürüdüm ve soyunmaya başladım. Beni aralarına alıp bir güzel yaraklarını ağzıma verdiler. Gırtlağım bayram ediyordu, sırayla gırtalağıma sokan erkeklerimin yarakları daha uzun olsa mideme kadar bile alacak azgınlıkla yaraklarını somuruyordum. Derken Mert dayanamayıp beni kucağına aldığı gibi yarağının üstüne oturttu, Selin'e doğru yürüdü ve beni onun önünde kucağında zıplata zıplata sikmeye başladı. Selin de gördükleri karşısında kayıtsız kalamıyordu, biliyordum zaten böyle olacağını :)
Ben önünde zevkten inleyerek sikilirken, Selin de istemsizce gömleğinin üzerinden göğsünü okşamaya başlamıştı bile. Serdar'ın gelip Selin'i bir hamlede kucağına almasıyla film koptu. Selin Serdar ile öpüşmeye başladı. Serdar bir yandan Selin'le öpüşüyor bir yandan da Selin'i soyuyordu. Selin bir çırpıda çırılçıplak kalmıştı. Serdar eğilip Selin'in amını yalamaya başlayınca, diğer erkeklerimiz de etrafımızda toplanıp her yerimizi okşamaya başlamışlardı...
Selin, Serdar'ın amına attığı dil darbeleriyle çoktan kendinden geçmiş ve sikilmeye hazır hale gelmişti. Serdar Selin'i tekrar kucağına aldı ve yarağını Selin'in amına nişanladı. Selin, "Dur, yapma, ben bakireyim!" diye bağırsa da, Serdar Selin'i çoktan yarağının üzerine bırakmıştı. Selin vücut ağırlığı ile yarağı birden bire köküne kadar alıvermiş, attığı çığlık duvarlarda yankılanmış ve amından kanlar süzülmeye başlamıştı. Erkeklerden biri kanı bir bezle siliyordu...
Serdar Selin'i sakinleştirip yanı başımda sikmeye başladı. Selin hem acıyla hem zevkle karışık sesler çıkartıyor, hem de bana, "Beni de orospu ettin Leyla, hani arkadaştık?" diyordu. Ben de, "Arkadaşız Selinciğim ve şimdi daha da sıkı arkadaş olduk, tadını çıkar!" dedim. Ben Mert'in kucağında, Selin Serdar'ın kucağında yan yana sikiliyorduk. Diğer erkeklerden ikisi de gelip bizim de göt deliklerimizi doldurdu. Selin de götüne çok salatalık soktuğu için rahatça almıştı yarrağı :)
Tost halinde sikilişimiz devam ediyordu. Erkeklerimiz yer değişe değişe bizi perişan ederek sikiyordu. Bir ara Selin ile göz göze geldik, onu siken erkeklerine bana doğru yanaşmalarını söyledi. Yanaşır yanaşmaz dudaklarıma yapıştı. Öpüşüyorduk, ama ne öpüşme, iki erkek beni, iki erkek onu sikiyor ve biz birbirimizi öpüyorduk. İnanılmaz pozisyonlarda sikiyorlardı bizi. Sonunda bizi yatağa yatırıp başımızı aşağı sallandırıp gırtlağımıza soktukları yaraklarını çıkartmadan hepsi teker teker boşalıp döllerini midemize yollamışlardı bile...
Biraz dinlenip temizlendikten sonra ikinci postalara başladık. Kucaktan kucağa geziyorduk resmen, benle işi biten Selin'e geçiyor, Selin'le işi biten bana geçiyordu. Selin elimi tutuyor ve erkeği onu hayvan gibi sikerken teşekkür eder gözlerle bana bakıyordu...
Saat 15:30 olmuştu ki üçüncü posta sikilişimiz bitmişti. Tam 3 saattir nerdeyse aralıksız sikilmiştik. Biz yatakta perişan halde yatarken sikicilerimiz giyinmişlerdi bile. Adamlar Serdar'a yine yüklü bir miktar para verip, "Haftaya tekrar isteriz!" deyip gittiler. Selin bunu görünce, bana, "Serdar amca bizi sattı mı yani?" dedi. "Evet tatlım, para karşılığı sikiştik ve bundan sonra da öyle olacak!" dedim. Selin kararsız gözlerle bakıp sessiz kaldı.
Mert Selin'in yanına geldi ve "Çok güzelsin Selin, sana aşık oldum!" dedi. Selin şaşırmıştı, "Az önce Serdar amca bekaretimi bozduğu ve beni yarım düzine erkek siktiği halde mi bana aşık oldun?" dedi. Mert, "Evet aşkım, ne olmuş yani, ben böyle seviyorum!" deyince, Selin de, "Peki, tamam o halde!" dedi. Mert Selin'i tekrar öpmeye başladı, Selin de karşılık verince yeniden sevişmeye başladılar...
Serdar da bana, "Bizim neyimiz eksik aşkım, hadi gel!" deyince ben de Serdar ile sevişmeye başladım. Serdar yarağını amıma daldırınca döl dolu olan amımdan döller akmaya başlamıştı ve pompaladıkça da akmaya devam ediyordu. Yanımda sikilen Selin de aynı durumdaydı. Bir yarım saat daha sikiştikten sonra erkeklerimizin son döllerinin de tadına bakıp toparlandık.
Temizlenip giyindik. Selin'in içmesi için ertesi gün hapı bile hazırlamışlardı. Serdar adamlardan aldığı paranın yarısını bana, diğer yarısını da Selin'e verdi. Ayrıca bekaretini bozduğu için Selin'e extradan yüklü bir miktar para verdi. Serdar'la Mert orda kalırken biz oradan ayrıldık.
Yol boyu Selin benimle hiç konuşmadı. Ertesi gün okula da gelmedi. Sonraki gün okula geldiğinde ise, "Leyla, ben çok düşündüm, zaten olan oldu, gizli kalmak şartıyla artık ben de varım!" dedi :)
Külotsuz Amcık! (5) (Leyla 22 Y., Ankara)
Serdar ile olan garip ilişkimiz aylardır hiç bozulmadan devam ediyordu. Serdar hem sevgilim, hem sikicim, hem de pezevengim olarak çok iyi iş çıkartıyordu. Yaklaşık 8 ay önce Selin'in abilerinin kızlığımı bozmasıyla başlayan seks serüvenim tam azgın bir orospuya dönüşmemle devam ediyordu. 16 yaşımda pørnø yıldızları kadar iyi sikişen, onlar kadar arzulu ve baş döndüren genç bir kadın olup çıkmıştım. Bu arada hem okuluma devam ediyor, hem kaçamaklarımla iyi de para biriktiriyordum. Amacım ise üniversiteyi başka bir şehirde kazanmak, orada bu parayla rahat ve seks dolu bir hayat geçirmekti.
Sikildikçe vücudum güzelleşiyordu, göğüslerim eskisinden çok daha dolgun ve dik, götüm de eskisine göre daha dışa çıkık bir hal almıştı. Tabii herkes bunu benim büyümemle alakalı olarak görüyordu. Oysa yakın çevremde tanıdığım kadınların bu yaşlarına kadar yediği yarrağın belki iki, üç mislini bu yaşımda yemiştim. 8 ayda tam 56 farklı erkeğe satmıştı Serdar beni. Tabii aramıza katıldıktan sonra Selin de en az 15 farklı erkekle sikişmişti. Aslında Selin de, ben de, sırf seks uğruna daha bu yaşta bu hale gelmekten pişman olacağımıza, ilginç bir şekilde ikimiz de halimizden çok memnunduk. Gelecekte ne olacağı hakkında en ufak bir kaygı duymuyorduk. Bu arada Serdar Selin'le bana birer tane hazır kartlı cep telefonu vermişti. Bu telefonları ailelerimizden gizliyor ve sikiş randevuları için kullanıyorduk...
Derken okul kapanıp yaz tatili gelmişti. Babam işi dolayısıyla hemen izin alamadı, annem de memlekete gitmek istediği için babam da beni annemle birlikte memleketimize gönderecekti. Otobüs biletlerimiz alınmıştı. Gece 23:30 otobüsüyle yola çıktık. Otobüsün yarısı anca doluydu. Biz orta kapının hızasında oturuyorduk. Bizim koltuklardan sonraki koltukların hepsi boştu...
Okul kapanalı iki hafta olmuştu ve ben iki haftadır sikişmemiştim, amım ve götüm yaraksızlıktan resmen yanıyor ve kaşınıyordu. Otobüsün muavini olan gencin de gözü sürekli üzerimdeydi. Sanki gözleriyle sikiyordu beni. Bu durum beni heyecanlandırmıştı, göz göze geldiğimiz bir anda ona göz kırptım ve dilimle dudaklarımı yaladım. O da bana gülümsedi...
