Bir masal bir taş ağırlığında olabilir mi? Olurmuş meğer. Birlikte bir masala inanmak istedim Ben seninle, sadece bu. Sen beni tek Tek Tek Bıraktın. Benim artık taş taşıyacak, Taş kaldıracak, taş atacak Halim mi var!
Birhan Keskin (via inimdeyim)
h
Mike Driver
PUT YOUR BEARD IN MY MOUTH

No title available
macklin celebrini has autism
One Nice Bug Per Day
Claire Keane
"I'm Dorothy Gale from Kansas"
Game of Thrones Daily

tannertan36
2025 on Tumblr: Trends That Defined the Year
occasionally subtle
Sweet Seals For You, Always

Product Placement

titsay
The Stonewall Inn

izzy's playlists!
noise dept.

pixel skylines

Andulka
seen from Malaysia
seen from Belarus

seen from United States

seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from Sweden

seen from United States
seen from United Kingdom
seen from Colombia
seen from Pakistan
seen from United States
seen from Bangladesh

seen from United States

seen from Brazil

seen from Finland
seen from United Kingdom
seen from Mexico
seen from United Kingdom

seen from Uzbekistan
@metroistasyonu
Bir masal bir taş ağırlığında olabilir mi? Olurmuş meğer. Birlikte bir masala inanmak istedim Ben seninle, sadece bu. Sen beni tek Tek Tek Bıraktın. Benim artık taş taşıyacak, Taş kaldıracak, taş atacak Halim mi var!
Birhan Keskin (via inimdeyim)
Bir şeyi bıraktığı yerde bulamayınca da kayboluyor insan.
hiçbir şey gelmeyecek bundan böyle gerçekten iyi misin ingeborg? affedebildin mi? tekrar sevebiliyor musun? yaralanan bir şey tekrar iyileşebilir mi? iyileşen yerde iz kalınca tekrar eskisi gibi olunur mu? hayır ingeborg iz bırakmaz insanı hiçbir iz bırakmadı beni hiçbir iz onu bırakmadı ve biz bu izlerle eskisi gibi olamıyoruz eskisi gibi olunamayınca ne öncesi gibi ne de sonrası gibi olunamıyor hiçbir zamanda olamamak bunu anlamak ah ingeborg martı çığlıklarıyla bile olsa yırtılan ipek bir daha dikilmeyecek
Bir düşümüz vardı, birlikte yaşamak koymuştuk adını Çok acıyor belki bundan.
(via metroistasyonu)
Sana söylediğim bütün güzel sözleri geri alıyorum. Kimsenin seni sevmediği yerdesin hâlâ.
Hiçbiri benden özür dilemedi; biri bile. Ne öyle duygusuzca içime girdikleri için, ne bütün o sancıları çekmeme ve bundan utanç duymama neden oldukları için, ne de benimle alay edercesine bu kadar uzun bir süre ve bu kadar aptalca yalanlar söyledikleri için. Bu yaptıkları için onları bağışlamamı hiçbir zaman istemediler benden, ben de onları hiçbir zaman bağışlamadım.
Joanne Greenberg,Sana Gül Bahçesi Vadetmedim (via vecihininsesi)
Allahım ne harika bir blog bu böyle, yazdıklarını okuyup okuyup ağlayabilirim. Bi çoğunda kendimi buldum..
Çok teşekkür ederim, sevgiler.
Hayatımın geri kalanına sığdırmam gereken çok fazla mutluluk var.
Sana açılan bütün kapılarda sıkıştım ben.
Yalnız bana bakarken öyle masumsun. Bu yüzden kimseye anlatamıyorum. Benim suçum değilmiş artık biliyorum, gerçekmiş.
Beş dakikalığına sonunu düşünmeyeceğim.
O caddede beraber yürümüşüz, ama sen daha hızlı.
Ben sana bir kez dokunsam biliyorum içim kavrulacak. Ne söylesem bir şey değişmeyecek biliyorum ama ben her şeyimi sana anlatmak istiyorum. Ben seninle mutsuz olacağımı biliyorum ama sadece seninle mutlu olmak istiyorum. Ben yaşayacaklarımın beni mutsuz edeceğini biliyorum ama hayattan vazgeçemiyorum.
Gelme diyecektim, geldin. İyi ettin geldiğine. Nerdeyiz? Bir şehir yanıyor, dikkat et. Tutuşabiliriz, işte ilk ateş gözlerine düştü, sonra dudaklarına, saçlarının arasına kıvılcımlar doldu ışıl ışıl. Yanıyorsun, yanıyorum, yanıyoruz. Aramakla yetinsek bunlar gelmeyecekti başımıza. Yine de memnunum. İyi ettin geldiğine. Taş olup kalmaktansa, ağaç olup yanmak iyi. Ellerini ver, ellerini. Öpüşmeye susadım. Tırnak uçlarından öpmeye başlayacağım seni. Titreme, yanıyorsun.
Buna yanarım çok, en çok buna yanarım inan. Onaramazdım kırdığım yerleri Onaramazdın kırdığın yerleri
Gelemem artık yanına. Ben kaybettiğime ağlayayım, sen kaybettiğine ağla. Ömrümü adadımdı. Elimden aldığın ve parçaladığın şey bu! Adaletin adını neden anmıyorsun burada da? o yüzden büyük yaram o yüzden büyük öfkem o yüzden dinmiyor içimde hepsi, hınca hınç.
Bir düşümüz vardı, birlikte yaşamak koymuştuk adını Çok acıyor belki bundan.
Biz seninle düştük, yine kalkarız ama herkes düştüğümüzü hatırlar.
realite o kadar çirkin ve ben o kadar yaralıyım ki.