𝓟𝓻𝓸𝓯𝓸𝓷𝓭𝓮𝓾𝓻𝓼 𝓭𝓾 𝓿𝓲𝓸𝓵𝓸𝓷
‘‘Madam?’’ Kadın gözyaşlarını nazikçe sildi ve karşısındaki genç kıza baktı. Kıza aşırı bir bağlılık duymuş ve kızdan etkilenmişti.
‘‘Oh tatlım, çok üzgünüm sadece bir an kendimi tutamadım.’‘ dedi kadın gülümseyerek.
Genç kız narin gülümsemesi ile elinde tuttuğu kemanın baş yaslama yerine başını koydu:
‘‘Ne çalmamı istersiniz madam?’‘
‘‘Ludovico Einaudi - Experience parçasını bilir miydiniz genç hanım?’’ Kız kemanını çalmaya başladığında cevabı almış kadın gözlerini sakince kapattı, sakin bir şekilde parçayı dinledi.
Sakin bir şekilde ilerleyen şarkının yakın zamanda kükreyişi ona eski kocasını anımsatmıştı.
Çok fazla zaman geçirmişti onunla...
Tomier Vicapuro...
Bir ressamdı, onu hep karşısına oturtur ve onu resmederdi, o resmi yaparken sevdiği kadın sıkılmasın diye hep bir yanda keman dinlerlerdi. Sohbet ederlerdi ama asıl en güzel yanı kocasıyla ortak bir sevdiğinin olduğunu hissetmesiydi.
Kemanlar...
Genç kız çaldıkça hatırlamaya devam etti...
Kocasının sattığı portreler ve ünlenmesi aklına geldi, ses yükseldikçe kocasının resimlerini daha çok sattığı ve bu işten çok fazla bir şekilde para kazandığını hatırladı...
Sessiz bir şekilde kulaklarında çalan o güzel keman sesine bıraktı kendini.
Hatırlıyordu, kocası ona evlenme teklifi etmek için çok büyük bir hazırlık yapmıştı. İkisinin de arkadaşları oradaydı. Orada çalan şarkıyı anımsıyordu... Experience...
Bu şarkıyla geçmişti sanki hayatı... senfoni daha da derinleşmeye başlamış gibi hissetti.
Evlendikleri zaman, ailelerinin mutluluğu ve sevinçleri. Kadın ilk kez kendini tamamlanmış hissediyordu. Mutluydu...
Fakat sonunda aile kurma hayaline girdiklerinde çöküş başladı. Şarkı yavaşladı...
Anladı ki kocası onu kullanmak istediği için ona iyi davranmıştı...
Onu sevmiyordu, sadece kendi sevgi eksikliğini ondan gidermeye çalışacaktı. Zalimce bir plan.
Sonunda kız çalmayı bitirdi. Başını kaldırıp kadına baktığında gözlerinde endişe vardı.
‘‘Madam! Siz iyi misiniz!?’’
Kadın şaşkın bir şekilde yanaklarına dokunduğunda ıslaklığı fark etmişti...
Ağlıyordu.