Yola çıktıktan sonra ikramlar yapıldı. İkramlar bittikten sonra otobüsün ışıklarını kapatıp yola öyle devam ettiler. Cam kenarında oturan annem hemen uyumuştu. Arka taraflar boş olduğundan hemen bir arka koltuğa geçtim, koltuğu yatırıp ben de uyumaya çalıştım. Başörtümden hariç üzerimde üstten düğmeli bir bluz, bluzun içinde önden kopçalı çapraz askılı dantelli sütyenim, altımda ise uzun eteğim vardı. Ve tabii ki de yine külot giymemiştim. Çoraplarım da jartiyer tipi çoraplardı...
Bir süre sonra koltukta uykuya dalmıştım ki bacağıma temas eden bir el ile uyandım. Gözlerimi hafif aralayıp baktığımda muavinin bacağımı okşadığını gördüm. Hiç tepki vermeden daha ne kadar ileri gideceğini görmek için bekledim. Zaten aradığım böyle bir şeydi, o da gelip beni bulmuştu. Okşamalarına tepki vermediğim için daha da ileri gitmeye başlamıştı. Yavaş yavaş uzun eteğimin alt kısmını yukarı doğru çekmeye başladı. Fakat belli bir yerden sonra eteğimi daha fazla yukarı çıkartamadı. Ben de sanki uyurken pozisyon değiştiriyormuş gibi yaparak eteğimi sıkıştığı yerden kurtardım ve daha fazla açması için ona fırsat verdim.
Hareket ettiğim için biraz duraksadı. Fakat hemen sonra kaldığı yerden devam ederek eteğimi sıyırmaya devam etti. Artık eteğim amımın hizasına kadar açılmıştı. Bundan sonrası dönüş yoktu. Altımda külot olmadığını görünce, kulağıma kısık bir sesle, "Uyumadığını biliyorum orospu. Daha peronda fark etmiştim senin ne kadar azgın olduğunu!" diyerek parmaklarını amımın üzerinde gezdirmeye başladı.
Buna daha fazla kayıtsız kalamadım ve birden elini tutarak elinin parmaklarını amımın içine doğru itekledim. Artık üç parmağı amımın içindeydi. Şaşkınlıkla yüzüme bakmaya devam ediyordu. Ben de kulağına eğilip, "Durma, bana yapmak istediğin ne varsa yap. Ama nerede rahat olacaksak oraya geçelim. Önde oturan annemin fark etmeyeceği bir yer olsun!" diye fısıldadım.
Resmen gözleri parlayarak elimden tuttuğu gibi beni otobüsün en arkasına götürdü. Yarağı kalkmış, nerdeyse pantolonunu delecek duruma gelmişti. Elimi yarağının üzerine atıp avuçladım. Sonra fermuarını açtım, boxer'ın içinden yarağını çıkartıp okşamaya başladım. Kalın ve çok sert bir yarağı vardı. Önüne eğildim ve ağzıma aldım. Başörtümün üzerinden başımı bastırınca yarağının tamamı gırtlağıma kadar girmişti. Sonra hızla gırtlağımı sikmeye başladı.
İkimiz de sessiz olmaya çalışıyorduk. Bu yüzden her zamanki gibi özgür bir seks olmasa da, ilk ilk defa böyle bir deneyim yaşadığım için çok zevk alıyordum. Bu zevkle gırtlağımdan sikilmeye devam ederken bir yandan da bluzumun düğmelerini açtım. Sütyenimin kopçasını da açıp göğüslerimi özgür bıraktım. Birkaç dakika sonra yarağını ağzımdan çıkarttı ve beni ayağa kaldırdı. Göğüslerimi çıplak halde görünce resmen coşmuştu. Hemen sağ göğsüme yumulup ucunu emmeye başladı. İyice delirmiştim, müthiş zevk alıyordum. Yakalanma korkusuyla sevişmek gerçekten normal sevişmekten onlarca kat fazla zevk veriyordu.
Muavin bir yandan göğüslerimi emip okşarken bir yandan da eteğimle boğuşup amıma ulaşmaya çalışıyordu. Ona yardım etmek için eteğimin fermuarını çözdüm ve eteğim yere düşüverdi. Artık külotsuz amcığım da ortadaydı. Yarağını amıma daha rahat alabilmek için pantolonun kemerini çözüp düğmesini açtım. Sonra koltuğa yattım ve bacaklarımı iki yana ayırıp, "Hadi sik artık!" dedim. Hemen üzerime çıktı, yarağını sulanmış amcığıma bir hamlede soktu. Aldığım zevkten çığlık atmak üzereyken elini ağzıma kapattı ve beni çatır çatır sikmeye başladı...
Çok güzel sikiyordu. Yarağını komple çıkarıp tekrar komple gömüyordu. Bu benim başımı döndüren bir şeydi, en sevdiğim hareketlerden biriydi. O bunu yaptıkça ben de götümü yukarı kaldırıp yarağının amıma daha sert ve en dibe girmesi için çabalıyordum. Ve çok geçmeden ilk orgazmımı olmuştum bile. O ise kulağıma aşk sözleri değil argo sözler fısıldıyor, "Daha önce türbanlı bir orospu sikmemiştim, müthiş sikişiyorsun, harika bir amın var, yanıyor resmen!" diyordu. Bu sözler beni daha da azdırmıştı, elini ağzımdan çekerek, "İstersen götümden de sikebilirsin!" diye fısıldadım.
Daha cümlem biter bitmez yarağını amımdan çıkartıp göt deliğime dayamıştı bile. Orgazmla amımdan akan zevk sularım göt deliğimi iyice ıslattığı için o yarağını göt deliğime nişanlar nişanlamaz kendimi ona doğru itip yarağının başını göt deliğimin içine aldım. Sonra da onu bacaklarımla kendime çekip yarağının köküne kadar götüme girmesini sağladım. Muavin aldığı zevkle, "Sen müthiş bir orospusun, daha önce hiç senin gibisini sikmemiştim!" diye fısıldayıp yavaş yavaş sikmeye başladı götümü. Kulağına, "Hızlı sik!" dediğimde iyice hızlandı. Ama yine de çok fazla ses çıkmamak için çabalıyordu...
Yaklaşık 20 dakikadan fazladır beni sikiyordu. "Artık boşal, yakalanacağız!" diye fısıldadım. "Tamam!" deyip birkaç dakika daha götümü siktikten sonra bağırsaklarıma döllerini yolladı. Boşaldıktan sonra yarağını götümden çıkarmadan bir süre öylece kaldık. Ona, "Nasıldı?" diye sordum. "Mükemmeldi, keşke senin gibi bir karım olsa!" deyip dudaklarıma bir öpücük kondurdu. Sonra da, "Bir daha bunları göremem!" diyerek göğüslerime yumuldu.
Birkaç dakika da göğüslerimi emip ısırdı. Ben yine azmıştım, ama daha fazla riske giremezdim. "Yeter bu kadar, çekil!" diye fısıldadım. Üzerimden kalktı. Verdiği ıslak mendillerle ve peçetelerle amımı ve götümü sildim. Doller akmasın diye de götüme peçete tıkayıp kıyafetlerimi giyindim ve tekrar yerime döndüm. Hiçbir şey olmamış gibi yolculuğa devam ettim...
Sabah olduğunda otogara girdik. Otobüs peronda durduğunda annem önümde yürüyerek otobüsten inerken, ben de muavine gülümseyip (daha yerimdeyken yazdığım) kağıdı eline sıkıştırıp indim. Kağıtta, yaklaşık iki hafta burada olduğumu, yolu tekrar buraya düşerse beni aramasını, doyasıya sikişmek istediğimi ve telefon numaramı yazmıştım. Annemle birlikte valizlerimizi aldık, taksiye binerek otogardan uzaklaştık...
Aradan üç gün geçmişti ki, muavin bana bir mesaj attı. "Yarın aynı otobüsle orada olacağım, saat 10.00'da otogarda buluşalım mı?" yazmış. Ertesi gün için bir bahane uydurup bu buluşmaya gitmem gerekliydi, çünkü canım müthiş sikilmek istiyordu. Bir kız arkadaşımla buluşacağımı söyleyerek annemden ertesi gün için izin aldım.
