İnsan bazen en çok eksik bırakıldığı yerde şekilleniyor

祝日 / Permanent Vacation
noise dept.
taylor price
hello vonnie

No title available
Sade Olutola

Kiana Khansmith
No title available
Not today Justin

titsay
d e v o n
todays bird
almost home
Peter Solarz
i don't do bad sauce passes

★

pixel skylines
Xuebing Du
Three Goblin Art
NASA

seen from Germany
seen from Colombia
seen from United States

seen from Singapore

seen from United States
seen from Bahamas

seen from United States

seen from United States

seen from Brazil

seen from Türkiye
seen from United States

seen from United States
seen from United States

seen from Saudi Arabia
seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from Malaysia
seen from United States
seen from United States
@mrshumann
İnsan bazen en çok eksik bırakıldığı yerde şekilleniyor
face cardimiz o kadar soğuk duruyor ki insanlar üzülebilecegimize inanmiyor
hiç aramıyorken bulduğumuz güzel şeylerin hissiyatı
Şuan o kadar yorgunum ki günün başı sanki haftalar önce yaşanmış gibi geliyor. Uykum var, fazlasıyla hemde ama bugünü not edip sonradan da okuyabilmek istedim. Bugün yine insanlara, sözlere ve davranışlara gereğinden fazla anlam yüklemenin ne kadar yorucu olduğunu hatırlattim kendime. Hayatım zaten mükemmel degilken, bunlara gerek yoktu.gercekten.. Düşünmeden hareket edenlerin o hafifliğine özenerek gectim o saatleri. cünkü bazı seyleri ne kadar sıkarsan o kadar dağılıyordu avuçlarının içinde.
Ama bugünün ağırlığı bunlar değildi.
Bugün çok sevdiğim bir arkadaşımın doğum günüydü. günlerdir onun için ugrasıyordum. evi süsledim, yillarimizin birlikte gectigi insanları topladım, hoşlandığı çocuğu bile getirmeyi başardım aiahdmlshs(en onemli kısım burasiydi btw). Neyse her sey hazirken kapı caldi saniyeler kala elime bilerek bir seyelr doldurup çocuğa pastayi sen tutar mısın diyerek, panikten alip tutmasını başardım ve kapı açıldığında arkadasimin elinde pasta tutan kisiyi görünceki yüzündeki şaşkınlığı gördüm, sapsal.. cok tatliydi aishnslk o an anladım; onun mutluluğu en cok beni mutlu ederdi. her zman.
Sonra saatler geçti.
Şarkılar söylendi(karaokeyi keisnlikle zorla yaptirmadim aosysk)mikrofonumun bir gün ise yarayacağını da biliyordum ahaahah oyunlar oynadik, çok eğlenip çok güldük derken herkes dağınık evi bana birkaip gitti demeyecegim çünkü kızlarla etrafı toparlarken erkekler bunu ben yapicam, şunu ben yapicam tartışmasına girmisti bile iauwdosjsmxl ve odayi komple süpüren mehmet harika adamsin kardesim
sonunda ortalık sessizleşti. garip olan şu ki günün en güzel kısmı tam da o zaman başladı bana göre. kimse gitmedi. herkesi durdurdum
Bir çay daha koyduk. Biraz daha oturduk. Biraz daha konuştuk. Hava serin, ortam huzurluydu
Ve o masanın etrafında otururken hepimizin ne cok büyüdügünü fark ettim... artik hepimizin omzunda görünmeyen yükler, içinde sakladığı kırgınlıklar vardı. Çocukluğumuzun o saf hali çoktan geride kalmıstı. olgunluğun sihri degmisti herkese.. ama yine de aynı masada gülebiliyorduk
Sanırım beni duygulandıran sey bu oldu. birbirimizi o saf ve küçük halimizle sevdigimiz halimiz duruyordu hala
Zaman hepimizi değiştirmişti ama birbirimize yabancılaştıramamıştı.
Ve o an, doğum günü sahibi ben olmamama rağmen icimden şunu diledim. sessizce. Yıllar geçsin. Hayat hepimizi farklı yerlere savursun. ama bir gün dönüp baktıgımızda, birbirimizi hatırlamak zorunda kalmayalım. cünkü hiç unutmamış olalım.
bizim mental budur
Me asf as fuck
Toparlanıyor muyum, dağılıyor muyum bilmiyorum ama çabalıyorum sürekli.
♡
B99 will always be that show for me
Küçük şeylerin ruhumda büyük fırtınalar kopardığını geç de olsa fark ettim. Bazen fazla hissetmekten, bazen de her satır arasını fazla anlamaktan... Beklenmedik insanların, hayatımda beklenmedik izler bırakması beni hep hazırlıksız yakaliyor. Üstelik bu izler somut değil tamamen sezgisel, hissettiren izler. Belki de canımı sıkan tam olarak bu; ruhuma bir kez dokunup giden birinin, bende sonsuza dek ağırlanacağnı bilmek.. Ben insanların ne söylediğini unuturum belki ama bana ne hissettirdiklerini asla. Bana göre herkes derin izler bırakamazdı zaten; bunu sadece ruhu derin olanlar başarır. İşte bendeki bu amansız tesir, hep o derinliğin mirası
kalan kalır, giden gider, kalan gider, giden kalır
Bazen günün tüm ağırlıgını taşımaktan yorulduğunu, ancak o sıcak su tenine değdiğinde anlarsın. Su akar, günün gürültüsü kapının ardında kalır ve geriye sadece temiz bir yastığın vaat ettiği o büyük sessizlik kalır... Odadan yükselen o tanıdık, dingin kokunun sakinleştirici etkisi yayılır etrafa. İnsanın kendi içine çekilebilmesi, dünyanın en gürültülü lüksüymüş, onu o an anlarsın. Saat sıfır iki; ruhum nihayet ait olduğu yerde. Simdi sadece içime sızan bir huzur ve gece yarısının o derin, beyaz sessizliği..
İyi geceler