
if i look back, i am lost
Monterey Bay Aquarium
No title available
official daine visual archive
Claire Keane
trying on a metaphor

No title available

titsay

bliss lane

pixel skylines
Today's Document
Mike Driver
he wasn't even looking at me and he found me
will byers stan first human second
hello vonnie

Andulka
ojovivo
Noah Kahan
taylor price
we're not kids anymore.
seen from United States
seen from United States
seen from Croatia
seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from Russia

seen from Germany

seen from United States

seen from United States
seen from United Kingdom

seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from Canada
seen from New Zealand
seen from United States
seen from United States

seen from United Kingdom
seen from United States
@missdasiy
Alice: Sonsuzluk nedir?
Beyaz Tavşan: Bazen yalnızca bir saniyedir.
5.47
17’nin son sabahı
Yaşamak, düşmekle kalkmak arasında geçirdiğiniz korkulu, ümitli, telaşlı zamanın adı. Düşüp düşüp kalkma sanatı.
Nermin Yıldırım
uneasy
İnsan neyi anlatabilir?
İnsan insana, insanlara
hangi derdini anlatabilir?
Yıldızlar birbiriyle konuşabilir,
insan insanla konuşamaz.
Ahmet Hamdi Tanpınar
Gulyabani(Müzikal)
Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın fantastik öğeler içeren ve bir o kadar da güzel çıkarımlar barındıran eseri..
Keyifli bir ikibuçuk saat..
http://www.istdt.gov.tr/gulyabani-muzikal-
15. İstanbul Bienali
15. İstanbul Bienali kapsamındaki 6 mekandan 4’ünü gezme fırsatım oldu. ‘İyi Bir Komşu’ başlıklı Bienal’de en en en sevdiğim mekan bir müze eve dönüştürülmüş olan Ağlayan Adamın Evi’ydi. Mekanın asıl adı ise Ark Kültür. Burada -bildiğim kadarıyla- Bienal için bir hikaye yaratılmış. Bahçeye girdiğinizde size bir kulaklık ile birlikte kumanda veriliyor ve oradaki komutlara göre gezerek evin içerisindeki tüm odaları, eşyaları, anlamlarını ve Ağlayan Adam’ı tanımış, yaşantısına ortak olmuş oluyorsunuz. Onun dışında sırasıyla, Pera Müzesi, Galata Özel Rum İlkokulu ve son olarak beklentimin en yüksek olduğu ve en hoş bulmadığım sergi alanı olan İstanbul Modern. Son 4 gün kala, henüz gidip görmeyenler için, bir gününüzü ayırıp özellikle Ark Kültür ve Pera Müzesini görmenizi ve Galata Özel Rum İlkokulu’na gidip en üst kattaki minik kapılardan geçtikten sonra bir kahve alıp terasındaki İstanbul manzarasının keyfini çıkarmanızı tavsiye ederim.
http://15b.iksv.org/tr
Beklemekle geçiyor zaman, beklemek
Bir şey uğruna bir şeyleri iteklemek
İnsan unutuyor
Şimdi şu akşam saatinde, TEM’de , yüzlerce arabayla birlikte, durmuş trafiğin ilerlemesini bekliyoruz. Radyodaki dangalağın kötü esprilerini dinliyor ya da cep telefonlarını kurcalıyoruz. Oysa ki bak karşıda güneş batmakta. Kainatın en güzel ve mucizevi hadiselerinden biri yaşanmakta. Ama kimse bakmıyor. İnsan demekki gerçekten her şeye alışıyor…
…insan dünyaya alışarak karışıyor. Alışarak dünyanın doğal bir parçası oluyor. Rutin olan, mucizevi bile olsa sıradanlaşıyor. Bi’ laf var ya “Kendini hissettiren organ hastadır,” diye. İşte dünya da aynen böyle. Bir şeyi fark etmemiz için onun kendini bir şekilde hissettirmesi gerekiyor. Ama bir şeyin kendini hissettirmesi için normal seyrinin dışında bir şey yapması gerekiyor. Yani bu bir bozulma, bir hastalık hali bir bakıma. Ama fark edilir olmanın da ön koşulu. Güneşi ancak çok yakarsa, rüzgarı ancak çok eserse fark ederiz ya onun gibi…
Tuhaf Dergi, Ekim, s.27
Yavaştır yaşamın anlamı.
Oruç Aruoba, Hani
kırılması gereken bardak her zaman kırılıyor. ya da düşecek olan avize illaki düşüyor. gitmesi gereken birini durdurmak için kapıyı pencereyi kilitliyorsun ama gidecek olan duvardan bile geçip gidebiliyor.
Bu da ‘kendimenot’ olsun.