Ertesi gün sabah kahvaltıdan sonra evden çıkıp doğru otogara gittim. Otobüs perona gelmiş, tüm yolcular inmişti. Muavin beni görünce acayip sevindi. Hemen yanıma geldi, tokalaştık. Bana, "Geldiğin için sevindim, üç gündür o geceki müthiş sikişmemiz aklımdan çıkmadı. Yalnız bir sorun var, yedek kaptan sikiştiğimiz görmüş ve bir kısmını çaktırmadan cep telefonuna kaydetmiş. O da seninle sikişmek istiyor, yoksa bu videoyu porno sitelerine yükleyecekmiş. Kabul eder misin onunla da sikişmeyi?" dedi.
Hiç düşünmeden, "Videoyu gözümüzün önünde silerse sikişirim, zaten bu gün buraya doyasıya sikişmek için geldim!" dedim. Muavinin resmen gözleri parlamıştı. Hemen otobüsün içine bindik. Ben sadece yedek kapatanla da sikişeceğimi sanırken, içerde yedek kaptanın yanında asıl kaptan ve bir host vardı. Videoyu çeken kaptan, muavine, "O iş tamam mı, kabul etti mi?" diye sordu. Muavin de, "Tamam abi!" dedi. Kaptan, "İyi, o zaman müsait bir yere gidelim de bu türbanlı orospunun tadına bir de biz bakalım!" deyip pis pis sırıtarak direksiyona geçti.
Otobüsle bir süre gittikten sonra tenha bir benzinliğin arkasına park etti. Telefonunu çıkarıp yanımda sildi videoyu. Sonra beni kolumdan tuttukları gibi yine otobüsün arka tarafına doğru götürdüler. Dört azgın erkeğin ortasındaydım. Zaten benim de arayıp bulamayacağım bir durumdu bu. Hemen soyundular. Ben de soyunmaya başladım. Elleri kalkmış yaraklarında benim soyunmamı izliyorlardı. Karşılarında, başımda sadece başörtüm, altımda jartiyer çoraplarım ve külotsuz amcığımla kalmıştım.
Onlara, "Sırayla mı sikersiniz, grup mu yapalım?" dedim. Kaptan sırıtarak, "Grupta da deneyimli misin?" dedi. Ben de yavşayarak, "Görürsünüz birazdan!" dedim ve videomu çeken kaptanın kucağına atladım. Amım heyecandan zaten sırılsıklam olmuştu, beni kucağına aldığı gibi yarağını amıma daldırdı ve kucağında zıplatmaya başladı. Muavin götten de verdiğimi bildiği için arkama geçip amımdan akan zevk suyumla götümün deliğini ıslattı ve yarağını bir hamlede götüme geçirdi. Bu kadar sert sokacağını beklemediğim için bir çığlık attım.
Şimdi iki yarağın üzerinde ayakta amdan ve götten aynı anda sikiliyordum. Diğer ikisi de sikilişimi izleyerek elleri yaraklarında keyifle sıralarını bekliyorlardı. Beni siken yedek kaptan bir yandan öbürleriyle konuşuyor, "İyi ki denk geldi bu orospu, her zaman böyle bir şey yaşayamıyoruz, bulmuşken saatlerce sikmeden bırakmayalım!" diyordu. Ben de, "Bunun için geldim zaten, sikinizdeki son döl damlası çıkana kadar sikin beni!" dedim. Bu sözlerim onları iyice azdırmış olacak ki daha sert sikmeye başladılar...
Yaklaşık 15 dakika siktikten sonra aralarında anlaşarak aynı anda deliklerime boşaldılar. Sonra beni diğer iki sikicimin kollarına verdiler. Deliklerimden akan döllere rağmen, biri amıma, diğeri götüme geçirdi. Az önceki sikicilerimin bıraktığı döller şimdiki sikicilerimin yarakları girip çıktıkça deliklerimden süzülüp yere akıyordu. Bunlar da müthiş sikmeye başlamıştı beni. Zıplamaktan havada uçuşan göğüslerime öpücükler kondurup, götümün yanaklarını tokatlayarak sikiyorlardı...
Bir ara amımı siken kaptan yarağını amımdan çıkarttı ve o da göt deliğime nişanlayarak bastırmaya başladı. "Lütfen dur, ikinizi birden götüme alamam!" diye bağırsam da durmaya niyeti yoktu. Beni havaya kaldırdı, diğer yarak götümün içindeyken kendi yarağının başını eliyle bastırarak sokmayı başardı. Sonra beni birden bırakarak vücut ağırlığımla birlikte iki yarağın aynı anda götüme girmesini sağladı. Canım o kadar yanmıştı ki, attığım çığlıkla gözlerimden yaş geliyordu. "Neden yaptın bunu? İstedin de götten vermedim mi? Çok canım yanıyor şu anda!" desem de umursamadı. Omuzlarımdan tutup beni daha da aşağıya bastırıp iki yarağın da köküne kadar götüme girmesini sağladı.
Bir süre bu şekilde beklediler, canımın acısı geçmeye başlamıştı. Sonra beni yukarı kaldırıp tekrar aşağıya bıraktı. Artık iki yarak da rahatlıkla götüme girip çıkıyordu. Yavaş yavaş bu pozisyonda beni sikmeye başladılar. Acıyla karışık aldığım zevk artmıştı, ama emindim ki göt deliğim kolum girecek kadar büyümüştü. Yaklaşık 10 dakika kadar beni bu pozisyonda siktiler. Ve sonunda aynı anda götümün içine boşaldılar.
Boşaldıktan sonra bir süre beklediler bu şekilde. Kaptan bana teşekkür eder gözlerle bakıp, "Sen gerçekten dayanıklı bir kadınsın, başka bir kadın olsa çoktan bayılmıştı bu acıyla!" dedi. Koltuk altlarımdan beni kavrayıp havaya kaldırıp yaraklarını götümden çıkardılar. Yaraklar çıkar çıkmaz götümdeki dölleri yere akmaya başladı, büzüğümü kapatamıyordum. Beni yere indirdiler. Elimle götümü kontrol ettim. Büzüğümün kapanmadığını, öylece açık kaldığını fark ettiğimde korkmuştum. Bana bunu yaşatan sikicim gülerek, "Korkma, bir süre sonra eski haline dönüyor, bu konuda tecrübeliyim!" dedi. Çok yorulmuştum. Götüme iki yarağın aynı anda girmesininin verdiği acının da ekstra yorgunluğu olmuştu.
Muavin gülerek, "İkinci postalara başlayalım mı?" dedi, yine yarağını kaldırmıştı. "Lütfen biraz dinleneyim, kendime gelmem lazım! Susadım da!" dedim. Muavin hemen bana su getirdi, içtim. Yaklaşık bir 10 dakika kadar sessizce bekledik. Fakat bu sessizliği muavin bozdu ve "Yeter artık, zaman kaybetmeyelim!" diyerek kolumdan tuttuğu gibi beni kaldırdı. Kendisi koltuğa oturdu, beni sırtım ona gelecek şekilde üzerine aldı, yarağını götüme nişanlayıp beni yavaşça üzerine bıraktı. Büzüğüm epeyce genişlemiş olduğundan rahatlıkla götüme aldım ve üzerinde zıplamaya başladım. Bu arada yedek kaptan da önüme gelerek yarağını amıma yerleştirdi. Ve beni tost yapıp sikmeye başladılar...
Kendimi müthiş mutlu hissediyordum, orospuluğuma orospuluk katmıştım. Dakikalar birbirini kovalıyor, otobüsün içindeki bu farklı zevk alemi son hız devam ediyordu. Bıkıp usanmadan, yaraklarını dinlendire dinlendire, beni defalarca grup halinde siktiler...
Artık sadece ben değil, onlar da yorulmuştu. Son defa hepsini tek tek ağzımla boşalttım. Ağzım, yüzüm, memelerim, amım götüm, her yerim döl olmuştu. Onlar giyinmişti. Ben bu halimle giyinemezdim. Benim de vücuduma battaniye dolayıp otobüsten indirdiler ve benzinliğin arkasındaki WC'ye götürdüler. Orda şöförlerin duş aldığı yer varmış. Diğerleri kapıda bekleyip gözcülük yaparken yedek kaptan beni yıkayıp temizledi. Sonra tekrar otobüse bindim, kıyafetlerimi giydim. Ve otogara geri dönmek için hareket ettik. Yolda biraz sohbet ettik. Onlara, sikişmeyi çok sevdiğimi, ama aynı zamanda öğrenci olduğumu ve üniversiteye gitmek için para biriktirdiğimi söyledim.
Otogara varınca, aralarında epey bir miktar para toplayıp bana verdiler. Kaptan, "Biz haftada iki defa bu tarafa geliyoruz, istersen bunu tekrarlayabiliriz!" dedi. Bu sikişten çok memnun kaldığım ve verdikleri paraya sevindiğim için, "Tabii ki isterim! Gelmeden önce bana mesaj atın, ben kendimi ayarlayayım!" dedim. Sonra hepsini tek tek öpüp otobüsten indim, bir taksiye bindim. Eve giderken bile amımın arasına koyduğum ve götüme tıkadığım peçetelere sikicilerimin dölleri akıyordu.
