Saldırıya uğrayan bir Noel Baba, katil oldu bir sabah
wallacepolsom
Keni
Xuebing Du
DEAR READER
tumblr dot com
h
Jules of Nature
I'd rather be in outer space 🛸
art blog(derogatory)
TVSTRANGERTHINGS

roma★
One Nice Bug Per Day

祝日 / Permanent Vacation

blake kathryn
Claire Keane
ojovivo

No title available
🪼

❣ Chile in a Photography ❣

Andulka

seen from United States
seen from Malaysia

seen from Türkiye
seen from Chile

seen from Philippines
seen from United Arab Emirates
seen from United States
seen from Japan
seen from United States

seen from United States

seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from Russia

seen from Malaysia

seen from Netherlands

seen from United States
seen from United States
seen from United States
@zurayis
Saldırıya uğrayan bir Noel Baba, katil oldu bir sabah
İçimde bir sevinç, aşağı düşüyor
Ax jiyan, tu çi terre tûrre yî, tu pir ken î
Nereye gittiğimi bilmiyorum, bu yol nereye gider, yanımdaki çocuk, metroda, sanki balık kokuyor, ben et de balık da yemem, bu durak ne, bu koku da ne, duvara çalarım bu hayatı ve kokuyu, şimdi neredeyiz, Yenikapıya gelmişiz, ne de çabuk, yanımdan insanlar geçiyor, insanlar hep geçer, ne kadar çok insan, karınca gibiler, ıslak ve akışkan, london mu yoksa İstanbul mu, yanıyor her yer, yere sürüyorum suratımı, çıksın possesion, ahhhhhh vurmam gerek duvarlara, polisler alaynızı alay ederek siksinler, sert çarptım, bu duvarlar yumuşak, gerçekten duvarlara çarpıp ölenlere karşı kendimi suçlu hissediyorum, hücrede insanlar, ne boktan dünya bu, her şeyi kendimle başlatıp sonlandırıyorum, ağzıma kendim sıçim, bu bir varoluş değil yokoluş olmalı, ama yokolurken varolmak kadar sarsıcı, zemini hissetmeliyim, yıkılmalı, kim, saatler var, onları bozmak çomak sokmak gerek, biri durdursun artık akanı, marmaray akıyor 6,22’de, dalllll, şekli bozuk, suratlar biçimsiz, biçimliler dahil, onları hamur gibi yoğurmalı, çişim çok, umarım altıma etmem, etsem mi acaba, göstermek mi isterim bokluğumu, burası şimdi Üsküdar, aktı raylar belim ağrıyor, beni duyanlar beni duymayın, sintisı ayzır, aktarmam gelmiş ve çişim çok ve 3 saat sonra gelicem, geldim bir çeşmeye, ayrılırmış bu çeşmede ve ben hapşırırım hayır değilim covid, hapşırdım sonuçta, hayret gibi bir şey bu, tuvalet var mı, durak sayısı fazla, etsem mi altıma, yadırgarlar mı beni, yadırgayanı yargılar asarım kessin sesini, o bakış da ne, sokarım götüne o dik nazarları, sie sie burdan, i bondage, i wanna be, no more, etmim altıma açın şuraları, yoksa duraklarınıza pislerim ibb, bir an önce varayım ne olur, keşke onlarla taksiye binip parkta işeseydim, bir kel araba bana çarpacak galiba, az kalmış evime bırak duş alayım, şimdi küvette uyusam keşke, uyanmasam bir 12 saat, köpekler beni ısırmayın, ben tam zamanlı vejeteryan yarı zamanlı veganım ama hayvanlara dokunmayı sevmem, çok sıcaklar sanki iç organları elimdeymiş gibi, geyik çeksin onu avlayanları avına ve ne olur eve varmak üzereyken ticari araç çarpma bana
You spend a lot of time in your head
Zihnin parıldadığı o en son nokta
dünya belki güzel kara görünür
ismi yaşamak oysa her gün ölünür :)
Hakkı Bulut
İsfendiyar bu kullarını affet
Dağlar tanıtmadı kendini
Nedir tanım
Mideme şarap sallıyor teyaquzlar
duruyorum, çocukluğumda böyle duruyordum olur olmaz ve şimdi başka mekanların önünde de aynını hayal ediyorum; böyle duruşumda ve bakışımda, şu papuçların ve elbiselerin muntazamlığında bir şey var, bir şey var komşu evi aynı edayla gözleyişimde, aynı geçip giden şeylerin akışında, bir cinayeti izleyişimde tıpkı bir maçı izler gibi ve bir vitrinin önünde tv izlemenin ne olduğunu bilmediğim halde o duruşu durduğum gibi.
Dünyaya zerre kadar dahil olmadığım halde bir şekilde kendini dayatıp başımı ağrıtıyor ve bu yüzden onu bıçaklamak zorunda kalıyorum. Korkum katil olduğum için değil, başıma neler getireceklerinin figanıdır.
beyhude bugün 10 yaşına bastı!
Vay babasını, 10 yıl geçmiş.
Nasıl geçti habersiz O birbirinden berbat yıllarım Gözyaşı az oldu Fakat içsiz bir adam için görece fazla içli şarkılar oldu
Yıl Sonu Z Raporu
Eksik rapor
Z Raporu 7
Mümkün olan en kısa son.
Rezerv
odamda, düştüm, boğuldum ve bulundum.
endişelerini bildiriyor karaciğerim, anlamadığım belirtiler vererek. kendisini en az kendimi tanımadığım kadar tanımıyorum. benim için sadece sözcük, fakat değil işte; o beynim, şahsiyetim ve hüviyetim olmadan da var çünkü başkasına transfer olduğunda hâlâ işlevli. iç organlarımla tanışıklığımı ve dostluğumu yitireli çok oldu. canlı ve anestezisiz yardım boğazımdan kasığıma kadar maket bıçağıyla gövdemi, iç organlarımın her birini çıkartıp yüzüme bastırdım, gözümü kapadım, sıcaklığını ve kokularını hissettim, konuştum dilsiz yüzümde, epey dolaştırdım, bir kır gezisine çıkmışlar gibi eğlendiler ve hapishanelerinden çıktıklarına ve yaşam verdikleri yüzü algıladıklarına memnuniyet duyduklarını duyumsadım. bir sebze de hissediyor diyorlarsa organlarımız daha fazla hissediyor onlardan ve çıkarıp bazen güneşle bakıştırmak, dış dünyayla buluşturmak ve kendi içlerinin bilgisini düşündürmek gerekiyor, kendilerinin çekirdeğindeki şeylerin de dışarı çıkmaya, özgür olmaya hakkı var, içimin içindekilerin içleri bağırıyor, yırtılmak, yarılmak istiyor, tek tek her zerre ayrışmak, saçılmak, dağılmak istiyor yok edici bir özgürlükle (yok olana değin bir özgürlükle, özgürlük yok olana değin sürmekle mümkün) yoruluyorum. eklemlerimi zemine bırakıyorum sıçrayarak, inliyorum. gözlerimi derimin altındaki sinirlere bağlıyorum, görüyorlar, hayret ediyorlar, bu ne diyorlar, hayranlıkla. taşı değil, yüzümü ve yüzleri değil, sahteliği değil, dolaşıyorum hiç bir yere çarpmadan ve dışarıyı görmeden sadece bedenimin içinin işleyişini görerek.