
oozey mess
Claire Keane
macklin celebrini has autism
YOU ARE THE REASON
Jules of Nature

#extradirty

Kiana Khansmith

Origami Around

No title available

No title available

Janaina Medeiros
2025 on Tumblr: Trends That Defined the Year
cherry valley forever

ellievsbear

tannertan36
almost home
will byers stan first human second
🪼

★

shark vs the universe

seen from Türkiye
seen from Singapore
seen from United States

seen from Canada
seen from Saudi Arabia
seen from United States
seen from United States

seen from Ukraine

seen from France
seen from United States
seen from Switzerland

seen from Singapore

seen from United States
seen from Italy
seen from Malaysia
seen from United States

seen from Italy
seen from United States
seen from Mexico

seen from United States
@mutlusonsuzolsuun
sen sevmeyi sevilmeyi bilmiyosun
kurduğumuz o güzel hayallere ne olacak peki?
bana hayaller kurdurup nereye gidiyosun?
UNUTMAK KOLAY MI?
Oldum olası türkülerin hikayesi dokunur yüreğime. Bir kaç yıl önce öğrenmiştim bu iki türkünün bağını. Abdürrahim Karakoç'un ve Mihriban'ın hikayesi…
Nedir Mihriban'ın gerçek hikayesi?
Bazıları “Gerçek mi” diyor. Gerçek diyorum. Ama adı Mihriban değil. O gençliğimde yaşanmış bir aşktı. Ama şimdi adını deşifre etmem, ayıp olur. Benim takmış olduğum sembol bir isimdir Mihriban.
Masa başında yazılmış, hayal bir aşk, bu tadı ve lezzeti vermez. Yaşayacaksın ki, yazacaksın.
O zamanlar elektrik yoktu. Lamba ışığı altında yazıyordum. Şiire başladığımda lambadaki alev titremeye başladı. “Lambadaki alev üşüyor” çıktı.
-Hangi seneydi… ?
1960…
O aşkınıza kavuşamadınız…
Yo olmadı. Seviyordum. Olmadı. Ayıp olur şimdi adını söylemem. Törelerimize aykırı. İkinci bir Mihriban şiirim var. Biliyorsunuz. “Unutmak kolay unutursun Mihriban” diye… O da öyledir. Bunlar hep gerçeğe dayalıdır. Güzel tertemiz bir sevgiydi, tertemiz de bir ayrılma oldu.
Nerde olduğunu biliyor musunuz?
Bilmiyorum. Zaten benim memleketlim de değildi…
Yaşayıp yaşamadığını biliyor musunuz?
Onu da bilmiyorum… Sivas'ta bir televizyona çıktım. Telefon bağlantısı var. Bir hanım çıktı, “Abi o yaşıyor mu” dedi. “Bilmiyorum” dedim. “Nasıl bilmiyorsun” dedi. “Bilmiyorum işte” dedim. O bayan, “Eğer yaşıyor da, bu türküyü dinliyorsa, Allah ona yardım etsin” dedi. Hanımların dayanışması işte! Yaşayıp yaşamadığını bilmiyorum vallahi.
Hâlâ seviyor musunuz?
Bazen aklıma düşüyor. Ben unutursun diyorum ama, insan hiçbir zaman unutamıyor… O bir mektup üzerine yazılmıştır. Benim gönderdiğim bir mektuptan dolayı bir cevap aldım. “Unutmak kolay mı” başlığı mektubun. “Unutmak kolay mı deme/Unutursun Mihriban'ım” diyorum. “Düzen böyle bu gemide/Eskiler yiter yeni de/Beni değil, sen seni de unutursun Mihriban'ım” dedim… Allah o hallere düşürmesin, insan kendini de unutur…
Mihriban'dan başka aşkınız oldu mu?
Yok. Mihriban'dan başka aşkım olmadı.
Mihriban nasıl biriydi?
Valla ne bileyim, sıradan insanlara benzer birisiydi
Çok mu güzeldi… Sarı saçlarına deli gönlümü/Bağlamıştın, çözülmüyor Mihriban diyorsunuz
Saçı da sarı değildi…
Belki bu şiirin bu kadar beğenilmesinin sebebi herkesin içinde bir Mihriban'ın olması…
Gerçek yaşanıp, yazıldığı zaman okuyucu kendini bulur. Bu yüzden diyorum ki, bence herkesin hayatında bir Mihriban var…
Musa Eroğlu da çok güzel bestelemiş…
Beste de güzel olup güfteyle örtüşünce daha bir güzel oluyor… Bunlar birbirini tamamlayan şeylerdir. Bestelendikten sonra herkes hayret etti. “40 senedir okuyorsunuz” dedim. Ama bestelenince daha güzel oldu.
Bir gün Mihriban'ı göreceğinize inanıyor musunuz?
Bilmiyorum, görmek de istemiyorum. Değişmiştir şimdi. Ben onun nazarında değiştim, o benim nazarımda değişti. Niye görelim? Öyle kalsın ya… İnsanların gönülde kalması, gözde kalmasından daha iyidir.
*******************************
Sarı saçlarına deli gönlümü Bağlamışlar, çözülmüyor Mihriban. Ayrılıktan zor belleme ölümü Görmeyince sezilmiyor Mihriban. Yâr deyince, kalem elden düşüyor Gözlerim görmüyor, aklım şaşıyor Lâmbamda titreyen alev üşüyor Aşk, kâğıda yazılmıyor Mihriban. Önce naz, sonra söz ve sonra hile… Sevilen, seveni düşürür dile Seneler, asırlar değişse bile Eski töre bozulmuyor Mihriban. Tabiplerde ilâç yoktur yarama Aşk deyince ötesini arama Her nesnenin bir bitimi var ama Aşka hudut çizilmiyor Mihriban. Boşa bağlanmamış bülbül, gülüne Kar koysan köz olur aşkın külüne… Şaştım kara bahtın tahammülüne Taşa çalsam ezilmiyor Mihriban. Tarife sığmıyor aşkın anlamı Ancak çeken bilir bu derdi, gamı Bir kördüğüm baştan sona tamamı… Çözemedim… Çözülmüyor Mihriban.
******************************* “Unutmak kolay mı? ” deme Unutursun Mihriban’ım. Oğlun, kızın olsun hele Unutursun Mihriban’ım. Zaman erir kelep kelep.. Meyve dalında kalmaz hep. Unutturur birçok sebep Unutursun Mihriban’ım. Yıllar sinene yaslanır Hâtıraların paslanır. Bu deli gönlün uslanır… Unutursun Mihriban’ım. Süt emerdin gündüz-gece Unuttun ya, büyüyünce… Ha işte tıpkı öylece Unutursun Mihriban’ım. Gün geçer, azalır sevgi Değişir her şeyin rengi. Bugün değil, yarın belki Unutursun Mihriban’ım. Düzen böyle bu gemide Eskiler yiter yenide. Beni değil, sen seni de Unutursun Mihriban’ım.
Mihriban: http://www.youtube.com/watch?v=j5aM1Wj3g4s
Unutursun Mihribanım: http://www.youtube.com/watch?v=XnZNRrOXi_4
Musa Eroğlu & Cem Adrian - Yolun Sonu Görünüyor “Uzak diyara bir bilet.
En önden.”
“İnsan birisini bu kadar severse nasıl darılır?” diyordu. Hiç darılabilir mi? Muhakkak yorulmuştur..”
Furkan Sarı - Mavirane