Eve girdiğimde annem yoktu, sanırım komşuya gezmeye gitmişti. Bu fırsattan istifade hemen duşa girdim. Güzelce yıkandım, temizlendim ve odama gidip yatağa uzandım. Başımdan geçenleri düşünürken, yorgunluğun da etkisiyle bir saat kadar uyumuşum. Uyandığımda telefonumdaki mesajları gördüm. Benim ne kadar harika bir kadın olduğuma dair baş döndürücü ve tahrik edici şeyler yazıp teşekkür etmişlerdi. Yine erkeklerimi memnun etmiştim, bir orospu olarak bunları duymak çok güzel ve iç gıcıklayıcıydı :)
Önce Telefonda Sikti Sonra Kocamız Oldu! (Meltem 25 Y., İstanbul)
Merhabalar, ben İstanbul'dan Meltem, 25 yaşında, 1.65 cm boyunda, 55 kilo, kapalı bir bayanım. Hikayemin başladığında evlyidim ve evliliğim iyi gitmiyordu, hatta kocamla yataklarımızı bile ayırmıştık. Bir gün evde boş boş oturuyordum, sıkıntıdan patlamak üzereydim. Öylesine TV'de kanalları gezerken bir müzik kanalında kaldım ve o güne kadar hiç ilgimi çekmeyen kanala ismini yazan ve numaralarını bırakan kişileri okumaya başladım. Onlarca insan biraz kendinden bahsedip numaralarını yazmışlar. O sırada can sıkıntımın çözümün bulmuştum: İstanbul dışından birini arayıp, biraz makara yapacaktım. Öyle de yaptım, birine çağrı attım. Aradan 2 dakika geçmeden beni aradı ve hikayem burada başladı.
Bir anda o aradığım numarayı telefonumda görünce, nedenini bilmediğim bir heyecen kapladı içimi. Açıp açmamakta kararsız kaldım, sonunda merakım ağır bastı ve açtım, "Efendim?" dedim. Karşımdaki ses, "Kiminle görüşüyorum?" deyince, ne söyleyeceğimi bilemedim ve "Yanlış oldu, kusura bakmayın!" deyip kapattım. Ama içim içimi yiyordu. Karşımdaki ses o kadar sempatikti ki, dayanamadım 3 dakika sonra tekrar çağrı attım. Tekrar beni aradığında açtım ve az önceki davranışım için özür diledim ve konuşmaya başladık.
İsminin Mehmet olduğunu ve Balıkesir'de yaşadığını söyledi. 27 yaşında, 1.79 boyunda, 65 kiloda, sempatik, güler yüzlü olduğunu belirtti. Güvenlik görevlisiymiş. Nasıl bir iliski beklediğimi sordu. Ben de, "Sadece canım sıkıldığı için çağrı attım, başka bir amacım yok!" dedim. İlerleyen dakikalarda Mehmet evli olduğunu söyledi. Ben de ona karşı yalan söyleyemiyordum. Yüzünü görmediğim, hiç tanımadığım bir kişiye ufaktan ufaktan ısınmaya başlamıştım. Benim de evli olduğumu, ancak kocamla anlaşamadığım için ayrı yataklarda yattığımızı söyledim. Ve bu şekilde tanışmayla başlayan konuşmamız tam 3 saatten fazla sürdü. Zamanın nasıl geçtiğinin farkında değildik ikimiz de. Ancak telefonu kapatmak zorundaydım, akşam oluyordu ve kocam gelmek üzereydi. Müsade isteyip, bu gece fırsat bulursam çağrı atacağımı söyleyip kapattım.
Yemek hazırlarken kocam geldi. Yemek yedik. Bulaşıkları yıkadım. Biraz TV seyrettik. Kocam eve herzaman yorgun geldiği için, biraz TV seyrettikten sonra yatmaya gitti. Benim de beklediğim buydu. Biraz derin uykuya dalmasını bekledim ve Mehmet'e çağrı attım. Aradı, tekrar konuşmaya başladık. Saatler ilerledikçe konu yavaş yavaş sekse gelmeye başladı. Bunun farkındaydım, ama kendimi Mehmet'e karşı frenleyemiyordum. Ne olacaksa olsun deyip, kendimi olayın akışına bıraktım ve artık telefonda sex yapmaya başladık. O kadar azdırıcı konuşuyordu ki, sanki telefonda değil de yanımdaydı. Adeta beni telefonda sikiyordu, her konuşmamızda mutlaka orgazm oluyordum.
Bu şekilde günler günleri, haftalar haftaları, aylar da ayları kovaladı ve aradan 6 ay geçti. Ama içim dışım tamamen Mehmet olmuştu, her fırsatta telefonda konuşuyor ve mesjlaşıyorduk, internette chat yapıyorduk. Birgün bana, artık daha fazla dayanamayacağını, yıllık izine ayrılıp, 10 günlüğüne İstanbul'a yanıma gelmek istediğini söyleyince, dünyalar benim oldu. 6 aydan beri telefonda konuşup, sadece internetten tanıdığım sevgilimi sonunda gerçekten görüp tanıyacaktım. Ancak onun otel odalarında kalmasına gönlüm razı olmadı. Aklıma biricik arkadaşım Serpil geldi. Serpil dul bir kadındı ve tekbaşına yaşıyordu, Mehmet onun evinde kalabilirdi.
Hemen Serpil'i aradım ve durumu anlattım. Serpil direkt, "Canım benim, gelsin, istediği kadar kalabilir!" dediğinde, sevincim bin kat daha arttı. Böylelikle ev işini de halletmiştim, hemen Mehmet'i aradım ve Serpil'de istediği kadar kalabileceğini söyledim. O da bu habere çok mutlu oldu.
Aradan 3 gün geçti ve sabırsızlıkla beklediğim sevgilim bu gece gelecekti. Balıkesir'den yola çıkarken beni aradı ve "4 saat sonra yanındayım aşkım, artık bu hasret bitecek ve 10 gün boyunca unutamayacağın anlar yaşatacağım sana!" diyordu. Hemem kocamı aradım ve 9-10 gün Serpil'de kalacağımı söyledim. Kocam herzamanki gibi, "Umurumda değil, istersen hiç gelme!" dedi. Bu şekilde cevap beklediğim için hiçte garipsemedim, zaten formalite icabı söylemiştim :)) Hemen birkaç parça giysi aldım yanıma ve uçar adımlarla Serpil'e koştum. Hazırlanmaya başladım, makyajımı yaptım, üzerime dizimin 4 parmak üzerine gelen siyah eteğimi ve beyaz gömleğimi giydim, türbanımı yaptım, üzerime ince bir tunik aldım. Serpil'le birlikte gidecektik Beşiktaş'a Mehmet'i karşılamaya. Serpil de hazırlandı, o da benim kadar güzel ve alımlı olmuştu. Beklenen saat geliyordu, artık aşkımı karşılamaya gidebilirdik.
Serpil'le Besiktaş'a indik ve bir cafeye girdik. Mehmet gelinceye kadar bir kahve içip heyecanımı dindirmem gerekliydi. Derken telefonum çaldı, sevgilim arıyordu, açtım. "Ben indim, Barbaros meydanında deniz kenarında bekliyorum!" dedi. Heyecanım hafiften azalmışken yine tavan yaptı, "Tamam 5 dakika içinde oradayız!" dedim ve hemen hesabı ödeyip çıktık ve Barbaros meydanına gittik. Mehmet arkası bize dönük, bankta oturmuş, bir sigara yakmış, denizi seyrediyordu. Heyecandan ölmek üzereydim, ayakta duramıyordum, Serpil bu durumu farketti ve hemen koluma girdi. Sakin adımlarla arkasından yavaşca yaklaşıp ön tarafına geçtim ve Final anı...
Mehmet'i görünce nutkum tutuldu, o kadar yakışıklı ki, tarif edemem. "Merhaba ben Meltem!" der demez hemen ayağa kalktı ve birbirimize sarıldık. Sanki senelerdir tanışıyormuşuz ve uzun zaman sonra tekrar buluşmuşuz gibi birbirimizi bırakamıyorduk. Serpilin, "Piişşttt ben de burdayım, beni unuttunuz!" sözüyle ayrıldık ve Serpil'i tanıştırdım. Sonra hiç vakit kaybetmeden atladık Serpil'in arabaya, yola koyulduk. Biran önce eve gitmek için sabırsızlanıyorduk. Arabada biraz sohbet ettik. Yarım saat sonra sokağın başına geldiğimizde, bizi beraber görmemeleri için Mehmet'i indirdik. Ben Serpil'le, Mehmet de arkamızdan apartmana girdik. Hep beraber asansöre bindik ve Serpil'in daireye çıktık.
İçeriye girip, Serpil kapıyı kapatır kapatmaz, hemen sevgilimin üzerine atlayıp, "Tekrar hoşgeldin aşkım!" deyip dudaklarına yapıştım. Serpil'in yanımızda oluşuna aldırmadan uzun uzun ateşli bir şekilde öpüştük. O kadar arzulu ve tatlı öpüyordu ki, beni kendimden geçirmeye yetmişti. Serpil'in götüme şaplak atmasıyla kendime geldim. Serpil, "Mehmet kendi evinde gibi rahat hisset kendini canım, geç istediğin yere otur. Müsadenizle ben üzerimi değiştireyim..." diyerek odasına gitti. Biz de salona kanepeye geçip oturduk. Gözlerimizi birbirimizden alamıyorduk. Az önceki ateşli öpüşme beni kendimden geçirmiş ve amım ıslanmıştı. Ama acelemiz yoktu, daha önümüzde tüm gece vardı.
Serpil çok rahat bir kadın olduğu için, dizlerinin üzerinde bir şort ve sıfır kol bir tişörtle geldi, Mehmet'e, "Tekrar hoşgeldin!" diyerek karşımıza oturdu. Kısa bir sessizliğin ardından ben Mehmet'e, "Ya aşkım sormayı unuttum, ne içersin? Soğuk sıcak?" dedim. Bir bardak meyva suyu istedi. Hemen kalktım, mutfağa gidip hepimize birer bardak meyva suyu koydum ve salona geri geldim. Baktım Serpil ve Mehmet muhabbete başlamışlar konuşuyorlardı. Servisi yaptıktan sonra ben de katıldım muhabbete, konuşmaya devam ettik. Muhabbet koyu olduğundan vaktin nasıl geçtiğini anlamadık.
Bu arada karnım acıkmaya başladı. Mehmet'e, "Aşkım sen acıkmadın mı yaa? Ben acıktım! Sen üzerini değiştir, biz Serpil'le birşeyler hazırlayalım, yiyelim!" dedim. Mehmet Serpil'e, "Bir mahsuru yoksa ben bir duş almak istiyorum, yol beni biraz yordu." dedi. Serpil, "Aşk olsun canım yaa, kendi evin gibi rahat ol!" dedi ve biz mutfağa, sevgilim de duşa girdi. Serpil de gerçekten benimkini çok yakışıklı bulmuş ve onun da benim gibi dibi düşmüştü.
Biz mutfakta uğraşırken sevgilim duşunu alıp, üzerinde bir şort ve tişörtle mutfağa yanımıza geldi, bana arkadan sarılarak, "Kolay gelsin aşkım!" diyerek boynumdan öptü. Benim oramdan çok zevk aldığımı ona daha önce telefonda söylemiştim. "Sabırsızlanma aşkım, daha önümüzde koskoca 10 gün var, biraz bekle, önce yemek yiyelim!" dedim. Oturduk yemek yedik, biraz daha sohbet ettik. Serpil, "Arkadaşlar ben yatıyorum, siz ister oturun, ister yatın!" diyerek yanımızdan ayrıldı. Ben de, "Aşkım sen salona geç, ben masayı toplayıp geliyorum!" dedim. Masayı toparladım, salona geçtim.
Serpil elinde nevresim ve bir yastıkla geldi. "Napıyorsun kız?" dedim. Serpil, "Misafiri kanepede yatıracak halim yok ya, yatak odası sizin, ben burada yatarım!" dedi. Bütün çabalarıma rağmen, "İtiraz istemiyorum!" diyerek salonda yatacağını söyledi ve "Artık siz de yatın, çok geç oldu!" dedi. Tam biz yatakodasına giderken arkamızdan, "Fazla ses çıkarmayın, gerçi uyanmam, ama uyanırsam benim de canım ister!" dedi ve kahkahayı patlattı. Biz de sevgilimle gülüşerek, sarmaş dolaş yatak odasına girdik.
Kapıyı kapatır kapatmaz yine aynı şekilde ayakta öpüşmeye ve yiyişmeye başladık. Ama bu sefer ellerimiz de boş durmuyor, birbirimizin vücudunu keşfediyordu. Bir yandan öpüşüyor bir yandan birbirimizi soyuyorduk. Kısa sürede ikimiz de çırılçıplak kaldık. Yatağa geçme vakti geldi ve lambayı kapatıp, duvar dibindeki kırmızı spot ışıkları açtım. Serpil zevkine düşkün olduğu için özel yaptırmıştı bunları. İçerisi loş ışıkla tam bir fantazi odası olmuştu.
Hemen yatağa geçtik ve kaldığımız yerden öpüşmeye devam ettik. Mehmet'in üzerine çıkmıştım ve yarağını amıma sürttürüyordum. Onu dudaklarından başlayarak aşağı doğru yalaya yalaya yarağına indim ve elime alıp başladım yalamaya. Yarısını bile ağzıma almakta zorlanırken kendimi alıştıra alıştıra daha fazlasını almaya çalışıyordum. Kısa bir süre sonra 69 olduk, birbirimizi birer aç kurt gibi yalıyorduk. Amımı okadar güzel ve profesyonelce yalıyordu ki, bu işi çok iyi biliyordu. Kimbilir bu güne kadar kaç tane kadınla birlikte oldu, ama artık hiç birşey umrumda değildi. Artık beraberdik ve bu anın tadını çıkarmalıydık.
Sevgilim amımı ve götümü yalarken, ben de yarağını yalıyor, biryandan da zevkten inliyordum. Daha fazla dayanamadım, kasılarak, titreyerek ve bağıra bağıra boşalmaya başladım. Sevgilim benim boşalacağımı anladığı anda amımın tamamını ağzının içine almış, içine çekiyordu. Hayatımda ilk defa bu kadar siddetli ve zevk alarak boşaldım. Gerçekten işini çok iyi biliyordu sevgilim. Bütün am sularımı temizlemiş, halen yalamaya devam ediyordu. Ben de onun yarağını yalamaya devam ediyordum, ama onun daha boşalmaya niyeti yoktu. Üstünden yavaşca doğruldum ve ona doğru döndüm. Elime yarağını alarak vıcık vıcık amıma sokmaya başladım. Amım nekadar ıslak da olsa, yarağı büyük olduğu için almam kolay olmuyordu. Alıştıra alıştıra yavaşca üzerine oturuyordum. Biraz canım yanıyordu, ama aldığım zevk acıyı biraz olsun bastırıyordu. Acı ve zevki beraber yaşamak çok güzel bir duyguydu.
Artık yarısından fazlası girmiş ve kalanı halen amımın duvarlarını zorlaya zorlaya giriyordu. Biryandan içime alırken, bir yandanda ufak ufak hareketlerle oturup kalkıyordum. Zevkten ölmek üzereydim, çığlık atmamak için alt dudağımı ısırıyordum. Sonunda tamamı içimdeydi artık. Kısa bir süre hareketsiz kaldıktan sonra hafif tempoyla oturup kalkmaya devam ettim. Sonra da hızlanmaya başladım. Duyduğum acı yerini tamamen zevke bırakmış, ikimiz de bulutların üzerinde uçuyorduk.
Bu pozisyonda bir süre sikiştikten sonra artık üstte durmaktan yoruldum ve sevgilimle yer değiştirdik. Ben sırtüstü yattım, sevgilim bacaklarımı omuzuna aldı ve bir seferde amıma geçirdi. Elimde olmadan öyle bir bağırdım ki, salonda yatan Serpil mutlaka duymuştur. Bu pozisyonda sevgilimin hareketleri daha sert olmaya başladı. Amımı hızlı hızlı sikerken, göğüslerimi de yoğuruyordu. Yaklaşık 15 dakika da bu şekilde siktikten sonra artık sonunda boşalacaktı. Kendini kontrol etmesini çok iyi biliyordu. Ben de gelmek üzereydim, ikimiz de inleyerek aynı anda boşaldık. Sevgilim döllerini amımın içine akıttı ve yarağı amımın içindeyken üzerime uzandı kaldı. Ter su içinde kalmıştık.
Bir süre üzerimde yattıktan sonra kalktı. Ben de hemen amıma bir peçete koydum, dölleri her yere akmasın diye ve doğru banyonun yolunu tuttum. Peşimden sevgilim de geldi ve bana banyoda arkadan sarılarak teşekkür etti. Ben de ona daha bunun bir başlangıç olduğunu söyleyince, ikimiz de gülüştük. Bu arada sesimize Serpil uyanmış, uyku sersemi kalkmış, sesimize doğru gelmişti. Serpil banyoda bizi o şekilde çıplak görünce, üçümüz de afallamıştık. Serpil özür dileyerek salona döndü. Biz de temizlenip hemen tekrar yatak odasına geçtik, birbirimize sarılarak birer sigara yaktık.
Tabi 6 ayın hasreti hemen öyle bir kerede bitmez. Uzun zamandan beri yarak yüzü görmüyordum zaten ve Mehmet'le tanıştığımızdan beri kendimi parmaklamaktan bıktım. Artık bu yarağın tadını çıkarmamın zamanı geldi. Sigaralarımız bitti ve yine öpüşmeye başladık. Bu sefer yine sevgilim benim üstüme çıktı ve dudaklarımdam kulak memelerime, oradan boynuma aşağı yalayarak göğüslerime indi ve göğüslerimin uçlarını dişleyerek emmeye başladı. Bu arada elleri boş durmuyor, ıslanan amıma 2 parmağını sokup çıkartıyordu. Göbeğimi yalaya yalaya amıma indi. Bacaklarımı iyice açtırdı, bir yandan klitorisimi emiyor, bir yandan da parmaklarını sert bir şekilde amıma sokuyordu.
Artık inlemelerim bağırışlara dönüştü ve Serpil'in içeride oluşuna aldırış etmeden çılgınlar gibi sevişiyorduk. Bir süre daha bu şekilde parmakladıktan sonra daha fazla dayanamadım ve tekrar kasılarak boşalmaya başladım. Sevgilim durdurak bilmeden beni zevkin doruklarına çıkarıyordu. O koca yarağı busefer götümde istiyordum ve "Götümü sik aşkım, orospun yap beni!" demeye başladım. Gerçektende ağzımdan istem dışı çıkmış kelimelerdi bunlar. Mehmet benim bu şekilde konuştuğumu duyduktan sonra, sanki benden bu kelimelerin çıkmasını beklermiş gibi, o da başladı, "Sikeceğim tabi amına soktuğumun orospusu! Amını da sikeceğim götünü de! Bundan sonra benim orospum olacaksın!" gibi argo kelimeler kullanmaya başladı. Bu şekilde küfürlü konuşması okadar çok hoşuma gitti ki, aldığım zevk bir kat daha arttı.
Serpil daha önce bana, çekmecede kayganlaştırıcı krem olduğunu ve kullanabileceğimi söylemişti. Çekmeceyi açtım, kayganlaştırıcı kremi aldım, Mehmet'e verdim ve önüne dörtayak domaldım. Kayganlaştırıcıyı götüme bolca sürüp, götüme başparmağını sokmaya başladı. Ben de, "Hadi aşkım yarağını sok götüme, götümden sik beni, parçala götümü!" diyerek onu gaza getiriyordum.
Bir süre sonra başparmağını götümden çıkardı ve 2 parmağını soktu götüme. Derken götümdeki parmak sayısı 3 oldu. Parmaklarını götüme deli gibi sokup çıkarıyordu. Bu arada götüm de iyice kıvama gelmişti, "Yeter aşkım, yarağını götümde hissetmek istiyorum!" dedim. Mehmet daha fazla dayanamayarak yarağının kafasını da biraz yağlayıp, amımın dudakları arasından kaydırarak yavaşca götümün ağzına getirdi. Kendimi kasmamam gerektiğini, kasarsam daha çok acıyacağını söyleyerek beni motive ediyordu.
Yavaş yavaş, milim milim götüme girmeye başladığında, ben zevkten kudurmak üzereydim. Kendimi ne kadar sıkmamaya çalışsam da, kocam götümü anca 3 yada 4 sefer sikmiştir ve yarağı Mehmet'in yarağından çok daha ufak olduğundan kendimi azda olsa kasıyordum. En sonunda tamamı götümdeydi. Yavaş hareketlerle gidip geliyordu. Bir zaman sonra zevk almaya başlayınca, ben de götümü yarağına bastırıyor, köküne kadar girmesine yardımcı oluyordum. Mehmet kendinden geçmiş, bana küfürler yağdırırken, ben de ona küfürlerle karşılık veriyordum. Mehmet hızlı hızlı götüme pompalarken, bir eliyle de amımı okşuyor ve orgazm olmamı sağlıyordu. Götümü yaklaşık yarım saat siktikten sonra götüme boşaldı. Yarağını götümden çıkardığında hemen döndüm yarağını ağzıma aldım, yarağında kalan dölleri bir güzel emip yuttum.
Biraz dinlenip, birer sigara içtikten sonra Mehmet beni kucaklayıp doğru banyoya götürdü. Birlikte duş aldık çıktık, üzerimizi giymeden yatağa girdik, birbirimize sarılıp oynaştık. Gözlerimiz kapandığında gün ağarmak üzereydi.
Bir ara gözlerimi açtığımda saat öğleden sonra 5 olmuştu. Açlıktan karnım zil çalıyordu. Kalktım, sutyen ve külot giydim ve odadan çıktım. Yürümekte zorluk çekiyordum. Salondan sesler geliyordu. Baktım Serpil TV seyrediyordu. Beni görür görmez gülerek, "Tünaydın kız orospu, gece neydi öyle yaa? Hem kendiniz uyumadınız, hem beni uyutmadınız! Sabaha kadar sizin sikişmelerinizi dinledim!" dedi. Ben de, "Bundan sonra biraz daha az ses çıkartırız! Kızım ne yapayım yaa, kocaman yarağı var, almak zor oluyor!" dedim.
Serpil yine gülerek, "Valla gece sizin sesinizi duyduktan sonra çok canım cekti yaa, nerdeyse yanınıza gelecektim, kendimi zor tuttum!" dedi. Ben de, "Gelseydin ya kız, grup yapardık! Madem canın çekti, neden gelmedin kızım? Valla bana uyardı!" dedim ve beraber gülmeye başladık. Serpil, "İlk gece sizi rahat bırakmak istedim, hem biz bu şekilde konuşuyoruz da, bakalım Mehmet isteyecek mi beni?" dedi. Ben de, "Orası kolay kızım yaa, sen biraz sonra şöyle bir yarım saatliğine falan dışarı çık, ben ağzını ararım, seni nasıl bulduğunu falan sorarım, ona göre ayarlarız birşeyler!" dedim. Serpil, "OK! Zaten markete gidecektim!" dedi.
Ben mutfağa gidip yiyecek birşeyler hazırladım, sonra da üzerimi giyinip, Mehmet'i uyandırdım, birlikte atıştırmak için. Serpil yanımıza geldi ve "Mehmet, ben markete gidiyorum, bir ihtiyacın var mı?" diye sordu. Bizimki de, "Ya sigaram bitti, hem senin için bir mahsuru yoksa bira da alır mısın?" dedi. Serpil, "OK!" deyip çıktı. Ben de bizimkinin ağzını aramaya başladım, "Eee aşkım, Serpil'i nasıl buluyorsun? Güzel kız değil mi?" dedim. "Valla aşkım böyle bir arkadaşın olduğu için çok şanslısın! Çok iyi, temiz kalpli, gerçekten güzel ve alımlı bir kız!" dedi. Benim kıskanç olmadığımı bildiği için bu şekilde herşeyi rahat rahat konuşabiliyordu.
"Biliyor musun, bütün gece sesimizden uyuyamamış!" deyince, "Hadi be, tühh yaa, desene daha ilk geceden rahatsız ettik kızı!" dedi. Ben de, "Yok aşkım yaa rahatsız olmamış da, sadece bir ara canı çok istemiş! Aşkım, mesela biz sevişirken yanımıza gelse, bizimle sevişmek istese, o anda ne yaparsın?" dedim. Bizimki, "Valla nerden bileyim aşkım, seninle telefonda 6 aydan beri konuşuyoruz, senin huyunu suyunu biliyorum, ama Serpil'i daha dün gece tanıdım. Bilmem ki nasıl olur? Ayrıca bu sana karşı yanlış bir hareket olmaz mı?" dedi. Gerçekten sevgilimin bu cevabını takdir ettim, "Valla bana uyar aşkım, eğer sen de istersen, Serpil'i de aramıza alalım!" dedim. O da, "Sen bilirsin aşkım!" diyerek topu bana attı. "Serpil gelmek üzeredir, sen salona geç, ben bulaşıkları makinaya atıp geliyorum!" dedim.
Az sonra Serpil marketten döndü, biraz sebze meyve almış, birkaç tane bira, bir karton da sigara almış. Sigarayı ve biraları salonda oturan Mehmet'e verdi, sebze meyvelerle mutfağa yanıma geldi. Bana göz kırparak, "Ne oldu? Ağzını aradın mı? Ne diyor?" diye sordu. Ben de gülerek, "Hadi iyisin orospu, o iş tamam!" dedim. Serpil, "Ben ozaman üzerimi değiştireyim! Gel bana yardımcı ol kız, ne giyeyim?" dedi. Birlikte yatakodasına gittik, Serpil dolaptan iççamaşırlarını çıkardı bana gösterdi. Ben de, "Pembe tanga külot takımını giy!" dedim. Yanımda soyunup, söylediğim takımı giydi. Üzerine de kısa bir etek ve bol bir askılı giydiğinde, gerçekten çok sexy olmuştu. Götüne bir şaplak atıp, "Seni azgın orospu seni, tam sikilmelik oldun!" dedim, gülüştük.
Mutfağa gidip meyve tabağı ve çerezleri ayarladık, salona geçtik. Bizimki Serpil'i görünce, "Oooo, bu ne Serpil yaa? Özel bir gün mü bugün?" dedi. Serpil de, "Yok yaa, senin için giyindim!" dedi, oturdu. Ben de üzerimi değiştirip geleceğimi söyledim. Şimdi hazırlanma sırası bendeydi. İçeri geçtim, Serpil'in iççamaşırlarından bir tane tanga takım da kendime seçtim, giydim. Üzerine de sadece çok kısa ve bol bir şort giydim, şort ve sutyenle salona çıktım.
Bizimkiler biraları açmışlar içmeye başlamışlardı bile. Beni o şekil gören Serpil, "Bu ne kız, üzerini giymeyi unutmuşsun!" deyip güldü. Ben de, "Yok kızım yaa, unutmadım, hava zaten sıcak, evde de bir sevgilim, bir sen varsın, sizden mi utanacağım?" dedim ve oturdum. Hemen bir bira da bana açıp verdiler. Üçümüz birlikte hem içiyor, hem sohbet, muhabbet, gırgır yapıyorduk. Derken Serpil hafif hafif amını götünü bizimkine sergilemeye başladı. Ben Serpil'e göz kırparak, "Bu ne kızım yaa, amın götün meydanda, kıçında etek var mı yokmu belli değil, bari üzerindekileri çıkar da rahat ol!" dedim. Serpil de, "Tamam hayatım, seni mi kıracağım!" diyerek eteğini ve askılıyı çıkardı. Bizimkinin gözleri fal taşı gibi açıldı. Önüne baktım, yarrağı çoktan çadırı kurmuştu.
Ben rahat dururmuyum, hemen kalktım, ben de şortumu sutyenimi çıkardım ve bizimkinin kucağına bıraktım kendimi, dudaklarına ateşli bir öpücük kondurdum ve yarağını acuçlayarak, "Yarağın taş gibi olmuş aşkım, yoksa Serpil'le sevişmek mi istiyorsun?" dedim. Mehmet de, "Sadece Serpil'le değil, ikinizle de istiyorum!" dedi ve film orda koptu. Serpil hemen geldi ve yapıştı bizimkinin dudaklarına. Bir Serpil öpüyor, bir ben, deliler gibi öpüşüyoruz. Mehmet'in de bir eli Serpil'in amında, bir eli benim amımdaydı.
Oradan kalktık yatak odasına geçtik. Mehmet sırt üstü uzandı yatağa. Serpil'le birlikte üzerimizde kalanları da soyunup, Mehmetin şortunu çıkardık, birimiz yarağını birimiz taşaklarını yalıyoruz. Serpil hemen bizimkime amını döndü ve onlar 69 oldular. Mehmet Serpil'in amını yalarken beni de ihmal etmiyor, hem amımı hem götümü parmaklıyordu. 3 kişi grup daha harika oluyormuş. Birbirilerini yaladıktan sonra Serpil hemen yatağa uzandı ve bacaklarını açtı, "Hadi erkeğim gir içime!" demeye başladı. Ben de, "Hadi aşkım sik şu orospuyu da aklı başına gelsin! Amını götünü sik parçala orospunun!" dedim. Mehmet Serpil'in bacak arasında yerini aldı ve yarağını bana biraz yalattıktan sonra 3 hamlede Serpil'in amına kökledi. Serpil kaçmaya çalışıyor, ama bizimki tutmuş bir kere, bırakır mı, seri bir şekilde sikmeye başladı. Serpil çığlık üstüne çığlık atıyor, ama dinleyen kim!
Kısa bir süre sonra Serpil, "Hadi aşkım, kökle, hızlı hızlı sik, parçala heryerimi, bu amım da götüm de feda olsun sana!" demeye başladı. Serpil Mehmet'e bunları söylerken, bir eli de benim bacaklarımda dolaşıyordu. Birden bacağımdan tuttu, beni kendine doğru çekip, "Gel kız, amını yalamak istiyorum senin!" dedi. Serpil'in bu isteği ilk baştan tuhaf geldi bana, daha önce hiç böyle bir yaklaşımda bulunmamıştı. Mehmet de ordan, "Yalayın birbirinizi orosular!" deyince, amım Serpil'in ağzına gelecek şekilde çıktım üstüne ve Serpil yalamaya başladı. Aman Tanrım, bu ne güzel birşeydi, daha ilk dil darbesinde beni uçurmaya yetti. Mehmet Serpil'in amından çıkıp benim götüme girmeye başladı. Dün gecekinden daha rahat ve zorlanmadan almıştım. Mehmet beni götümden sikerken, Serpil'in ve benim dudaklar birleşmiş, lezbiyenler gibi birbirimizi somurup duruyorduk. Mehmet daha fazla dayanamayıp götümün içine patladı.
Yatakta uzanmış, biz sigara içerken, Serpil daha doymamış olmalı ki, Mehmet'in inik yarağını ağzına almış, kaldırmaya çalışıyordu. Tabi bu arada bir eli de benim amımdaydı. Serpil en sonunda emeline kavuştu, Mehmet'in yarağını kaldırdı ve yarağın kafasına bolca tükürüp, hemen üstüne oturdu ve zıplamaya başladı. Az önce amına ilk kez alırken bağıran Serpil, şimdi zevk çığlıkları atıyordu. Biraz sonra Mehmet bunu üstünden kaldırıp önüne domalttı. Şimdi götten sikilme sırası Serpil'deydi. Serpil götten sikileceğini anlayınca çekmeceden kaydırıcı kremi çıkartıp verdi bana, ben de kremi götüne güzelce yedire yedire sürdüm. Aşkım yarağını Serpil'in göt deliğine dayadı, hafif bastırıp çekiyor, fakat sokmuyordu. Serpil yalvarmaya başladı, "Hadi daha fazla delirtme beni, sok şunu götüme, sik parçala götümü!" diye. Aşkım da yavaşca sokmaya başladı. Soktukça Serpil inliyor, çığlıklar atıyordu. Sonunda hepsini götüne almayı başardı...
Sevgilim buraya tatile gelmişti, ama onu daha çok yoruyorduk. 10 gün boyunca, üçümüz birlikte yedik içtik, dinlendik ve sikiştik. Ve ayrılık vakti geldi, aşkım memleketine geri döndü. Ama biz Serpil'le karar vermiştik, aşkımı buraya alacaktık. Burada ona bir iş ayarladık ve tekrar çağırdık. Mehmet karısından boşanıp geldi. Şu anda burada özel kişilerin koruması olarak, düzgün bir maaşla çalışıyor. Ben de kocamdan boşandım ve üçümüz Serpil'in evinde yaşamaya başladık. Mehmet en sonunda bana evlenme teklifi yaptı. Çünkü yeni kayınvalidem torun sevmek istiyormuş.
Mehmet'le evlendim ve şu anda 7 aylık hamileyim. Şu günlerde ben sikişemiyorum, ama kocam, ben ve Serpil çok mutluyuz. En azından gözüm arkada kalmıyor, acaba başka kadınlara gidiyor mu diye düşünmüyorum. Nasılsa evde her daim emrine amade Serpil var. Hem başka kadınlara gidiyorsa da yarağı sağolsun, kocama tüm amlar feda olsun!
En Büyük Hayalim Karımla Grupseks Yapmaktı! (Güney 31 Y., Kastamonu)
Selam seks hikayesi sevenler, ben Güney. 31 yaşındayım. Seks'e hep çok düşkün olmuşumdur. En büyük hayalim ise grupsex yapmaktı, özellikle de karımla, yani karımı başka bir erkekle birlikte sikmekti. Karımla bu konuda çok konuşmamıza ve fantazi yapmamıza rağmen, karım reelde buna yanaşmadı.
İnternette sahte bir Profil açıp, insanlarla sohbet etmeye başladım. Benim gibi, karısı grup istemeyen birsürü erkek olduğunu gördüm. Genelde tek seferlik sohbetler oldu, ama birisiyle uzun zaman sohbetimiz devam etti. Adı Burak idi. İstanbul'dan. Önce evli olduğunu söylemişti. Zamanla sohbetimiz ilerleyince, karısından boşandığını, ama benim yaşadığım şehir olan Kastamonu'da evli bir kadınla ilişkisinin olduğunu, onunla evli bir çiftle grupsex yapmak istediğini söyledi. Karımın bu sohbetlere katılmadığını bildiği için, sadece fantazi ve resim paylaşımlı sohbetler ettik. 4-5 ay kadar sonra, Burak, Kastamonu'daki sevgilisi (Yasemin) ile görüştüğünü, ben istersem 3'lü grup yapabileceğimizi söyledi.
Ben Yasemin'i hiç görmemiştim. Sadece Burağın anlattıklarından, kadının çok isterik ve azgın olduğunu biliyordum. Yasemin, her türlü fantaziye açık, kocasıyla sex konusunda sıkıntısı olan, 27 yaşında, türbanlı bir bayanmış. Küçük memeli ve küçük götlü, 1.68 boyunda, 50 kiloda, kumral bir kadınmış. Burak, Yasemin'le internetten tanıştıklarını, yaklaşık 2 yıldır görüştüklerini, bir kez Burağın ortağıyla 3'lü yaptıklarını söylemişti. Hiç görmemiş olmama rağmen, Burağın anlattıkları Yasemin'i çok istememe sebep olmuştu. Yasemin'in sert sikilmekten hoşlandığını, sexte herşeye açık olduğunu, götten sikilmeyi ve oral sex yapmayı çok sevdiğini öğrenmiştim. Bunu okuyan her erkek, böyle bir orospuyu ben gibi arzulamıştır eminim.
Burak'la, karımın şehir dışında (Annesinde) olduğu bir Pazar gününe anlaştık. Burak Kastamonu'ya geldi, buluştuk. Yasemin'i de anlaştığımız yerden arabaya alıp, evime geçtik. Yasemin türbanlı, zayıf ve hoş bir bayandı. Evde birkaç dakika havadan sudan sohbet ettik. Sonra ben odadan çıkınca Yasemin peşimden geldi ve koridorda dudaklarıma yapıştı. Bana tecavüz edercesine öpüyordu. Ben de karşılık verdim ve hemen bir elimi götüne, bir elimi memelerine attım. Elbiselerinin üstünden sertçe okşayarak öpüşüyorduk. O da boş durmuyor, pantolonumun üstünden yarağımı okşuyordu. Benim heyecanım tarif edilemezdi. Hem daha 10 dakika önce tanıştığım evli bir bayanla sevişiyordum, hem de ilk kez grup yapacaktım.
Koridorda Yasemin'le ayakta birbirimizi soyarken Burak yanımıza geldi. O da arkadan Yasemin'in kalçalarını okşamaya başladı. Sonra da Yasemin benle sevişirken Yasemin'i soymaya başladı. Yasemin pantolonumu indirip yarağımı ağzına aldı. Hiç yarak görmemiş gibi sakso çekiyordu, bu kadar isterik ve azgın bir kadını ilk kez görüyordum. Burak onu soyunca, Burak'la öpüşmeye başladı ve bana arkasını döndü. Ben de hemen küçük götünü avuçladım ve alttan amına yarağımı bir iki sürttükten sonra amına girdim. Amı oldukça sulanmıştı ve kolayca aldı yarağımı. Yasemin bir taraftan da Burağın pantolonunu indirip ona sakso çekmeye başladı. O sırada biz Burakla göz göze geldik. Aramızda mükemmel bir orospu vardı ve ikimiz de uçmuştuk. Sexte bu kadar rahat, azgın ve hiçbirşeye hayır demeyen, tabusuz, sınırsız bir kadın var deseler inanmazdım.
Koridorda ayakta yasemin Burağın sikini yalarken bir süre amından siktim. Burak daha önce Yasemin'in götten sikilmeyi çok sevdiğini ve girerken rahat olmamı, canı yansada devam etmemi söylemişti. İlk boşalmam ve bu heyecanlı ortamdan dolayı kısa sürecekti. Götünde boşalmak istiyordum. Amından çıkarıp göt deliğine yerleştirdim yarağımı ve yavaş yavaş yüklendim. Yasemin'in suratında acı ifadesi vardı ve "Offff!" diye inliyordu, ama hiç dur falan demedi. Ben de yüklenmeye devam ettim ve yarağımı götüne tamamen soktum. O gene Burakla öpüşüyor ve arada da Burağın yarağını yalıyordu. Birkaç dakika götünden büyük bir zevkle siktim ve götüne boşaldım. Ayakta yorulduğumuz için orda bıraktık. Ama gün uzundu, birer duş alıp, giyinmeden havlularla kahvaltı yapıp, biraz sohbet ederek dinlendik.
Sonra salona geçip koltukta gene öpüşmeye başladık. Yasemin iki erkeğin arasında çok rahat çok istekli idi. Böyle isterik bir kadın olamazdı. 10 kişi sikse zevkten kudurur ama itiraz etmezdi. Bu sefer koltukta Yasemin yarağımı yalarken, Burak amını sikmeye başladı. Amındaki yarağın zevkiyle kuduran Yasemin, gözüme bakarak, beni ağzıyla uçuruyordu. Bu pozisyon karımla en çok yaşamak istediğim pozisyondu. Ben karımın ağzına verirken, bir başka erkeğin de karımı sikmesiydi. Bunu karımla yapamamıştım, ama Yasemin'le harika bir grup yapıyorduk.
Sonra Yasemin, ben yatarken yarağımı amına alarak üstüne oturdu, Burak ta sırtını öperek götüne girmeye başladı. Tost yapmıştık Yasemin'i. Orospu o kadar zevk alıyordu ki, inlemelerini ve bağırmalarını komşular duymasın diye dudaklarını öpmeyi bırakamıyordum. Memeleri de ufak olmasına rağmen uçları fındık gibi ve sertti. Ellerim de memelerini avuçluyor ve uçlarını parmaklarımın arasında sıkarak canını yakıyordum. Bu onu dahada kudurtuyordu. Biraz sonra Burak Yasemin'in götüne boşaldı. Ben de amından sikmeye devam ederken, Yasemin gözüme bakarak sanki delirmiş gibi sarsılarak ve inleyerek boşaldı.
O ince çıtıpıtı kadının böyle değişebilemesi beni çok şaşırttı. Orgazm olurken resmen gözleri kaymış, kendini kaybetmişti. Ben de birkaç dakika sonra amına patladım. Korunduğunu bildiğim için amına büyük bir zevkle boşaldım. Burak yol yorgunu olduğu için dinlendi. Biz Yasemin'le banyoya gittik. Onu kendi ellerimle heryerini okşayarak yıkadım. Dudaklarını da kemiriyodum resmen, tabii kaltak ta benimkini. Önümde çöktürüp suyun altında verdim ağzına. Beni yalayarak boşaltacaktı. Tam boşalırken ağzından çıkarıp, ilk kez bir kadının suratına 31 çekerek boşaldım. 3. kez boşalmama rağmen bayağı bir sperm fışkırmış, yüzüne gözüne saçlarına dağılmıştı. Yasemin'in çok zevk aldığı belliydi.
Dinlenirken sohbet ettik gün boyu. Kocasının seks yapmayı sevmediğini, hiç sikmese aklına gelmediğini anlattı. Ama o çok azgındı. Zaten kocası yeterince sikse bile, ben onun tek erkekle doyabilceğini düşünmüyordum.
Sabah 8:00'de buluşmuştuk ve Yasemin eve akşam 17:00'de dönmek zorundaydı. O saate kadar evde çıplak dolaştık. Mutfakta, banyoda, salonda... dinlendikçe oynaştık ve seviştik. Burak'la beraber tost yapmadık birdaha, ama üçümüz beraber duşta da sikiştik. Hayatımda hiç bu kadar azgın olduğumu hatırlamıyorum. Yaseminin her deliğini defalarca siktim, 5 yada 6 defa boşaldım. Onlar gittiğinde de yorgun ve mutlu bir şekilde, yaşadığım rüya gibi günü düşünerek ve birgün karımı da Tost yapabilmeyi hayalleyerek uyudum :)